Rüya Günlüğü
Electronation
Üye
yüksek oranda açıkta kalmış popo içerir dikkat ediniz !

rüyanın başında şehir tarzı bir yerdeyim, türk şehri değil şeklinden belli, neyse dolaşıyorum etrafta "nekadar acayip bir yer lan bura." tadındayım. ilerde bir yaşam formu gördüm, insan. güneş gözlükleri vardı yüzü ise ifadesizdi. "bura nere?" diye sordum. yüzüme bakıp sırıtmaya başladı. bende tedirgin bir şekilde cevap vermeden ayrıldım oradan. aynı şekilde bir kaç insana daha rastladım, aldığım tepki aynıydı.  gerizekalı mıyım neyim koşmaya başladım, şehrin tam bitme noktasında bir kapı belirdi. ben buradan daha berbat olamaz herhalde diye girdim hemen. çöldeyim, mekan sanki nükleer savaştan çıkmış bir yer andırıyordu, zeminde bölük pörçük sarı renkli mermerden zeminler, aynı şekilde sarı renkli taşlardan sütun ve bina parçaları vardı. bunların arasından sıyrılan dev bir tapınak. tapınağın girişinde mısır tanrılarının heykeller vardı. ve tam kapının önünde iki muhafız. beni gören muhafız hemen yanıma koştu, kolumdan tuttuğu gibi tapınağın içine attı, içeride doluyla insan vardı ve yüksek bir tahtta oturan firavun insanlara birşeyler anlatmış gibiydi. aradan dürzünün teki sivrildi bunlar çok saçma sana inanmıyorum diye. firavun sinirinden delirdi ve tapınağın kendinden ayrı olan yani insanların bulunduğu kısmı tapınaktan kopardı, ardından aşırı güçlü bir rüzgar koptu. çölün içinde kayıyoruz resmen, aşşağı fırlamayalım diye tutunuyoruz, bazı insanlar zeminden kayıp kuma düşüyorlar, en sonunda az önceki kent gibi çölün sonuna geldik o sınırdan sonrası mavi, bulutlu bir havaydı ve altımızdaki sarı mermeden olan zemin dev bir buluta dönüşmüştü, bazı insanlar aşşağı düşmeye devam ediyordu hava akımına dayanamayarak. en sonunda aşırı derecede üşümeye başladım ve uyandım. balkonun kapısı açık cereyan yapıyor.

:D
Neldock
Üye
Bir iki ay önce gördüğüm bir rüya efendim.

Özgürlük Heykeli'nin önündeyim, bir çöldeyiz. Elimde levye var. Etraf epey kalabalık, bağıran çağıran kızlı erkekli çocuklu falan bir kalabalık var. Ellerimizee halatlar veriliyor, ters yöne doğru asılıyoruz. Heykel çöküyor, sevinçle haykırıyoruz.

Sonra telefonum çalıyor, Ekin isimli bir arkadaş. Nerede olduğumu soruyor, heykeli yıktığımızı söylüyorum. O da şu anda Pentagon'u bombaladığını söylüyor. Bir Kartal-Kadıköy minibüsüne atlayıp Pentagon'a gidiyorum. Ekin'in suratında kar maskesi, iki elinde birer tane M4A1 var. Orası da epey kalabalık, bombalar patıyor, uzaktan at üstünde Che geliyor, biz hep bir ağızdan Comandante Che Guevara'yı söylüyoruz.

Che ateşli bir konuşma yapıyor, ama İspanyolca olduğundan pek anlamıyoruz. Konuşma esnasında Che vurulup düşüyor. Arkamızı dönüyoruz ki, Kızıl Ordu askerleri üstümüze doğru koşup ateş ediyor. Altıpatlarımı çekip ateş etmeye başlıyorum, mermi bitiyor; silahı ellimden bırakıp iki tane daha çekiyorum.

Babam yanıma gelip "Çok fazlalar, yenileceğiz." diyor, birden herkes salak gibi silahlarını indiriyor. Kızıl Muhafızlar bizi teslim alıyor. Saçlarımız kazınıyor, gözlerimiz bağlanıyor, dayak esnasında uyandım.
monster_42
Üye
Dün gece;

Rüyamda Indiana Jones havasında bi adamım hatta fonda onun müziği var.Bi gemideyiz,yolcu gemisi.Parti var.Benim üzerimde beyaz smokin falan.Birden bi patırtı kütürkü oluşuyo.Bi Nazi gemisi bizim gemimize çıkartma yapıyo.Arkamdan 5-6 tane asker koşuyo yakalamak için.Suya atlıyorum.Direk smokin gidiyo yerine klasik Indiana kıyafetleri geliyo.Suda üzerinde çift namlulu uçak savar bulunan bi sürat teknesi var.Hemen biniyorum.Tekne o kadar hızlı ki bi anda Nazi gemisinden çok uzaklara gidiyorum.Belli bi mesafeye geldikten sonra Nazi gemisini uçak savarla küllüm ediyorum.Bizim gemi batmış.Geriye delik deşik Nazi gemisi kalmış.Hiç bi canlı yok.Gemiye yanaşıyorum içeri giriyorum yerde ölü askerler var.Birinden bi Mp-44 alıyorum.Geminin içini gezmeye başlıyorum.Her taraf kırmızı ve Nazi bayraklarıyla süslü.Hitler tabloları var :) Geniş geniş salonlar var.Ondan sonrada kapının onünden geçen bi dolmuş yüzünden aniden uyandım.Sonu pek hayır olmayan bi rüyaydı bence :)
Misafir
arkadaşım ölüyor (rüyada tabi), cenazesi ise bizim mahalledeki evlerden birinde. ama babamla oraya gittiğimde yağmur yağıyor ve evi su basıyor. ceset ise tabutundan çıkıp odanın ortasında kalıyor. yaşlı yaşlı teyzelerle etrafında toplanmış cesede bakarken (teyzelerden birinin "çok da güzelmiş. vah vah." gibisinden laflar ettiğini hatırlıyorum) bir anda parmağıyla beni işaret ediyor ve hayatımda hiç korkmadığım kadar korkuyorum. oradan kaçıp hep sokağın köşesinde takılan mahalle arkadaşlarımın yanına koşuyorum. ve o sırada uyanıyorum.

bütün gün rüyanın etkisinden çıkamadığım halde rüyamda öldüğünü gördüğüm arkadaşa veya diğer arkadaşlarıma bu rüyayı anlatmamıştım hiç.
Aranel
Üye
Baya saçma aslında ama, beynime TV-Out kablosu takıp izletebilsem size, karakter tasarımları süper abi. 3 korku/gerilim filmi bir de sci-fi çalışması yaparız, o derece. Şimdilik hayal gücünüze kalacak:

Hastane odası gibi bir yerde uyanıyorum. Koluma serum falan bağlamışlar, yalnız aradaki bağlıantı düz bildiğiniz serumun hortumundan çok her tarafı kan bir şekilde. Sanki biri becerememiş bağlamayı gibi. Yanımdaki yataklarda bir küçük kız-o olmazsa olmaz zaten, gerçek hayattaki kardeşime çok benziyor. örneklemek gerekirse halka'daki kızın(samaraydı sanırım adı) sevimli versiyonu gibi.- bir de ondan daha büyükçe bir oğlan-yanılmıyorsam sarışın, biraz göbek var- yatıyor. Biz aslında deneğiz. Böyle ilaç gibi bir şeyler içiriyorlar, sonra işte konuşmaya başlıyoruz falan ama ortamda hep bir gerginlik var. Sonra ben sinirlenip oradaki doktora-üçümüz dışında tek karakter o- sesleniyorum, deney bitti ayrılıcam ben, ama buradan gitmeyeceğim diyorum. (çocuklara bir yamuğun olmasın gibisinden) İşte serum çıkıyor falan, yataktan kalkıp istediğim gibi dolaşabiliyorum. Zaten dolaşabildiğim tüm alan 2 oda ve bunları bağlayan bir koridordan ibaret. Bir de üçüncü bir yol var ama o hastanemsi tesisin diğer tarafı, hiç girmedim oraya. Doktorla konuşurken bize korkmamızı sağlayan bir ilaç vererek denediklerini öğreniyorum.

Sonra deneyin ikinci aşamasına geçiyorlar. O aşamayı pek anımsamıyorum ama eskisinden çok daha zorlu ve rüyamda ne olduğunu biliyorum. Kızın canı yanıyor gibi, erkek de baya fenalaşıyor. Merak edip soruyorlar ne olduğunu ama onlara söylemiyorum. Sonra erkek olan deneyden ayrılıp gidiyor, doktora sorunca "büyüdü o" diyor. Zaten rüyamda kızdan büyük benden küçüktü. Kızın durumu kötüleşiyor iyice falan. Yardımıma ihtiyacı var gibi.

Sonra üçüncü aşama geliyor, kız daha da kötü oluyor. Doktor bana söylemiyor o aşamayı. Ben bir şeylere kızıp(sanırım kızın durumuna kızıyorum) doktora gidip(yan odada doktor, çay ocağı gibi bir yer, dar, eski eşyalar falan, oraya gidince rüyayı üçüncü şahıs olarak izleyebiliyorum) üçüncü aşamayı soruyorum, "söylemem kendin öğren" diyor. Ben iyice sinirlenip yüzüne tokat atıyorum, söyle diyorum. Doktor hem şaşkınlık hem de ağzından bir şey kaçırmış gibi "ne yaptın monitörü kırdın" falan diyor. Ne monitörü diyorum, o sırada anlıyorum ki 3.cü aşamada herif monitörle yüzünü birleştirmiş.(bildiğiniz CRT monitör, ahaha)

Doktor yüzünü bana doğru çeviriyor, o sahneyi anlatamam, sanırım korkutucu kısmı buydu zira o efekti hiç bir bilgisayar uygulamasıyla veremezsiniz. Çok yüzeysel olarak anlatırsam, bana doğru yüzünü çevirdiğinde The Matrix'in son filmindeki ajanların yok olma sahnesinde çıkan bir ses var, ondan daha fecii, mekanik, elektrikli bir ses, ağzını bana doğru açıp o sesi çıkartmaya başlıyor, gözleri simsiyah dolmaya başlıyor, manyak gibi bir ifade oluşuyor yüzünde falan. O anın bir screenshotu beynime kaydedilmeliydi yani, o derece :) Sonra uyanıyorum, ama o ifadeyi üzerinden rahat 2-3 saat geçmesine rağmen unutamadım, neydi lan öyle o.

sophia
Üye
Hortla!

Rüyamda cehennemi, sevdiğim kadını, yakın arkadaşımın kullandığı bir pikabın (Pickup, nasıl yazsam bilemedim.) arkasında duran sandalyeyi, havai fişekler gibi yanan bir kaç ateş böceğini ve Rastgele Saldırı Kulübü'nü gördüm.

Tam olarak bu sırayla değildi (Hatırlamıyorum ama böyle değildi muhtemelen.) ve yalnızca rüyamda olmaktan başka fonksiyonları vardı sanırım.
Spetnaz55
Üye
Rüyamda bir arabayı denizin içinde 430 km/s hızla sürüyordum. Sonra korktum  uyandım. ;D
Dauril
Üye
Aranel;

O rüya değildi.
Misafir
Spetnaz55 dedi:


Rüyamda bir arabayı denizin içinde 430 km/s hızla sürüyordum. Sonra korktum  uyandım. ;D



430 neden?Bi anlamı falan??
Spetnaz55
Üye
Kardeşim TM Nations oynuyordu yokuş yukarı 430  km/s hızla gidiyordu.  :D Aklımda kalmış.
discussioncontroller