Death Note [OYUN SONA ERDİ]
[WT]Elessar
Üye
Benim için büyük gün. Umarım herşey planlandığı gibi gider.

"Sana son bir kez daha bakayım..."

Sana bakınca ne kadar şanslı olduğumu hissediyorum. Umarım herkes...

ding... dong...

Kapının açılmasını bu kadar uzun beklediğimi hatırlamıyorum.

"Daichi. Yoksa... yoksa..."

"Evet Nunnally, bu Kallen; nişanlım."

"Kallen. Tanıştığıma memnun oldum."

"Ben de tanış..."

Kallen'i her ne kadar uyarsam da, Nunnally'nin sarılması onu şaşırtmıştı.

"Hadi içeri geçelim. Annem görünce neler olacak acaba? :D "

"Bilmiyorum ama sürpriz olacağı kesin."

"Hadi öğrenelim. Aneeee!!!!"

Nunnally çok sevinmişti. Kallen ise elimi sıkıca tutuyor; yanlış bir şey yapmamak veya söylememek için kendini dizginliyordu. Kulağına eğildim...

"Merak etme Dünya'da seni sevmeyecek biri çıkamaz."

Söylediğimle biraz olsun rahatlamıştı. Ben de ona sıkıca sarıldım. Böylece...

"Daichiii!!! Yoksa sevgili Kallen ile mi tanışıyorum??"

"Ne yani?? Biliyor muydun?? Ne güzel; ailede benden herşey saklanıyor. Hıh.."

"Evet anne. Nişanlımla tanışma vaktin geldi de geçiyordu zaten."

"Kallen, büyüleyicisin. Neden Daichi'yi buldun ki??"

"Annee..."

"Haha, meraklanma onu senden ayırma planım yok. :D "

Kallen'in boncuk boncuk terlediğini görebiliyordum.

"İyi misin hayatım?"

"Sadece heyecanlıyım, o kadar. Sizinle tanıştığıma memnun oldum."

"Ben de hayatım, ben de. Siz Daichi'nin odasına çıkın; ben yemek hazır olunca sizi çağırırım."

"Odasına mı?"

"Merak etme Nunnally, Suzaku gelince sana da aynı iltiması göstereceğim. :D "

"Evet Nunnally, Suzaku ile annem ne zaman tanışacaklar?"

"Ne yani, sen Suzaku'yu biliyor musun?"

"Yarın sinemaya gittiğinizde benden Suzaku'ya selam söyle, olur mu Nunnally... :D "

"Daichiiii!!!!"

Hahaha...


Kallen:
Spoiler:
image


Suzuki:


Nunnally:
Spoiler:
image


RP-Dışı bilgi: Nunnally, CG'deki gibi yatalak ve kör değildir.. :D
Misafir
Lavabodan çıktı ve üstüne bir şeyler aldı. Ölüm haberleri gün geçtikçe artıyordu, Kira olup olmadıklarını kestirmek gazetenin yazdığıyla bitmiyordu, onlarınki de tahmindi. Balıklarına "günaydın" dedi ve dişlerini fırçalamaya üşenerek dışarı çıktı, biraz alışveriş yapmalıydı.
RhuN
Üye
Yapması ve ilgilenmesi gereken o kadar iş var ki herkesin şu an üstünde durduğu bu mesele ile uğraşmak onun işi değildi.
hi_jackerhi_jacker
Üye
Murloc'u dilendiği caddenin karşı tarafındaki bir ağaca bağlamıştı. Akıllıca ve işe yarar bir taktikti. Köpekten korkanlar karşıya geçiyor, böylece dar caddenin kendi dilendiği kısımında yürüyen insan sayısı artıyordu. Bu da ona para verme olasılığı olan daha fazla insanın yanından geçmesine sebeb oluyordu.

-Tanrı rızası için bir sadaka. Tanrı ne muradın varsa versin. Tanrı seni sevdiklerine bağışlasın. Tanrı anandan babandan, çoluğundan çocuğundan ayırmasın. Tanrı seni şeytanın şerrinden korusun. Abi azacık yen atıver ne olursun.

- Sana gösteririm şimdi tanrıyı ! diye fırlayıp gelen bir adam sırtına tekmeyi bastı ve sersemlemiş hi_jacker'ın içine para koyduğu tasını alıp fırladı. Murloc 2 ayak üstünde durmuş, ipi sonuna kadar gerilmiş bir şekilde havlıyordu. hi_jacker suçlunun peşinden koşmaya çalıştı. Yetişemeyeceğini biliyordu ama denedi. Ara sokağa giren adamın ardından oda aynı sokağa girdi. Ve ıssız sokakta yattığını gördü. Kendi parasıyla birlikte adamın cebindekileride aldı ve cesedin yanından hemen uzaklaştı. Köpeğin yanına gitti, " Ah! Murloc bu yerde daha fazla kalmamalıyız" deyip köpeği saldı ve dilenmek için şehrin stratejik noktalarından birine doğru ilerlemeye başladı.
    İki gün sonra çöpteki gazetelerden birini bulup okumaya başladı.  Bugün ölenler listesinde Sakichi Yamato isminin hemen üstündeki resimi tanıdı. Bu paralarını çalan manyak, acımasız adamdı. Gabriel, Yojimbo gibi isimleri de hızlı bir okumayla geçti. Bu Yamato'nun esrar kullanımından ve gasptan sabıkalı olduğunu okudu. Kira bir kez daha onu sevindirmişti. Belki yıllardır yaptığı aylak aylak dilenmeyi bırakıp düzgün bir işe başlamalıydı. Kim bilir, Kira onu dilenci olduğunu bilse belkide hiç acımadan öldürebilebilirdi.
[Deleted User]
The user and all related content has been deleted.
ttng
Üye
uzun süre sonra okula gidince farkettiği ilk şey özellikle watarinin ölümünden sonra okulu büyük bir heyecan kapladıgıydı.
ilk derse girmek yerine kantinde kahvaltı yaptı ve kantinde bulunanlardan kalp krizi sonucu ölen müdür touranın yerine eski müdür yardımcısının vekaleten müdürlük yaptıgını öğrendi.
tenefüs zili çaldıgında uzun zamandır görmediği arkadaşlarına uzaktan baktı.yanlarına gitmek istemedi.yine uzun zamandır görmediği,ön sırasında oturan kıza bakarken kendisini misakaya ihanet ediyormuş gibi hissetti.
"belki de yeniden bir psikoga gitmeliyim" diye düşündü ve kendini zorlayarak da olsa artık kendini ait hissetmediği sınıfına girdi.belki eski arkadaşlarıyla konuşmak ona iyi gelebilirdi.
Ghost hunter
Üye
Kendisini şehre bırakan adama teşekkür edip, araçtan indi.Etrafta bir curcuna vardı.Bazı yerlerde insanlar toplaşmıştı.Bunlardan birisine yaklaştı ve dinlemeye koyuldu.

L ve Kira hakkında konuşuyorlardı.İleride bankta bir gazete gördü, gidip karıştırmaya başladı sayfalarını, Yojimbo ve Gabriel hakkındaki haberi okuduğunda ise dona kaldı.

Gabriel; televizyonda ve radyoda yayınlanan görüşlerinde özel bir görevi olduğunu iddia ettiği kişiydi ve haklı çıkmıştı."O gerçekten özel bir kişiymiş..." diye geçirdi içinden, bir diğer isim Yojimbo ise onu öldürmeye çok yaklaşmıştı gerçekten ve o da özel bir kişiydi.Bir KIT ajanıydı!Artık iyiden iyiyye bu işe bulaştığını düşündü.

Muhtemelen bir Kira yanlısını tahmin ettiği ve Yojimbonun kendisiyle ilgili bir görevde öldüğünü öğrenecek olan KIT ajanları onun peşine düşebilirlerdi.Ama yakalanırsa ne diyecekti, ne söyleyecekti?Yojimboyla Gabriel hakkında konuşabilirdi.Ama şimdi söyleyecek hiçbir şeyi yoktu.Hiç bir bilgisi yoktu.

Acaba yine ona birilerinin ulaşması için bekleyebilirmiydi.Bu sefer ona iyilikle yaklaşacak insanalr gelebilirdi.Ama yeni bir kaçırılma olayı dah kaldıramazdı heralde.Hemen evine gidip valizini hazırlamaya koyuldu...
Misafir
İki adam, arabanın içinde üzerinden dumanları tüten kahvelerini içerken, Kira'ya bir adım daha yaklaşmak üzere olduklarını düşünüyorlardı.

-Daha ne kadar içeride kalacak bu herif?

-Sakin ol FireMc, yakında çıkacaktır...

-Bu binanın başka bir çıkışı olmadığına eminsin değil mi? Eğer onu gözden kaybeders...

FireMc birden durdu. İki KIT üyesinin hedefi olan EreN, sonunda saatler önce girdiği binadan dışarı çıkmıştı. EreN, binadan çıkarken dikkatli bir şekilde sağına soluna baktı. Yine de, arabanın içinde oturup onu izlemekte olan iki KIT üyesini farketmedi. Yolun güvenli olduğuna karar verip ilerlerken, iki KIT üyesi arabadan indi.

-Nereye gittiğinden emin miyiz?
-Hemen hemen...
-Hemen hemen yeterli değil. Pekala, onu bir an önce ele geçirip sorguya almalıyız. Sen şu yönden gidip önünü kes. Ben diğer yönü kontrol altına alacağım.
-Pekala, dikkatli ol...

FireMc ve diğer KIT ajanı, iki farklı yönden EreN'i sıkıştırmak üzere harekete geçtiler. FireMc, EreN'in dönüş yolunu keserken, diğer KIT ajanı ise önünü kesmek üzere gizlice ilerliyordu. KIT ajanı, tam EreN'in önünü kesmek üzereydi ki, EreN onu farketti.

-Lanet olsun... Lanet olsun...

KIT ajanı silahını çekerek EreN'e doğrulttu.

-Dur! Dur yoksa ateş ederim!

EreN, sırtına doğrultulan silah yüzünden durmak zorunda kaldı. Bir yandan kendi kendine hala "lanet olsun" diye söyleniyordu. KIT ajanı dikkatli bir şekilde EreN'e yaklaştı ve ceketinin iç cebinden çıkarttığı kelepçeleri EreN'in ellerine taktı.

-Şimdi ben dostumu çağırırken uslu dur bakalım.

Ceketinin iç cebinden telsizini çıkarttı ve konuşma düğmesine bastı.

-FireMc, hedefi ele geçirdim. Durumun nedir?

Telsizden cızırtılar dışında bir yanıt gelmedi.

-FireMc? Adamın dönüş yolunu tutman gerekiyordu, nereye kayboldun?

Telsizdeki sesler tamamen kesildi.

KIT ajanı, içini çekti ve FireMc'ye bir küfür salladı. Ortadan kaybolmanın tam da sırasıydı! Telsizi cebine koyup cep telefonunu çıkarttı. FireMc'nin cep telefonu da kapalıydı. Bunun üzerine KIT şefinin numarasını çevirdi.

-Şef? Evet. Hedef ele geçirildi. ... Hayır, hedefi ele geçirmek için iki koldan harekete geçmiştik, o zamandan beri ondan haber alamıyorum. ... Ama başına bir iş gelmiş olab...  ... Nasıl isterseniz efendim. EreN'i merkeze getireceğim. Lütfen söylediğiniz gibi FireMc'nin aranması için bir ekip gönderin.

Telefonu kapadı ve EreN'i arabaya doğru itekledi. EreN'i arka koltuğa ittirdikten sonra gözünü bir bezle bağladı ve sürücü koltuğuna geçti...

[hr]

EreN, daha önce Gabriel'in de bağlanmış olduğu yerde, aynı Gabriel gibi çaresiz bir şekilde savunmasız bir şekilde duruyordu.

[glow=blue,2,300]-EreN, Kira aleyhine yandaş toplamaya çalıştığını ve Kira için yaptıklarını biliyoruz. Senden Kira hakkında bildiklerini anlatmanı istiyorum.[/glow]

EreN, kurumuş ağzında zorlukla biriktirdiği bir parça tükürüğü sesin geldiği yöne fırlattı.

-Beni korkutamazsınız! Kira eninde sonunda size de hakettiğinizi verecek!

[glow=blue,2,300]-EreN, seni bildiklerini bize anlatman için yalvartacak yöntemlerimiz var. Ancak canını yakmak istemiyorum. O yüzden söyle, Kira hakkında ne biliyorsun?[/glow]

EreN sessiz kaldı. Kira'ya ihanet etmeyecekti... L, Watari'ye baktı. Sadece bakması yeterliydi. Watari odayı terketti ve EreN'in yanına gitti...

[hr]

Watari, EreN'in baygın vücudunu odaya geri taşıdı. Hırpalanmış adamın kollarını ve ayaklarını tekrar bağladı. Bir kova su alıp, EreN'in başından aşağı döktü. EreN öksürerek anında kendine geldi.

[glow=blue,2,300]-Beni yapmak istemediğim şeylere zorladın EreN. Canının yanmasını istememiştim. Hala istemiyorum. O yüzden bana cevap vermeni istiyorum; Kira hakkında ne biliyorsun?[/glow]

EreN belli ki direnmeye çalışıyordu. Ancak daha az önce yaşadığı işkencenin bıraktığı fiziksel acı ve yorgunluk çok yoğundu.

-B-Ben... Kira'ya ihanet edemem...

[glow=blue,2,300]-Kira bir suçlu, EreN. Bir suçluyu korumak, seni de en az o suçlunun kendisi kadar suçlu yapar. Kira insanları sahte bir adaletle kandırıyor.[/glow]

-B-Bir insanı k-kaçırıp işkence yapmak suç değil mi peki? E-Esas suçlu s-sizsiniz!

[glow=blue,2,300]-Watari...[/glow]

-H-Hayır... L-Lütfen... Daha fazla işkence i-istemiyorum!

[glow=blue,2,300]-O zaman bize Kira hakkında bildiklerini anlat.[/glow]

-B-Ben çok birşey bilmiyorum...

-Bildiğin kadarını duyalım o zaman.

Watari, EreN'in tam arkasında konuşarak EreN'in daha da paniklemesine sebep oldu.

-K-KIT'e yakınlaşmaya çalışan birisi... A-Aslında bir Kira fanatiği. Adını bilmiyorum... Gerçekten... Sadece bu kadarını biliyorum! L-Lütfen... Bırakın beni gideyim...

[glow=blue,2,300]-Watari, EreN'i gözden uzak, dikkat çekmeyecek ve güvenli bir yerde misafir etmeye devam edelim. İleride işimize yarayabilir...[/glow]

[hr]

FireMc'yi aramakla görevli KIT ajanları, FireMc'nin kaybolduğu bölgeyi bütün bir gece aradılar. Sonunda, ertesi günün sabahına doğru, nehirden şanssız KIT ajanının cesedi çıkarıldı. Ciğerleri suyla doluydu, boğulmuştu. Cesedin cebinden bir adet kağıt parçası çıktı. Kağıtta, FireMc'nin kendi el yazısıyla "Adalet her geçen gün size biraz daha yaklaşacak! K." yazıyordu. KIT ajanı FireMc, Kira'nın kurbanı olmuştu...

[hr][hr]

Spoiler:
KIT ajanı FireMc Kira tarafından öldürüldü. Kira fanatiği EreN, KIT tarafından sorguya alınarak oyundan çıkarıldı.

Kafam her zamankinden daha dağınık, kendimi zorlayarak zar zor yazdım hikayeyi, saçmaladığım, batırdığım yerler olduysa affola. Yarın bir ara dingin kafayla gözden geçireceğim hikayeyi tekrar.
[WT]Elessar
Üye
"... peki şu filme gitsek?"

"Dediğim gibi, senin istediğine gideceğiz. :) "

"Bence kontrolü ona bırakma; sana yapmadığını bırakmaz."

"Daichi!!"

"Selam Nunnally. Suzaku."

"Selam Daichi, Kallen."

"Daichi, ne işin var burada? Beni mi gözetliyorsun? 'Kız kardeşler abileri tarafından takip edilmelidir.' diye bir kural mı var yoksa?"

"Hayır; Suzaku sayesinde senin nerede olduğunu biliyorum. Takip etmeme gerek yok. :) "

"Suzakuuu!!!"

"Kızma ona, herşeyi ben ayarladım. :D Hadi gidelim."

"Nereye gidiyoruz?"

"2. salondaki filme."

"Biz de ona gitmek istiyoruz ama bugünün bütün biletleri satılmış."

"Biliyorum. Hadi girelim salona."

?? ??

...

"Nasıl ama yaa?"

"Biletleri iki gün öncesinden almıştım. O yüzden Suzaku seni sinemaya götürdü. Yani getirdi. :D "

"Abi, harikasın. :) "

"Neyse, hadi film başlıyor..."

Bu filmi, Kallen'le daha önce izlemiştik. O yüzden, bizim birinci önceliğimiz farklıydı...
glowel
Üye
Yorgunum.

Glowel perdeden sızan parlak ışıktan gözlerini korumak için yatağının içinde döner.

Yeter artık.

Yattığında bu yana çok az uyuyabilmiş olan Glowel bir kez daha pes eder ve yorganı üzerinden atar. Kalkıp, gardrobundan giyecek yeni birşeyler çıkarır ve düşünceler içinde duşa girer.

Ölüm... Korkuyor muyum ben de? O yüzden mi bu kadar etkilendim?

Hayır, sanmıyorum. Hiç bir zaman kendi ölümümden korkmadım ki ben. Sadece başkalarının ölümünden korktum, başkaları için yas tuttum.

Duştan çıktıktan sonra giyinip, mutfağa adımını dahi atmadan evden çıkar. Günün gazetesi yine kapısında durmaktadır. Gazeteyi alır, önce yine çöpe atacakmış gibi gazeteyi buruşturur ama sonra buruşukları düzeltip, gazeteyi açmaya başlar. İlk sayfayı okuduktan sonra, bu sefer gerçekten gazeteyi buruşturur ve çöpe atar.

Yine başkaları için yas tutmaya devam ediyorum.

Peki bu yeterli mi? Artık gerçekten birşeyler yapmam gerekmiyor mu?

Evet, bir şekilde harekete geçmeliyim. Onlara ulaşmam lazım. Ama nasıl? Elimde doğru düzgün bir ipucu yok.

Kafasında bu düşüncelerle ilerleyen Glowel, kendini günlük hayatın akışına bırakır. Kira tarafından düzeni bozulmuş olan hayatın...
discussioncontroller