Dinsiz bir Dünya? Din Dünya'ya İyilik Getirir mi?
westgreywestgrey
Üye

Birinin beynine küçük yaşlardan beri yoğun olarak bir fikri empoze ederseniz,o fikri alanın,o fikri ölümüne savunması doğal bir davranıştır.



Eğer insanın kişiliği zayıf, oturmamış ise bu doğal olur. Normal bir insan her türlü şekilde kendini ve bundan hareket ile inandıklarını sorgulayacaktır.


Çünkü çevresinden ve ailesinden öyle görmüş ve eğer farklı bir düşünceye sahip olsa dışlanacağını biliyor.



Oturmamış kişiliğe örnek.


Karakter doğuştan gelen bir özellik değildir, aksine dark_blue'nun bahsettiği şeyler bu karakteri oluşturan etkenlerden biridir. Kimse ateist peygamberi olarak doğup etrafında büyüdüğü dine savaş açıp yenecek kahraman asker olarak doğmuyor. Bir insanın çevresine rağmen fikrinin değişmesi yine etkileşime girdiği başka çevrelerin sonucudur.


@Loverman

Tamam kendimi inandırdım diyeyim, ama bunu kendim bulmuşum kendim yiyormuşum gibi bir havaya çevirmeye çalışıyorsun gibi geliyor. "Bu kadar ateist yanılıyor olamaz" muhabbeti yapmak istemiyorum ama bu çoğu insanın benzer bir şekilde vardığı bir sonuç. Önceki sayfadaki ilk mesajımda belirttiğim üzere, mantıksal çıkmaza giren bir dindar genelde sorgulamayı bırakıp Allah'ın takdiridir diyerek çıkıyor işin içinden. Bu çıkmazlardan kurtulmak için herhangi bir varsayım üretmeyince ateist oluyorsun zaten.
sifonn
Üye

Birinin beynine küçük yaşlardan beri yoğun olarak bir fikri empoze ederseniz,o fikri alanın,o fikri ölümüne savunması doğal bir davranıştır.



Eğer insanın kişiliği zayıf, oturmamış ise bu doğal olur. Normal bir insan her türlü şekilde kendini ve bundan hareket ile inandıklarını sorgulayacaktır.


Küçük yaşlarda bilinç altına işlenen manevi değer algısının sonradan değişmesi çok zor bir şey, bunun oturmuş kişilikle falan alakası yok. kutsal değer algısıyla büyümüş, kişiliği o şekilde şekillenmiş bir insanın sonradan bunu inkar etmesi nadir görülen bir şey.
RAGEPLUGRAGEPLUG
Üye


Karakter doğuştan gelen bir özellik değildir, aksine dark_blue'nun bahsettiği şeyler bu karakteri oluşturan etkenlerden biridir. Kimse ateist peygamberi olarak doğup etrafında büyüdüğü dine savaş açıp yenecek kahraman asker olarak doğmuyor.


Tabii karakter doğuştan gelmez ama insan küçük yaşta yapmasa(yapamasa) bile büyüdüğünde kendisini sorgulayacaktır, bunu yapmayan kimse düşünmüyordur bu da kişiliğin oturmasını engeller.

Bir insanın çevresine rağmen fikrinin değişmesi yine etkileşime girdiği başka çevrelerin sonucudur.


Çevrenin kişiliği etkilemesi değil, etkilenirken kişinin ne düşündüğü önemlidir. Eğer kişi sırf başkaları onu dışlayacak diye inandığını sorgulamazsa bu yanlıştır.


Küçük yaşlarda bilinç altına işlenen manevi değer algısının sonradan değişmesi çok zor bir şey, bunun oturmuş kişilikle falan alakası yok. kutsal değer algısıyla büyümüş, kişiliği o şekilde şekillenmiş bir insanın sonradan bunu inkar etmesi nadir görülen bir şey.



Nadir görülür evet ama insanın gücü buna yeter.
LovermanLoverman
Üye
Saygısızlık diye eğitim için söylenen şeye dedim.
neRon
Üye

Birinin beynine küçük yaşlardan beri yoğun olarak bir fikri empoze ederseniz,o fikri alanın,o fikri ölümüne savunması doğal bir davranıştır.



Eğer insanın kişiliği zayıf, oturmamış ise bu doğal olur. Normal bir insan her türlü şekilde kendini ve bundan hareket ile inandıklarını sorgulayacaktır.


Küçük yaşlarda bilinç altına işlenen manevi değer algısının sonradan değişmesi çok zor bir şey, bunun oturmuş kişilikle falan alakası yok. kutsal değer algısıyla büyümüş, kişiliği o şekilde şekillenmiş bir insanın sonradan bunu inkar etmesi nadir görülen bir şey.
Aslında geriye bakıp düşünüyorum da, bu oldukça kolay. Dindar bir ailede yetiştirildim, akrabalarımın istisnasız hepsi dindardır. 17 yaş civarında çevremde olup bitenleri birazcık muhakeme edip, Kur'an ve din karşıtı kitapları okuduktan sonra karar vermem çok zor olmadı. Eğer çevrenizdeki 10 adamdan 10 u da şakirt değilse, kayıtsız şartsız inanmadan sorgulayan, tartışma kabiliyeti olan (dindar olsun olmasın) bir iki kişi varsa; siz de ister istemez sorguluyor ve hayatınıza farklı bakış açıları getirmeye çalışıyorsunuz.

Kişilik meselesine gelirsek, bu olayın kişilikten ziyade ailede bittiğini düşünüyorum. Ailem dindardı ancak herhangi bir şekilde baskı görmedim. Düşüncelerini bana aktardılar ve gerisini tamamiyle bana bıraktılar. Onların bu tavrı sayesinde aklım yeni fikirlere olabildiğince açık olmuştur. Hiçbir şeye körü körüne inanmadım. Ama eğer aile aşırı baskıcıysa, zorla namaza gönderip din karşıtı herhangi bir kitaba/düşünceye şiddetle karşı çıkıyorsa, çocuk da ister istemez bundan etkilenecektir.
CúthalionCúthalion
Üye
Bir zuhaha demenin daha zamanı gelmiş.
westgreywestgrey
Üye

Bir topluma evreni yaratan gücün cebimde olduğunu söylesem, ve bunu ikna edici hikayelerle desteklesem, normal şartlarda toplumdaki insanlar ya buna inanacak ve savunacak, ya da bunu reddedecek ve tezimi çürütmek için yıllar harcayacaktır. Olup biten buna benziyor şu anda.

İnsan aklı evreni anlamakta güçlük çekiyor, ve doğamız gereği bilmediğimizden korkuyoruz. Bu korkuyu yok etmenin geleneksel yolu, inançtır. İnanç ise sözlük anlamıyla “bildiğini farzetmek”tir. Yani gerçekliği evrensel olarak kanıtlanmamış olanı sen doğru varsayıyorsun. Dolayısıyla İslam kadar deizm ve ateizm de birer inançtır. Tanrı'nın olmadığına dair teoriler elimizde var, ama her teori bir kanıt teşkil edip doğru addedilseydi, evrenin başlangıcı bilim adamlarınca çoktaaan anlaşılmış olurdu. Teori, adı üstünde olgu ve olaylardan yola çıkarak bir sonuca varmaktır. Siz bilimsel olarak Tanrı'ya gerek duyulmadığını kanıtlayabilirsiniz – kanıtlandı da-, ama Tanrı'nın olmadığını kanıtlayamazsınız.

Şimdi, ilk başta demiştim, cebimde bir Tanrı var desem bir kısmı bu düşünceyi savunabilir, bir kısmı çürütmeye uğraşabilir. Bu sadece zaman kaybıdır, ve eğer aradığınız şey hakikat ise bu yolla hakikate ulaşamayacağınızı bilin. Gerçeği arıyorsanız, ya onu bulursunuz, ya dabulamayacağınızı anlarsınız, veya biri size birşeyler anlatır ve inanırsınız. Ama bu sizin ulaştığınız bir sonuç veyahut deneyim olmaz. İslam eğitimi görmeseydiniz, birçoğunuz müslüman olmayacaktı. İslam'ın adını duymasaydınız, bilimsel olarak müslüman olmanız mümkün değil. “Tanrı onlara hoşgörü gösterir, özel durum olduğu için onlar direkt cennete gider” diyenler vardır, ama olay cennete gitmek değil ki? Ben sadece gerçeği keşfetmek istiyorum, sorularıma cevap arıyorum, cenneti kim ne yapsın? Ben sadece bu hayatımı cennete çevirmeye uğraşırım, gerisi için henüz çok erken.

Keşke İslam dini, gerçeği aramak isteyenlerin ulaştığı br sonuç olsaydı; o halde müslümanlarla çok sağlam tartışır, gül gibi geçinirdik. Ama hayır; daha küçük bir çocuk etrafını keşfetme aşamasındayken her oluşun kaynağı Tanrı ile bağdaştırılıyor. Bu çocuk daha arayışa başlamadan müslüman olmuş. Dolayısıyla onun zihninde Tanrı zaten var; şimdi geriye kalan tek şey, daha içinde soru yükselir yükselmez bunu Tanrı'ya bağlamak. Bu birçoğunuzda geçerli olabilir, tanımıyorum sizi. Ama bunu söylemek hakaret değildir.


İyi de, ortada yanlışlığı kanıtlanamaz bir kanıt olmayı bırak, biraz bile ikna edici kanıtı olmayan bir şeyin olmadığını söylemek bir inanç değildir, nötral bir duruştur sadece. Bahsettiğim kesinlik buradan geliyor, senin de dediğin gibi cebinde bir tanrı olduğunu iddia edebilirsin, ama sen bunu kanıtlamadığın sürece karşındaki adamın yapacağı şey bunun olmadığını farz etmektir, bu da doğal bir yanıttır.


@Cuthalion

Tartışmaya bir şey katmayacaksan yazma lütfen, sinir bozucu oluyor.
westgreywestgrey
Üye

@westgrey
Ama sen bilmediğin bir konuda kesin bir kanaat getiriyorsun. "Yağmurlar ben emredince yağar" deyişinin doğru olmadığını bilirsin, ya da "Dünya'nın yörüngesinde yeşil bir tavşanın gezindiğini" iddia etsem, ben varlığını kanıtlamasam dahi sen olmadığını kanıtlarsın. Diğer yandan, sen inanlarınca bile "başka bir boyutta var olduğundan insanın ulaşamayacağı" bir konumda olduğu iddia edilen bir yaratıcının olmadığını kesinleştiremezsin, yalnızca öngörebilirsin, zira o zaten ulaşılamaz. Bu öngörü de sana hiçbirşey katmaz, bu yüzden kanıtlanamayacak şeylerin tartışılması saçma ve verimsiz. Önemli olan insanın baskı olmadan özgürce düşünebilmesi; bu şart sağlandığı taktirde insan istediği sonuca ulaşabilir, sorun değil.



Haksız değilsin tabii ki, ben sadece daha pratik olarak düşünüyorum. (pratik derken senden daha iyi düşünüyorumu kastetmiyoum, kullanışlı diyecektim ama saçma geldi bulamadım kelimeyi) Aksi kanıtlanana kadar ben böyle farz ediyorum diyeyim o zaman. :)
CúthalionCúthalion
Üye
Benim zamanında yazdıklarımı okumamışsınız ki gelip böyle yazıyorsunuz. Zamanında çok yazdım, açıkladım da. Hiçbir işe yaramadığı için (ki bunu burada bazı arkadaşlar fark etmişler -Loverman ve Benjamin gibi.) şimdi sadece cumhurbaşkanı gibi söylediklerinizi tekrar düşünmeniz üzere geri yolluyorum. Benim yaptığım bundan ibaret.

@westgrey; Senin yazdıklarının da tartışmaya bir şey kattığından şüpheliyim aslında. ;)
SwooshSwoosh
Üye
allah kelamı yazıyor zaar laflara bak
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller