Beyond: Two Souls İnceleme
YedekKahramanYedekKahraman
Üye
image


İNCELEME


Beyond: Two Souls

Evet biliyorum oyunun üzerinden 3 yıl geçti. PC'im gelince son çıkan oyunları inceleyebilirim.

Hani deriz ya bazı oyunlar için, "keşke filmi çıksa yav.Hani tutar bence" dediğimiz oluyor.
Bunu deme sebeplerinden biri yabancı dil eksikliğinden dolayı hikayesinin ne olduğunu anlamadığımızdan oluyor. Bir çok daha neden var.


Ama günümüzde her oyunun beyaz perdeye uyarlanmış hali rezalet olunca artık bunu istemez olduk.

Doom:


Kimisi hala filmi olduğunu bile bilmiyor.

Resident Evil:



Oyunla alakası olmayan saçma bir film serisi.

Far Cry:


Evet doğru okudunuz filmi var ve hiç bulaşmayın.

Prince Of Persia:


Oyunun kalitesine zerre kadar yaklaşamadı.

Ve daha bir çok örnek verilebilir ama konumuz bu değil. Başka bir başlık açarım bununla ilgili.

Quantic Dream firması ise filmi yapılamayacak bir oyun yapmıştı. Çünkü nedeni interaktif bir oyun olmasından
kaynaklanıyor.


Tabi ben o zamanlar yaşımdan dolayı oyun dünyasından bir haber. Biz o zamanlar şimdiki çocuklar gibi şanslı değildik. Artık her çocuk 4 yaşında bile tablet sahibi oluyor.

Biz o zamanlar PS2'miz olsun diye dua ederdik. Ve PSOne'da Crash oynar dururdum.

Heavy Rain'de çıktığı zamanda da oyun dünyasını o zamanlarda da takip etmiyordum.
Beyond:Two Souls ile ilgili haberler çıkmıştı sonra. Ufaktan göz atardım o zamanlar. Film gibi bir oyun olduğunu ve hayvani
derecede grafiklerin olduğunu okumuştum.

İlgimi çeken Beyond:Two Souls çıktığı zaman hayal kırıklığı etkisi yaratmış ve inceleme puanları beklendiği gibi olmamıştı.
Tabi benim o zamanlar PS3'm yoktu ve uzaktan bakmaya devam ediyordum.

Son zamanlarda kasıp kavuran Until Dawn'dan sonra interaktif oyunlara merak sardım.
PS3'ü alalı 1 yıl oldu ve bir tane interaktif oyun alma zamanı gelmişti. Quantic Dream'in oyunu olan Beyond'tan başlamak doğru bir karar olacaktı.


Çünkü önce Heavy Rain'den başlarsam,sonradan Beyond o kadar etkilemez diye düşündüm.
Oyunun ne bir gameplay videosunu izledim ne de hikayesi hakkında bir bilgim var.
Oyunu spotçudan aldığım zaman eve gider gitmez oyunu açtım
ve.....................................................................................................................................


Nereden başlasam bilemiyorum. Oyunu önce azar azar oynuyordum. Hemen bitmesini istemiyordum. Ama bir yerden sonra hızımı alamadım ve bir anda oyunu bitirdim.

Öylesine sarmıştı. Peki beni bu denle saran şey neydi?

Hadi başlayalım.

HİKAYE

Doğduğundan beri bir ruh ile yaşayan ve ondan ayrılamayan Jodie Holmes'ün istediği tek şey diğer insanlar gibi normal bir hayatı olmasıydı.

Tabi bu ruh ona bağlı olduğundan böyle bir şey imkan olmuyor.Ona bağlı olan bu ruha Aiden diye sesleniyor.
Bu isimi Jodie mi koydu bilinmez. Oyun boyunca açıklanmadı.

image

Hikaye hakkında fazla bilgi vermemek daha doğru olur gibi. Sonuçta yıl olacak 2016. Yani oynamayan kaldı mı ki.
Bilim-Kurgu tarzında olan bu hikaye tamda bana hitap eden bir işlenişi var. Hikaye yerinde durmuyor, bir bölümde ya Jodie'yi 10 yaşlarında falan görüyoruz ya da 16 falan.

Hikaye gerçekten de sağlam. Yani özellikle sonlara doğru daha da etkileyici oluyor.
Bu hikaye konseptini hep sevmişimdir. Aslında en çok sevdiğim konsept de diyebilirim.

Son zamanlarda sinema sektöründe bu derece sağlam hikayeler çıkmıyor artık. David Cage'in kafasına hayran oldum.
Her bölümde daha da ilgi çekici hale gelen. Ve bu hikaye nereye gidecek diye merak edip durduğunuz için oyundan kalkasınız gelmiyor.

Bazı dramatik ve duygusal sahneleri son derece iyi işlemişler. Benim bile gözlerimin dolduğu anlar oldu. Aiden ile Jodie'nin arasında ki bağı çok iyi bir şekilde ön plana getirmişler ve çok doğru işlemişler.
Karakterle ister istemez bağ kuruyorsun.

Infinite kadar sağlam hikayesi var mı tartışılır.

Ama şu hikaye söyle yapılsaydı daha iyi olurdu diyeceğim bir şey vardır.
Keşke her şeyi sonda açıklamasaydılar ya da kafa da soru işareti bırakacak türden bir şeyler olsaydı.
Yani hikaye hakkında bir şeyleri açıklamamak ve bunları oyuncunun yorumuna bırakmaları en çok sevdiğim şeydir. Bu nedenle kafada oluşan binlerce teoriler falan. Fanlar arasında hikayenin gizemi hakkında o kadar teori oluşturunca senaristin aklına bile gelmeyecek kadar güzel teoriler oluşuyor.

Yani bence gizemli bitmeliydi. Ve bu tarz senaryo Beyond'a çok yakışırdı doğrusu.

Mesela oyun olarak sevemesem de Infinite bunun en büyük örneği.

image

Oyun çıktıktan sonra binlerce teoriler oluştu. Sonda neler oldu ya da şurada şöyle gizemli bir şey vardı , bu bence onunla ilgili bir şey vs. vs.
Ve asıl hikayeden daha çok güzel şeyler ortaya çıktı.

Evet ben hikayenin her kısmının aktarılmasını sevmem. Bittiği zaman kafamızın karıştığı ve ne olduğunu anlayamadığımız tarzda hikaye işlenişini çok severim.

Kıytırık bir hikaye de kullansan bile o hikayeyi ilgi çekici hale getirir.
Ama Beyond bittiği zaman yine de baya etkilenmiştim. Bir tuhaf olursun yaa o an. Onun gibi bir şey.

Ve o anlık diğer tüm filmler ve oyunlar size sönük gelir. Tabi o anlık bir şeydir.
Beyond'un hikayesi de ben de bu etkiyi bıraktı.

Eğer gizem dolu bitseydi daha yüksek verecektim. Ama bu hikaye bana göre 9 gibi bir puanı hak ediyor.

HİKAYE: 9.5

GRAFİK

Ve oyunun en güçlü noktasına gelelim.Bilirsiniz Rockstar'ın L.A. Noire'da kullandığı gerçekçi mimikler vardı hani. Bunun için fazlasıyla doalr harcadığı o mimkler. Ve bana sorarsınız olmamıştı.
Yani ne bileyim yüzler bir garip görünüyordu aslında. Ekşi yedikten sonra yüzün bir şekil alır ya. Onun gibi bir şey.

image
Aynı bunun gibi.



Ama Quantic Dream nasıl yapılacağını göstermiş oldu. İşte budur dedirten mimikler, yüz animasyon ve çevre animasyonları.

Oyun PS4 oyunu gibi resmen. PS3'ün son noktası budur. PS3'de bu grafiklerden daha iyi olamaz. Konuşurken gerçekçi ağız hareketlerini de unutmamak lazım.

Grafikler hakkında fazla yoruma gerek yok. PS3 bundan iyisi olamayacağı için tam not veriyorum.

image

Bunun gibi olmalıydı

GRAFİK:10

İNTERAKTİF

Şimdi madalyonun diğer yüzünü görme vakti.
Oyunda Heavy Rain gibi olması gereken bir interaktifliğe sahip değil.

Verdiğiniz kararlar çok az ve bu kararlar oyunun gidişatını etkilemiyor. Tabi hikaye karışık anlatıldığından bazı şeyleri değiştiremiyor olmamız normal olsa da yine de yeterli değil.
Ve bu seçimlerin çoğu da soru sormak zaten.

image

Yemek yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu.

Esas seçimler oyunun bitişinde olmuş. Oyunun gidişatını etkileyebildiğimiz kısımlar sonları olmuş.
O yüzden Beyond:Two Souls bir oyun olarak değilde film olarak bakmamız daha normal olur gibi.
Yeterli interaktiflik yok. Ben öyle düşünüyorum en azından. Gerçekten hikayenin değiştiği tek kısım sonda verdiğimiz karar.

image

Boş versene beee. Aç bir Orhan baba gitsin.


İNTERAKTİF: 6.5

OYNANIŞ

Oynanışında pek parlak olduğunu söyleyemem. 2 tane kontrol ettiğimiz kişi var. Jodie ve Aiden. Jodie'yi sadece sağa sola
yürütmek için kullanıyoruz. Bir de etkileşime geçmek için. Bir ölüye dokunup Aiden sayesinde onun nasıl öldüğünü görebiliyorsun.

image


Aiden ise, Jodie'den çok uzaklaşmadan uçarak ve bazı duvarların içinden geçerek hareket ettirebiliyoruz. Kimi insanları kontrol ettirebiliyoruz kimisini de öldürebiliyoruz.
Tabi belli başlı kişiler. İstediğimiz zaman yapamıyoruz.

image


Açıkçası Aiden'ı kontrol ettirmek bana hiç rahat gelmedi. Özellikle ilk başlarda çok sıkıntı çekiyorsun. Belli bir süre sonra alışsan bile bana rahat gelmedi.

Bir de oynanış olarak gizlilik de var. Belli bölümlerde gizli gitmek gerekiyor. Bu gizlilik olayı çok tekdüze olmuş. Yani birden çok seçeneğimiz yok. Bir seçenek var gitmek için. Oyun her ne kadar gizlilik oyunu olmasa da bu gizlilik seansları biraz gereksiz geldi.

image

Metal Gear Solid !?


Daha doğrusu oyunu uzatmak için konulmuş gibi duruyor.
Bir de işin aksiyon kısmı var. Dövüş esnasında adama vuracak iken, saldırıdan kaçacak iken ve saldırıyı savuşturacak iken oyun yavaş çekime giriyor.

image

Hani kızlara el kalkmazdı lan!

Burada Jodie ne tarafa hareket yapıyorsa sağ analoğu o tarafa doğru kaydıracaksınız.
İlk başlarda nereye hamle yaptığı anlaşılmasa da sonralardan işi çözüyorsunuz.

Ama yapamayınca kaybetmiyorsunuz. Yani tutturamadığınız zaman ölmek yok. Kaldığınız yerden devam ediyorsun. Dövüşü hep sen kazanıyorsun.
Sadece Trophy kaybediyorsunuz.
Ve bu da oyunu oynadığınızı hissettirmeyen başka kötü özellik.

Silah kullanmak ise aşırı basit. Vuracağın kişinin üstünde R1 belirince R1'e basmanız yeterli oluyor. Nişan almanın olmayışı bunu yine eksi kılmış.

Ve de silah kullandığınız kısımlar da yok denecek kadar az zaten.

Oynanış yeterli ve düzgün olmamış ne yazık ki.

Bazı kısımlarda kolu aşağı yukarı hareket ettirmek hoşuma gitse de.

OYNANIŞ: 6.0

MÜZİK

Ve gelelim müziklere. Gerçekten tek kelime ile hepsi harika. Yani Ana Menü de çalan müzik yüzünden bazen oyuna başlayamıyorum. Duygusal ve dramatik sahnelerde doğru müzikler kullanılmış ve o duyguyu size aktarmakta daha başarılı olmuş.

Besteleyenler arasında Hanz Zimmer'da olur da kötü olur mu hiç.

image

Ejderhanın İni bölümünde ne demek istediğimi anlayacaksınız.

MÜZİK: 9.0

ATMOSFER

Başarılı. Yani fazla söze gerek yok. Bir bölümde kendinizi çölde bulurken diğer bölümde kendinizi bir anda kutupta bulabiliyorsunuz.

image

ATMOSFER: 8.5

Genel Olarak

Keşke oynanış üzerinde daha çok durulsaymış. Ve de yeteri kadar interaktif olsaydı harika olacakmış.

ARTILAR

+Grafikler PS3'de görülecek en iyi grafikler
+Hikaye ve işlenişi sağlam
+Atmosfer başarılı.
+Oyunculuklar çok iyi

EKSİLER

-Oynanış
-İnteraktifliği yetersiz.
-Biraz daha uzun olsaymış.
-Aiden'in kontrol etmek zaman istiyor.
-Gereksiz dşündüğüm gizlilik seansları

PUAN: 8.3

Sevgiler ve Saygılarla.[url]

[/url]
YedekKahramanYedekKahraman
Üye
NOT: Aslında daha çok resim ve yazı olacaktı ama ne yazık karakter sınırlaması var. Niye böyle saçma bir şey var anlamadım.
discussioncontroller