BtG - J. Harper (chackal)
AdramelechAdramelech
Üye
Jack Harper

Spoiler:
Jack Harper
23 yaşında

Ashley, evet adı buydu. Çoğu kişi hayatını anlatmaya nerede doğdundan, daha doğrusu nereden geldiğini anlatarak başlar. Bense beni ben yapanı anlatıcam. Çocukluğumdan beri istediğim üniversiteyi kazanmış sonunda Port More'a gelmiştim. Hayatımın en güzel yılları olacağına inanıyordum. Onu gördüğümde ise emin oldum bu fikrimden. Onunla bütünleşecek mavi ceketi ve kırmızı-beyaz şapkasıyla tam önümde duruyordu. Ben ona bakakalmışken şapkasını çevirdi ve selam verdi.. Hayatımda duyduğum en güzel sesti.

İlk başlarda sadece arkadaştık yabancı bir ülkeden gelen biri olarak çevredeki insanların benim farkedemediğim yönlerini çok rahat farkederdi, genelde zaten oturup başka insanlar hakkında konuşurduk. İkimizde eski zamanlardan pek bahsetmezdik taki okuldaki ilk yılın sonunda bir araba kazasında ailemi kaybedene kadar. Bu üzüntüyle başa çıkabilmem için bazı yollardan bahsetti bense redettemiştim. Sonuçta ben iyi biriydim, hayattaki her zorluğu kendi başıma yenebilirdim. Ailemin evini satıp burada mütavazi bir dairesi aldım, okulla beraber çeşitli part-time işlerle hayatımı sürdürüyordum. Ashley'le artık sevgiliydik. Yanıma yerleşmesi için ısrar etsem de hep reddeder, bahaneler uydururdu.

Bu süre içinde onun uyuşturucu kullandığından emin olmuş onu bıraktırmaya çalışıyordum. O ise pek umursamıyordu. İki yıl sonra aşırı dozdan ölmüştü ve bana son söylediği şey "Beraber mutlu olabilirdik" ti. Ondan kalan eşyaları da almaya kimse gelmedi, hepsi bana kalmıştı. Okulumu dondurdum, bir barda sabit bir iş bulmuştum. Gündüz ise okumaya başladım, kafamı dağıtaracak bir şeyler okumak istiyordum. Kütüphaneye gidiyor ne olduğu hakkında hiç bir fikrim olmayan ama ilginç duran bir kitabı okumaya başlıyordum. Sonra ise onun verdiği referanslara bakıyordum. Böyle devam ediyordum. Bir ton gereksiz, saçma sapan konu hakkında bir ton işe yaramıcak bilgi ediniyordum.

Aylar sonra cesaret edebildim onun günlüğünü okumaya. Çocukluğundan beri nerdeyse eksiksiz tutmuş. Günlüğü okudukça bu boş hayatıma bi anlam bulmuştum, yapacak bir şey. Artık düzenli spor yapıyor vücuduma iyi bakıyor, poligonda çalışıyor ve günlüğü okumaya devam ediyordum.


12/09/2012 - 22:55

Kitapların kokusundan yeni arınmıştı adam. Elinde garip ve insanların anlamsız bir şekilde bakacağı konuları içeren bir kaç kitapla kendini dışarıya atmıştı. Bir kaç saattir yürüyordu, yolun onu nereye götüreceğinden emin olmadan. Karşıda siren sesleri ve bir kağıyı kıran arabaları gördüğünde bile, iki tarafı apartmanlarla dolu bu bir gidiş bir geliş olan yolda, önüne bakmaksızın, dalgın bir şekilde yürüdüğünü fark etmemişti. Yine o konuları düşünüyordu. Yine şehrin bilmediği caddelerinde kaybolacaktı.
ReyCey98ReyCey98
Üye
Uuu yeni bir oyun.
chackal
Üye
Bilmediğim sokaklarda dolaşmayı küçüklüğümden beri severdim. İçinden ne çıkacağını asla bilemeyeceğiniz harikalarla (ya da korkunç şeylerle) dolu sokaklar.

Siren seslerini duyunca kafamı kaldırıp karşımdaki karmaşayı gördüm. Bu gece yapacak daha iyi bir işim yoktu. Bir bakmaktan ne sorun çıkardı ki? Nolduğunu anlamak için ilerlemeye devam ettim.
AdramelechAdramelech
Üye
Çok yaklaşmamıştı ki cam parçalarının etrafına doğru fırladığını fark etti Jack. Bir patlama olmuştu ve polisler bu patlama ile sarsılmıştı bir anda. Daha önce böyle bir şey görmemişti Jack, bir an korktu. Ara sokaklara koşan bir kaç polis gördü. Silahlı bir adam. Ortam tehlikeliydi. Onun için fazla tehlikeli.
chackal
Üye
Yan sokaklarda elinde silahla koşan bi adam varken gidebileceğim en güvenli yer bu galiba, evet.

Hızlı adamlarla sokaktaki polislere doğru gidiyorum.
AdramelechAdramelech
Üye
Polislerden bir tanesi üzerindeki camları silkelereyerek kalktı ve bir süre sonra Jack'in yüzüne baktı. Patlamadan olsa gerek, biraz sarsılmış gibiydi ve ne söyleyeceğini şaşırdı. "Geri- şey, geride durun lütfen. Patlama- yani, evet geride dur lütfen." Adam oldukça dağılmıştı.

Jack ise farklı bir şeyi fark etti. Polisin yarattığı kordonun dışındaki kalabalıkta bir adam vardı ve dimdik ona bakıyordu. Bir kaç dakika sonra arkasını dönüp yürümeye başladı hemen sokağın kenarındaki bir kitapçıya doğru. Kapıyı açtı ve girdi. Kapı arkasından kapandığında, Jack adamı nereden tanıdığını düşünüyordu.
chackal
Üye
Zaten o kadar yaklaşmaya niyetim yoktu?!

Patlama evet ilginç ama cidden o adam kimdi ya? Oldum olası birini hatırlar gibi olup tam olarak çıkaramamaktan nefret ediyorum. Birini tanığına ,daha önceden bildiğine emin olmak ama bakınca bir türlü çıkaramamak..

Adamın peşinden kitapçıya doğru giriyorum içerde onu bulamasam da en azından şu çevrede herkesin birbirine bağırdığı gereksiz karmaşadan uzak durmuş olurum.
AdramelechAdramelech
Üye
İçeriye girdiğinde ve kapıyı kapadığında, camları tahta ve gazetelerle kapatılmış bir yere girdiğini fark etti. Dışarıdan içerisi normal gözüküyordu, bir illüzyon veya patlamanın etkisiydi miydi? Karanlıktı ve toz kokuyordu. Kitaplıkların büyük kısmı boştu ancak çok kitaplık da yoktu zaten. Arka taraflar hakkında ise bir şey söyleyemiyordu çünkü göremeyeceği kadar karanlıktı.

Bir an sonra, kitaplıkların arasından bir yerden, bir kibrit çakma sesine benzer bir ses duydu Jack.
chackal
Üye
Burası dışardan böyle durmuyordu? Muhtemelen yanış görmüşümdür geç saatte.

Sesi duyduğum yöne doğru etraftaki diğer raflara da bakınarak ilerliyorum.
AdramelechAdramelech
Üye
Yürüdükçe toz kokusu daha çok rahatsız etti Jack'i. Oldukça havasız ve kuruydu burası.

Bir kaç dakika sonra karşısında, duvara yaslanmış bir şekilde sigarasını içen, kovboy şapkalı bir adam duruyordu. Dumanı Jack'in yüzüne doğru üfledi. Aralarında tozu alınmış ve bu sebepten sanki odadan bağımsızmış gibi gözüken bir masa vardı. Adam kısa bir bakışmadan sonra ağzını açtı.

"Oturmaz mısın Jack?" sandalyeyi gösterdi sigarayı tutan elini hafifçe sallayıp.
chackal
Üye
Başka ne yapabilirdim ki?

Oturdum ve "Sen de kimsin?"
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller