sevecen bir tavşandan nefret konuşmaları
Jedi Panelvan
Üye

Hocam senin evde klimada vardır şimdi rahatsındır PC başında :) hani klimalarda fena bozar dikkat etmek lazım terliyken soğuk su olayıda aynen. Ben alıştım özellikle PC başında terden sırılsıklam oluyorum her yerimden su gibi akıyor klavye üstüne anlımdan ter damlıyor be. Sanada geçmiş olsun melkor. Genç ol sağlıklı kal (Lan bu aynı hızlı yaşa genç öl lafına benzedi ya neyse :D )



Abi bütün da eklerini yanlış yazıyorsun neredeyse biliyor musun? ): Şu w olayı da ayrı rahatsız ediyor beni. (: Hiç yakıştıramadım sana Piranha abi.



http://inciswf.com/hocankimdi.swf
PiranhaPiranha
Üye
Jedi panelvan eski dostum seni severim bilirsin, diğerlerine bakıp sende üzme beni boşver onları sen :)
Chelios
Üye

Piranha aynı Piranha, Melkor hala duruyor.. Forum aynı lan?



aynı ya da farklı, bazı şeyler değişiyor otto abim. :shame:
PiranhaPiranha
Üye
Otto abi ?
FeylingFeyling
Üye
Inside joke sanırsam. Biz çıkalım :(
MelkorMelkor
Üye
aa niye üzülüyosun pir'im =). yazım hatası yüzünden üzülünür mü?

jedi panelvan ve ottoman/otto aynı kişiler levıl zamanını artık hatırlamıyorum ama sanırım orda da niki ottoman'dı?

levıl'da ben yine melkor'dum ama hötlevel miydi o forumlarda THISISNOTREAL'dı nikim. küçük yaşta internette, forumlarda sürekli dolandığım için kendime bir uyarı gibi olmuştu o yaşta. çık dışarı oyna ne dolanıyosun internette diye. enter the matrix oyununun hekleme bölümündeki şifrelerden biriydi. dışarı çıkıp oynadım ama baya. hakkımı yemeyin.

hatta bizim mahalle tam anlamıyla bir "mahalle" idi. özellikle bizim apartmanın arka bahçesindeki bank ve masalara apartmanın kadınları kısır, salata, yaprak sarma vs. getirirlerdi herkes birer tabak işte ve çay demlenirdi akşama kadar. tüp ve çay ortak parayla alınır, akşam olunca zemin katta oturan komşunun balkonunda saklanırdı. apartmanın çalışan kocaları akşam arabalarıyla bir bir eve geldikçe hanımlardan biri kalkar, çocuğunu da alır ve evde kocasına yemek hazırlardı. erkek egemen toplum işte kehkeh =). böyle böyle o kalabalık dağılırdı geceye kadar. neyse benim annem de öğretmen olarak çalıştığından ve bazen sabah, bazen öğleden sonra okula gittiğinden bizim evde hiç öyle bir toplu yemek yeme düzeni olamadı. hatta emekli oldular ama hala daha yok. acıkan oturur kendi yer yemeğini. ortalığı da kaldırır.

mahallenin çocukları da gruplara ayrılmıştı. bizim grup en azından o zamanlar orta yaş grubu çocuklardı. daha ufaklara da göz kulak olup çoğunlukla sokakta maçlar yapardık, internet kafeye, hatta sinemaya giderdik, mahalledeki kızlara sataşırdık. kız grubunda yaş ayrımı daha azdı, genelde hep birlikte oynardılar. ama esas grup bakkalın köşesinde takılan mahallenin abileriydi. daha sonra biz de ufaktan onlara benzemeye çalışırken o gruptan koptum niyeyse. hiçbir kavga, dövüş sebebi yok. belki lisede notlarımın düşmesi ya da ufaktan kaybolmaya başlayan "mahalle" düzeni yüzündendi. en sevdiğim arkadaşım da taşınınca dışarı çıkma sebebim kalmamıştı işte.

yani böyle işte pir. otto ve jedi aynı kişiler ve yazım hatası yüzünden canını sıkmaya değmez. sonuç olarak bu =).
Chelios
Üye
adamı çocukluğuna kadar götürdük. :D
Jedi Panelvan
Üye
Otto'luğumu böyle güzel bir mesajla açıkladığı için Melkor'a teşekkür edelim..

Piranha kardeşim bilmukabele severim ben de seni, Negative Comment Generator seniii :)
PiranhaPiranha
Üye
Öyle be JediPanelvan'ım ;) O söz öbeğini nerden hatırladın ya bak şimdi ben unuttuydum onu :D Madem hatırlattın devam: Sanırım eski dergimizin 10.yıl (ya da 100.sayı) özel sayısıydı dimi? Herkezin StarWars rütbeleri olurdu mesaj sayılarına göre. Bende ilk defa JediKnight'mı ne olmuştum. Neyse sadece o özel sayının olduğu ay böyle bazılarımızın rütbesini espirili olsun diye Modlar değiştirirdi. Tuğbek abimizde bir aylığına benim rütbemi bunla değiştirmişti. Galiba dergi konusunda çok olumsuz yorumum eleştirim (çoğunda haklı nedenlerden dolayıdır) olurdu ondan bir sitem etti sanırım. O sayının olduğu zamanı forumu hiç unutmam çok güzel günlerimiz olmuştu muhabbetler forumda arkadaşlıklar aktif üye sayısı zirveye çıkmıştı öyle birbirine laf atmalar dalga geçmeler küfürleşmeler pek olmazdı herkez birbirine saygılıydı, çoğu kişi O kadar fazla kişi olmasına rağmen birbirini tanırdı ve de OGZ öncesi son güzel neşeli aylardaydık(yıldaydık). Zaten sonra dergiden ayrılıklar başladı ve OGZ dergisi kuruldu.
MelkorMelkor
Üye
evrensel doğru bulunamıyorsa, en azından, evrensel yanlışı bulmakmış amaç. her insan ve toplum birbirinden farklı, her şey karışık ve iç içe. insanlığın yok olması için yaratıldığını anlamak için evrensel yasaların gelişimini incelemek yeterli sanırım. çünkü ilerledikçe, geliştikçe dibe batıyor, yavaşlıyor ve kaçınılmaz olarak bir noktada tıkanıyor. sonra bir hümanizm umursamazlığında en azından böyle olsun, ama bizim olsun diyor. yaptım oldu. gerçekten şu tembel aklım kime danışsa tatmin olmuyor. çünkü okumaya başladığım anda aklım en olmadık yerlere, bir kere duyup unutamadığım davut güloğlu şarkılarına filan takılıyor.

"yok mu yani yok yok mu yani?
senden başka yok yok mu yani?
kafana taktığın kep mi yani
yaptığın pop rap mi yani?
...
hep beraber kopalım bari!"

ama neyse ki beynim davut güloğlundan hemen marx'a sarılıveriyor. en önemli haklardan biri diye öğrendiğimiz mülkiyet hakkının bile nasıl güçlünün lehine şekillendiğini gösteriyor ve eh diyorum. ben sanırım sırf bu yüzden mezun olamıyorum ve düzenli ve anlamlı yazamıyorum.

konunun ilk sayfasında kablolarla olan mücadelemden bahsetmiştim. öyle bir mücadele ki bu bilgisayar kasasının içi bile düzenli, derli toplu olsun diye uğraştığım bir şey. ama ne yaparsam yapayım olmuyor. kablo ve karışıklık birbirinden ayrılamıyor. isterseniz yaptığım çağrışımlar yüzünden parmakla gösterip gülün bana ama insan da ne yaparsa yapsın, hatta özellikle kendini tanrının yerine koysun, yine de olmuyor. hümanizm öncesine gitmek söz konusu bile olamayacağına göre geriye tek seçenek kalıyor. ama daha sonrası için devam ettikçe de bu yazı gibi her şey birbirine karışıyor. iki olumlu şey bile birbiriyle çelişir oluyor.
discussioncontroller