Komünizm vs Faşizm
MaraudeRMaraudeR
Üye
Yojimbo'nun söylediklerine büyük ölçüde katılmakla ve bu ve bunun gibi konularda benzeri şeyleri şahsen yazmış olmakla birlikte birkaç ekleme/düzeltme/eleştiri yapmak istiyorum.

bürokrat sınıfının

Burada "sınıf" tabirini gelişi güzel, dikkatsizce kullanmış olabilirsin; ancak senin de, sanırım, kabul edeceğin üzere Marksist sınıf analizinde "bürokrasi" diye bir sınıf olamaz. Bürokrasi sınıf değil, katmandır. Çoğu Troçkist'in SSCB hakkında değerlendirmelerinde bürokrasiyi ayrı bir sınıfmışçasına ele alarak yaptıkları idealist tanımlamalara benzemiş bu.

dejenere bir işçi devleti

Bu deyim de, Troçki'nin SSCB'ye "kapitalist bir burjuva devleti" diyemediği için ürettiği ne idüğü belirsiz bir kavram ve Kruşçev sonrası SSCB'yi tanımlamak için yetersiz kalmakta; zira SSCB'nin dönüştürüldüğü devlet kapitalizmin restore edildiği bir burjuva devletidir,(dejenere ya da "normal") işçi devleti değil.

Bir Troçkist değilim fakat Cliff'in SSCB konusundaki "devlet kapitalizmi" tahlili, Kruşçev sonrası dönem için doğru bir tespittir kanımca.

Cliff'in "devlet kapitalizmi" tespiti Kruşçev öncesi SSCB'yi de kapsıyordu ve SSCB'deki ekonomik ilişkilerin karakterinin bilimsel bir değerlendirmesinden yoksundu. Cliff'in "devlet kapitalizmi" tanımı Stalin dönemi SSCB'yi kapsar, o yüzden Cliff'in "devlet kapitalizmi tahlilini doğru bulmak" ama bunu Kruşçev sonrası için geçerli görmek pek mümkün değil gibi :)

Fakat yerel yönetimlerin ön plana çıkarıldığı, özyönetimin güçlendirildiği bu fikrin belli ölçüde uygulandığı Yugoslavya'nın Tito'nun ölümüyle birlikte ne hale geldiğini de biliyoruz. Josip Broz Tito'nun alttan üfleyerek havada tuttuğu bir kristal küreye benzettiği Yugoslavya, bu nefesin kesilmesiyle gerçekten bir kristal küre gibi parçalanmıştır. Tabi 6 ayrı cumhuriyete ve iki özerk bölgeye sahip "mozaik modeli" Yugoslavya'nın, Tito'nun hayatta olduğu süre boyunca tarihindeki savaşsız ve kansız geçen tek dönemi yaşamış olması da görmezden gelinmemelidir.

Yugoslavya'nın federal yapısı ve Tito'nun "öz yönetimi" bir ve aynı şey değildir. Biri siyasi, biri ekonomik yapılardır. O yüzden ikisini de "yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" şeklinde aynı torbaya sokmak yanlış olacaktır. Öz yönetim anti-Marksist bir ekonomik modeldir, halkın ihtiyaçlarını gidermek amacıyla yürütülen, planlı merkezi bir sosyalist üretim biçiminin yerine her üretim biriminin birbiriyle rekabet içinde, halkın ihtiyaçlarını gözeten merkezi bir plana değil, kendi planlarına göre üretim yaptıkları bir üretim biçiminin getirilmesidir. Bu ekonomik modelde üretimin itici gücü de kardır, değer yasası üretimin belirleyicisidr. Her üretim birimi kendi "kar"ı için diğerleriyle rekabet içinde üretim yapar ve bu da bildiğimiz kapitalizmdir. Ama bu, toplumsal mülkiyetin olmadığı sistem Tito'nun değimiyle, sözümona "işçilerin öz yönetimi" oluyor. Pratikte bu sistem, üretim araçlarının, üretim birimlerindeki (mesela bir fabrikadaki) yöneticilerin ve yetkililerin özel mülkiyetinde olmasından başka bir anlama gelmiyor.

Bu nedenlerle Yugoslavya'da "öz yönetim"in uygulanmasının federasyon sistemiyle bir alakası yoktur. Sosyalist SSCB de farklı cumhuriyeylerin oluşturduğu bir federasyondu (ve bunların yanında birçok özerk cumhuriyet, bölge vs. vardı); ancak üretim, merkezi ve planlı bir sosyalist ekonomiyle işliyordu.

bayan

"Kadın" olsa, daha iyi olur. Bu mesajı 8 Mart'ta yazmam da ilginç bir tesadüf olmuş oldu :)

Şili'de Allende, Venezüella'da Chavez örneklerinde görüldüğü gibi doğrudan doğruya seçimle başa gelen ve çeşitli reformlar yoluyla sosyalist iktisadi modeli kurmaya çalışan Marksist liderler de olmuştur elbette.

Chavez ve Allende demokratik ve anti-emperyalist kimliklerinden dolayı desteklenmeli ama sosyalist bir model kurmayı amaçladıklarını iddia etmek hele hele Marksist olduklarını söylemek biraz zorlama olacaktır.

Diğer yandan Zapatista hareketi gibi iktidar konusunda Jakoben ve ihtilalci anlayıştan tamamiyle farklı bir yaklaşıma sahip post-modern devrim olarak nitelenen hareketler de mevcut tabi.

Nam-ı diğer "silahlı reformistler" :)
MaraudeRMaraudeR
Üye
Benim de demek istediğim siyasi gücün konseyler, yerel meclisler, sendiklar vs. aracılığıyla işçi sınıfının elinde olmasıyla ekomik üretimin merkezi bir planlamayla yürütülmesinin karıştırılmaması gerektiği. Zira sözde "özyönetim" gibi ekonomik üretimin planlamasının tek elde toplanmadığı durumlarda (Tito Yugoslavya'sı ve 60'lar sonrası SSCB) kapitalist üretim biçiminin tipik karekteristikleri gözlemlenebiliyor. Bir diğer karıştırılmaması gereken nokta ise "tabandan tavana" derken; devletin örgütlenme biçimiyle, komünist partinin etkin bir biçimde işleyebilmesi için demokratik merkeziyetçi olması gereken örgütlenme biçimi. Bunların farklı şeyler olduğu da gözden kaçırılmamalı.

Cliff'in "devlet kapitalizmi" tezinin Stalin dönemi SSCB'yi de kapsaması onun argümanlarının, kapitalizmin 60'larda restore edildiğini düşünenlerden farklı olmasını gerektiriyor. O yüzden bir çelişki var dedim.
CoraxCorax
Üye
image
ArminOnly!
Üye
sen faşo neye diyiler bilin mi hekim bey?
aha bizim maho vallah faşodur.

-Kemal Sunal
Muratvural
Üye
Dikdatorlugun bir sekli, bir hapishane hucresinde olmaktir. Parmakliklari gorebilir, onlara dokunabilirsin.
Diger bir sekli ise, yine bir hapishane kosesinde oturursun ama parmakliklari goremezsin, boylece ozgur oldugunu dusunursun.
- Can Yücel 2008
PeriahPeriah
Üye
Kömünizm ve faşizm temel olarak zaten benzer sistemlerdir sadece elde etmeye çalıştıkları sonuç açısından aralarında farklar bulunur. İki sistemde bireyin özgürlüğünü ortadan kaldırarak daha büyük bir amaç uğruna onları makineleştirmeye (köleleştirmeye) çalışır. Komünizmde birey toplumun beslenmesi için kullanılacak bir araç, faşizmde ise bunun yerine bir ırkı veya milleti koyabilirsiniz. Bu köle bireyde tepedeki birkaç adamın onlar için ayırmış olduğu onu yarı tok tutacak imkanlarla yaşamak durumundadır. İmkanlarını değiştirmek birşeyler başarmak şansı yoktur. Sadece toplumun başındaki kişilerin onun yapmasını istediği şeyleri yaparak yaşayacaktır.

Sonuçta komünizm ve faşizm birbiriyle geçinemeyen düşman kardeşlerden başka birşey değildir...
ryuukryuuk
Üye
157 sayfalık tartışmaya son nokta da konmuş oldu
discussioncontroller