Günlerin Sonu
FeylingFeyling
Üye
Ne anlattığını anlamadığım şarkılar zihnimi oyalarken, kaçışıma mazeret arıyordum. Müzik güzel bir kaçıştı. Anlamak zorunda değildim. Melodiler beynimde kimyasal reaksiyonlar yaratırken, tek yapmam gereken oturmak ve boşluğa bakmaktı. Çok uzun zamandır boşluğa bakıyordum.

Boşluğa bakmak hiç bir zaman, ilgimin yöneldiği yer gibi, boş olmuyordu fakat. Tıpkı gece yatarken, karanlığa daldığımda olduğu gibi, düşünceler karanlığı, boşluğu, boş bırakmıyordu. Akın akın aklıma hücum ediyorlar, dinlenmem gereken zamanı benden çalıyorlardı. Boşluğa bakarken, bu "tilkiler" dediğim düşünceler de bu şekilde aklıma hücum ediyor, beni dibe çeken yorumları tekrar tekrar yankılanıyordu. Aynı kelimeler, aynı acıyan yorumlar, aynı ağlayan, sızlanan sesler, o kadar çok tekrar ediyordu ki zihnimde, sonunda gerçek olduklarına inanmak zorunda kalıyordum. Acınacak durumda olduğum gerçekti, ağladığım, sızlandığım da.

Bütün bu koşuşturmaca tilkileri yormuyordu ama. Bıraksam sonsuza kadar canımla beslenmeye devam edebilirlerdi. Dışarı salınmaları gerekiyordu ki biraz nefes alayım, inlemeleri ve hırlamalarından uzaklaşayım. Böylece çıksınlar diye zihnimi açtım. İnsanlarla konuştum, sakinleştiler; dışarıda yürüdüm, yorgunluğa boyun eğdiler. Ama yine ne zaman kendimle başbaşa kalsam, seslerini yükselttiler. Yıllar geçti artık. Hiç susmak bilmediler. Pençeleri yakamda, bir huzur vermediler!

Sanırım üç yılda bir batışlarım devri daim yapıyorlar. Bu süre zarfında oyalanıyorum. Yıllarım oyalanarak geçiyor. Oyunlarla, filmlerle, müzikler ve arkadaşlarla... Bu üç yılın ardından büyük bir hüsran yaşıyorum. "Abis"in dibine çöküyorum. Oradan her şey çok net. Işıksız görebiliyorum olan biteni adeta. Unuttuklarımı geri farkediyorum. Tıpkı Garland gibi, kendim canlandırdığım tilkiler, üç yıl sonra çöküşüme tekrar can veriyorlar.

Görüyorum ki yine yalnızım. Bir süre yalandan sevinmiş, farklı şeyler yaşamanın coşkusuna kapılmışım. Farkediyorum ki ailem bana güvenmiyor. Battığımda çıkarırlar sanıyordum. Ölürsem gömebilirler olacaktı. Üç yıl önce tanıştığım insanların yine gittiğini farkediyorum. Halbuki çok iyi görmezden gelebiliyordum tüm bunları. "Yaşıyorum" diyordum. Nefes almayı, yaşamak sanıyordum.
RelentlessRelentless
Üye
Çok sert girdi.
KAVGA ÇIKACAK!
kurtkapankurtkapan
Üye

Ne anlattığını anlamadığım şarkılar zihnimi oyalarken, kaçışıma mazeret arıyordum. Müzik güzel bir kaçıştı. Anlamak zorunda değildim. Melodiler beynimde kimyasal reaksiyonlar yaratırken, tek yapmam gereken oturmak ve boşluğa bakmaktı.


Aynı ben. Müzikten güzel zaman geçirme hedesi yok.
RelentlessRelentless
Üye


Allah der ki: "Kimi benden çok seversen, onu senden alırım"



Yeşilçam filmlerindeki kötü adamlar gibi.
MelkorMelkor
Üye
bunu görmemişim foruma doğru düzgün girmediğim için.

söylenecek tek şey değişiklik. ağır olacak ama senelerdir dağın başında yaşamak herkes için kolay değil. kurtul bir an önce oradan. bak sonra her gün başka bir sorunun olacak. her gün değişik olacak işte. ben de çok biliyorum ya konuşuyorum.

Beğenenler: Feyling

discussioncontroller