Çoğulçu ve Katılımcı Demokrasi
145678
acdervisacdervis
Mod
Erken dönemi için devşirmeler var. Devlete çok yarasa da aileler için aynı şeyi söyleyemiyorsun.

1915 Ermeniler var, adını ne koyarsan koy.

1. Dünya Savaşı civarında -öncesinde de- Arapların Yahudilere yaptıkları ve devletin önlemedikleri var.
LovermanLoverman
Üye
Devşirmeler ile ilgili söyleyecek çok şey var ama aynı zamanda yok gibi. Kimisi ailesini buluyor sonradan, Osmanlı için yaradı mı, kötü mü oldu bilemiyorum, devletin en üst kademesine de gelmişler, lower house ve upper house arasında da dolmuş karar mekanizmasına gelmişler, kimisi devlet aşığı olmuş, kimisi sonradan bunalıma girmiş. Bu olay için en azından öldürmemiş diyorum, erkek evlatları öldürebilirdi de ki o dönemde böyle bi uygulamaya gitse kimse şaşırmazdı da fetih ettiği yerler için.

1915 Ermeniler, son dönemi hiç düşünmedim bile. O bir devlet refleksi değil, bu ispatlanmadı, o yüzden imparatorluğa suç bulamıyorsun, bulunsaydı Hitler'le anılırdı dönemin paşalarının adı çoktan. Halktaki ve devlet kademelerindeki yeşeren ırkçılığı da konjonktüre bağlıyorum. Ermeni özgürlük hareketi diyorum ben o olaylara. Yunanistandaki gibi başarılı olamadı o kadar. Bunun esnasında katliamlar olduğu bir gerçek, soykırım olduğu yanlış. Bu olay hakkında çok katı suçlamalar yapabilirim hem Osmanlı ordusuna hem dönemin Ermeni teşkilatlarına, ancak bu devletin tüm kademelerine yayılmış toplu bir düşüncenin tezahürü asla değil.

Dünya Savaşını hiç hesaba katmamıştım, küçülürken dediğinde aklıma monarşinin bölünmesi gelmişti. Meşrutiyetler vs. Hiçbir zaman Osmanlı'ya günümüz şartlarına kıyasla azınlık konusunda + pozitif bir yorum yapmam ama konumuz dönemlere göre diğer İslam devletleriyle kıyaslamaksa epey iyi durumda, söylemek istediğim bu.
LovermanLoverman
Üye

The Kadı records show that these people who had the different belief system and practices most commonly had an economic relationship by selling and buying different goods. They also borrowed and lent to each other. Another important type of relationship was that they became witnesses for or against each other. Supposedly, there were more different kinds of relationships which were not reflected in official records. These relations which could be in a manner of friendship as well as enmity which were unavoidable in the daily life of people. For example a Christian man so-called Constantine who was from Büyük Susığırlığı Village applied to court to complain about a Muslim so-called Hasan Piri who had attempted to rape his wife. The three Muslims and the three non-Muslims had witnessed against to Hasan Piri who was found guilty and was punished. Even the brother of Hasan Piri had witnessed against him



(1973), The Ottoman Empire: The Classical Age 1300-600, Weidenfield and Nicolson, London
acdervisacdervis
Mod
Loverman dedi:

1915 Ermeniler, son dönemi hiç düşünmedim bile. O bir devlet refleksi değil, bu ispatlanmadı, o yüzden imparatorluğa suç bulamıyorsun, bulunsaydı Hitler'le anılırdı dönemin paşalarının adı çoktan. Halktaki ve devlet kademelerindeki yeşeren ırkçılığı da konjonktüre bağlıyorum. Ermeni özgürlük hareketi diyorum ben o olaylara. Yunanistandaki gibi başarılı olamadı o kadar. Bunun esnasında katliamlar olduğu bir gerçek, soykırım olduğu yanlış. Bu olay hakkında çok katı suçlamalar yapabilirim hem Osmanlı ordusuna hem dönemin Ermeni teşkilatlarına, ancak bu devletin tüm kademelerine yayılmış toplu bir düşüncenin tezahürü asla değil.


Tehcir, ve en iyi ihtimalle korkunç planlanmış bir tehcirden söz ediyoruz. Ayrıca tehcirin 'Ermenistan' sayılabilecek topraklarla sınırlı kalmadığını, devletin orta kademelerinde ve halkta direk art niyet olduğunu görüyorsun.

Soykırım değilse katliam. Bastırılmış bir isyandan çok farklı.
LovermanLoverman
Üye
Katliam zaten.

Öyle üstünü örtebileceğin bir şey de değil. Zaten 2.000 küsür subaya ceza kesmişler de devlet bugün istese bazı aşiretlere bile hüküm giydirir. Ama devletin haberi olduğu konusu biraz sıkıntılı. Geç haberi oluyor, karar mekanizmasında yok..
ShadowBaneShadowBane
Üye
Soykırım planlı bir bişey değil mi? Techir sırasında olanları soykırım olarak adlandıramayız ama büyük bir kıyım oldu orası doğru. Özellikle Techir sırasında Ermeni düşmanı Türk köyleri ve ağalarının saldırıları çok fazla zararlara yol açtığını okumuştum.

Osmanlı millet sistemiyle yönetiliyordu, müslümanlar ayrı bir bir millet hristiyanlar ayrı bir millet olarak sayılıyordu, vergisinden tut memurluğa askerliğe kadar herşey bu sisteme göre kurulmuştu. Haliyle gayrimüslimler ile müslimler arasında vergiler başta olmak üzere baya ucurum oluyordu, son yüzyılarda bunu düzeltmeye calıştılar ama iş işten geçmişti. İlk zamanlar ortodokslar katolik zulmünden dolayı daha barışçıl ve dinlerini istedikleri gibi yaşamalarına izin veren Osmanlının yönetimini benimsemişlerdi ama Osmanlının değişen dünya karşısında hala aynı kalması ve artık kendini sadece İstanbul ve cevresinden ibaret görmesi sonu oldu.
acdervisacdervis
Mod

Osmanlı millet sistemiyle yönetiliyordu, müslümanlar ayrı bir bir millet hristiyanlar ayrı bir millet olarak sayılıyordu, vergisinden tut memurluğa askerliğe kadar herşey bu sisteme göre kurulmuştu. Haliyle gayrimüslimler ile müslimler arasında vergiler başta olmak üzere baya ucurum oluyordu, son yüzyılarda bunu düzeltmeye calıştılar ama iş işten geçmişti. İlk zamanlar ortodokslar katolik zulmünden dolayı daha barışçıl ve dinlerini istedikleri gibi yaşamalarına izin veren Osmanlının yönetimini benimsemişlerdi ama Osmanlının değişen dünya karşısında hala aynı kalması ve artık kendini sadece İstanbul ve cevresinden ibaret görmesi sonu oldu.


Millet sistemi fethedilen bölgelerde yaşayan gayrimüslimlerin (ve iskân politikalarıyla sonradan gelen müslümanların) hayatlarını istedikleri takdirde kendi kültürleri içinde nispeten izole bir şekilde yaşamalarına imkân sağlıyordu. Kadıya işin düşmediği ve müslümana terslik yapmadığın sürece kendi kilisene, medeni kanununa, okuluna, aynı din/kültürden komşuna göre yaşıyordun.

Bu "pozitif" ayrımcı sistemin asıl sıkıntısı farklı etnik grupların farklı ekonomik alanlarda özelleşmesine sebep vermesi. Genel eğitim, deniz-aşırı ticaret, teknisyen ihtiyacı gibi şeyler şart oldukça herkes ekmeğini farklı yerlerden kazanmaya başladı. Durum bu olunca bu etnik kimlikler sadece hayatın bir gerçeği değil aynı zamanda imparatorluğun sağlığı için şart oldu. Özetle: It's the economy, stupid!

İmparatorluğun üstüne basınç bindikçe bir yerden patlak verecekti tabi.

Beğenenler: kurtkapan

Edward The PaladinEdward The Paladin
Üye
Osmanlı fethettiği yerleri hayvan gibi asimile edip herkesi kesseydi keşke şimdi kafa rahattı

Beğenenler: Gun, acdervis, Caturday, Geass, SYSCLEANER

145678
discussioncontroller