Felsefeye Giriş
RikudouSenninRikudouSennin
Üye
Felsefe nedense hep uzak kaldığım bir şey oldu fakat artık bunu değiştirmek istiyorum. Sizden isteğim, başlıkta da belirttiğim gibi, batı felsefesine giriş niteliğinde olan bir kaç kitap önerisi.
FadeToBlackFadeToBlack
Üye
Descartes - yöntem üzerine konuşma

Plato (özellikle şu kitabını al oku diye önerebileceğim bir kitap yok.Genel olarak plato'nun düşüncelerini yazan kitaplar var.Onlara bakabilirsin)

George Orwell - hayvan çiftliği,1984
sultan ısultan ı
Üye
adım adım ilerleyip kendi yolunu bulmadan önce
ilk kitabın lütfen bu olsun

Sofie'nin Dünyası
Jostein Gaarder

Hala rahat bulunuyor

Beğenenler: KaNaBu

BonecrusherBonecrusher
Üye
ahyvan çiftliği felsefeden ziyade siyasi politik bir kitap.
ahyvan, evet.
FadeToBlackFadeToBlack
Üye

ahyvan çiftliği felsefeden ziyade siyasi politik bir kitap.
ahyvan, evet.



Felsefi yanı da var. Ona bakılırsa plato da genelde devlet yönetimiyle ilgili konuşuyor.
melencolia1melencolia1
Üye
İlk okuyacakların arasına Schopenhauer'ın ''Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine''sini de koymanı tavsiye ederim. Sayfaları az ama anlattıkları çok olan bir kitaptır. Okumadım ama bazı İslam dini mensupları ne düşünüyor diye merak ediyorsan Gazali'nin Tehafütül Felasife'sini de okuyabilirsin, tabii okumaya da bilirsin. Sen bilirsin. :D
YojimboYojimbo
Mod
Fazlasıyla geniş kapsamlı bir kavram söz konusu olan, o yüzden doğrudan "Şuradan başla" demek ne kadar doğru olur bilemem. Fakat, Antik Çağ felsefesinin tarihsel açıdan Batı Felsefesinin temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bu açıdan, Sokrates öncesi döneme, Milet okulunu, özellikle Thales'i incelemekle başlayabilirsin. (Russell'a göre "Felsefe Thales ile başlar". ) Akabinde, Efes ve Elia okulları üzerine okumalar yapabilirsin. Heraklit ve Zenon başta olmak üzere. Sofistlere de göz atabilirsin, özellikle Protagoras'ı es geçmemeni öneririm. Tabi bu okumalardan sonra, Sokrates, Plotinus, Platon ve Aristotales ile Klasik Yunan Felsefesi'ne geçebilirsin.

Skolastik düşüncenin, yerini modern felsefeye bırakması noktasında ise, Descartes'ı ve "metodik şüphe" olgusunu bir mihenk taşı olarak kabul etmek mümkün.

Özellikle, bu noktadan sonra, yani modern felsefe tarihi ele alındığında, üzerine külliyatlar yazılmış bir çok farklı felsefi akımdan söz etmek mümkün hiç şüphesiz. Bu sebeple, daha spesifik bir alan üzerinden devam etmem, sanırım isabetli bir karar olacaktır.

Alman Felsefesi'nin benim açımdan ayrı bir yere sahip olduğunu ifade edebilirim bu noktada. (Özellikle, 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl söz konusu olduğunda.)

Leibniz'in, -Descartes'ın töz kavramından hareketle oluşturduğu- felsefesi, Kant'ı etkilemiş olmakla birlikte, Kant'ın felsefesinde, David Hume'un deneyciliğinin önemli bir yer tuttuğunu söylemek mümkündür. Elbette, bu düşünürlerin fikirlerini eleştirel bir açıdan ele alarak, yeniden yorumlamıştır Kant, fakat özellikle Hume'un kendisini "dogmatik uykusundan" uyandırdığını da ifade etmekten çekinmez.

Kant'a eleştirel felsefenin babasıdır dersek yanlış olmayacaktır Alman Felsefesi açısından. Özellikle Alman idealizminde oldukça etkin bir yere sahiptir.

Alman idealizminin en çok öne çıkan ismlerinden biri olarak, Hegel'den de söz edilebiliriz şüphesiz (Fichte, Schelling ve Jacobi ile beraber). Diyalektik mantık üzerine kurulu felsefesi ile, Marx'ı yoğun bir şekilde etkilemiştir Hegel. Feuerbach'ın materyalizm olgusundan da etkilenen (Marx'ın "Feuerbach Üzerine Tezler" isimli eleştirel çalışması incelenebilir bu noktada) ve tüm bu olguları kendi felsefesi içerisinde dönüştüren Marx, diyalektik materyalizm geleneğinin öncüsü olmuştur.

Tabi Alman felsefesinde, bu çizginin dışındaki filozoflardan da bahsetmek gerekir. Kant'ın öğrencilerinden olan, irrasyonalist Schopenhauer'ın pesimist düşünce sistematiğinin Nietzsche üzerindeki etkisi ortadadır. (Nietzsche'nin batı metafiziğine yönelik eleştirileri, post-yapısalcı akımı da ciddi anlamda etkilemiştir. Foucault'nun jenealoji metodunda bu etki kendini hissettirir örneğin.)

Alman felsefesinin günah keçisi Max Stirner'ı da anmamak olmaz tabi :) Genç Hegelcilerden (Ruge, Strauss, Feuerbach, Bauer ile birlikte "sol hegelciler" olarak da bilinirler) olan Stirner, çoğu kaynakta -Alman Felsefe Tarihi söz konusu olduğunda- öne çıkan bir isim gibi gözükmese de, -başta Nietzsche olmak üzere- esasında derin izler de bırakmıştır bir çok düşünürün fikirlerinde. Hatta, Marx ve Engels "Alman İdeolojisi"ni büyük oranda Stirner'ın görüşlerine karşı yazmıştır diyebiliriz.


EDIT: Alman Felsefesi - hatta ağırlıklı olarak Alman İdealizmi - üzerinde durdum yazıda daha ziyade, (gerçi 18. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl başları itibarıyla, fazlasıyla öne çıkan bir okuldur söz konusu olan) Fakat, hiç felsefi okuma yapmadıysan; en azından genel anlamda Batı Felsefesi Tarihi noktasında fikir edinmek adına, Bertrand Russell'ın aynı isimli (Batı Felsefesi Tarihi) çalışmasından faydalanabilirsin. Sade bir anlatıma sahip olması da, senin açından bir avantaj olacaktır.


RikudouSenninRikudouSennin
Üye
Bu gün Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine adlı kitabı aldım, bittikten sonra da Sofie'nin Dünyasını alıcam.
1984ü okumuştum zaten Hayvan çiftliğini de yazdım bir kenara.
Osho'nun kitaplarına ve genel yorumlara baktım da felsefeden çok kişisel gelişim tarzı kitaplara benziyor. d&r da bile kişisel gelişim kategorisindeler : DD
Şu iki kitabı bitireyim yojinin önerdiklerine bi göz atarım.
Öneriler için thenks.
BonecrusherBonecrusher
Üye
bu arada politik kitapları da felsefeye dahil ediyorsanız,
Animal Farm, 1984'ün yanında, Brave New World ve Fahrenheit 451'i de okuyun.
FirewingFirewing
Üye
Politik/felsefik bağlantısını nasıl kurdunuz abi? Pek anlayamadım ben. Tamamen ütopya (distopya) niteliğinde kitaplar değil mi onlar?
BonecrusherBonecrusher
Üye
politik eleştiri var içerde. ütopya/distopya'yı politik ve siyasi olayları ve insan davranışını eleştiri maksatlı kullanıyor.
sadece düz distopya macerası değiller yani.
discussioncontroller