BtG - V. S. Choke (KurtulanSama)
AdramelechAdramelech
Üye
Virgil Samuel Choke

Spoiler:
Name: Choke, Virgil Samuel
Age: 29
Occupation: Journalist/Serial Killer

Physical Attributes:

Race: Caucasian
Body Type: Athletic/Average

Hair: Mid length/Black
Eyes: Blue-Silver

Kanın tadına ilk baktığımda 14 yaşındaydım. Alkolik baba ve fahişe bir annenin yanında büyümek zordu. Hele ki babanız sizi düzenli olarak dövüyor ve içecek alkol bulamadığında annenize ve kız kardeşinize(12) gözünüzün önünde tecavüz ediyorsa.
İçinizden; "Polise şikayet et o zaman." Dediğinizi duyar gibiyim. Size cevabım; babam polis şefinin en yakın arkadaşı, olur. Anlayacağınız, o zamanlar başka çarem yoktu. İhtiyacım olan tek şey, 1 gece evden kaçabilmekti. Annem ve kardeşim için sonuçları kötü olacaktı ve geri geldiğimde muhtemelen feci dayak yiyecektim ancak bu son olacaktı.

O akşam nerede dolaşacağımı iyi biliyordum. Polis şefinin düzenli olarak rüşvet aldığı birisi olduğunu biliyordum, buluşmaların nerede gerçekleştiğini de biliyordum. Nereden mi? İnsanlar sarhoşken boş boğaz oluyorlar.

Elimde, ödünç alınmış bir video kamera ile buluşma yerine gittim. Kimseye görünmemeye dikkat ederek kendime her şeyi kaydedebileceğim bir yer buldum. Böylece polis şefine karşı da bir kozum olabilecekti.

Her şeyin planıma uygun gitmesinin sarhoşluğu ile eve yöneldim. Babama görünmeden odama girebileceğimi umuyordum ancak eve vardığımda karşılaştığım manzara bir daha asla aklımdan çıkmayacak cinstendi.

Kız kardeşim kapı eşiğinde donuk gözlerle karşısına bakıyordu. Tam karşıda ise babam, annemin cesedini parçalamaktaydı.

Sonrasında hatırladığım ilk şey, elime akan sıcak kandı. Nasıl olduğunu bilmiyorum ancak elimde bir babamın gırtlağına saplı bir bıçak ile duruyordum.

Bu, benim ilk cinayetimdi. Sonra mı?

Kız kardeşimi alıp oradan kaçtım. Video kamerayı geride bıraktım. Polis şefinin başının büyük belaya girdiğini duydum. Sanırım cesedi bir yerlerde asılı olarak bulunmuş... Ölü ailem ile de kimse ilgilenmedi. Varoşlardaki basit bir "aile" kavgası olarak geçiştirildi.

O saatten sonra şansım yaver gitti ancak kız kardeşim asla düzelmedi. Ben varlıklı bir ailenin yanında "iyi çocuk" imajı ile eğitimime devam ettim ancak o kanın kokusu, cesedin üzerindeki dehşet dolu bakışlar... O güç hissi beni kendisine hapsetmişti. 7 sene boyunca sabredebildim ancak 22 yaşında bir araştırmacı gazeteci iseniz, karşılaştığınız kişiler sizi bu role itiyor. Yozlaşmış polisler, köle tacirleri, 5 para etmeyen aileler.

Dikkatliydim. İşlerimi sessizce, kaza süsü vererek hallediyordum. Başlarda.

Yıllar sonra.

2012

Kız kardeşim, hala akıl hastanesinde, bakımda. O, hayatımda değer verdiğim tek varlık.
Ben, yeni bir başlangıç için her şeyin başladığı evim port More'a taşınan bir gazeteci... ve yeni avlar arayan bir canavar.


12/09/2012 - 23:28

Choke, soğuk gecede üzerine giyindiği bir kaç ince sayılabilecek giysiyle dışarı atmıştı kendini. Bir şeyler arıyordu, bu gece onu eğlendirebilecek bir şeyler arıyordu. Kafasındaki düşünceler ile dalmış bir şekilde, kendini uzunca bir koşu yolunda bulduğunda, saat on biri geçmeye yeni yeni başlamıştı. Yine de, karanlık bu sokaklarda gezinmek onu ne korkutuyor, ne de çekinmesine sebep oluyordu.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Bu şehre geri dönmek hatıralarımı canlandırmıştı. Şehir son birkaç yılda değişmişti ancak hala aynı tekinsizlikle gözetliyordu bizi. Doğduğum yerdeki ilk gecemdi bu; beni ve kız kardeşim Eliza'yı mahveden şehir.

Şehir aydınlıktı ancak yine de eşsiz bir karanlığı barındırıyordu. Bu şehirdeki insanların ruhlarındaki karanlığı. Bu karanlık o kadar yoğundu ki, elini uzattığında dokunabilirdin.

Boş düşüncelerime dalmış halde, hiçbir şeye bağlamadığım kulaklıklarımı kulağıma yerleştirdim. Bu gecenin sessiz olmasını istiyordum. Bu gece özeldi. Bu gece; ben doğmuştum.

15 sene önce bugün, babamın gırtlağına bıçağı saplamış ve kız kardeşimi, ya da ondan geriye kalanları, o cehennem deliğinden kurtarmıştım ve o yüzden bu geceki avım özel olmalıydı.

Ancak bu sene bu kutlamayı atlayacaktım. Araştırmalarımı henüz tamamlamamış ve bodrum katının işlerini tamamen bitirmemiştim. Kız kardeşimin hastane işlemleri de tüm günümü almıştı ve yorgundum; sadece bir atıştırmalık ile geçirebilirdim bu geceyi.

Kafamı kaldırdım.

Uzun bir koşu yolu önümde uzanıyordu. Bu sokaklarda karanlık yoğundu. Gülümsedim ve cebimden siyah deri eldivenlerimi çıkartıp; lezzetli bir yemeğe hazırlanırcasına bir özenle giydim. Dikkatimi topladım ve tüm duyularımı harekete geçirdim. Bu seferkinin haberlere çıkmasını istemiyordum o dikkatli davranmalıydım.
AdramelechAdramelech
Üye
Ağaçlar yavaş yavaş artıyor, yine de şehrin boğucu havasından kurtulmaya yaramıyordu. Parkı aydınlatması gereken ışıkların yanlış yerleştirilmiş olması yüzünden, olması gerektiğinden de loş, hatta karanlıktı ortam. Şehrin kokusu hala parktaydı. Park tamamıyla boş sayılırdı. Biraz ileride bir kaç bank, bir tanesinin üstünde de, üzerine gazete sermiş bir adam yatmaktaydı.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Karanlık ve ıssız parklarla ilgili en güzel şey, kimsenin arayıp sormadığı evsiz insanlara barınak olması idi. Bodrum katını tamamlayana kadar oyundan düşmemem için mükemmel atıştırmalıklar.

Montumun iç cebinden ufak silindirik bir kutu çıkarttı. Kutunun içinde 5 cc metanol dolu bir şırınga vardı. Reçetesiz, kolay bulunan; bu yüzden de izi kolay kolay sürülemeyen bir yöntem.

Yavaş yavaş kurbanıma yaklaştım. Şırıngayı hazırladım ve o anda yüzünü gördüm.

Çabucak iğneyi tekrar kutusuna soktum ve seslendim;

-Everdeen?
AdramelechAdramelech
Üye
Yüzü tanıdık gelmedi adamın. Sakalı uzundu ve saçları da oldukça kirliydi. Tanıdık bir şeyler olsa da, korkuyla bakan gözlerinde bir şey bulamadı. Acaba bu gerçekten tanımadığı bir adam mıydı, yoksa tanımadığını söyleyen içindeki açlığı mıydı?
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Silindirik kutuyu cebime yerleştirdim. Bu esnada hala karşımda bana bakmakta olan adamı süzüyordum.

Birkaç saniye sonra, cebimden farklı bir silindir çıkarmış ve kendimi bu adamın da diğerleri gibi bir çöpten başka bir şey olmadığına ikna etmiştim.

Alkol ile öldürme planım, ona seslendiğim anda suya düşmüştü zaten. Şimdi çıkardığım kutuda 15CC'lik bir şırında ve şırınganın içinde sülfrik asit vardı. Bu kadar yaygın bir malzeme olmasına karşın, çok acı verici bir ölüme sebep olurdu...

-Tch...

Adamın boynuna hızlı bir hamlede saplamaya çalıştım. Daha fazla uzamasını istemiyordum.
AdramelechAdramelech
Üye
Adam bir anda hareket edip elleriyle durdurmaya çalıştı ancak olmadı. İğne oldukça derine girip adamın çığlık bile atamaksızın, neredeyse boğularak can çekişmesine sebep oldu. Gözlerindeki ışık yavaş yavaş en parlak haline gelip, sonra sönünce, Choke garip bir tatmin hissiyle ürperdi.

Uzaktan bir patlama sesi ve yaklaşan sirenler duyuldu. Pek fazla vakti yok gibiydi.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Asit, evsizin damarlarına nüfuz edip vücuduna işlerken, gözlerinin içine baktım. Zengin, fakir, zenci, beyaz, evli, bekar, fahişe ya da pezevenk; hepsi ölürken, hayatları bedenlerini terk etmeden hemen önce, aynı acı yüz ifadesini takınıyorlardı.

O acı dolu çaresizlik, bu duyguyu başkalarına yaşatmak, son zamanlarda bana inanılmaz zevk vermeye başlamıştı. Halbuki en başta zevk için öldürmüyordum. Bir amacım vardı; dünyayı, pisliklerden temizlemek ancak bir katil olmak insanı değiştiriyor olmalıydı.

Düşüncelerim bir patlama ve siren sesleri ile bölündü.

-Tch..

Patlama sesinin geldiği yöne baktım. Pek bir şey görünmüyordu. Artık içi boş olan şrıngayı tekrar silindirik kutuya sokum ve sakince oradan uzaklaşmaya başladım.

Polis sirenleri beni endişelendirmiyordu ancak taze bir cesedin başında yakalanmak hiç de hoş birdeneyim olmazdı.

-----------------------------------------------ooo-----------------------------------------------

Eldivenlerimi çıkarmış ve ellerimi cebime sokmuştum. Karanlık parkta son kurbanımdan uzaklaşırken, sirenler eşliğinde bir şarkı mırıldanıyordum.

-Ah ! vous dirais-je, maman
Ce qui cause mon tourment ?
Papa veut que je raisonne
Comme une grande personne
Moi je sais que les bonbons
Valent mieux que la raison...
AdramelechAdramelech
Üye
Parkın şehirden uzak kısmına gelmişti artık. Arabasını buldu, etraf da oldukça sessiz ve karanlıktı. Gecede bir terslik vardı onu ürperten. Açlığı tam olarak gitmemişti zaten... Yarım kalmış bir iş gibi hissediyordu Virgil.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Arabama bindim. İçimdeki o bir şeyi yarım bıraktığıma dair hissi görmezden geldim.

Belki de patlama yüzündendir. Ne olduğunu merak etmiyor değilim.

Arabayı çalıştırdım ve patlamanın olduğu yöne doğru yavaşça sürmeye başladım.
AdramelechAdramelech
Üye
Araba patlamanın olduğu sokağın başına geldiğinde, Virgil bir grup polis tarafından durduruldu. Sokağın iki tarafı kordonlarla çevrilmişti ve kimsenin girişine izin vermiyorlardı. Saat bire gelmek üzereydi, geç olmuştu. Polis memuru yaklaştı ve eğildi.

"Bu sokakta mı yaşıyorsunuz?"
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller