Lahit - Mürettebat 2 & İzci
SamsonSamson
Üye
Miller cebinden bir miktar para çıkararak;



Odaların parasını ben öderim. Buyurun...



Der ve ekler;

Ama, biraların parasını hemen veremem. Belki bir şeyler daha içeriz. Bu arada biralar ne kadar tuttu acaba bayım?



Barmen;

Biralar 50 cent

der ve Miller'ın uzattığı 6 Pound'u alıp geri döner.
ReyCey98ReyCey98
Üye
Bardağın kenarındaki köpükler arttıkça daha çok üşüdüğümü hissediyorum. Böyle yorucu bir yolculuktan sonra derin bir uyku iyi gelebilir fakat herkesi beklemeden kalkmam saygısızlık olur. Şu herif gelse de yukarı çıksak. Daha Miller'ın anlatacaklarını dinleyeceğim. Saat ilerledikçe bar daha da iğrenç kokuyor zaten.
Vanhohenheim672
Üye
Spoiler:
Gösteriş mi yapıyorlar yoksa benim burada olduğumu çoktan unuttular mı? Bu gece biramı ve odamı başkasının ödeyecek olması gerçekten beni güzel şeyler beklediğini gösteriyor. Tanrı'ya şükürler olsun!
Öte yandan beyefendilerin bu kadar dalgın olması onlar adına iyi değil. Canlarına ya da mallarına zarar gelebilir... He he he.
SamsonSamson
Üye
Miller;

Paraları sabah ödeyeceğiz. Bazı "dükkan sahipleri" akşamdan parayı alıp güneş doğmadan müşterilerini odadan çıkartmayı seviyor. Yanlış anlama, sana güvenmediğimizden değil.



Der ve dörtlüdeki en sessiz kişi olan Buckland'a dönerek;

Ve sen, adın neydi? Madem bu işte bize eşlik etmek istiyorsun, biraz kendinden bahset.

Vanhohenheim672
Üye
Kendimce düşüncelere dalmışken bana yöneltilen soruyla silkindim ve kendime geldim.

Bir kaç saniyelik bir sessizliğin ardından;

Eeh, Efendim benim adım Buckland. John Buckland. Ama kimse bana John demez, 36lı John derler efendim. 36'da doğduğum için efendim. Londralıyım efendim. Her pazar kiliseye giderim, vergilerimi öderim efendim. Pek çok işte çalıştım efendim, elimden bir sürü iş gelir. En son kömür madeninde çalıştım efendim ondan sonra da olağanüstü performansımdan ötürü Bay Black için çalışmaya davet edildim efendim.
Şimdi eski patronumu arıyorum efendim. Alnımın terinin karşılığını ödeyecek efendim. Tanrı yardımcım olsun, ardından da hayatıma devam edeceğim efendim.
SamsonSamson
Üye
Miller;

John Buckland, benim adım da John. Adaş olmamız güzel, ben sana John diyeceğim. Her cümlenin sonunda efendim demene gerek yok, rahat ol. Biz bizeyken bir sorun yok. Tabii toplum içinde bu şekilde konuşmana devam etmelisin. Çünkü iş yaparken bu tür gereksiz uzatmalar bizi yavaşlatacaktır.



Der ve O'Connor'a dönerek;

Değil mi eski dostum?

ReyCey98ReyCey98
Üye
Adam komik konuşuyor doğrusu, bu hoşuma gitmiyor da değil. Kibar olmaya çalıştığı belli belki de bizim gibi konuşmaya çalışıyor. Fakat şu an bu sıkıcı muhabbeti uzatmak istemiyorum.

Katılıyorum Miller. Konuşurken bu kadar kendinizi zorlamanıza gerek yok bayım, saygı sınırını aşmamak şartıyla biraz daha rahat olabilirsiniz. Hiçbirimiz sör yahut prens değiliz. Bu arada arkadaşın ne zaman teşrif eder (!) Miller, biraz uykum var da.

Aslında pek uykum yok fakat oldukça sıkıldım, biram da bitmiş zaten. Meh...

(Bu arada bar da berbat kokuyor.)
SamsonSamson
Üye
O'Conner'ın

Katılıyorum Miller. Konuşurken bu kadar kendinizi zorlamanıza gerek yok bayım, saygı sınırını aşmamak şartıyla biraz daha rahat olabilirsiniz. Hiçbirimiz sör yahut prens değiliz. Bu arada arkadaşın ne zaman teşrif eder (!) Miller, biraz uykum var da.



lafı üzerine Freeman içeri girer. Üstü sırılsıklamdır, elinde ise tütün pakedi olduğu belli olan bir paket vardır.

İşte Bay Miller, tütününüz ve bir miktar da kağıt. Ben acilen odama çıkıp dinlenmek istiyorum. Eğer sizin için de bir mahsuru yoksa.



der. Pakedi Miller'a uzatır ve birasını alıp merdivene doğru yürür. O sırada Miller;

Baylar, isterseniz odalarımıza çekilelim artık. Bu arada tütün isterseniz, ben size sararım. Tavsiye ederim, iyi geliyor.



Herkes odalarına çıkar. 4 tane oda yanyana fakat en sondaki hariç hepsinin kapısı açık. Sondaki odanın sahibi olduğu belli. En baştaki oda merdivenin hemen yanında ve yerde, yatağın biraz ötesinde yere serilmiş kalın, bir-iki kat battaniye ve yastıkla yapılmış yatak var. Odalar gayet basit ve küçük ama kesinlikle sıkışık değil. Biraz havasız ama en azından bardaki küf kokusu yok.
SamsonSamson
Üye
Miller, odaya girince O'connor'a

Spoiler:
sardığı sigaralardan birini ona uzatır ve;

O'Connor, eski dostum... Şu yanımdaki adam bir pezevenk. İzlenimlerim oldu biraz ama onu daha tam tanıyamadım. Dinle, şimdilik eski işlerimiz ve hatta yaptığımız herhangi bir şeyi onun yanında konuşmayalım. Biraz onu tanıdıktan sonra ona güvenip güvenemeyeceğimize karar veririz. Ondan pek hazzetmediğini düşünüyorum, bu yüzden böyle bir teklif yaptım. Değilse benim açımdan bir sıkıntı yok, Black ile ilgili meselede en az bizim kadar çalışacak gibi.

ReyCey98ReyCey98
Üye
Black'i onun da bulmak istemesi ilginç doğrusu. Fakat yardımcı olacaksa bu koşullarla hayır diyemeyiz zaten. Fakat önerim bu gece bile dikkatli olmamız, benim yanımdaki herife bile güvenemeyiz. Neyse uyuyalım artık, bizi yorucu bir gün bekliyor.

Yüzümü bile hatırlamayan adama güvenecektim sanki.
discussioncontroller