Vardiya Defteri
OneInchManOneInchMan
Üye

kampüs esenlerde olunca



okuldan başka bir perspektif kalmıyor. tüm gün yolda geçiyor, trafiği daha saymadım bile. kalan günlerde de anca dinleniyor adam :(
drouzzindrouzzin
Üye
04.08

Lan tamam be Defter, sırf hüzünlenince bakıyorum yüzüne, iyiden iyiye günlüğe çevirdim burayı ama kızma sen de!

Kaç zamandır "forum ölmüğş" geyiği dönüyor, ben de inatla inanmak istemiyordum. Baktığım üç beş konu var, onların dışında muhabbet dönüyordur diyordum ama pek öyle değilmiş gibi gelmeye başlıyor. Gece Kuşları başlığı ölmüş de gömmemişler, saygıdan. Eskiden olsa kesin birileri bişiylerden bahsederdi. En saçma zamanlarımda aklımı dağıtmama yardım etmiş olan bir başlığın şimdi şu western'lerde yuvarlanan çalılarla kaplı olması üzdü biraz.

Diğer yerler de öyle; iki sayfa sürmüyor muhabbet, ona da benim katılasım gelmiyor. "Büyüdük artık" geyiği çevirmek istiyorum, izninle. SEVİYE dergisinden beri takip ediyorum forumu, resmen "Anaa, daha küçücük çocuktu bu, nasıl da boy atmış!" diyen teyzeler gibiyim yani. Öyle olunca da artık eskisi gibi konuşasım, tartışasım gelmiyor sanırım. Sadece forumda değil, gerçek hayatta da durum biraz böyle ama bu seni pek ilgilendirmiyor, tamam anladım.

Hâlâ bişiyler yazdığında "aa, ne demiş acabağ?" diye merak ettiğim insanlar var forumda. Onlar da olmasa yüzüne bakar mıyım buraların, hiç bilmiyorum açıkçası. Takip ettiğim iki üç oyun var, onların başlıkları da unutulmuş gitmiş. Retro oynarsam olacağı budur tabii, neyse.

"Hort!" efektiyle canlanman dileğiyle sevgili Defter!
CúthalionCúthalion
Üye
06.26

Evet, bir konuyu daha hortlatma girişimi başarısız olmuş. "Forum neden böyle?" sorusunun cevabı aslında bir üstteki mesajda ancak yine de insanlar cevap arıyorlar. Bir şeyler değişmiş ve benim gibi değişimi pek sevmeyen birisinin hoşuna gitmiyor bu.

Eski konuları karıştırıyordum da nostaljik oldum biraz. Bazı eski anılarım depreşti. Hatta bir iki konuya mesaj attım, hortlar da belki kaldığı yerden devam eder diye. Ancak yine diğer bir sürü başarısız girişimler gibi olacak sonu diye hissediyorum.

Daha ne yazsam bilemiyorum ancak bir garip hissediyorum yahu. Sanki forumdaki boşluk içime yansımış gibi. Tamam, çok önceden kayıt olmama rağmen pek yazmıyordum foruma fakat ortamı görmek bile yeterliydi benim için.

Tabii bu forumun eski halinden hayatımın eski zamanlarına geçiyor ve oradaki unutulmuşlukların burada olmamasını istiyorum. Bir sürü kişi forumu terk etmiş ve keşke onlara ulaşılsa bir şekilde ve geri dönseler de forum, ortam, insanlar eski haline dönmüş olsa.

Ama büyüdük sanki be defter.
PrinnyPrinny
Üye
Çok büyüdük hem de, ortam hiç bir zaman aynı şekilde olmayacak, forum ola ki bi şekilde canlansa bile canlandıranlar biz olamayacağız, ancak o süre içinde tanıdıklarımız ve/veya sonradan başka platformlarda ulaşacağımız üyelerle birşeyler yapabileceğiz.

Birçoğuna steamden, küçük bir kısmına facebooktan ulaşma imkanım var ama en azından en yakın olduğum kişilere, eh bu da birşeydir.
dcdstyle
Üye
Bir anda kendimi sana yazdığım yazıları okurken buldum. Tütünümü sarmaya başlamadan, şifremi üçüncü denememde sana yazmaya başladım bile. Bekle eski dost, biraz uzun sürebilir. Yağmurda sarmak zor oluyor.

Kendime nedensizliklerle ilgili bir şeyler karaladıktan sonra buradaki eski yazıları neden okuyorum? Noktasız bir ünlem, belki bir soru işareti ya da benzer herhangi bir şey

ve garip olan noktaları birleştirememe inadım. Beyaz noktaları sildin mi yukarıdan, ne de güzel anlamını yitirir kozmos. Belki ben de yitip gittiğimi hissettiğim için buldum kendimi senin yanında ve yaktım senle aramda burada tozlanan anlarımı. Küllerini vazoda en güzel köşemde saklıyormuşum defter. Tekrar tekrar okudum sayfaların arasındaki izlerimi. Bu yıldızsız gecede belki de ihtiyacım olan şey sadece ve sadece sendin. Hayır. Belki değil. Evet. Sensin.

Birkaç ay yazmışım sana yuvarlarsak kocaman dört yıl önce. O birkaç ayın başlangıcı ve sonu arası hatta yazıların kendi arası bu şekilde belki de bu saatlerde yuvarlarsak dört yıl önce... O dört yıldan iki yıl önce girmişim üniversiteye. Hala oradayım defter. Eskisi kadar oyun oyna-ya-madığım son birkaç senede pek çok şey değişse de 04 Nis 2009 07:17'de sana yazdığım yazıdan değişik çok az şey var aslında.

Masamın üstünde bardak, tütün, Chopin, Beethoven, KFC ıslak mendil, boş 3ü1arada, bardak, tabak, çatal, ampül, jak, kulaklık, fincan, boş icetea green şişesi, telefon, çakmak, filtre, tütün, kağıt, ders programı... Masaüstümdeyse... Şöyle söyleyeyim; ikinci monitördeki genişletilmiş masaüstü komple nota kaplı:)

Ders programı hiç olmadığı kadar boş ve anlamsız. Bitecek olmasına bir sene yedi ders kala boşluğu bol bir program var bu sefer. Fakat bazı boşlukların üzerinde kalemle yazılmış ders isimleri. Elle müdahale var defter bu dönem programda ricalardan ötürü. Şu, şu, şu derslere girmen mümkün mü acaba diye bazı sorular soruldu. Hepsine cevabım evet oldu. Ve mezun olmadan, altıncı senede resmi olması mümkün olmasa da en azından tükenmez kalemle öğretmen oldum be defter. Yarın, yani bugün ilk ders... Otuz kişi beni bekler, geçen dönemlerde ders aldığım aynı derslikte, bu sefer dersi vereyim diye.

Yarın, yani bugün çok değişik oldu be defter. Seni hatırladım nedensizce. Yazmam gerektiğini hissettim. Belki de şu tatilde Avrupa'da bin yedi yüz kilometre arabayla turladıktan sonra gelip evden çıkmadığımı düşününce o kadar da mantıksız gelmiyor. O zamanları hatırladım. Ve hatırını kırmak olmaz, ufaktan iki satır oyun karalamadan gitmek hakaretten daha da büyük bir ihanet.

Kimsenin bir boşluk buldu mu haritadaki o noktalara etrafı açılsın diye tırmandığına inanmıyorum. En üst noktada senkronize olduğumuzda dönen kameradan da zevk aldığına inanmıyorum. İnandığım şey atladığımız anda o sembolik şahin mi kartal mı ne olduğunu düşünmediğim kuşun sesi değil. İnandığım şey sadece o rüzgarın sesi. Kimin anısı olursa olsun, ne kadar yüksek o kadar iyi!

Bir buydu, bir de Dead Space defter. Tamamen Dead Space'in ortasında olduğumuz anlardaki o müthiş sessizlik yok mu defter... Aslında işte tam o sesi aramıyor muyuz? O anlarda ufak ufak ilerlerken umursama manzarayı! Al eline bir oksijen tüpü, vakti gelince kullan, bi' tane daha ara sonra. Var etrafta elbet. Rahatla biraz. Hiçbir şey yapma, unut talihsiz Isaac'i, sen hafifçe süzül etrafta. Güven bana. Tüp bulamayana kadar yap bunu. Sonra dur. Hiç hareket etme. Bırak kendini.

Sadece dinle ve çok iyi bak kendine.

Beğenenler: Elladan

PiranhaPiranha
Üye
Şimdi bu kadar yazılmışda bu dediklerin OGZ Forumu içinmiydi? Forumun dünü bugünü yarını anlamında falan ana fikir bumuydu diye. Üstlerde Prinny mesajından sonra sende böyle wall of text yapınca kavrayamadım bir an :S
EDIT_: Tamam ya şimdi baktım Prinny gibi Drouzzin birde Cuthalion yazmış forumun haliyle alakalı. Lan boşverin şu bahtsız konuyla forumla alakalı yazmayı kendinize yazık :) şimdiye kadar neler yazıldı çizildi kimler geldi geçti ooo anlatsam şu karşıki dağlar yıkılır dayanmaz :lol:
ScorpioScorpio
Üye
Noluyo yaa; forum mu kapanıyo %)
(NOT: evet, yazılanların hiç birini okumadım. Okuyasım gelmedi ya ne yalan söyliyim. Forum yenilenmese bu başlığı da görmezdim.)
Edit: Kendimi beğenmek gibi oldu ya resmen, bildiğin kendimi beğendim :P )

Beğenenler: Scorpio

isoticisotic
Üye
12:32

Seni de unuttular be vardiya defteri
discussioncontroller