İBLİS - İYİLER KAZANDI!
LovermanLoverman
Üye
image

Beginning..
Spoiler:
Kasaba ahalisi, akşam güneşi her gün toplanıp muhabbet ettikleri meydana son kez vurunca yavaş yavaş evlerine dağılmaya başlamıştı. Günler hep aynıydı Piribeyli kasabasında, bir tek meydanları vardı, her sabah güvercinler meydandaki büste konar konmaz ilk siftah yapan bakkal onlara biraz bulgur atar, daha sonra dükkanını açardı, akabinde berber ve kahvehane sahipleri dükkanlarını açar, meydana doğan o sıcacık güneşi yaz, kış demeden selamlarlardı. Muhtar ise hepsinden biraz daha geç gelebilecek forsa sahip olduğundan, onlardan biraz daha geç gelir ve her sabah meydanı süpürmemiş olan çöpçüye, etrafta koşuşturan çocuklara söylenirdi...

Köy meydanı, köyler ve kasabalar için çok şey ifade eder aslında. Bilenler gülümseyerek anımsar hep köylerinin meydanlarını. Çünkü o meydanlarda tartışılır her şey, kavgalar o meydanda olur, seçim yarışları o meydanda olur, güzel şeyler o meydanda kutlanır, kötü şeylerin yası da o meydanda tutulur, cenazeler oradan kalkar. Piribeyli Kasabası'nın meydanı da tıpkı her köyün meydanı gibidir işte, kasaba ahalisinin evleri meydan etrafında toplanmıştır, köyün erkekleri yürüyerek hemen ulaşıverirler, meydan esasında bir bulvardır, köy yerleşkesine nazaran biraz tepede kaldığı için yokuş yukarıdır, bu bulvar 3 yolu birbirine bağlar, köy dışarsına, mezarlığın ve sağlık ocağının bulunduğu bölgeye, köydeki az sayıdaki öğrencinin eğitim gördüğü okul ve pansiyon tarafına, aynı zamanda park ve nehir de oradadır, son olarak da köylülerin evlerinin bulunduğu 2 mahalleye...

Yazları kuru rüzgarların estiği, kışları karın adam boyu olduğu bu kasabada en büyük sorun göç idi, Avrupa'ya işçi yollama furyasıyla beraber gelişen göç kavramı, köyde neredeyse genç insan bırakmamıştı. Pansiyonlu yurtta kalan, ülkenin biraz daha doğusundan gelen çocuklar geçiçi genç yerlilerdi, bir de 20 yaşına kadar köyde kalmaya sabredebilen bir avuç doğma büyüme Piribeyli genci vardı ki, onlar da elbet burayı terk edeceklerdi. Onların aileleri ise artık 40lı yaşları geçmiş, dedelerini de hesaba katarsanız epey ihtiyarlamış kimselerdi. Köyün tek neşesi bu gençlerin maceralarıydı, meyve çalmaları, dövüşmeleri, herkesin hemen duyduğu aşk hikayeleri vesair...

Yaşlılar ise sabahın ilk ışıklarıyla beraber kahveye geliyor, orada kumar oynuyor, bu sebepten birbirine küsüyor, berbere dedikodu yapıyor, berber çoğu zaman aracı oluyor, bakkalın veresiye defteri doluyor, muhtar tüm bu konulara ve dahi çöpçünün çalışmasına el koyuyor, fenalaşanlara ambulans gönderiyor, zemheri vakti köy işlerine greyder için telefon açıyor ve köy öğretmenleriyle ilgileniyordu, bu süreç her gün, her ay ve her yıl kendini tekrar eden bir döngü idi. Bir de seçim vakti şenlikleri, seçim ateşi var elbette...

İşte o şenlikli, kavgalı seçim vakitlerinin son bulduğu akşamın dinginliğini yaşıyorlardı, evlere dağılmadan evvel yerlere saçılmış seçim vaadi kağıtlarını toplayan çöpçüye selam veriyor, çocuklarını çay bahçesinden ve çeşme kenarlarından topluyor, evde onları bekleyen hanımlarına her akşamın klasiği "ne lazım" telefonu açıyorlardı. Seçimler her zamanki gibi geçmiş, yeni bir muhtar seçmişlerdi, seçilemeyen muhtar adayının kavga çıkarması, bir iki tehdit savurması harici pek bir farklılık yoktu. Nitekim o kişiyi de tanıyorlardı, kendisi köye yıllarını vermiş köy imamıydı. 80li yaşlarını doldurduğundan, artık sürekli bir öfke hali görülüyordu kendisinde, agresifleşerek yaptığı vaazların birinde adaylığını söylemiş, seçilemeyince cemaatini bela okuyarak, çocukları ve karılarını öldürmek üzerinden tehdit etmişti. Birkaç genç celallense dahi, yaşı ve hizmetlerine hürmeten göz yumulmuştu...



ACT I

Spoiler:
Gece inanılmaz bir tipi bastırdı, saatlerce aralıksız rüzgar ve yağan kar kara kışın nasıl geçeceğinin sert habercisiydi, insanlar ne olduğunu anlayamadan evlerinde mahsur kaldılar zira kar boyu evlerinin kapısı kadar olmuştu ve bu, köy halkının alışık olmadığı bir durumdu. Zor da olsa evlerinden çıkabilenler diğerlerinin de çıkmasına küreklerle yardım ettiler. Herkes hummalı çalışmanın ardından köy kahvesinin sobası etrafında toplandığında içeri gözleri yaşlı, beti benzi atmış, teni solmuş bir genç girdi. Söyleyeceği şeyler köyün makus kaderinin ilk yansımalarıydı, çocuk ağlayarak ve çenesinin titremesini dizginleyerek gördüklerini anlattı, kar topu oynamak için dışarı çıkmışlar, her zaman oynamak için gittikleri nehrin yanına gitmişler ve karlar üzerinde 2 adet karartı görmüşlerdi, yaklaştıklarında gördükleri manzara ise inanılmazdı. Çırılçıplak soyulmuş ve iğrenç şekilde işkence edilmiş, kolları bacakları kırılmış bir kadın ve onun henüz sütten kesilmemiş bebeği, maalesef yavrucağıza da aynı şekilde işkence edilmişti. Görür görmez evlerine dağılmışlar, cesaretli olan ise kahveye bunları anlatmaya gelmişti.

Ahali önce inanmadı, çocuğu dayakla tehdit ettiler ama gittiklerinde gördükleri manzaraya onlar da inanamadılar. Kocası kamyon şoförü olan bir adamın karısı ve çocuğuna aitti cesetler, bir kaç kişi istanbula arpa götüren şoföre telefon ettiler ama, telefonlar çekmiyordu... Köy muhtarı durumu jandarmaya bildirmeye çalıştı ama ne faks, ne telefon edebildi. Bir traktöre binip köy dışına gitmeye çalıştılar, bastıran kar tüm yolu kapamıştı, geri döndüler. Yapılabilecek hiçbir şey yoktu... Öğlen saatlerine gelinmeden imama haber verdiler, gergin bir suratla karşıladı olanları. Küskündü ama yapması gerekenler vardı, kahve meydanında bunu kimlerin yapılabileceği, kimin gece evden çıkmış olabileceği konuşulurken bir çığlık sesi daha duyuldu köy meydanında, bu sefer bağıran genç değil, bir kızcağızdı. Meydana sürünerek gelmişti, kanlar içersindeydi, herkes yanına koştu ama gözleri görmüyordu, oyulmuştu. Karnı paramparça edilmişti, son nefesini verirken başını tutan imamın eline bir peçete bıraktı, ağzından da herkes tarafından duyulan, tek ve net bir kelime duyuldu, insanlık tarihinin lanetli tek kelimesi... ŞEYTAN...

Yüzler gergindi, üçüncü cenaze insanlarda inanılmaz bir şok etkisi yaratmıştı. Kendi içlerinden bir katil ararken, artık korkudan sadece susuyorlardı. Muhtar ben dinden anlamam diye konuştu ağlayan annenin acısını dindirmeye uğraşırken, onu imam bilir dedi, ancak bunu yapan kimse bulacağız... Herkes birbirinden kuşku duyuyor, ama kimse şüpheli durmuyordu. Zaten kardeş gibi olmuşlardı veya zaten akraba idiler. Kızın verdiği peçeteyi elinde tutan imam bir köşede oturuyordu, yanına gidip peçeteyi sordular, o da buyrun siz bakın dedi, peçetede anlaşılır bir şekilde "HEPİNİZ ÖLECEKSİNİZ, HEPİNİZ İBLİSE KURBAN EDİLECEKSİNİZ, TEKER TEKER" yazıyordu.

İnsanlar inanamadı, bayılan oldu, köy ağası gitti tüfeğini getirdi, koruyanlarına mermi dağıttı. Gerekirse uyumayacağını, herkesi koruyacağını söyledi, muhtar bunun manyak bir katilin işi olduğunu söyledi, öğretmen ailelerle uğraşıyordu, çocuklar durmadan ağlıyordu... Tüm esnaf kepenk kapatmıştı, köyde yaşam durmuş, herkes kahve ve etrafına toplanmıştı. Durmayan tek bir şey vardı, inanılmaz yağan kar... Ancak nihayet o da durdu, imam camiye gitti ve cenazelerle ilgilenip dua edeceğini söyledi, köylüler ise köy meydanında büyük bir ateş yakmaya karar verdiler, topluca ısınacaklardı. Kürekle meydanı açan gençler her kürek darbesinde biraz daha irkildiler, çünkü topraktan solucan fışkırıyordu, irine benzer bir şey akıyordu. Kimse anlam veremedi ve hemen imama koştular.

Köy imamı eski bir müftüydü, şehir hayatına gençliğini adamış ancak babası gibi ortayaşları geçince köyüne dönmüştü, böyle olayları ise ancak dedesinden duymuştu, ne olduğunu biliyor gibiydi, alim olan dedesinin tarifine birer birer uyuyordu köydeki meseleler. Bu işi cinler yapmıştı, bir insan bedenini ele geçirik, pis emellerine kullanıp terk etmişlerdi, dedesinin anlattığı olaylarla birebir örtüşüyordu. Ancak eğer bu olayı yapan cinniler ise, dedesinin çözüm olarak 60 yıl önce yaptığı şeyi bugün yapmaya cesareti asla yoktu... İnsanları öldüremezdi.

Koşarak yanına gelen kalabalığa döndü, daha gençler toprak demeden solucan değil mi dedi, evet dediler. Ona kayıtsız şartsız inanmaya hazır insanlara hitap ederek dedesinin meselesini anlattı. Çözüm ne diye sordular, homurdandılar, inanmadılar ama odak noktaları çözümdü, nasıl halledeceklerdi? Onu ise söylemedi, söylemeyedi. Kalabalıktan Ağa sıyrıldı, yapılacak şey belli, bulup vuracağız dedi. Öğretmen topluca dua edilmesinin morallere iyi geleceğini, belki de onları koruyacağını söyledi, ancak köylülerin çoğu katili bulmaktan yanaydılar, ister cin olduğuna inanmışlar olsun, ister hala saçma bulan muhtar olsun herkes bir katil olduğundan emindi ve onu öldürmeye hazır düzine kadar öfke ve nefret ve intikam alevi ile yanıp tutuşan insan vardı. Ateşin yanına döndüler, kar yağışı tekrar başlamadan önce son kez donuk suratlarla birbirlerine bakıp bir şeyler söylediler. Ve imama çözümü sordular, o da önce bir yemek yiyelim dedi. Gece buluşmak üzere evlere dağıldılar...

Saat 11 civarı kahve yine dolmuştu, bir kaç aile orada sabahlayacaktı, diğer insanlar da birbirleriyle sabahlamayı seçmişlerdi, fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.. Kar küreyen gençlerden biri kucağında bir cesetle kahveye girdi, ağlayarak masaya bıraktı, kekemeleyerek şunları söyledi:

"Ben... Sigara içiyorduk... Arkamı döndüm ve geri döndüğümde bi iğrenç ses..."

Bayıldı... Cesedin karnı yarılmış, boğazı kesilmiş ve gözleri çıkmıştı. Çocuktan şüpheleneceklerdi ama bu kadar vahşi bir şeyi yapabilecek bir çocuk da değildi, zaten korkudan üstüne dahi pislemişti. Bağıranlar, çığlık atanlar, acılı aileler, öfkeliler, hepsi aynı şeyi söyledi, hepsi imama aynı şeyi sordu, çözüm nedir... İmam istemeyerek ve gözleri yaşlı söyledi, cinninin sardığı bedeni bulup terk ettirmeye çalışacağız, ettiremezsek öldüreceğiz... Suskunluk oldu, herkes koca koca yutkundu. Köy ağası çıkıp ben varım dedi, bu iti bulup mermiye boğacağım, var mısınız diye sordu. Gençler varız dediler, esnaf da onayladı, insanlar artık birilerinin daha ölmemesi için bir kurban vermeye hazır idiler. Ama esas mesele bu şeytanın oyununa düşmüş, cinnilerle bir olmuş katil kimdi...

*

İnsanlar kahvede beklemekten yoruldu, gruplar halinde evlere dağıldılar, neredeyse sabah olacaktı ve kanlanan gözlerini açık tutmakta zorlanıyorlardı, suratlarına çarpan sert rüzgar uykularını açsa da, evlerine vardıklarında üstlerindeki karları silkeleyip yataklarına koştular, hepsi aynı şeyi yapacaktı, belki de ölmeden önce son kez tanrıya yalvaracaklardı..
Bazıları ise eve gitmiyordu, onların başka planları vardı. Bir grup ellerindeki sopalara çivi çakmakla meşguldü, bu gece ne pahasına olursa olsun o katili engelleyeceklerdi, kadınlar ve çocukları uyandırmadan, bir kaç saat içinde köyün diğer erkeklerini de cami etrafında topladılar, onlara güvenilir gelen tek yer orasıydı. Hepsinin birer şüphesi vardı, yüksek sesle dillendirdiler, arkadaşlarını, kardeşlerini, namuslarını öldüren bu acımasız katilin kim olduğu konusunda birbirlerini bile öfkeyle suçluyor, birbirlerinden dakikalar geçtikçe nefret ediyorlardı. İmamı sordular, bir genç imamın inzivaya çekildiğini, dua edip düşüneceğini söyledi.. Durumun ciddiyetini biraz daha kavradılar, küfürler ettiler ve birbirleriyle itiştiler. Ancak kimse kimseye bir şey diyemiyordu, bu öfkeyi herkes haklı buluyordu... Karar aldılar, ipler hazırladılar. Sabah namazı okunur okunmaz o iyi kötü anıların paylaşıldığı köy meydanı bir infaz sahnesi olacaktı. Kendi aralarında çoğunluğun şüphe ettiği ismi öldürmeye karar verdiler, her şey bir anda değişti... Medeniyetten eser kalmadı, insanların tek düşündüğü hayatta kalmaktı, düşüncelerini yoğunlaştırıp 2 isimde odaklandılar, ama ikisini de öldürmeye korktular, o yüzden cesur birisi çıktı, tüm sorumluluğu ve günahı kabul etti, bir ismi zikretti... Bunu duyan köy ahalisi, hiç beklemeden köye yeni gelmiş olan zavallının etrafında toplandılar, tek suçu yeni taşınmış olmak mıydı? Yoksa kendini köye geldiğinden beri kimseye tanıtamamış olması mıydı, bilinmez... İpleri bileklerine ve boynuna geçirdiler, konuşmasına ve kendisini savunmasına daha izin vermediler, köy meydanına getirip ellerindeki çivili sopalarla köylü barkardesi öldürdüler, meydandaki karların arasına akan kanın buharını daha yeni soluyorlardı ki, iğrenç bir ses duyuldu... Ses camiden geliyordu, inzivaya çekilen imam boğuk bir nara atmıştı... Cesedi olduğu yere bırakıp camiye koştular, ancak manzara ne gözlerin, ne miğdelerin kaldırabileceği türdendi, elleri ve ayakları tersine kırılmış imam Relentless, gözleri oyulmuş olarak çırılpıklak şekilde öylece yatıyordu..

Kimse ne olduğuna, neyi niye yaptıklarına anlam veremedi. Dizlerinin üzerine çöküp ağlayanlar da vardı, daha çok sinirlenenler de.. Gün henüz doğuyordu, ancak kalplere karanlık çoktan çökmüştü...[/i]

image




ACT II

Spoiler:
Tanrıları kızdırmış olacaklar ki, anlatacak bir hikayeleri bile yoktu. Annesinin hışmına uğradı Stabilo, ancak kendi kanından birini öldürmekle hata etti Corax. Ve cinnilerin hışmına uğramış köylü Bergton ve diskalifiye köylü Qktay'ın ölümüyle, gün sonlandı.


ACT III

Spoiler:
Cinni Amenquiver idam edildi, liderin tercihi. Köylü bodoyu cinler götürdü. Köylü snorlax diskalifiye.[/i]

ACT IV
Spoiler:
Köylü Hatake Kakashi diskalifiye, köylü Deathly Hallow ve köylü Reycey98 simultane idam edildi, cinni Lonly_Wolf altının çatına mermi yedi.

ACT V
Spoiler:
Köylü Samson idam edildi, cinni LegendForever alnının çatına mermiyi kabul etti.


ACT VI THE ENDING
Spoiler:
Köylü Nester iyiler tarafından ihanete uğradı, linç edildi. Son ve yalnız kurt (cinni) MisterNO yine köylülerden Nester ve lider Lethe tarafından linç edildi. Avcı Cuthalion cinniler tarafından öldürülen son iyi oldu, ancak kendisi ölmeden önce melek Audiodragon'u vurmaya çalıştı, bir tur önce avcı Cuthalion'u koruyarak koruma hakkı kazanan Audio, bu mermiden kurtuldu ve Lethe ile oyunu kazandı. Diğerleri mezardan kazandı. :)

Audiodragon geçen tur oyunu bitirmiş kişidir benim gözümde, Cuthalion ise etkili vuruşlar yaptı ve herkesi doğru tahmin etmesine rağmen son dakikada şaşırdı, Lethe oyunun başlarında çok iyi kararlar aldı, Stabilo'yu da öldürecekti mesela... Köye güneş yeniden doğdu, güzel bir oyun oldu, çok eğlendim..


image

Kısaca kurallar:
Spoiler:

1- Tur sonlarını ve dolayısıyla hikayeyi ilk postta yazacağım, kim kaçıncı sayfada linç oldu anlamak için bu mesajdaki ilgili spoiler'a bakacaksınız. Ayrıca bu postun en altına kim kime linç oyu attı onu da ekleyeceğim.
2- Herhangi bir ölüm olduğunda "ölü bulundu" yerine, hangi rol tarafından öldürüldüğünü yazacağım. Daha doğrusu hikayede anlayacağınız şekilde geçireceğim.
3- İlk 3 tur simultane yok.
4- İlk 3 tur günler 2 gün. Keyfinize göre değiştirebiliriz.
5- Sadece linç oyu atmak yasak, iki satır da olsa bir şey yazmak gerekiyor.
6- Özel mesaj ile falan takılabilir, birbirinizi ikna yada kandırmaya uğraşabilirsiniz. Ancak bu başlığa ne bir oyuncunun, ne de benim herhangi bir mesajımı koyamazsınız. Yapan oyuncu diskalifiye edilir.
7- Aklıma gelmeyen bir kural, durum kalmadı. Sorunuz varsa çekinmeden sorabilirsiniz her konuda. Genel şekliyle önceki kurt oyunlarıyla aynı işte, aynı tur iki güç birden kullanmak yok vs.
8- Hikaye çok amatör biliyorum, ilk defa deniyorum böyle bir şey. Devamı sizin aksiyonlarınıza göre yazılacak, hayalgücüm yettiğince süslenecektir.
9- Tahminimce oyun zor olacak, olmazsa da benim kabahatimdendir. Çok yeni şey deniyorum, tutarsa bundan sonra böyle kurt oyunu oynamak isteyeceğinizi düşünüyorum hep.
10- Resim falan da ekleyebilirim, güzel resim kaynağı biliyorsanız verin.
11- Tecrübelileri öldüreyim mantığıyla giden zarar görür, ısmarlama rol vermedim.
12- Yalnızca kötüler yahut yalnızca iyiler kaldığında oyun bitecek. Sonlandırma oyu isterseniz ekleyebiliriz, bunu konuşalım.
13- Oylarınızı RENKLİ yapın bir de.
14- Her tur vazgeç oyu verebilirsiniz, toplamda 2 kez de pas oyu verebilirsiniz.

Roller:
Spoiler:

- İBLİS: Cinnilerin anası, kötülüğün başı. Güçleri:
* Vesvese: Toplamda 1 kez 1 oyuncunun linç oyunu değiştirebilir. Bu hareket simultaneye sebebiyet veriyorsa 2li simultane gerçekleşir, 3lü gerçekleşmez. İlk 3 tur simultane olmayacağı için, ilk 3 tur içersinde bu gücü kullanmaya karar verirse kendisine ilk 3 tur içersinde bir kere daha kullanması için 1 kullanımlık daha vesvese gücü verilir, ilk 3 turda kullanmazsa o gücü silinir.
* Lanetleme: Toplamda 2 kez bir oyuncuyu lanetleyebilir, tur sonunda o oyuncu ölür. Herhangi big cünü kullanarak* Oğullarını öldürürse kendi de ölür.
* Görü: Toplamda 3 kez bir tur arayla istediği oyuncunun rolünü öğrenebilir. Oğullarını görürse 1 tur kendisi için koruma hakkı veya +1 lanetleme hakkı kazanır.

- CİNNİ: İblisin oğulları, doğduklarında birbirlerinden haberleri olur, annelerini bilmezler.
* Musallat: Kana susamış bu öfkeli varlıklar her tur seçtikleri bir oyuncuyu öldürebilirler. Annelerini öldürürlerse 1 tur Musallat hakkı ellerinden gider.
* Dönüştürme: İlk 3 tur kayıp vermezlerse tek seferlik dönüştürme gücü kullanabilirler. Dönüştürme gücünü özel rollü biri üzerinde kullanırlarsa 1 tur Musallat hakkı ellerinden gider.

- İMAM: İyiliğin koruyucusu, saf iyi.
* İnziva: Her 2 turda 1 kez istediği oyuncunun rolünü öğrenebilir. Yani ilk tur birisini öğrenmek isterse, ilk turun sonunda kendisine o oyuncunun kimliği açıklanacak, ancak tekrar birini öğrenebilmesi için o turun ve akabindeki turun bitmesini beklemesi gerekecektir.
* Başarılı İnziva: Meleği görürse +1 tur koruma hakkı kazanır, kendisi yada başka bir oyuncu için kullanabilir. Koruma gücü tur sonuna etki eder.

- MELEK: İyiliğin elçisi, insan bedenine bürünmüş tanrının yardımcıları.
* Dua: 1 kendisi, 2 de başkası olmak üzere 3 kez koruma gücü kullanabilir.
* Başarılı Dua: Ağayı yada imamı korursa +1 koruma hakkı kazanır, kendisi yahut başkası için.
* Fısıltı: İlk 3 tur içersinde melek veya meleklerden biri kurtadam, avcı, demon tarafından öldürülürse, siviller arasından kendi belirleyeceği birisine onu öldürenin kimliğini verir.


- AĞA: Köy ahalisinin saygı duyduğu koruyucusu.
* Okunmuş kurşun: Tur sonuna etki edecek şekilde 2 kez birini vurabilir.
* Başarılı Av: Cinni vurursa +1 mermi (fakat 2 kere cin vurursa +2 mermi değil)
* Başarısız Av: Köylü vurursa intihar edecektir. (İyi rollü vurursa intihar koyacaktım, vazgeçtim. Melek vurmak serbest ahah.)

- KÖYLÜ: Kasaba ahalisi.
* Linç: Her tur sonu en çok oyu alan 1 kişiyi öldürürler (ilk 3 tur simultane yok).
* Hüküm: Simultane lideri olarak görevlendirdiğim kişi 3lü simultane durumunda kimin ölmeyeceğine karar verecektir. Veya ilk 3 tur 2li simultane olursa kimin öleceğine de karar veriyor. Ayrıca bu kişi özel rollüden sayılıyor, patatis.

Güçlerin etki sırası: Koruma güçleri > Öldürme güçleri > Linç gücü şeklinde. Yani bir kişi korumadaysa o tur asla ölmez. Öldürme gücü olan bir kişi de linç olmak üzereyse son bir hamleyle birini öldürebilir. Bu koruma hamleleri simultane durumlarında aktif olsa dahi simultane şefinin bundan haberi olmaz, o yine 3 kişi arasından birini kurtarmayı seçer.

Not: Her rol oyunda olacak diye bir şey yok, ama böyle dedim diye olmayacak diye bir şey de yok.

Oyuncular:
Spoiler:

1 Hatake Kakashi
2 LETHE
3 Deathly Hallow
4 LegendForever
5 ReyCey98
6 Samson
7 Snorlax
8 Corax
9 Audiodragon
10 Zergton
11 Mister NO
12 Relentless (kahin)
13 Lonly_Wolf
14 Qktay
15 Bodo
16 Amenquiver
17 Stabilo
18 Nester
19 Cuthalion
20 barkardes (sivil)

Çok kalabalık olduk, yamuk yapmayın.


Editor's cut: Arkadaşlar bildiğimiz her role yeni bir şeyler ekledim, haliyle denge unsurlarından şüphe duydunuz. Genel olarak şansa dayalı giden oyunu beraber çalışıldığı zaman kazanılabilecek veya beraberlik olmadığı zaman kaybedilecek şekilde tasarladım yeniden, umarım başarmışımdır. Kötü rollerin kötülerle, iyi rollerin iyilerle etkileşimi sonucu ödüllenmesi veya zarar görmesi tamamen bunu sağlamak ve sizin Dota oynarcasına skill kullanmanızı engellemektir, "sacrifice" mantığı üstünde kurulu oyunu zekanızı ve dikkatinizi kullanarak oynarsanız gerçekten daha çok zevk alacaksınız, birbirinizi rastgele öldürmeyi seçerek değil. Hikaye uzun geliyorsa okumayabilirsiniz, zaten önemli kısımları renkli yazacağım, beğenen takip eder, diğerleri sadece kırmızı yazıları okusa da olur.. Bu kadar özendim, lütfen diskalifiye olmayın. Tatilimizi tatlı bir oyunla geçirelim. Hayatında hiç köy görmemiş insanlar şuradan havaya girebilirler, ilham alırken burayı kullandım: http://www.piribeyli.bel.tr/galeri.php?Kat_ID=5+,

1. tur linç oyları:
Spoiler:



Reycey99 = 3 (Hatake, Corax, barkardes)
Barkardes = 3 (Lonly_Wolf, Amenquiver, Reycey98))
Amenquiver = 2 (bodo, Lethe)
Stabilo = 2 (Audiodragon, Qktay)
Legendforever = 1 (Snorlax
MisterNo = 1 (Samson)
BlackDinoRanger = 1 (LegendForever)
Qktay = 1 (Zergton - oyundan çıkan BDR kullandı bu oyu esasında)
Xfire1994 = 1 (Nester)
Samson = 1 (MisterNO)
Relentless: 1 (Cuthalion)

PAS : (Stabilo, Relentless, Deathly Hallow)

Bodo Stabilo'dan vazgeçti, oyunu Amen'e attı.
Reycey Legendforever'dan vazgeçti, barkardeşe attı.
Simultane lideri sivil barkardesi seçti, cinler imam Relentless'ı yedi.



2. tur linç oyları:
Spoiler:


Deathly Hallow:3 (Corax, Stabilo, Audiodragon)
Stabilo: 3 (Samson, Bodo, Lethe)
Corax: 2 (Hatake, MisterNO)
Amenquiver: 1 (Zergton)
Legendforever: 1 (Deathly Hallow)
Zergton: 1 (Legendforever)
Hatake: 1 (Reycey98)
Audiodragon: 1 (Lonly_Wolf)
Cuthalion: 1 (Amenquiver)
Lethe: 1 (nester)
Bodo: 1 (snorlax)
PAS: 1 (Cuthalion)

Lethe, Samson'dan vazgeçti.

Oy kullanmayanlar:

Qktay


Beni hayal kırıklığına uğrattınız, hikaye yazmayı falan düşünmüyorum açıkçası. Yazabilecek bir şey yapmadınız çünkü.



3. tur linç oyları:
Spoiler:

bodo : 1 : Amenquiver,
Hatake Kakashi: 4 : Mister No, Samson, deathly_hallow, ReyCey98
Amenquiver : 4 : bodo, Audiodragon, Cuthalion,LETHE
ReyCey98 : 3 : Lonly_Wolf, LegendForever, Hatake Kakashi,
Deathly_Hallow: 1 : nester

bodo Audio'dan vazgeçti, Amen'e attı.
LegendForever, Audio'dan vazgeçti, ReyCey'e attı.
Hatake, Cuthalion'dan vazgeçti, ReyCey'e attı.
Cuthalion, Lonly'den vazgeçti, Amen'e attı.
LETHE, Hatake'den vazgeçti, Amen'e attı.


4. tur linç oyları:
Spoiler:


Deathly_Hallow:1 3 (Audiodragon, Lonly_Wolf, Nester)
Reycey98:1 3 (Lethe, Legendforever, Deahtly Hallow)
Audiodragon:1 1 (Reycey98)
Lonely_Wolf:1 1 (Cuthalion)
Pas: 2 (Mister NO, Samson)

Oy kullanmayan:

Hatake Kakashi

Black Dino RangerBlack Dino Ranger
Üye
Cinli imamlı kurtadam mı yapıcan napıcan?
Mister NO
Üye
mahalle muhtarı da olacak mı?
RelentlessRelentless
Üye
Çay bahçesinde mi oynanacak oyun ne?
LovermanLoverman
Üye
İlk post habire güncellenecek, sürekli bakın.
ReyCey98ReyCey98
Üye
vay takip, çok seks olacak gibi.
CoraxCorax
Üye
kırarım boynuzunu iblis
SnorlaxSnorlax
Üye

vay takip, çok seks olacak gibi.

LovermanLoverman
Üye
Roller taaams gibi. Kayıtlar başladı canlarım. İlk posta bakıverin.
SamsonSamson
Üye
tekkapo
ReyCey98ReyCey98
Üye
Count me in.

( okul kapanıyor, işim gücüm yok günde en az 4 saat buralardayım, yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim. )
discussioncontroller