Death Note 2 [Oyun sona erdi. Domine Kira!]
Dexter
Üye
Beni dinlemekte olan tüm halklara saygılarımı sunarım. Birazdan yapacağım açıklamalar hepinizi ilgilendirmektedir, bu yüzden beni dikkatle dinleyiniz.

Watari, sakin bir şekilde binaya yöneldi.
Kapıda polisle karşılaştı, selamını verdi.
-Merhaba Uryu.
-Merhaba efendim, buyurun.
Watari içeri girdi ve hemen 2’nci kata yöneldi.
Katta bulunan tek odaya girdi.İçeride 4 kişi vardı.
-L’in bir mesajı var.
-T-tabi Watari.
Watari, elindeki çantayı açtı, içinden dizüstü bilgisayarı çıkardı ve onu açtı.
Bir kabloyu bilgisayara bağladı ve sordu.
-Yayındamıyız?
-Evet Watari.
-Tamam.
Watari bilgisayarda bir düğmeye bastı ve beyaz bir ekran üzerinde büyük bir L harfi gözüktü.

[img width=600 height=602]http://img146.imageshack.us/img146/1986/lelalalitd8.jpg[/img]



Ben L.

Yapılan uyarılar ve istifa isteği karşısında beklentilerinizin olduğunu biliyorum. Kimileriniz beni desteklerken kimileriniz de istifamı istiyordu.

Lakin bu dava benim ya da KIT'in vazgeçeceği bir iş değil, dört elle sarıldığımız görevimizdir. Daha önce hiçbir zaman hiçbir suçlu karşısında vazgeçmedim. Şimdi de yapmayacağım. Çünkü Kira, bizim için insanların ölüm özgürlüklerini ellerinden alan basit bir katilden ötesi değildir.

Kira, suç işleyenleri bir bir öldürerek adalet sağlayacağına inanmaktadır. Suçun olmadığı bir dünya hayali tabii ki hepinizin kurmakta özgür olduğu güzel bir düşüncedir. Ancak düşünceden ötesi olması söz konusu olamaz, çünkü bu dünya doğasına, evden gerçeğine aykırıdır. Işık olmadan karanlık, yaz olmadan kış olmayacağı gibi kötü olmadan iyi, şeytan olmadan melek olmaz. Şeytan tüm insanların içindedir, suç işlemek insanların doğasında vardır. Bunu yalnızca kontrol edebiliriz, kontrol edemeyenleri ise tutuklarız. Bu süreç böyle işler.

Kira'nın tüm şeytanları yok ederek suç oranını %0'a indirdiğini düşünelim. O zaman ne olacak? Tutuklanacak suçlu olmadığı zaman Kira diye bir insan da olmayacaktır; dünyadaki tek suçlu kendisi olacaktır. Fakat Kira, bir ego-manyak. Bu durum ortaya çıktığı zaman sivillere saldırmaya; beğenmediği, onun dediklerine karşı çıkan insanları katletmeye başlayacaktır. Bunu, görevini yapmakta olan KIT ajanlarını hedef almasıyla rahatlıkla görebilirsiniz.

Kira'nın bu şekilde yönetmek istediği bir dünya, tamamen ölüm korkusu üzerine kurulmuş bir diktatörlük olacaktır. Böyle bir yaşayışta ne kadar mutlu olabileceksiniz? Kira'yı destekleyen insanları bunu düşünmeye çağırıyorum. Kira eğer bunu dinliyorsa, açık bir meydan okuma olarak algılayabilir.


Watari laptopu kapattı ve odadan sakin bir şekilde çıktı.
Gülümsüyordu.

Misafir
KIT toplantısı bittiğinde, KIT ajanları L ve Watari'nin yaptığı açıklamalardan dolayı rahatlamış bir şekilde odayı terketmeye hazırlanıyordu. Ancak KIT ajanlarının bilmediği şey, Kira'nın gönderdiği kasette söylediklerinin oldukça ciddi olduğu ve sözlerinin arkasında durmaya niyetli olduğuydu.

anger_rabbit, diğer KIT ajanları gibi odadan çıkmak için ayağa kalktığında bir anda yalpaladı. Anlık bir şekilde kalbinin teklediğini hissetmişti. Yaklaşık bir saniye sonra, kalbi daha şiddetli bir şekilde teklediğinde, destek bulmak için masadaki sandalyelerden birine uzandı. Sandalyeyle birlikte yere düşmesi, diğer KIT ajanlarının da başına toplanmasına neden olmuştu. Bilincini kaybedip, son nefesini vermeden önce kulağına gelen sadece bölük pörçük birkaç kelimeydi...

-Lanet olsun...
-Kira...
-Olamaz...

[hr][hr]

Watari, birşeylerin devrilme sesini duyduğu gibi odaya geri dönmüştü. anger_rabbit'in başına toplanmış KIT ajanlarını başından kovup anger_rabbit'in kravatını gevşetti.

-Biriniz acilen ambulans çağırsın! Çabuk olun, hadi!

Watari, içinden bunun Kira'nın işi olmamasını, sadece talihsiz bir tesadüf olmasını diliyordu. anger_rabbit'e kalp masajı yaparken içinden adeta haykırıyordu;

-Ölme... Ölme...

KIT ajanlarından biri Watari'nin omzuna dokundu.

-Efendim, onu kaybettik. Yapabileceğiniz bir şey yok...

Kapı açıldı, içeri 2 KIT ajanı, ortalarında baygın, genç bir adamla birlikte girdi. Watari burnundan soluyarak yeni gelen ajanlara döndü.

-Ne?.....

-Efendim, L'in emrettiği gibi Dual_Saber'ı sorgu için getirdik.

Yeni gelen KIT ajanlarının gözü, anger_rabbit'in yerdeki cesedine takıldı. Watari içini çekti. Eliyle ajanları başından savarmışcasına bir hareket yaptı;

-Sorgu odasına götürün. Siz de anger_rabbit'e hakettiği şekilde uygun bir tören hazırlayın. Bir görev arkadaşımızı kaybetmemiz çok acı, ancak intikamını mutlaka alacağız...

[hr][hr]

Ertesi sabah, yerel gazetelerinin çoğunun ilk sayfasında aynı haber vardı;

Rising Star'ın meşhur modeli, aynı zamanda oyuncu olan Elegie, Kira davasında L ile bir bağlantısı olduğu şüphesiyle göz altına alındı. Yaklaşık 1 hafta göz altında kalacak olan Elegie, eğer yeterli kanıt bulunamazsa serbest kalacak...

Spoiler:
anger_rabbit kalp krizi geçirerek öldü. Dual_Saber KIT tarafından sorguya alındı. Elegie, L olduğu şüphesiyle bir dahaki hamle sonuna kadar oyun dışı kaldı.

HAMLE SONLARI BUNDAN SONRA PERŞEMBE - PAZAR OLACAK.
Fool Arcana
Üye
Sonsuz sabır, dahiliktir.

                                Michelangelo



Korkunç bir yağmur fırtınası altında resmen damlalar şemsiyesini metalden şarapneller gibi dövüyordu. Ange siyah uzun paltosunun altında hızlı adımlarla Londra sokaklarında yürümeye devam etti bu şarapnel parçalarına aldırmadan.

Karanlık çökmeden önce Butcher's Alley sokağına varmıştı, hafifçe ilk sıradaki kırık dökük apartmana girdi ve kapıyı tıklattı.
Kapıyı Ange yaşlarında sarışın bir kız açtı, Ange'ı görür görmez hemen onu içeri çekti ve kapıyı ardına kapattı.

Genç kız platin sarısı saçları ve siyah kalem çekilmiş gözleri ile hastalıklı bir görüntü oluşturuyordu, hafif yaşlı gözlerini silip kırık bir ses tonuyla konuşmaya çalıştı;

Gelmen artık hiçbirşeyi değiştirmez Ange, bunu sende biliyorsun. Kendi kaderini asla değiştiremezsin...

Ange yavaşça siyah kemik gözlüğünü itti ve yere bakarak cevap verdi;


Birşeyi değiştirip değiştirmemesi farketmiyor, önemli olan bunun artık yalnızca benimle ilgili olmaması, lütfen sözünü tut...Çok fazla vaktim yok.


Cevapları asla aradıkça bulamazsın Ange, onların sana gelmesini beklemelisin, bazen asla cevapları bulamayacağın durumlar olacaktır, lütfen burada çok fazla oyalanmayıp Bern'e geri dön.


Artık çok geç...Elveda...Lain...

Hepimiz arzularımızın kurbanıyız, değil mi Ange...

Belki Lain...Görüşürüz...
Eärwen
Üye
Bugün tatildi ve Eärwen iyice dinlenmek istiyordu. Kahvaltısını yapmış gazetesini okumaya başlamıştı ki bir haber dikkatini çekti.

Rising Star'ın meşhur modeli, aynı zamanda oyuncu olan Elegie, Kira davasında L ile bir bağlantısı olduğu şüphesiyle göz altına alındı. Yaklaşık 1 hafta göz altında kalacak olan Elegie, eğer yeterli kanıt bulunamazsa serbest kalacak...

"Elegie, sanırım onu bir programda görmüştüm. L'le ne bağlanısı var acaba..."

Gazete'nin geri kalanını okuyup masaya bıraktı ve bilgisayarına yöneldi. Arama sayfasını açıp "Kira" yazdı. Binlerce site vardı sırf Kira için kurulmuş. Rastgele birine tıkladı ve anasayfa açıldı.

www.kirafans.com

Bir süre sitede gezindi.

"Üye olsam mı? Eğlenceli olabilir."

üye adı: Okami
şifre: ********
şifre (tekrar):********


"gönder" butonuna tıkladı.
FireMcFireMc
Üye
Evet, yine Kiralığı yapmıştı Kira. Yine suçu olmadığını düşündüğüm birini öldürmüştü. Bu çok daha fazla suçlu hissettirmişti gözünde Kirayı. Gerçekten anlamsız cinayetler işlemesi FireMc'nin beynine kan sıçratıyordu. Suçluları bir yere kadar kabul ediyordu ama, suçu olmayan devlet görevlileri, bu çok ağırdı!

Biraz daha derin düşündü, bu meretten korkmaya başlamıştı. Geçmişini düşündü, yaptığı hatırı sayılır bir kötülük yoktu. Şehirde o kadar suçlu varken, kendisine sıra gelemeyeceğini düşündü. İçi biraz olsun rahatladı.
a_smurfa_smurf
Üye
Kira...

Kendi dilinde Killer'dan türemekteydi. En azından o öyle düşünüyordu.

Ona hep Kira'nın bir katil olduğu anlatılmıştı. Okudu gazetelerde, izlediği haberlerde. Hem de bir seri katil. İnsanları kafasına göre öldüren bir katil.

Açıkçası pek de ilgilenmemişti. Bana ne, beni niye öldürsün diyordu. Ama bir gün bu ilgisizliği ortadan kalkmak zorunda kaldı. Zira Kira'nın yaşadığı yer olan Japonya'ya atanmıştı. Hem de çalıştığı şirketin Japonya sorumlusu olarak.

Tüm Japonya'ya, Avrupa'lı bir firmanın ürünlerini satmakla mükellefti. Kapalı bir halk olan Japonlara yönelik olan bu görevi, dışa kapalı yaşayıştan dolayı zordu. Hem de sattığı ürün Japon geleneklerine pek uymuyordu.

Özellikle Kira gibi bir seri katil varken Japonya'da, Japonlara ters düşen bir ürünü nasıl pazarlayacaktı? Eğer halkın tepkisini çekerse öldürülmesi an meselesiydi. Zira Japonya'ya geldiğinde ilk olarak bu korkuyu hissetmiş ve Kira'yı araştırmıştı. Tüm yerel gazete ve tv kanallarının Kira hakkında yaptığı yayınları toplattı sağ koluna. Tek tek izledi. Kira'nın sadece suçluları öldürdüğü besbelliydi. Sivillere ve masumlara dokunmuyordu. Zaten yakın dönemde yayınlattığı bir videoda, amacının dünyaya yararlı bir şeyler yapmaya çalıştığını belirtmişti Kira.

Ama bir kaç gün önce Kira alışılmadık bir şeyi yapmıştı, kendisine düşman olanlardan birini elimine etmişti. Ve yine esrarengiz bir kalp krizi sonucu.

Acaba Kira, Vulherin Lasonnde'un farkına varır mıydı? Eğer geleneklerine bağlı biriyse Kira, Vulherin Lasonnde'u öldürür müydü?

Suçlu değildi Vulherin, ama Kira besbelli herkesi öldürme yetisine sahipti ve birini öldürmekten hiç çekinmiyordu.

Vulherin...

İşte bu yüzden...

Tırsıyordu...
Crow
Üye
artık eskisi gibi uyuyamıyorum. uykusuz bir gece daha. aşağıya kendime bir kahve koymaya indim. karnımın açlığını bastırmak için kendime mikrodalga fırında bişeyler hazırladım. o kadar acıkmadığım için mikrodalgayı  I. seviyede çalıştırdım. hazırladığım yemeği yedim, kahvemi aldım ve yukarı çıktım. odama girdim. saate baktığımda 03:17 AM yi gösteriyordu. bilgisayarımın ON tuşuna bastım. bilgisayarım açıla dursun ben televizyonda haberlere bakayım.
- sayın seyirciler kendilerine KİRA’S sons diyen bir grup bu gün polis merkezi önünde yasadışı bir eylem gerçekleştirdi. polis göstericilere müdahalesinde zor dakikalar geçirdi. kira ile ilgili bir diğer haberimiz ise kira’nın geçen akşam 23:00 saatlerinde bir kıt çalışanının ölümüne sebep olduğu. yetkililer…
kira sözünü tutmuştu. sadece bir kıt çalışanını öldürmüştü. bana gelen yeni bir mail vardı. acaba sakura tv olabilir mi? hayır. sadece geçen aylarda tatilimi geçirdiğim SİDE’den çektiğim fotoğraflar gelmişti elime.
Misafir
Kira umrunda değildi..
L umrunda değildi..

"Bana dokunmadıkları sürece rahatım." diye iç geçirdi..
[WT]Elessar
Üye
Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret,
Bakar ağlarım.



Bitmişti... Bir hayal, bir yaşam... Daha yapılacak çok şey varken, bu kadar az zaman olması, ilahi adaletin olmadığını, sert bir kış rüzgarı gibi suratıma çarpıyor, benliğime kazıyordu...


Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,
Bir midye kabuğunun aralığından:
Suların yeşili, göklerin mavisi,
Lapinaların en harelisi...
Hala tuzlu akar kanım
İstiridyenin kestiği yerden.



Birkaç ay önce kararmaya başladı bu rüya. O engin göklerin maviden siyaha olan yolculuğu, hayatımızın gün geçtikçe solan gül yapraklarına dönüşmesi... Asla, demiştim kendime, asla bu renkler gönlüme hakim olmayacak. Olamadı da...


Neydi o deli gibi gidişimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
Köpükler ki fena kalpli değil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla
Zinaları ayıp değil.



Ama artık rüya kapkaranlık oldu. Sonsuz bir boşluğun içinde, yapayalnız bir şekilde yürüyorum. Sonu gelmeyeceğini bilsem de yürüyorum. Çünkü yüreğim seni bırakmama engel oluyor; daima da öyle kalacak...


Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret.
glowel
Üye
Glowel koşarak eve girdi. Ağlıyordu. Koşturarak küçük odaya girdi, dolabı açtı titreyen elleriyle. Dolabın içini karıştırırken, aradığını buldu. Titreyen elleriyle ilaç kutusunu aldı, şişeyi çıkardı kutudan. Gözyaşlarından göremiyordu artık doğru düzgün. Elinin tersiyle gözlerini silmeye çalışırken şişeyi elinden düşürdü.

Hay ağzına...

Hıçkırarak yere çöktü. Cam kırıklarının arasından iki tane hap alıp, yuttu. Gözlerini kapayıp, sakinleşmeye çalıştı. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu hala, ne kadar denerse denesin dindiremiyordu. Hıçkırıklar arasından mırıldanıyordu kendi kendine.

Kahretsin, kahretsin, kahretsin !!!

Umrumda değil, umrumda değil, tek bir şey var artık benim hayatımda. Hayır, umrumda değil !

El yordamıyla yerdeki cam kırıklarının arasından bir hap daha alıp, yuttu. Bir kaç tane daha yerden toplayıp, avcunun içine koydu. Zar zor ayağa kalkıp odasına doğru yöneldi. Hapları çekmecesine koydu. Yatağa attı kendini. Biraz sonra uzanıp başucunda duran telefonun fişini çekti.

İstemiyorum kimseyi...
discussioncontroller