Nedir bu kuantum mevzusu?
Infrawhite
Üye
Son zamanlarda her yerde kuantum koçlar/hedeler/hödöler türemesi üzerine insanların kuantumdan ne anladıklarını merak etmeye başladım açıkçası. Forumda da kuantum fiziği hakkında konuşabileceğimiz bir thread yoktu, onu da aradan çıkarmış oluruz.

Öncelikle nedir bu kuantum mekanikleri mevzusu?

Parçacıkların boyutu bir yerden sonra onları gözlemlememizi zorlaştırıyor, hele ki elektron kadar küçük bir düzeye indiğimizde belirsizlik prensibi, veya formüle haliyle Momentum belirsizliği*Konum belirsizliği küçük eşittir h/2(h'ı: indirgenmiş Planck Sabiti kabul edersek, gerçek sembolü ASCII alfabesinde var mı bilmiyorum), öyle büyük bir rol oynamaya başlıyor ki bu parçacığın konumunu ve hızını, kısacası evrendeki durumunu belirlememiz mümkün olamıyor. Ve bu sadece bizim teknolojik olarak geri kalmamızdan kaynaklanmıyor, tam olarak 3. dereceden bir imkansızlıktır, zamanda geriye yolculuk ve devridaim makineleriyle beraber. Quantum field theory üzerine master yapan bir arkadaşımla yaptığım sohbette bunu "law of nature" olarak tanımlamıştı arkadaşım, o derece büyük bir engel var bu parçacıkla iletişim kurmamızda.

Peki bu parçacık için ne ifade ediyor? Parçacığın üzerindeki bir "frame of referance" için parcaığın belli bir hızı ve konumu var elbette, sadece evrenin geri kalanı için bunlar muallakta. Kuantum prensipleri de bu belirsizlikleri inceleyen, ve boyutlar belli bir derecenin altına inince ortaya çıkan bazı ilginç durumları inceleyen, mesela bağlaşıklık(Quantum entanglement) bir grup prensiptir. Bağlaşıklık, iki parçacığın IŞIKTAN HIZLI biçimde iletişim kurmasını ve bağlaşık olan parçacıklardan birinin sistemi çökertildiğinde aynı sonucun diğer tarafa da aktarılmasına sebep olan bir durumdur. Işıktan hızlı bir şekilde iletişim kurabiliyor onlar, ancak bizim için hiçbir şey ifade etmiyor bu, zira sonuç tam olarak random olduğu için bilgi transferinde kullanamıyoruz bunu. Ama bunun önemli sonuçlarından birisi "evren deterministikse tüm elektronlar AYNI elektron olabilir mi?" gibi soruları zihinlerde canlandırmasıdır.

Gelelim "kuantum koçlara". Düşüncem odur ki, "kuantum dünyası belirsizdir, sizin kaderiniz de belirsizdir, dünyanızı şekillendirebilirsiniz!" gibi bir düşünceyle kuantum kelimesini koydular önlerine, eğer cidden biraz kafa yordularsa tabi. Onun dışında bilimsel kelimeler kullanarak halkı sömüren bir grup şarlatandan başka bir şey olmadıkları görüşündeyim.

Kuantum mekanikleri hakkında sorunuz varsa cevaplamaya çalışacağım bu threadde.
Creator
Üye
Kuantum mekaniğinin en önemli çalışma konusu, belirsiz ve random duran olayların olma olasılıklarının belirlenmesi. Bu şekilde kestirilemez gibi gözüken atomaltı hareketlerini ihtiyacımız doğrultusunda kullanabilme şansına sahip oluyoruz.

Geçen sene uğraşarak kuantum derslerini vermiş biri olarak bende yardımcı olmaya çalışabilirim.
peace
Üye
Kuantum denince aklıma direk Schrödinger'in kedisi geliyor. Aslında NatGeo'da çokça izlediğim uzay belgesellerinde adı sıkça geçer o an anlamaya çalışırım ama sonra unuturum detaylarını. ;D
Infrawhite
Üye
Schrödinger'in kedisi kuantum kuramının "random" özelliğini görebildiğimiz ölçekteki makro dünyaya uygulayan bir düşünce deneyidir. Bu deney birçok versiyona sahip olmakla beraber versiyonlar arasında değişen kısım sadece kedinin "ölme" biçimidir, yani asıl kısmı aynı kalır. Dışarıyla irtibatı tamamiyle kesilmiş ve dış dünya ile herhangi bir bilgi alışverişi yapamayan bir kutu var elimizde. Bu kutuda bir detektörün içinde 1 tane radyoaktif atom var. Radyoaktif maddelerin miktarı istatistiki verileri uygulayabileceğimiz boyuttayken "yarıömür" kavramını kullanıp ne kadar sürede aşağı yukarı yarılanacağını tahmin edebiliriz, çünkü atom bozunumu, ne zaman olacağı rahatça hesaplanan bir olay değildir. Ama 1 atom varken olay tamamen random boyuta iner, dolayısıyla elimizdem son derece random olan 1 olay var. Bu atomun bozunmasıyla kırılan zehir şişesi/ateş eden silah gibi bu olaya bağlı olan ölümcül bir etken var. Ve elbette bu etkenden etkilenecek olan bir kedi var. Buradaki püf nokta, random olayın gerçekleşme şansı her an aynı olduğu için herhangi bir anda gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş olabilir, bu yüzden efektif olarak kedi bizim için hem ölü hem de diridir, işlemlerimizin doğru sonuç verebilmesi için kediyi hem ölü hem diri olarak hesaba katmalıyız aynı anda. Kutu açılıp da içine bakıldığında sistem çöker, kedi ya ölü ya diridir.
tanndogg
Üye
bu kedi olayını anlamanın çok kolay bir yolu var. Aslında özü şu, Kuantum anlayışına göre birbirine paralel sayısız olasılıklar evreni mevcuttur. Kutudaki kedi her başka evrende hep başka biçimlerde ölmüştür,ya da ölmemiştir. Sen kutuyu açana kadar bu olasılıklardan hangisinin gerçek olduğu evrende olduğunu bilemezsin. Dolayısıyla kutudaki kedi hem mermiyle hem zehirlenerek hem açlıktan hem susuzluktan hem havasızlıktan ölmüştür hem de ölmemiştir. Kutu açılana kadar tüm olasılıklar aynı zamanda gerçeklerdir. Kutu açıldığında ise sen hangi paralel evrende olduğunu öğrenirsin. Ancak öğrendiğin olasılıkların tekrarıda garanti altında değildir. Aynı kutuya bir başka kediyi koyduğunda yine aynı şekilde hangi evrende olacağını bilemeyeceksindir.
peace
Üye
Bu durumlardan(ölü/diri), gözlemci kutuyu açmadığı sürece 2'side aynı anda geçerli diye biliyorum. Yani bunun anlamı %50, %50 olmasımı?
Infrawhite
Üye
İlla %50 olmak zorunda değil. Psi fonksiyonu(dalga fonksiyonu) bunu belirlemek için vardır zaten. Kuantum kuramının belki de en önemli fonksiyonudur Psi.

Edit: Mesela kutunun içine 1 atom koyunca kedinin ölme olasılığı ile 1 kilo uranyum koyunca en ufak bozunmada ölme olasılığı arasında fark vardır. İkinci durumda %100'e o kadar yakındır ki dalga fonksiyonu ile incelenmez durum.
peace
Üye
Peki kuantum bilimde hangi alanlarda ne işe yarıyor?
Infrawhite
Üye
Kuantum, fizik biliminde en dominant alanlardan birisi, birçok alanda kullanımı var. Sanıyorum ki sorun teknolojide ne işe yarıyor, henüz hiçbir teknolojik aygıtta kuantum prensipleri kullanılmaya başlanmadı ancak önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde kuantum kriptografi ve kuantum bilgisayarlar günlük hayata girecektir diye tahmin ediyorum. Gerçi kuantum bilgisayarlar insanların pek işine yaramaz, sadece matematiksel işlemler yapacak olan kuruluşlar kullanır diye tahmin ediyorum.

Farz et ki bilgisayarında bir sürü dosya içinden bir tanesini arıyorsun. Arama yaparsan bilgisayarın her dosyayı arar, bu o dosya mı diye. Bir kuantum bilgisayar her dosyanın yerinde bulunma olasılığı olan bir parçacık kullanır ve bu parçacık o dosyanın olduğu yere çökertilir böylece bir adımda, sınırsız boyuttaki harddisklerde aranan dosya bulunur. Veya matematiksel işlemin sonucu. Teknik detayları beni aşıyor açıkçası ancak bir diğer örnek "bit" yerine "kubit" kullanımı. Günümüz bilgisayarları Var(1) ve Yok(0) ile işler(akım var/akım yok). Kuantum bilgisayarlarında, Schrödinger'in kedisi mantığıyla "Biraz 1 biraz 0" durumları kullanılabilmekte(teoride). Bu yüzden muazzam bir veri depolama ve işlem gücü kazanılmakta.
peace
Üye
Evet kuantum bilgisayarlar hakkında okumuştum bir yazı. Senin anlattığınla daha net anladım açıkçası.
Sorum sadece teknoliji için değil gök biliminde de ne için kullanıldığını merak ediyorum. Yani uzayın ve zamanın bükülebildiği konulardada adı geçer hatırladığım kadarı ile.
Creator
Üye
Kuantum prenslerini kullanan aletler yok değil yahu. Taramalı tünelleme mikroskopu var benim bildiğim. Tünelleme olaylarını kullanarak bir atom yüzeyi kadar ayrım yapabilme gücüne sahip. İlerde çok daha eğlenceli oyuncaklara ev sahipliği yapıcak bir alan tabi bu eheh.

Bunun yanında kendisine saygısı ve konusu hakkında bilgisi olmayan insanlarca kitapların/programların başına kuantum ibaresi getirilerek, kuantum bilimi bir bakıma şarlatanlık amacıyla da kullanılıyor diyebiliriz.
discussioncontroller