BtG - J. Rogers (CombiningPerson)
AdramelechAdramelech
Üye
Ortama iki polis gelmişti. Birisi yanına çömeldi ve Jacob'un durumuna bakıp şaşırdı.

"Burada ne oldu? İyi misiniz?"

Diğeri ise etrafa bakıyordu. "Silahı kim ateşledi?"

Jacob ne kadar acı çektiğini o zamana kadar fark etmemişti. Adrenalinden olsa gerek, her ne kadar bacağındaki kurşunun acısını oldukça net yaşamış olsa da, yüzünün çiziklerle kaplı olduğunu yeni fark etmişti. Yerde sürüklediğinde olmuş olmalıydı.
CombiningPersonCombiningPerson
Üye
Yüzümdeki çiziklerden olsa gerek, tanınmamıştım. Ya da haberlere düşmemiştim daha. Sol elimle birinin bacağını kavradım sıkıca ve diğer elimle de arkaya uzanan yolu gösterdim. Son kalan gücümü de konuşarak harcamamalıydım. İlerde ne olacağı belli olmazdı. Oyalanmasalardı da hemen bi ambulans çağırsalardı bare. Aptal yeni yetmeler. Neden olaylara nasıl müdahale edeceğeni bilen birisi gelmez ki?
AdramelechAdramelech
Üye
[center]***[/center]

Polis arabasına çarpan o şeyin ne olduğunu Jacob anlamadı. Araba, Que Köprüsünden fırlayıp nehrin derinliklerine düşerken de. Hatta kapının parçalanarak açıldığını fark ettiğinde de yaşadığı güne anlam veremiyordu. Hissettiği tek şey derin yaralarına değen tuzlu suyun onun canını ne kadar yaktığıydı.

[center]***[/center]

Birisi tarafından Black Gölünden dışarı sürüklendiğinde, günün ilk ışıkları yüzüne Kilisenin gölgesini vuruyordu. Su yutması için yukarıda taşınmıştı hep, oldukça güçlüydü bunu yapan.

"Bak, bana saldırmaya devam edersen kafanı koparırım, ardından götüne sokarım. İki dakika adam gibi oturup konuş. Tamam?"

(Abi karakterini biraz daha sakin ve gerçekçi oynamanı tavsiye ediyorum. Supernal bir şey gördükten sonra o kadar sakin olması, sürekli dayak yiyip aksiyon araması falan... Bir daha böyle olursa tekrardan o kadar şanslı zarlar gelmeyebilir. Yada bu oyunun şanslı oyuncusu sensindir sürekli şanslı zar gelir gerçi o da oluyor evet. Öf)
CombiningPersonCombiningPerson
Üye
(Olaydan sonra yattı abi adam zaten napsın :P)

Kendime geldiğim de garip bir yerde buldum kendimi. Daha önce hiç bulunmamıştım burda. Bulunmayı da istemezdim hani. Tabi bunları daha sonra düşündüm. O sırada önümde gene kodumun iblisi dikiliyordu. Ne bok olduğunu çözememiştim hala; bi anda cehennem olup gitmeler falan. Düşünmeye ne zamanım ne gücüm ne de aklım kalmıştı zaten.

O anlık irkilmenin etkisiyle arkaya doğru fırlattım kendimi. "Hoşt be birader bi ya! İn misin cin misin bi siktir git allasen."
Suratına çığırdım herifin. Ne olduğunu anlatması umuduyla köşeye sinip sustum ve beklemeye başladım.
AdramelechAdramelech
Üye
"Tamam giderim ama önce senin bacağındaki yarayı bağlamamız lazım. Artistliğine devam edecek misin yoksa yaranı mı kapatmamı istersin?"

Adamın sesi gayet duygusuzdu.
CombiningPersonCombiningPerson
Üye
Son görüşmemizden bu yana daha bi dost canlısı gözüküyordu. Fakat götümdeki kasları zar zor sıkabiliyordum. Nerdeyse oraya bırakıcaktım herşeyi. Yine de bu tavrından güç alıp bacağımı uzattım. Sadece aldığım derin nefeslerin sesi duyuluyordu.
AdramelechAdramelech
Üye
"Acıya ne kadar dayanıklısın, minik kuş?" Pis pis sırıtıyordu.
CombiningPersonCombiningPerson
Üye
Yüzündeki ifadeden güç alarak konuşmaya çalıştım.

"Sanırım hiç beklemediğin kadar."

Bacağımı kesecek hali yoktur herhal.
AdramelechAdramelech
Üye
"Tamam o zaman." dedi ve önce kolundan tutup, Jacob'u bir omzunun üzerine aldı. Hiç sıkıntısız yürüyor ve gölün etrafındaki ağaçlığın içinden geçiyordu. On dakikalık rahatsız bir yolculuktan sonra, Katedrale ulaştı.

"Adın neydi senin?" dedi arka kapıya yaklaşırken.
CombiningPersonCombiningPerson
Üye
Rogers. Jacob Rogers. Peki sen adının Daniel olduğuna emin misin?

Ha aklıma gelmişken söyleyeyim. Umarım kutsal suyla falan yıkamaya kalkmazsın bacağımı. Alerjim var da.
discussioncontroller