FRP oyunlarındaki efsane anlarınız!!
Kaen
Üye
Benim wizard olarak oynadığım bir oyundu. D&D4th. Ekipte Wizard(ben), paladin, fighter(Sonraları karakter değişimi oldu ve rouge assasin yada öyle birşeyler oldu)  ve ranger vardı.

Ekip olarak birini takip ediyoruz, bir köye geldik. Ortalık sakin, anormallik var kısacası... Köyün eldarını bulduk konuşuyoruz, ve köyde her gece garip ölümlerin öldüğünü öğreniyoruz, daha doğrusu insanlar kayboluyor. Bizim aşırı iyiliksever paladinimiz hemen atlıyor gece kalıp sorunu bulucaz, yardım edicez düşüncesi ile. Ama elder bize bu işe karışmamamızı ve köyü bir an önce terk etmemizi ısrarla tekrarlıyor. Ekibin wizardı olarak ekibe dönerek : "Bu elderdada, köydede pislik var beyler, ayrılalım." diyorum. Diyorum ama paladinin dinlemeye niyeti yok. Elimizdede önemli bir artifact var ve kaybetmeyi göze alamayız, Dünya'nın kaderi elimizde bile denebilir... :D Neyse sonuç olarak paladinin charismasının ve zarının sonucu ikna olup köyde kalıyoruz. Ranger köyün çevresindeki ağaçlara tünüyor, ben köyün ortasındaki kuyudan kıllanıp paladinle birlikte kuyunun tepesine dikiliyorum, rogueda elderi gözlüyor. Hemen bir arcane check atıyorum ve tam kuyudan köye yayılan bir arcane enerji seziyorum. Ardından DM şovuna başlıyor... :D

Dm - Kuyunun derinliklerinden sesler gelmeye başlıyor. Ne yapıyorsunuz ?
Ben - Kuyudan içeriye doğru bir "ray of frost" yolluyorum.
[zarlar atılır sonuç : hiçbirşey ]
Dm - Kuyudan içeriye büyünü attın, hiç bir değişiklik olmadı ve kuyudan dışarıya (yanlış hatırlamıyorsam) 4 yada 6 kollu bir yaratık çıktı.
Yaratığı görünce tabi ben paladine fırça çekmeye başlıyorum. Ama umrunda değil, kılıcını çekip chargelıyor yaratığa, zarlar falan etki yok. Ben büyü atıyorum birşey olmuyor. Ranger ok sallıyor hepimiz 3-5 vuruyoruz ama yaratık patlattımı nevrimiz dönüyor... :D Birkaç turn sonra elderda dışarı kurt adam olarak çıkıp yaratığa dalıp bize tekrar kaçın diye hırladıktan sonra tepem atıyor. Artifactla birlikte ormana çekilmeye başlıyorum. Ama paladinin bırakmaya niyeti yok, bu seferde elderi kurtarıcam derdine dalmaya devam ediyor.

En sonlarda, Rogue Stealth vaziyette olayı izliyor, elder ölmüş. Ranger ve ben artifact ile birlikte olay mahallinden tüymüşüz, 4-6 kollu yaratık paladinin üzerinde... :D
Dm- Yaratık üzerine çıktı böyle ağzını açtı rüearara yapıyor sana... Ne yapıyorsun ?
Paladin - Kılıcımı karnına sokmayı deniyorum.
[zar vs.]
Dm- sokamıyosun çok sert üstleik üstünde olduğu için güç alamıyorsun. Yaratık hala üzerinde sana Ağzını Açmış bir şekilde böyle ağzından salyalar akarak Rüeaera yapmaya devam ediyor.
Paladin - Divine bilmemne atıyorum !?

5 tur boyunca o kılıcı o yaratığın ağzına sokmadı paladinimiz... Olayın sonunda Dm hayattan bezmiş, ben ve ranger kopuyoruz, rogue ise tepkisiz kalmıştı...

Biraz uzun oldu ama hatırladıkça yazdım, yazdıkça hatırladım ayarım kaçtı... :)
Çağlayan
Üye
Elinde bir araba lastiği olan adamı öldürmek için arkadaşıma "ateş et" demem. Arkadaşımın elinde flamethrower olduğunu unutmam. Arkadaşım karşıdaki düşmanı, lastikle beraber eritmesi.

Son lastiğimiz yandığı için çöl ortamında arabayı çalıştıramayıp açlıktan ölmemiz.
Mad Dok
Üye
4 "iyi" Assault Marine olarak komutanımız olan başka bir oyuncuyu ayinle kurban edip topluca Chaos saflarına geçmemiz xD
Cthulhu
Üye
D&D'yi ilk oynadığım zamanlarda oldu bu:
Ben DM oldum, 6 tane arkadaşa oyunu öğretiyorum. 2 warrior 1 cleric 1 mage 1 rogue 1 paladin var. Neyse öğrendiler falan birkaç görev yaptırttım alt tarafı 2-3 goblin kesince direk bir gaza geldi bunlar. Level 3 falan oldular, ondan sonraki görevde işler değişti. Bunlar küçük bir odaya giriyorlar (tabi kapı mapı dinlenmiyor), odada 3-4 tane ork. "Eheh keseriz bunları" diye dalıyorlar içeri. Ancak dar kapı aralığında 2-3 taraftan sıkıştırılan ve hiçbir şeye vuramayan warrior ölüyor. Diğerleri de aynı şekilde içeri ben keserim diye girdikçe iniyorlar. Neyse bunları yeniden başlatıyorum. Bu sefer odaya 1-2 tane daha yaratık ekliyorum. Bunlar gene giriyorlar bu sefer daha dikkatliyiz falan diye ama gene akıncı misali dalıyorlar. Warriorlar ve rogue indikten sonra diğerleri kaçıyorlar. Gene denetiyorum. Bu sefer 5 dakika plan yapıyorlar. Gene giriyorlar içeri ama bu sefer planlı oynuyorlar. Sonuçta oda temizleniyor ama warriorlar ve paladinler dayak yemiş halde ve mage'in büyüleri azalmış.
Bir sevinç bir coşku oluyor.
2 oda sonra gene herkes ölüyor.
Misafir
Mad Dok dedi:


4 "iyi" Assault Marine olarak komutanımız olan başka bir oyuncuyu ayinle kurban edip topluca Chaos saflarına geçmemiz xD



Daha yeni okudum yazıyı, anlaım depreşti. :D

Gruba mor mücevher gibisinden bi artifact bulma görevi vermiştim. Mücevher de aslında lanetli; sahibine bol miktarda gücün yanında insanüstü bir kibir ve nefret veriyor. Böylece halihazırda güçlenmiş (her anlamda güçlenmiş, yani saldırıları her zaman crit'liyor, büyüleri maksimum hasar veriyor vs..) olan kurban, önüne geleni deviriyor.

Neyse grup ancak toparlandı, 5 kişiydik yanlış hatırlamıyorsam. Kamp yaparken gruptaki sihirbaz, yeni bulduğu Celb büyüsünü rastgele bir hedef üzerinde dener ve zarlar atılır, sonuç kritiktir. Çağıra çağıra mor mücevherin sahibini çağırır! O anki sahibi de mücevheri bir asanın ucuna yerleştirmiş olan bir büyücüdür. Bir iki laf dalaşına girilir ancak büyücünün asıl maksadı (oyunun bu kadar başında olmamızdan dolayı) dövüşten kaçınmaktır. Tabii gruptaki düzenbaz rahat durmaz, zaten asabi kişiliklidir. :D Hançerini çıkardığı ibi büyücünün suratına fırlatır. O zamanlar "kuarl kuraldır" modunda oyun oynattığım için zarlar atılır ve bir kritik daha gelir! Hançer büyücünün suratına saplanır, büyücü yerde...

Herkes sevinçli, mücevheri de bulduk, çok da kolay oldu falan filan muhabbet ederken, sihirbaz mücevhere odaklanmıştır. Kimseye çaktırmadan alır mücevheri ve olaylar zincirini başlatır, şöle ki:


  • [li]Sihirbazın mücevheri alması[/li]
    [li]Düzenbazın sihirbazı durdurmaya çalışması[/li]
    [li]Sihirbazın düzenbazı tehdit olarak algılayıp, öldürmesi[/li]
    [li]Düznbazın pek yakın arkadaşı olan druidin, yırtıcı bir hayvana dönüşerek sihirbazı öldürmesi[/li]
    [li]Boşta kalan mücevheri (sırf mücevherden gelecek olan kötülükleri engellemek uğruna) paladinin alması[/li]
    [li]Paladinin gözünün dönmesi ve druidi öldürmesi[/li]
    [li]Geriye kalan korucunun kaçması[/li]


Sonrasında (üç oyundur "baş kötü" olan) aşmış büyücü gelir ve paladine "Sende yetenek var, hırs var; bak bende de böyle böyle planlar var, ortak olalım" teklifinde bulunur ve ölen -ve kaçan- oyuncular yeni birer karakter hazırlar, evil party ile yolumuza devam ederiz...
AdramelechAdramelech
Üye
drouzzin dedi:


Daha yeni okudum yazıyı, anlaım depreşti. :D

Gruba mor mücevher gibisinden bi artifact bulma görevi vermiştim. Mücevher de aslında lanetli; sahibine bol miktarda gücün yanında insanüstü bir kibir ve nefret veriyor. Böylece halihazırda güçlenmiş (her anlamda güçlenmiş, yani saldırıları her zaman crit'liyor, büyüleri maksimum hasar veriyor vs..) olan kurban, önüne geleni deviriyor.

Neyse grup ancak toparlandı, 5 kişiydik yanlış hatırlamıyorsam. Kamp yaparken gruptaki sihirbaz, yeni bulduğu Celb büyüsünü rastgele bir hedef üzerinde dener ve zarlar atılır, sonuç kritiktir. Çağıra çağıra mor mücevherin sahibini çağırır! O anki sahibi de mücevheri bir asanın ucuna yerleştirmiş olan bir büyücüdür. Bir iki laf dalaşına girilir ancak büyücünün asıl maksadı (oyunun bu kadar başında olmamızdan dolayı) dövüşten kaçınmaktır. Tabii gruptaki düzenbaz rahat durmaz, zaten asabi kişiliklidir. :D Hançerini çıkardığı ibi büyücünün suratına fırlatır. O zamanlar "kuarl kuraldır" modunda oyun oynattığım için zarlar atılır ve bir kritik daha gelir! Hançer büyücünün suratına saplanır, büyücü yerde...

Herkes sevinçli, mücevheri de bulduk, çok da kolay oldu falan filan muhabbet ederken, sihirbaz mücevhere odaklanmıştır. Kimseye çaktırmadan alır mücevheri ve olaylar zincirini başlatır, şöle ki:


  • [li]Sihirbazın mücevheri alması[/li]
    [li]Düzenbazın sihirbazı durdurmaya çalışması[/li]
    [li]Sihirbazın düzenbazı tehdit olarak algılayıp, öldürmesi[/li]
    [li]Düznbazın pek yakın arkadaşı olan druidin, yırtıcı bir hayvana dönüşerek sihirbazı öldürmesi[/li]
    [li]Boşta kalan mücevheri (sırf mücevherden gelecek olan kötülükleri engellemek uğruna) paladinin alması[/li]
    [li]Paladinin gözünün dönmesi ve druidi öldürmesi[/li]
    [li]Geriye kalan korucunun kaçması[/li]


Sonrasında (üç oyundur "baş kötü" olan) aşmış büyücü gelir ve paladine "Sende yetenek var, hırs var; bak bende de böyle böyle planlar var, ortak olalım" teklifinde bulunur ve ölen -ve kaçan- oyuncular yeni birer karakter hazırlar, evil party ile yolumuza devam ederiz...


Ohahaha iyiymiş XD
Misafir


Ohahaha iyiymiş XD



Eski grubumuz -nasıl olduysa artık :D- kült eserlerden bihaber olduğu için hayal güçleri kısıtlanmamış ve yeniliklere tamamen açık oyunculardan meydana geliyordu. Sırf bu yüzden efsanevî bir üçleme olan hikayenin arasında bir evil party oynadık ve zaten bu sayede o hikaye efsanevi hale geldi bizim gözümüzde. :D

Hatta Paladinimiz, kocasının aslında düşmanın adamı olduğunu öğrenmişti 2 senaryo sonunda. Bütün gruba ihanet edip de, aslında durdurması gereken töreni tamamlarken, paladinin elinin titremesi ve gözünden bir damla yaş süzülmesi -evet gerçekten, oyuncunun masada ağlaması- da unutulmaz anlardan bir tanesidir sadece...
DevileanDevilean
Üye
Zonguldak'ta uzun bir senaryoya başlattığım arkadaşımın öğrenci evindeyiz. Diğer arkadaşları da FRP nedir sebeplensin diye mini bir quest açtım, bunlara da bir seferlik karakterler hazırladım. FRP'nin nasıl oynandığına dair neredeyse bir saate yakın dil dökmeme rağmen özellikle biri pek bir boş bakıyordu. Netekim araştırmaları gereken bir evin dışında iken şöyle bir cümle kurdu:

"Şimdi evin önüne geliyorum. 3 tane koruma var..."

derken durdurdum onu. Dedim "Sen bilemezsin. Sen sadece ne yaptığını söylüyorsun, nerde ne var ben söyleyeceğim." Neyse, küçük sorunumuz çözüldü. Adamımız olayı biraz daha kavradı. Ardından evin kapısını gizlice açtılar. Bizim bu eleman da hırsız olduğundan önden o kolaçan etmek için kapıyı araladı. Dedi "Ne görüyorum"

Başladım anlatmaya: "Uzun bir holden tüm salonu görebiliyorsun. Etrafta kimse yok. Yalnız bir tane adam yerde. Belden aşağısı kopmuş, bağırsakları dışarı çıkmış vaziyette kanlar içinde yatıyor." Bu bir iki saniye düşündükten sonra:
"Envanterimdeki ipin ucuna kanca takıp bulunduğum yerden adama sallıyorum"

(Bütün masa "???" )
Ben istifimi bozmuyorum. Merak ediyorum ne yapacak.
"Kancayı takıp kendime çekmeye çalışıyorum."
Görüntü şu: Çıt çıkmayan bir evde yerde yatan paramparça olmuş bir cesedi, kapının aralığından iple kendisine çekmek isteyen bir adam.

Dayanamıyorum soruyorum: "Amacın ne?"
Diyor: "Ölümü değil mi onu kontrol edeceğim"
Hepimiz yerlere yatıyoruz gülmekten. "Be adam. Zaten evde kimse yok gir. Dahası ölüyü çekerek kontrol etmek nedir? Dahası adamın yarısı yok diyorum yahu! Ne canı? Ne hayatı?" soruları havada uçuşuyor masa boyunca. Neyse sonunda questi bitirdiler de sağ salim, benim en zor DM'lik anım da böyle son buldu. :)
Neldock
Üye


Elinde bir araba lastiği olan adamı öldürmek için arkadaşıma "ateş et" demem. Arkadaşımın elinde flamethrower olduğunu unutmam. Arkadaşım karşıdaki düşmanı, lastikle beraber eritmesi.

Son lastiğimiz yandığı için çöl ortamında arabayı çalıştıramayıp açlıktan ölmemiz.



Beni öldürmek sana pahalıya patlayacaktı herhalde.
Neldock
Üye
Yıllar yıllar sonra yarıda bıraktığımız D&D oyununa devam ederken yaşadığım bir anıyı paylaşmak istiyorum.

Ekip:

- Ben (Bard)
- Barbar bir arkadaş
- Diğerleri

Olaydan bir kaç dakika önce hiç şarkı söylemediğimden yakınılmıştı, sürekli sağa sola büyü atıyormuşum falan.

Neyse efendim olay şu şekilde, barbar arkadaşımızla yalnız kalmışız, epey kalabalık bir Bugbear ekibi karşımızda, ben de hani battle song olsun güzel olsun diye Hail and Kill söylemeye başladım, barbarım canım dört (4) sefer şaşmadan critical attı.

Son Bugbear öldürüldüğünde masa ağzını yerden topladı.
discussioncontroller