progressive rock
seyfoyun
Üye
1 Ekim epeydir oluyor ise, epeydir açık.

Replikas da fena değil diyebilirim. İlk Pain of Salvation konserinde dinlemiştim, o güzel! ses sisteminde kulaklarımızı bir güzel hırpalamışlardı. Fakat hala melodiler aklımda. :D
Judas
Üye
Eğer yanlış görmediysem 20 Eylül'den beri açık.
seyfoyun
Üye
Haftanın albümüne başlayalım. Albüm hakkında yorum yazılırsa süper olur.
[center][img width=300 height=300]http://static.rateyourmusic.com/album_images/761105.jpg[/img]

1 Dream of Stone (17:00)
2 Chequered Light Buildings (6:34)
3 Upside Down (9:41)
4 Valerie's Friend (6:29)
5 Massive Illusion (13:37)[/center]
ClaptonisgodClaptonisgod
Üye
daha önceden bir şeyler yazmıştım vesile olsun copy paste'ime;

1999 yılında kurulmuş, Marillion’un alt grubu olarak çalmış Norveçli grup. Akım olarak Neo-progressive müziğe bağlı olduğu söylenebilse de farklı bir çok tür ve gruptan ilham alarak oluşturdukları kendilerine özgü yapıları ile neo-prog’dan çok daha fazlasını bulabileceğiniz bir grup. Önceki albümleri daha çok kendi içinde bir yeri olsa da son albümleri “Night” progresif müzik piyasasına çok iyi bir giriş yaparak, herkesin dikkatini çekmekle kalmadı aynı zamanda 2007 yılı daha kapanmadan değeri anlaşılan sayılı albümlerden oldu. Progresif bir albümün değerinin genelde yıllar sonra anlaşıldığı düşünüldüğünde global bir dünyada yaşamamızın getirdiği nimetler ile Gazpacho’yu Night sayesinde aktif iken keşfettik, iyi de ettik. Zaten grup last.fm, myspace gibi siteler sayesinde tanınırlığını attırmayı sürdürmekte ve şu an grubun tüm parçalarına internet üzerinden stream sayesinde bedavaya ulaşmak mümkün.

Night albümünden yola çıkarak Gazpacho’yu incelersek; grup neo-prog çerçevesinde yaratıcılığını sürdürse de birçok farklı türlerden ve gruplardan farklı öğeler katmakta kendi müziğine. Vokaldeki Jan Ohme’nin sesini kullanmadı ustalığı, atmosfer yaratmada yaratıcılığının grubun en büyük kozu ya da özelliği diyebiliriz. Thom Yorke gibi direk kendini belli eden bir vokale sahipler ve bu da grubun ilk dinleyişte tanınmasına yol açıyor. Öte yandan vokallerin parçalardaki ilerleyişi Van Der Graff Generator’ı hatırlatabilir. Zira parçalar baştan sonra vokal etrafında dönmekte ve VdGG’daki gibi vokal parçayı sürüklemektedir. Jan yer yer arka vokale yer verse de bu vokalleri de kendi yapmaktadır ve bu arka vokaller genelde parçaların kendilerini tanımlamasını sağlamaktadır. Örneğin; Upside Down parçasındaki arka vokalin yumuşak ve melodik tamamlamaları parçayı direk hatırlanır kılmaktadır. Ayrıca Massive Illusion parçasındaki bunun tam tersi derin ve baskın arka vokal yine Massive Illusion’a bir kimlik kazandırmaktadır.

Müzikal açıdan bakıldığında teknik olarak çok fazla bir şey sunmayan, fakat bu amaç içinde zaten olmayan bir albüm Night. Müziğini yayan ve geniş zaman aralıkları içinde parçaları birbirine bağlayan grup bu bakımdan post-rock grupları ile bağdaştırılabilir. Öte yandan Pink Floyd’da görülen bu melodiyi yayma yolu ile atmosferi oluşturma amacı Night’ta önemli bir özellik halini almaktadır. Öyle ki PF’deki gibi klavyenin asıl amacı bu genişliği sağlayıp, atmosferin oluşmasını sağlamaktır. Bu bakımdan grubun klavyecisi ve piyano kompozisyonlarını oluşturan Thomas Andersen’in albümdeki rolü çok büyüktür. Klavyeyi yer yer Porcupine Tree vari kullanarak da PT dinleyicisini de albüme çekmektedir. Zira albümü domine eden vokalin en büyük yardımcısı bu atmosferi temiz ve yer yer patlamalar yaparak yaratan klavye ve gitar kompozisyonlarıdır. Fakat parçalarda araya giren keman, piyano kompozisyonları vokalin etkisini yok edip, klasik müzikten yola çıkarak dinleyiciye melankolinin ve atmosferin farklı boyutlarını da sunmayı becerebilmektedir. Öyle ki araya giren bu keman piyano ikilisi albümdeki bütünlüğün sağlamasında da en önemli görevlerden birini yerine getirmektedir. Misalen; Dream of Stone ile Massive Illusion’daki keman, piyano kompozisyonları birbirinin tamamlayıcısı niteliğindedir. Keman, piyano ikilisinin yarattığı bu tamamlayıcı öğeyi gitarda da bulabiliriz. Albüme, blues havası olan basit bir ritim ile giren gitar Jon Vilbo albüm biterken aynı ritmi distorsion ile daha sert çalmaktadır ve bu tarzını/ hareketini albüm içinde sık sık tekrarlamaktadır farklı ritimler ile.

Albümde parçalardan ziyade bölümlerden söz etmek daha anlamlıdır. 53 dakika 21 saniyelik tek şarkıdan oluşan albüm, dinleyiciye kolaylık sunmak açısından 5 parçaya bölünmüştür. Konsept olarak geceyi kullanan albüm gerçeklik, rüyalar ve ikili ilişkilerdeki davranışlar gibi konuları birbirine karıştırarak inceler.

Night albümüne baktığımızda 2000’li yıllarda halen müziği para kazanmadan yapma amacında olan bir grubun çabasını görmekteyiz. Tüm parçalarının post rock grupları gibi stream edilebilir olmasının avantajlarına ziyade artık işlevini yitirmiş ve burun kıvırılan bir tür haline gelmekte olan neo-progresif müzik yapan bir grubun böyle bir taktik ile albümlerini satarak, yeni albüm yapacak kadar para toplayabilmesi gerçekten takdiri hak eden bir cesaret örneği. Kesinlikle dinlenmesi gereken bir albüm olan Night şans vermek isteyeceğiniz değil, daha ilk dinleyişte etkisinde kalacağınız bir albüm.
seyfoyun
Üye
[center]The Moody Blues - On The Threshold Of A Dream
[img width=320 height=319]http://bp3.blogger.com/_RP-7rhkOww0/RsRn_-6qQdI/AAAAAAAAAEs/eR1QU9MXRW8/s320/The_Moody_Blues_-_On_A_Threshold_Of_A_Dream_(Front).jpg[/img]

1. In the beginning (2:07)
2. Lovely to see you (2:34)
3. Dear diary (3:56)
4. Send me no wine (2:21)
5. To share our love (2:53)
6. So deep within you (3:07)
7. Never comes the day (4:43)
8. Lazy day (2:43)
9. Are you sitting comfortably? (3:30)
10. The dream (0:57)
11. Have you heard? pt. 1 (1:28)
12. The voyage (4:10)
13. Have you heard? pt. 2 (2:26)

Total Time: 36:55[/center]

Dün satın aldım kendisini. Mükemmel bir albüm olmuş. Progresif müziğe alışamamış, alışmak isteyenler için tavsiye ederim. Son derece melodik ve hareketli bir albüm. Tabi sondaki The Dream/Have You Heard/The Voyage şaheseri için bile alınır. O nasıl bir mellotron, o nasıl bir piyano solosu aman Allahım.

Dinleyin.
Çepni
Üye
King Crimson ve Dream Theater'ın tüm albümlerini edindim,eööö,nerden başlıyim :) ?

Şöyle,hitleri falan yazarsanız...
Pyros
Üye
Bana göre DT'de ilk olarak öne çıkan 2 albüm var. Images and Words ve Train of Thought. Bu iki albümde kötü şarkı yok. Yeni albümlerden de çok hoşlandığım In The Presence of Enemies Pt. 1/2, Octavarium, Sacrificed Sons, Prophets of War gibi parçalar çıktı. Bunun dışında Scenes of a Memory'de baştan sona tek seferde dinlenilmesi gereken hoş bi konsept albüm.
seyfoyun
Üye
Bana göre de Train of Thought DT'nin en kötü albümü. Bakın albüm kötü değil, sadece DT'nin en kötü albümü.

King Crimson'dan ise Red ve In the Court of the Crimson King tavsiye edebileceklerim. 2003 tarihli son albümü de güzel.
seyfoyun
Üye
Steven Wilson'ın yeni albümü internete düştü. Aynı zamanda kendi sitesinden de satın alınabiliyor.

Albümün adı "Insurgentes". Albümde özellikle hoşuma giden, Klavyede Jordan Rudess ve Bas Gitarda Tony Levin'in olması. Siteden 1 şarkıyı sample olarak dinledim ve çok beğendim.

Albüm müzik marketlere Ocak ayında geliyor. Special Edition'ı sipariş ettim, Ocak ayını bekliyorum :D

Kendi sitesinden almadım, çünkü pahalı.
Pyros
Üye
Amagad iyiymiş Rudess falan. İndirelim bakalım.
discussioncontroller