10.12.11, The Seventh Seal İzledik ! 8.0/10
OneInchManOneInchMan
Üye
1 mbit bağlantıda akşam bırakırım, inerse haftasonu izlerim ben de.
Amenquiver
Mod
Mekanı yaptım, başlıyorum şimdi.
Cosmolog
Üye
izledikten sonra sizi sarsip kendinize getirecek birileri olsun yaninizda.
Amenquiver
Mod
Evet, fazlasıyla metaforik bir film olması sebebiyle yorum yapmak güç.

Spoiler:
Teknik olarak bahsedersek çekimleri, özellikle açık alandakileri, acayip beğendim. O zamana göre bile makyajlar vs. çok iyi icra edilmiş. Kesinlikle çekildiği zamanın çok ötesinde bir film.

İçerik olarak ise çok dolu. Hayatın anlamını arayan ve ölümle satranç oynayan bir protagonist etrafında gelişen hikaye bu dünyadaki iyiyi, şeytanı, ölümü, tanrıyı ve insan psikolojisini irdeliyor. Ayrıca aşk olgusuna, kadınlara ve erkeklere yönelik taşlamaları da 10 numara. Her diyalog özene bözene yazılmış. Özellikle Ölüm'le olanlar.

Şövalyenin kendi hayatı ortada olmasına rağmen küçük bir çocuğu ve ailesini düşünerek oyunu kaybetmesi ise manidar. Bir nevi insanların aslında ölümden üstün olduğunu, lakin ölümün oyunlarından da kaçamayacağını gösteriyor (Ölüm, "bir çocukları vardı değil mi?" diyerek bir nevi tehdit ediyor).

Filmden aklımda kalanlar ise oyuncu aile ile yenilen piknik tarzı yemek, vaizin vaazı ve tabii ki beyaz perdenin gelmiş geçmiş en iyi karakterlerinden biri olan Ölüm. Ayrıca şövalyenin silahtarı da çok başarılı bir tip ve inanç sisteminin karşısında yer alıyor.

Herkesin kendine başka bir pay çıkarabileceği, hayatın anlamına ve anlamsızlığına dair müthiş bir başyapıt.


Ayrıca belki dikkatinizi çekmemiştir (dinleyenler için) ama filmin efsanevi ilk diyaloğu Agalloch'un The Hawthorne Passage adlı bir o kadar efsanevi şarkısında kendine yer bulmuştur.

Edit: Ha bu arada, filmde oynayan hatunların hepsi çok güzel. İsveç olunca böyle oluyor işte.
LP_Mnts2MdngHT
Üye
Biraz imdb puanına biraz da burdaki 1-2 yoruma güvenerek izledim filmi ve fena olmayan bir beklentim vardı.

Bana birçok şeyi sorgulatacak , bana inandığım , inanmadığım şeyler hakkında bol bol düşündürtecek , diyologlarıyla kafamı allak bullak edecek bi film bekliyodum.

Ama fazlasıyla hayal kırıklığına uğradım.

Şu dünyada en nefret ettiğim şey olan derin olmak için kasma olayı tavan yapmıştı resmen. Her şey çok anlamlıymışcasına dışardan çok derin gözüken ama aslında bomboş olan diyologların üstüne karakterlerin o diyologlarda takındıkları "o kadar derin ki bu işler meeeh" ifadesi tuz biber oldu.

Hayır diycem ki film siyah veyazdı ondan mok atıyorum yada işte eskiydi falan yok yahu 12 Angry Man'i salyalar saça saça izlemiştim ve hala aklımdan bi sahnesi çıkmaz o filmin.

Yani şok oldum açıkçası çokta beklentiyle girmiyim diyodum belki beğenmem falan diye ama yok yani bu kadar hayal kırıklığını asla beklemiyodum.
MAVİSAKALMAVİSAKAL
Üye
Beklentilerim azaldı üstteki yorumu okuyunca. Lakin yinede izlemek istiyorum.
LP_Mnts2MdngHT
Üye
Yok canım mal gibi izleyip hiçbi halt anlamamış olma ihtimalim de var tabi. Hatta sanırım herkes filmi izledikten sonra bunu düşünecek.
CoraxCorax
Üye
yarın izlicem kısmetse. bayadır hdd de duruyor ama kısmet olmadı izlemek
LP_Mnts2MdngHT
Üye
Oha dur la bi filmi önce bi izle sonra karar ver mallık mı etmişim diye. :D

Bu kadar mı eminsin ? :D
SnakeSnake
Üye
az evvel izledim filmi. çok sade olması dışında oyunculuk ve görsel anlatım bakımından çok başarılı bir filmdi.

8.0 / 10

Spoiler:
kendi kendisini çok rahat ve akıcı bir şekilde anlatmış film. hayatı boyunca hemen her insanın aklına takılan varlık ve tanrı eleştirisini tarafsız ve çok sade bir biçimde aktarmayı başarmış fakat biraz fazla sade olmuş film.

elbette ölümle satranç sekansları muhteşemdi fakat bu sekanslar ölümün bir parçamız olduğu ve hep bizimle beraber olduğunu (inanç sistemlerinden ve tanrıdan bağımsız bir şekilde) işaret etmesi bakımından ayrıca etkileyiciydi. zira ölümün soğukluğuna karşı anlık sevinçlerimizin üstün gelmesi ve bunun karşısında ölümün daha da soğuklaşması ve hatta gaddarlaşması çok başarılı bir şekilde resmedilmiş. ayrıca "gerçek" kavramının ne olduğuna dair bir yorum getirilmemesi de bir diğer artıydı bana kalırsa. ölümün kendisinin de tanrının varlığından, ölümden sonrasından bilgisi olmaması ve bununla ilgilenmemsi de filmin gerçekçi kurgusunu daha da pekiştirmiş.

eksik olan yönlerine değinecek olursam, başta da söylediğim gibi film fazla sade olduğu için insanı hikayenin içine çekmesi de o denli zor olmuş. yani ben kendimi karakterlerden hiçbiri ile özdeşleştiremedim (ölümle bile :P). bu durum atmosferin etkileyiciliğine büyük bir darbe vurmuş kanımca. gerçi daha "ağdalı" bir anlatım tercih edilseydi elbette ele alınan sorunların sıradanlığından ve bir o kadar da hayatımızın birer parçası olduğu gerçeğinden uzaklaşılmış olacaktı ama bu sade haliyle o (beklediğim) atmosferi solutmayı başaramadı bana. ya da daha doğrusu ben daha ağır bir anlatım ve ölümle olan sekansların daha uzun soluklu olması ve hayata dair eleştirilerin çok daha ağır olması gerektiği beklentisi içerisinde olduğum için tatmin olmadım diyebilirim.
discussioncontroller