Çılgın Proje (!) "Kanal İstanbul"
123459
dodgerdodger
Üye
image


Spoiler:
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sır gibi sakladığı ve herkesin merakla beklediği 'çılgın proje' açıklandı.

Kameraların karşısına geçen Başbakan Erdoğan'ın arkasında Boğaz Köprüsü'nün havadan çekilmiş bir fotoğrafı vardı. Açıklanan projeyi uluslararası haber ajansları flaş olarak duyurdu, onlarca televizyon kanalı canlı yayınla verdi.

Eşsiz eserlerin arkasında hep hayallerin olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, konuşmasına Necip Fazıl Kısakürek'in 'Canım İstanbul' şiiriyle başladı:


"Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

...Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sümbül kokan
Türkçe’si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

İstanbul'da yönetime geldiğimizde kentte çöp dağları vardı, patlayan çöp dağları vardı, işbaşında CHP vardı. Suyun hayaliyle kavrulan İstanbul'u suyla buluşturduk. Temiz bir Haliç isteniyordu, kime gittiysek bize diyorlardi ki 'Haliç temizlenmez, burayı ancak doldurmanız gerekir.' Düşünebiliyor musunuz?

Bunu söyleyenler danıştığımız koskoca hocalarımızdı. Biz aradık, araştırdık, Haliç'in temizlenebileceğini öğrendik, projelirini yaptırdık. Haliç'in içinden bütün çamuru aldık, 9,5 kilometre uzaklıktaki taş ocaklarına taşıdık. Kimse bunun farkında değildi, kamyonlarla taşımıyorduk, petrol boru hattı gibi borular döşemiştik. Borulardan Haliç'in tüm çamurunu taşıdık. Orada kendimize 650 bin metrekarelik bir yeşil alan meydana getirdik. Kim çevreci? CHP mi, biz mi?

İstanbul tutkumuz bizi buralara getirdi. İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar. Hem hayal kurduk hem de milletimizin hayaller kurmasını sağladık.

4 yıl içinde bütün okullarda akıllı tahtalar ve öğrencilerin elindede iPad gibi akıllı defterler olacak.

162 bin dersliğin tamamında her yıl ücretsiz kitaplar çocuklara takdim ediliyor.

Kış mevsiminde kar altında hastaneye yetişmeye çalışanların acısı bizi hayale sevk etti. Hastaneler kurduk, paletli ambulanslar, helikopterler gerçek oldu.

69 ilimize doğalgaz götürdük. Hans, George, Katerine, Helga bu güzellikleri yaşayacak da Ahmet, Ayşe niye bu güzellikleri yaşayamasın?

Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre duble yol yapılmıştı, biz 8,5 yılda 13 bin kilometreden fazla duble yol yaparak bu hayali gerçeğe dönüştürdük. Şimdi ikinci 15 bin kilometrenin de startını verdik.

Çocukluğumda uçak nedir bilmezdim, uçağın sesini duyduğum zaman sırt üstü yatıp uçağı seyrederdim. Soruyorum, artık uçağa binmek bu ülkede hayal mi? Artık havayolları, belirli bir kaymak tabakanın yolu olmaktan çıktı, halkın yolu oldu. Bunu biz sağladık. Türkiye'de 46 noktada şu anda havaalanı var. Karadeniz'de Ordu'da havaalanı temelleri atılıyor. Hakkari Yüksekova'da havaalanı yapıyoruz. Şırnak Cizre'de havaalanı yapıyoruz. Ayrım var mı? Batı'da ne varsa Doğu'da da o var, Güney'de ne varsa Kuzey'de de o var.

Ecdadımız Abdülmecid, 1856 yılında bir proje hazırladı, boğazın altından geçiyordu. O başlayamadı, projeyi tamamlamak biz torunlarına nasip oldu. Dedelerimize diyoruz ki, ruhunuz şad olsun, siz bize ışık verdiniz ve biz o izde yürüyoruz. Marmaray'la kalmadık, onun hemen güneyinde ikinci bir tüp geçidin temelini attık, araçlar için. 2013 sonunda Marmaray, 2014'te de diğer tüp geçidi bitiriyoruz. Türkiye hazır, hedef 2023.

Üçüncü köprü dedik, CHP'lilerin hemen eteği tutuştu, 'Üçüncü Köprü'ye karşıyız' açıklamaları geldi. CHP'den ne beklenirdi ki? Bu zihniyet Marmaray'ın bitişini 4 yıl erteletti. Neymiş, kazılar esnasında çanak-çömlek çıkmış. Lafa geldiğinde insan öncelikliler... Çıkanlar bir yerde sergilenir ama proje bu kadar uzatılmaz.

Türkiye'de hızlı tren hayaldi. Eskişehir-Ankara arasını bitirdik, İstanbul-Eskişehir bitmek üzere. Duydum ki bir parti Ankara-Konya arasına hızlı tren koyacakmış! Bunların klavuzunu bilemiyorum. Ankara-Konya hızlı tren seferlerinin test sürüşünü bizzat ben yaptım, hızlı tren önümüzdeki ay seferlere başlıyor. Günaydın! Ankara-Konya arası 1 saat 15 dakikaya indirdik.

500 bin konut hayalimiz vardı ve şu ana kadar 490 bin konut yapıldı, 350 binini sahiplerine teslim ettik. Bu süreç aynen devam edecek. 2023'e kadar 500 bin konut daha yapacağız. Yeni evlenecek ve evli olanlara 65 metrekare uygulaması getireceğiz, 100 lira taksitle konut vereceğiz. Yeni evleneceklere hazır eşyalı konutlar vereceğiz.

Bu ülkede hayal olan ne varsa hayal olmaktan çıkarıp, projeye dönüştük. Artık daha büyük hayaller kuruyoruz. Hayallerimizi asla ulaşılamaz görmüyoruz. 2 trilyon dolar milli gelir, kişi başına 25 bin dolar, 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var 2023 için. Türkiye'nin dört bir yanını Gazi Mustafa Kemal Atatürk dediği gibi -CHP'ye ithaf olunur- demir ağlarla ördük ve örmeye devam edeceğiz. Arkadaşlar matematik konuşuyorum, göreve geldiğimizde Türkiye ekonomik büyüklükte 26. sıradaydı, 8,5 yılda 17. sıraya yükseldi. 2023'te hedefimiz 10. sıra, 12 yılda 7 basamak zıplamak o kadar zor değil artık.

İstanbul dünyanın gözbebeğidir. Kim ki dünyanın değişik yerlerinden İstanbul'a gelir, hep bize şunu söylerler, 'Siz tanrının sevgili kullarısınız.'

Bugün açıklayacağım muhteşem proje şahsımın olduğu kadar, arkadaşlarımın olduğu kadar, yüzlerce yıl öncesindeki İstanbul idarecilerinin de hayaliydi. İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman Independenta faciasını düşündüm uzun süre, gece gündüz böyle bir şey bizim başımıza gelse ne yaparız diye kafa yordum, arkadaşlarımla konuştum. Helikopterle İstanbul'un üzerinde gezdik daha sonra. On yıllar boyunca zihnimizde şekillenen bu hayal bugün artık ete kemiğe bürünmeye başladı.

Türkiye, 2023'e çılgın bir projeyle girmeyi haketmektedir. Proje çok ama çok boyutlu. Aynı zamanda bir enerji, aynı zamanda ulaştırma, bayındırlık, tarım projesidir. Bu proje bir şehircilik projesi, onun kadar aile, turizm projesidir. Bu bir çevre projesidir. Projeyi açıklamadan önce iki hususun altını çiziyorum. Uzun bir süredir bu projenin üstünde çalıştık. Her türlü olumsuzluğu, haksızlığı önlemek adına projenin tam olarak yeri ve maliyetini gizli tutmaya devam edeceğiz. Onu açıkladığımız anda bir çok olumsuzlukların olabileceğini görüyoruz. Yeri ve maliyeti üç aşağı beş yukarı belirlenmiş durumdadır. Sadece etüd çalışmaları iki yıl sürecek arkadaşlar. Böyle devasa projenin yer ve zaman açısından bazı değişikliklere uğrayacak olması son derece tabidir.

Dünyanın içinden nehir geçen nice şehirler vardır, içinden deniz geçen yegane şehir İstanbul'dur. Artık İstanbul içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşecek projeyle.

İki yarım ada ve bir ada oluşacak. Karadeniz ve Marmara arasına yaklaşık 45-50 kilometre uzunluğunda bir kanal yapıyoruz. İstanbul'a 'Kanal İstanbul'u kazandırıyoruz.

Panama, Süveyş kanalıyla kıyas dahi kabul etmeyecek yüzyılın en büyük projelerinden biri için kolları sıvıyoruz.

Kanalın su derinliği yaklaşık 25 metre, genişlik 150 metre civarında olacak. Taban genişliği ise 120 metreyi bulacak. Kanaldan bugün dünyanın en büyük gemileri geçebilecek.

Kanal üzerine inşa edeceğimiz köprülerle kara ve demiryolu ulaşımı hiçbir kesintiye uğramayacak. Üçüncü köprünün bağlantı yolları da bu kanal üzerinden geçecek.

Boğaz trafiğini azaltacak ve boğazdaki riski minimize edecek. İstanbul Boğazı'nı yeniden Türkiye ve dünyaya kazandırıyoruz. Boğaz'da artık su sporları yapılacak, kent içi ulaşım sağlanacak ve eski günlerine geri dönecek. Marmara'da demirleyen gemilerden artık büyük oranda kurtuluyoruz, kirliliğin önüne geçiyoruz.

İstanbul Boğazı'ndan günde ortalama 149 gemi geçiyor ve yeni kanal deniz trafiğini artıracak. Şu anda gemilerin Boğaz'dan geçmek için bekleme maliyeti yıllık 1.4 milyar doları buluyor, bu maliyet ortadan kalkacak.

Türkiye'nin en büyük havalimanını İstanbul'da yeni bölgede yapacağız. Atatürk ve Sabiha Gökçen artık ihtiyaca cevap vermiyor.

Kanal, İstanbul'un yer altı ve yer üstü su kaynaklarına zarar vermeyecek. Bunların tüm planları yapıldı. Tarım üretimini etkilemeyecek. Kanaldan çıkan toprağın bir kısmı sönmüş maden ocaklarının kapatılması için kullanılacak.

Kanalın finansmanı için herhangi bir sıkıntımız yok, yaklaşık 2 yıl boyunca etüd çalışmaları yapılacak.

Kanalın inşaatı onbinlerce insanımıza iş imkanı sağlayacak. Kanalın etüd çalışmasında bütün öneriler ve eleştiriler dikkate alınacak. Çalışmayı dünyaya açık olarak yürüteceğiz.

Ağırlıklı hazine arazileri kullanılarak projeyi gerçekleştireceğiz. Tabi ki zorlandığımız yerler olabilir, orada da kimsenin mağduriyetine sebebiyet vermeyeceğiz.

Projede bana yardımcı olan tüm arkadaşlarıma özellikle teşekkür ediyorum."

İLK HINCAL ULUÇ YAZMIŞTI
'Çılgın proje'yi gündeme ilk Hıncal Uluç getirmişti. Başbakan'la telefon görüşmesi yapan Uluç köşesinde şunları yazmıştı: "İki cümle ile projenin adını söyledi. Telefon elimde dondum kaldım.. Bu İstanbul konusunda bugüne dek duyduğum en çılgın proje.. Biri bana "Bin proje say" dese, bin gün izin verse aklıma gelmez. Öyle çılgın.

Bu projeyi, bir TV canlı yayınında Türk ve Dünya (Dünya.. Bu sözcüğe dikkat edin. Şifre o.) kamuoyuna açıklamak Başbakanın hakkı.."


kaynak : ntvmsnbc.com

Uzun hali böyle.

Siyasetle direk ilgisi olmadığından farklı konu açmak istedim.
dodgerdodger
Üye
Diğer konuya attığım mesaj;

Merakla beklenen proje açıklandı sonunda. Bana göre iyi yönleri olduğu gibi kötü yanları da var.

Evet, İstanbul Boğazı dünyadaki en zor geçişlerden birisi. İçinden her türlü gemi geçiriliyor. 15 milyonluk bir şehrin kalbi burası.

Yeni yapılacak kanal ile birlikte gemiler buraya yönlendirilicek. Haliyle Boğaz'dan yük gemileri geçirilmeyecek. Boğazdaki tanker trafiği geri kalan deniz taşıtlarının trafiğini etkilemeyecek. Hoş. Ayrıca buradan geçirilen gemilerin masrafıda azaltılıyormuş bu yol ile. Buraya kadar güzel.

Şimdi buradan çıkarılacak harfiyat nereye gider diye merak ediyordum. Yukarıda denizin üstüne bir havalimanı öngörülmüş. Olası.

Yapılacak kanal ekolojiyi nasıl etkiler pek bilgim yok. Eğer diğer bildiğimiz kanallar gibi ardı ardına havuzlar şeklinde yapılırsa akıntı olayını pek etkilemez gibi. Fakat düze kanal yapılcaksa oranın dengesini altüst edebilir. (Düz kanal olmaz herhalde,saçma olur. Havuz şeklinde olur büyük ihtimal)

Yapılacak kanalın masrafı nedir? Para nereden geliyor?

Böyle birşeyin masrafı kafadan 10-20 milyar dolar gibi birşeydir herhalde. Yapılış şeklide büyük ihtimal yap-işlet-devret şeklinde olur. Artık ihale hangi şirkete giderse. Aklıma gelen ilk isimler Albayrak ve Varyapı geliyor nedense ;P


Benim görüşüm bu proje doğru bir şekilde uygulamaya geçirilirse herkes kazanabilir. Kötü demiyorum ama eksikleri var. RTE olsa da bu büyüklükte bir işin üzerinde bir çok tecrübeli insan çalışacaktır. Umarım herkesin düşüncesiyle hareket ederler.

Ayrıca kafama takılan bir soruda şu; Proje fena değil fakat gerçekten bu ülkenin önceliği bu mudur? Buraya akıtılacak para mutlaka daha iyi yerlere harcanabilirdi. İlla İstanbul istiyorlarsa eski yapıları yenileyecek büyük bir kentsel dönüşüm planı uygulanabilirdi en azından. Hastane,okul,üniversite olaylarına hiç girmiyorum bile.

Fakat İstanbul'dan geçen her tanker ayrı bir dert. Yakın zamanda bir tanesi Oya Başar'ın evine girmişti :F

ek not: Son yapılan Boğazlar antlaşması bu konuda ne diyor acaba? Bunun üzerine de düşünmüşlerdir muhtemelen ama ben bilmiyorum :/
dodgerdodger
Üye
Bu arada herkes trafiğe çözüm falan bulunsun,ona çalışma yapılmıyor falan gibi birşeyler denilmiş çeşitli sözlük ve sitelerde. Marmaray'ın yapımı sürüyor ayrıca yanlış hatırlamıyorsam 1-2 ay önce araçların geçebileceği bir başka tüp geçitin çalışmalarına başlanmıştı.

Ayrıca bir İstanbul yerlisi olarak bir başka sorun ise insanların toplu taşıma araçlarını kullanma alışkanlığı. İş gidiş-geliş saatlerinde Boğaziçi gişelerine giderseni araçların %90'ında 1 kişi yolculuk ediyor.
acdervisacdervis
Mod
Yeri daha resmî olarak açıklanmadı. İlk posttaki resim kesin değil yani.
QktayQktay
Üye
bu ülkenin önceliği bu olmamalı bence. 10-20 milyar dolar deli manyak para ve biz bu kadar lüks değiliz. gemilerin tehdidinin boyutu bu kadar para etmez sanırım
SmoKiNg ACESmoKiNg ACE
Üye
Hakikaten çılgın ama bir o kadar gerekli gözüken bir proje. Doğaya ne gibi yan etkileri olucak onu bilemiyorum işin uzmanlkarı gerekli gereksiz yorumlarlar bol bol nasıl olsa. Ama ekonomik açıdan ve boğazın korunması açısından ciddi bir fayda sağlayacağı kesin. Zirt pırt karaya vuran, petrol gemilerinin sızıntısını falan da geçtim hani süper kontrollu geçirdik bile desek onca tankerin vs nin sürekli mazot ve yağ atık pisliği inanılmaz büyüklükte. En basitinden küçük bir limana gidin ve görün o gemilerin teknelerin atıklarını, denizi ne hale getirdiklerini, ondan sonra da hayal edersiniz o koca gemilerin nasıl bir kirlilik yaydığını.

Ayrıca tankerler boğazdan çıktıktan sonra boğaz yapılabilecek etkinliklerin haddi hesabı yok. Muhtemelen sadece tursitik gemilere(curise) izin verilecek boğazda.

Oradaki halk nası etkilenicek o da bir soru tabi. Hazine arazisi kullanıcağız mümkün olduğunca deniyor ama illaki halkın arazisine de denk gelicek, bazı kesim(toprağı verimsiz yada imara uygun olmyan) için iyi bile olucaktır çünkü değerinden fazlasını alıcaktır ama tarım vs ile uğraşanların tepkisi ne olucak o da tartışılır.

cidden 'akla hayale gelmiycek' denilebilecek bir proje ve getirisini götürüsünü kestirmek de güç.
ElladanElladan
Üye
Yeni bir boğaz yapalım hacı, iki tarafına da yerleşim yerleri yaparız, bir sürü yol falan paraya para demeyiz valla projesi.


işin uzmanlkarı gerekli gereksiz yorumlarlar bol bol nasıl olsa.


Katılıyorum, uzman kadar gereksiz bir şey yok dünyada. Devlet büyüklerimiz en iyisini bilirler. >_>
AlphariusAlpharius
Üye
Haliç'i Marmaraya bağlasalarmış, Manhattan hesabı..
BlackDaggerBlackDagger
Üye
İstanbul'a "çılgın" proje yapacağına doğuyu kalkındırmak için adam gibi "normal" bir proje yapsalar daha iyi olmaz mı?!
GrieverGriever
Üye
Ben projeyi beğendim açıkcası.

Dodger'inde bir kaç sorusunu cevaplamak istiyorum. Şuan zaten doğal olarak Karadeniz'den Marmaraya bir su akışı zaten var. Gemilerin blast suyu deniyordu galiba, bu sular diğer yerlerden gelen bir ton işgalci plankton ve diğer deniz canlıları ile dolu. Havuz şeklinde yapılırsa bu istilacı türlerin denizlere karışması önlenecektir. İstanbul'u bir defa gördüm ama söylemeliyim ki boğazın ve Haliç'in hali içler acısı. Çok kirli ve bazı canlılar tarafından feci şekilde istila edilmiş.

Bir ara bir dergide yük gemilerin en çok kullandıkları hatların bir grafiği vardı. Boğaz ise en sık kullanılan ilk 5 rota arasında. Böyle bir proje, zaten geçişin zor olduğu boğazı çok rahatlacaktır vede kazaları minimuma indirecektir.

Proje büyük ihtimalle yabancı ortaklıkla halledilicektir. Karadenizde kıyıları olan ülkeleride etkileyeceği için onlarda bir miktar yardımları olabilir ama emin değilim.

Ülkenin birinciği önceliği olmasada, İstanbul gibi bir şehrin ve boğazların korunması, olası felaketlerden uzak kalması için önemli bir proje.

Bakalım daha proje planlama aşamasında ve böyle bir projelerde heran her şey değişebilir. Biraz daha bekleyip ne olacağını görmek lazım.
RelentlessRelentless
Üye
İyi olur valla, işime gelir.
123459
discussioncontroller