Warhammer 40k: Honour's End
Gabriel Angelos
Üye
837.M41

"Drop Pod'un yüzeyle temas etmesine 45 saniye."

"Son zamanlarda bu dalıp gitmelerin beni endişelendirmeye başladı Konrius." dedi Caddis.
Konrius derin bir uykudan uyanırcasına birden başını kaldırdı, yüzünü kardeşine doğru çevirdi ve bir müddet Caddis'i inceledi.

Caddis, kardeşlerine göre daha iri, uzun turuncu saçları ve sakalları, koyu mavi gözleri ve geniş yüzü ile korkutucu bir SM idi. Fenris'in en soğuk kışlarından birinde doğmuştu, önceki yaşamında kendi kabilesinin en usta savaşçısıydı, ayrıca Morkai testini en hızlı bitiren initiate olarak chapter kayıtlarına geçmişti. Aspirant olarak hemen hemen aynı zamanlarda seçilmelerine, Konrius'un asıl eğitim dönemi olan Neophyte dönemini daha kısa sürede bitirmesine rağmen, Caddis sanki onlarca yıldır savaşan bir Space Wolf'u andırıyordu.

Konrius ise Caddis'e göre normal boyutlardaydı, Fenris geleneklerine bağlı bir şaman ailede doğmuştu, bu sebepten dolayı Chapter'ın Wolf Priestleri onda güçlü bir psişik akım hissetmişlerdi, ayrıca Fenris'in yerel kurtları ile sanki onlardan biriymiş gibi anlaşabiliyor, onları yönlendirebiliyordu.

"Drop Pod'un yüzeyle temas etmesine son 30 saniye."

"Derin düşüncelere dalmıştım dostum." dedi Konrius.
"Yine bir şeyler mi sezdin?" diyerek koyu mavi gözleri ile Konrius'a derin derin baktı. Caddis'in kabilesinde ve tüm Fenris'te psişik insanlara ve şamanlara büyük saygı gösterilir, söyledikleri sözler dikkate alınırdı.
"İçimde rahatsız edici bir his var sadece." dedi ve Bolter'ını gösterip iki eliyle sıkıcı kavradıktan sonra, "Ama halledemeyeceğimiz bir şey değildir eminim." diyerek yüzüne geniş bir gülümseme kondurdu.
Caddis "Emin ol öyle" diyerek içten içten güldü.

Drop Pod'un yüzeyle temas etmesine son 15 saniye.

Son anonsun yapılmasının ardından, aralarında farklı farklı rütbelerin bulunduğu yirmi Space Marine, hızlıca miğferlerini kafalarına geçirdiler ve silahlarını ellerine aldılar.
Gabriel Angelos
Üye
Pod yere düşmeden önce normal bir insanın ayaklarını yerden kesecek bir şekilde sarsıldı, ardından sert bir çarpışma ile zemine indi.
Konrius "İşte başlıyor." diye içinde geçirdi ve elindeki silahı sıkıca kavradı.

Kapaklar açıldığında ilk dışarı fırlayan Ragnar Blackmane oldu, güç zırhının arkasındaki işlemeli Space Wolves sancağı, uzun simsiyah sakalı, elindeki uzun Frost Blade'i* ile aralarında en korkutucu olanlardan biriydi.
Hemen onun arkasından Caddis fırladı, İmparator adına yüksek sesle bir nara atarak ileriye doğru koştu, attığı adımlar ile Pod sarsıldı ve içeride kalan marinelerin çıkması için bir nevi sinyal görevi gördü.

Konrius Pod'dan çıktığında kendini bir savaş alanının içinde buldu, Flesh Tearers chapterından bir grup marine'in kendi chapterından başka bir grup Space Wolf ile yan yana çarpıştığını, Chaos Marineleri geriye doğru ittiğini gördü.

Bolterı ile hızlıca en yakınındaki Chaos askerine doğru tuttu ve birkaç el ateş ettikten sonra Chaos Marine acı bir çığlık ile yere düştü. Hemen kendi grubunun yanına koştu ve birlikte Chaos Marineleri düşman mevzisine doğru püskürttüler.
"Kolay bir gün olacak." dedi içinde Konrius, birkaç dakika içinde indikleri bölgeyi Chaos'tan temizlemişler ve dost bir chapter ile birleşmişlerdi.

Yanındaki Flesh Tearers askerine baktı, ve kalbine bir bıçak saplanmışa döndü, ona bakarken rahatsız oldu ve bakışlarını hızlıca kaçırdı.
"Normal değil bu." diye düşündü Konrius. "Normal dövüşmüyorlar."

O askere bakarken, onun içinde hayatında hiç hissetmediği kadar büyük bir nefret, bir anormallik hissetti ve bundan rahatsız oldu. Etrafına göz gezdirirken sadece o askerin değil, hiçbir Flesh Tearer'ın normal bir şekilde savaşmadığını fark etti.

"Düşünmüyorlar, hissetmiyorlar."

Bu düşüncelere daldığı sırada, yakınında gözleri kör eden bir patlama oldu ve Konrius birden kendini yerde buldu.
Gabriel Angelos
Üye
-
discussioncontroller