BtG - A. Everdeen (deathly hallow)
AdramelechAdramelech
Üye
Ruh Astus'un yüzüne baktı. Gözleri dolu gibi gözüküyordu, ancak emin olamadı. Kızını, kızının nerede olup ne yaptığını düşündüğünü biliyordu Astus.

Lamba yavaş yavaş eski sıcaklığını kazandı ve hayalet görünürden kayboldu.
deathly hallowdeathly hallow
Üye
Öteki'ye de soramazdım ki kızı nerede bulabileceğimi... Küfredip eve dönmeye karar verdim. Sakin kafayla düzgün bir araştırma yaparak kızını bulabilirdim belki. Belki, hı?
AdramelechAdramelech
Üye
Hırlamaya benzer bir gülme sesi.

Belki.

[center]***[/center]

Şehir yorgundur. Bazen uykularına girer üzerinde yaşayan insanların. Yolcular zihinlerinde her zaman huzuru bulmaya çalışırlar. Uykular bazen mızrak gibi uzun kuleler, bazen kurak düzlükler gibi gösterir kendini. Otobanlar birbirine karışır ve yolcuları ölümün kıyısına kadar götürür. Şehir acımasız, güçlüdür. Yolcuların hangi yolu seçeceğini iyi kestirip, yolları bozmasını iyi bilir.

Şehir büyük güçlü bir canlıdır ve onun üzerinde yaşayanlardan güç alır. Asla küçülmez, asla doymaz.

Şehir yeterince eğlendikten acı dolu bir başka güne uyandırır.

[center]***[/center]

Faturaları ödemediği için elektrik ve su yoktu evde. Bunu kısa süre içinde bir yerlerden para bulup halletmesi gerekecekti. Kaldı ki, bir süredir aidatı verilmediği için kaybolduğu düşünülmüştü ve kapısının önünde de bir polis kordonu vardı. Gizli gizli girip çıkmaya devam edebilirdi, ancak yakalanırsa ne diyecekti?

Dünyayı farklı görüyordu ya, her şey iyiye gidecek gibi geliyordu ona. En karanlığı, ölümün ellerini hissettikten sonra güneş ışığı... Buna sahipken nasıl başarısız olabilirdi ki? Yaşamı ve yaşamayı kutlamak ile ne ölümü ne yaşamı yaşayamayanları karanlık bir araftan kurtarmaktan daha büyük nasıl bir görevi olabilirdi ki? Aklından gerçekten bunlar geçiyordu, yüzüne vuran güneş ışığıyla uyandığında. Ancak bir başka ses vardı.

Kahraman havalarına bürünen ilk Sin-Eater sen olmayacaksın eğer bu yolda yürümeyi seçersen. Ve sen, yolcu, yolunu dikkatli seçmelisin, diğerlerinin aksine.
deathly hallowdeathly hallow
Üye
Güneşi yıllardır görmüyormuşum gibi hissediyordum. Parlak sarı ışıklar perdeyle yarısı kapanmış pencereden yüzüme yansırken zorla da olsa kalktım. Dünkü olaylar bir yana, hayatıma gerçekten devam etmeliydim artık. Çulsuz birisiydim ve hayatta kalmak için bir işe girmem, çalışmam gerekiyordu. Acaba eski dostum Harvey bana bir şans daha verir miydi ki? Öğretmen olabilirdim sonuçta. Ama bu kadar yıl görüşmedikten sonra bana iş verir miydi, bilemiyordum.

Öğleden sonra iki gibi kalkmıştım ve hafif bir akşamdan kalma kafası yaşıyordum. Baş ağrısı olmasa da etrafımda olan biteni cidden algılamam için (deyim yerindeyse afyonumun patlaması için) bir yarım saat geçmesi gerekti. Sonra deli gibi acıktığımı hissettim. Buzdolabını açtığımda ilk gördüğüm çürümüş yumurtalar ve taş gibi sertleşmiş yarısı yenmiş sucuk gördüm. Omlet şu an için kesinlikle kötü bir fikirdi. Markete uğramam gerekiyordu. Elimi cebime götürdüm ve ancak sabah kahvaltısına yetecek kadar param olduğunu gördüm.

Boşluğa doğru gülerek, "Günaydın," dedim. "Bildiğin, kahvaltı edecek iyi bir yer var mı?"
AdramelechAdramelech
Üye
"Yardım et."

Ses doğal değildi.
deathly hallowdeathly hallow
Üye
Korkuyla etrafıma bakındıktan sonra gerçeği farkedip sordum, "Neredesin?". Sorulabilecek en insani soru gibi gelmişti.
AdramelechAdramelech
Üye
Kim?
deathly hallowdeathly hallow
Üye
"Sesi duymadın mı?"

(Sesin Ötekiye ait olmadığını varsaydım)
AdramelechAdramelech
Üye
"Ne sesi?"

"Yardım et."
deathly hallowdeathly hallow
Üye
(oha buraya bi bakayım demesem... unutmuşum gene, çok pardon :F)

"Sana yardım etmek istiyorum, gerçekten. Ama nerede olduğunu, kim olduğunu bilmiyorum." Biraz durdum, düşündüm. "Sanırım önce sen bana yardım etmelisin."

Öteki karşımda olsaydı, afallamış bir şekilde etrafına bakardı herhalde.
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller