BtG - C. Williams (BDR)
Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
"Elimden kaçtı. Şimdilik."

Bir şey bulamadığımı diğer birimlere haber verip, dağılmalarını söyledim. Bazıları kalıp aramaya devam edeceklerini söylediler, bir şey demedim. Tek istediğim eve gidip dinlenmekti.

Evime vardığımda binanın kapısını açık buldum. Dairemin olduğu kata çıkıp kapıyı anahtarla açtım.

Sadece ceketimi ve kravatımı çıkarıp kendimi öylece yatağa attım.

"Elbet açık vereceksin."
AdramelechAdramelech
Üye
(Sana döneceğim, biraz hızlı oynadım seni çok ileride gittin eaheah)
AdramelechAdramelech
Üye
Saat sabah üç buçuğu gösteriyordu.

Eve döndüğünde yorgundu ve burnu giysisinin kokusu hakkında yorum yapamayacak kadar uyuşmuştu. Başı biraz dönüyor, biraz da ağrıyordu. Başarısızlığının gözüne uyku girmemesi demek olduğunu biliyordu Christopher. Kendini yatağa atmış olsa da, pek uyuyamadı.

Telefonu çaldı kısa bir süre. Mesaj gelmiş olmalıydı.

Ah, Elizabeth. Her polis gibi, Christopher'ın da bazen yan işler yapması gerekiyordu para kazanıp yaşayabilmek için. Apartman dairesine sahip olabilmesinin yolu buydu açıkçası. Elizabeth onun tek ek iş aldığı kişiydi. Kendisiyle uzun zaman önce tanışmıştı ve o, Christopher'ın sadece temiz ve dürüst işi yapma takıntısına saygı duymuştu. Bir buçuk sene kadar yaptığı tüm işlerin sonrasında ne olduğuna bakmış ve Elizabeth'e tam güvenemese de, en azından doğruyu söylediğine inanmaya başlamıştı. Beş seneyi aşkın süredir onun verdiği işleri yapıyordu zaten.

"Elysium Bar? Birazdan? Acil bir iş var."
Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
"Elizabeth... Tam zamanını buldun."

Tüm baş ağrıma ve yorgunluğuma rağmen kendimi zorlayıp yataktan kalktım. Giysi dolabımın kapısını açtım. Bara üzerimdeki kıyafetlerle gidemezdim çünkü hem pis koktuklarına emindim hem de Elsyium Bar gibi bir yerde aşırı iyi giyimli biri fazla dikkat çekerdi. Gömleğimi ve içine giydiğim kevlar yeleği çıkarıp yatağın üstüne bıraktım. Üstüme temiz tişörtlerimden birini, altıma da koyu renkli bir kanvas pantolon giydim. Tabancamın emniyetini açıp belime sıkıştırdım ve tişörtümü görünmesini engelleyecek şekilde üstüne örttüm. Çıkmadan önce üstüme bir mont giyip, rozetimi montun iç cebine koydum. Arabamın anahtarını aldıktan sonra kapıyı kapatıp kilitledim.

Aşağı indiğimde arabam bıraktığım yerdeydi. Kapıyı açıp ön koltuğa yerleştim ve motoru çalıştırdım. Arabamı Elsiyum Bar'a sürerken kendi kendime söyleniyordum.

"Umarım beni bu saatte çağırdığına değecek bir iştir Elizabeth."

(RP-dışı: Arabam var mı bilmiyorum ama vardır diye tahmin ettim. Sorun olursa değiştirebilirim.)
AdramelechAdramelech
Üye
(Vardır herhalde ya :F)

Çiseleyen Yağmur, Christopher arabaya binene kadar birazcık ıslattı onu.

Elysium Bar'a ulaştığında ortamdaki görüntü onu biraz şaşırttı. Barın kapısı caddede duruyor ve bol bol cam kırığı net bir şekilde görülebiliyordu. İçeride iki siluet ayakta duruyordu. Ancak ortamın dışarıyla olan bu kontrastı yüzünden kim olduklarını anlamak pek mümkün değildi.
Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
"Öeh, ne olmuş be burada?"

Arabadan inerken şaşkınlıkla etrafa bakınıyordum. "Bu kadar gürültü patırtıyı kim çıkarmış olabilir?" diye düşündüm. Nereye bastığıma dikkat ederek barın içine doğru ilerledim. Görebildiğim iki silüete iyice yaklaşınca duyabilecekleri bir sesle sordum:

"İyi geceler, Elizabeth buralarda mı acaba?"

Bunu sorarken bir yandan işin bu olayla ilgili olup olmadığını tartışıyordum kendi kendime.

"Çağırmak için seçtiğin zamanı sikeyim Elizabeth."
AdramelechAdramelech
Üye
Barda büyük bir olay olduğu belliydi. Barda sadee iki kişi vardı ve yerde yatan ve ağır yaralı olduğu belli bir iki kişi vardı. Yada bayılmışlardı. Arkasını dönmüş, güzel siyah bir takım elbiseli, hafif uzun sarı saçlara sahip bir adam vardı. Karşısında ise uzun kırmızı elbisesinde bir kadın. Christopher, kadının Elizabeth olduğunu düşündü, çünkü o giyim tarzı ile parfümü her yerde tanıyabilirdi. Bir şekilde kendine has bir tarz yakalamayı beceriyordu.

O seslendikten sonra, takım elbiseli adam arkasını döndü ve gözlerine baktı. Adamı hemen tanıdı Christopher. Şehrin büyük iki büyük yatırımcıdan birisi- Alexander Black.

"Elizabeth sizden bahsediyordu, Bay... Christopher?" Yüzünde hafif bir gülümseme olmasına rağmen, inanılmaz tedirgin edici bir havası vardı. İnsan bu adamın bakışı karşısında kendisini böcek gibi hissediyordu. Christopher'ın kısa süreli olup olamadığından emin olamadığı, ama sonraları bir kaç dakika sürdüğüne yemin edebileceği bir süreden sonra, konuşmaya devam etti ve eliyle kırılmamış 2-3 sandalyeden birisini işaret etti. "Oturmaz mısınız? Konuşmamız gereken meseleler olduğuna inanıyorum." Yavaş yavaş hareket ederek barın arkasına geçti ve bir içki ile iki bardak alıp doldurdu. Elizabeth bu sırada Bir başka sandalyeye oturmuştu.

Bardaklardan birisini Christopher'ın masasına koydu ve diğerinden bir yudum aldı. "Anlıyorum ki güvenilir bir iş ortağıymışsınız?"
Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
"Yok artık. Alexander Black? Bana iş verecek ha? Umarım kotarabileceğim bir şeydir."

Elizabeth hakkımda bu adama ne dedi bilmiyorum, fakat benimle çalışmak istediğine; daha doğrusu bana iş vermek istediğine göre iyi bir şeyler söylemiş olsa gerek. Yine de, bu iş hakkında endişelerim var. Sonuçta bir polis olarak sınırlarım var ve bu adamda beni cidden rahatsız eden bir şeyler var.

"Ev.. Evet Bay Black. İş ahlakım dürüstlük üzerine kuruludur. Yüzünüzü kara çıkartmamak için elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz."

Son cümlemi söylerken kendimden o kadar emin değildim aslında. Fakat böyle bir adamın güvenini kazanmak için böyle şeyler söylemem şart. İçkimden ufak bir yudum alıp elimden geldiğince saygılı bir üslupla sordum:

"Elizabeth acil bir iş olduğunu söylemişti. İçeriğini öğrenmemde bir sakınca var mı acaba?"

Bunu sorarken de zor veya ekstrem bir şey olmaması için içimden dua ediyordum. Ne de olsa yetenekleri çok ileri gitmeyen bir dedektif, bunun yanında kanunlara bağlı bir polistim.

"Umarım tüm bunlar doğru dürüst bir yerlere varır."
AdramelechAdramelech
Üye
Alexander ona sorulan sorunun cevabını verircesine etrafına baktı.

"Sanırım işinizin ne olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bunu yapan kişiyle bizzat.. tanışıyorum diyebiliriz. Polislere bir miktar para vererek ortamdan uzaklaştırdım, bunu direk bana bağlı olarak çalışacak birisiyle halletmek istiyorum çünkü. Bu tip işlerde bana özel çalışan adamları tercih ederim." İçkisini yudumladı ve bardağı masaya koydu. Sözlerini inanılmaz seçerek ve yavaş yavaş konuşuyordu.

"Üç ceset, bol kan, bir katana ve bol bol mermi bulacaksınız. İstediğiniz gibi araştırmakta ve kanıt toplamakta özgürsünüz. James Hastanesinde sizinle çalışması için bir doktor buldum, lab ile tamamen size ait olacak kanıtları araştırmanız için. Ayrıca bir takım özel polis ekipmanlarını da getireceğim ki, hastane ekipmanlarıyla test edemeyeceğiniz kanıtları edin. Doktorun numarasını kartımın arkasında bulabilirsiniz. Ön yüzdeki numara benim sekreterim, Elizabeth'in numarası, bana ulaşmak isterseniz onunla konuşabilirsiniz... Şimdi, başka sorunuz?"
Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
"Üç ceset, bol kan ve bol bol mermi bir şeyler çağrıştırıyor, ama katana? O ne için?"

Ellerimi masanın üzerine koyup sordum:

"Ne yapmam gerektiğini anladım Bay Black. Fakat şunu merak ediyorum: Bu dediklerinizi bulduktan sonra ne yapmam gerekiyor? Eğer dürüst olmamı isterseniz, neyi nasıl bulmam gerektiğini anladım; fakat tüm bunları ne için yaptığımı anlamadım."

Bunları sormam gerekiyordu çünkü gerçekten her şeye toplu baktığımda bir çağrışım yapmıyordu.

"Umarım gerizekalı olduğumu düşünmez."
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller