Bleach FRP - Chaos Arc
YojimboYojimbo
Mod
                                -CHAOS ARC-

Shinigami Akademisinin konferans salonu mezun oluşlarının coşkusu ve heyecanı içindeki yüzlerce shinigamiyle dolup taşmıştı. Klasik mezuniyet seromonisinin sona ermesiyle atandıkları ekiplerinin yolunu tutmak için hızla salonu terketmeye başladıklarında akademinin kapılarının üzerleri baştan aşağı siyahlarla kaplı bazı shinigamilerle çevrelenmişti. Yalnızca gözleri açıkta olan bu üniformalarıyla 2. bölükten oldukları izlenimi yaratan shinigamiler daha salonu boşaltanların ne olduğunu anlamalarına fırsat vermeden hızla ellerindeki zarfları kalabalık içinde seçtikleri bazı shinigamilere dağıtmaya başlamışlardı bile... Ellerine tutuşturulan, üzerlerinde isimleri yazılı ve "Central 49" mühürlü zarfları gören shinigamiler şaşkınlıklarını üzerlerinden atmaları ile hızla zarfı açmaya koyuldular... Her mektup iki cümleden oluşuyordu...

"Güneş batmadan Central 46'nın büyük kapısının önünde olun. Bu mektubun gizli bilgi sınıfında olduğunu unutmayın..."
                                                                                  Central 46 Chambers

Mektupları okuyan shinigamilerin şaşkınlıklarına endişe de eklenmişti artık.

---------------

Akşam saatlerine yaklaştıkça dev kapının önü olan biteni anlamaya çalışan shinigamilerle dolmaya başlamıştı ki kapının gıcırtılı bir ses ile açılması kalabalığın bakışlarını kapının ardındaki iki silüete çevirmelerine sebep oldu.

Silüetler belli ki shinigamiydi fakat üzerlerindeki üniforma Gotei 13'tekilere benzemiyordu. Silüetlerden irice olan tok bir ses tonuyla kalabalığı içeri yönlendirdi. Ürkek adımlarla dev kapıdan geçen shinigamiler dakikar sonra Central 46'nın dev bir daire şeklindeki odalarından birine doluşmuşlardı. Odanın sadece shinigamilerin bulunduğu merkezi yoğun bir beyaz ışık ile aydınlatılırken dairenin kenar kısımları karanlıklar içindeydi. Fakat gene de odanın etrafında bir takım figürlerin olduğu seçilebiliyordu.

Ortamdaki sessizliği bilge ve yumuşak bir ses bozdu. Belli ki adam etrafındakilerden daha yüksek bir yerde oturmaktaydı.

"Tüm eğitiminiz süresince hayalini kurduğunuz günde sizi bu şekilde buraya toplamamızdan dolayı üzgünüm. Fakat endişe etmenize gerek yok, sizi buraya getiren de eğitiminizdeki başarınızdan başka birşey değil..."   

Gözleri sesin geldiği yere odaklanmış kalabalık adamın söylediklerine rağmen rahatlamış gözükmüyordu...

Konuşmaya az öncekinin hemen yanından gelen daha genç olduğu belli olan bir kadın dahil oldu.                                       

"Gelişiminizi takip eden yalnızca Gotei 13 değil Central 46 ve doğal olarak Royalty'di de... Ve bizler sizlerin "farklı" ve "özel" bir görev için uygun adaylar olduğunuza kanaat getirdik."

Yaşlı adam konuşmayı sürdürdü:

"Binlerce yıl boyunca Kral tarafından çıkarılan bir kararla varlığı bir sır olarak saklanan Amatsu'nun ve Gakido Beşlisinin son elli yıldır görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu biliyorsunuz... Dünya'daki önüne geçilemez kaosun bu beş zebaninin kutsal mühürlerini zayıflattığını, Akuma'nın Yomi-no-Kuni'den gözlerini tekrar dünyaya çevirmesine neden olduğunu da... Bugüne kadar gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmüş olan Zanamius önderliğindeki Ika-Zuchi-No-Kami neredeyse varlığını göstermekten çekinmez bir hal aldı. "

Kalabalığın suratlarındaki endişe ifadesi yerini merak dolu bakışlara bırakmıştı...

"Amatsu'nun karanlığa gömüldüğü yıllar boyunca Gakido Beşlisinin gardiyanlığını üstlenmiş olan ve "Yojimbo 5" olarak tanınan gizli ekiplerin de sizlere olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar arttı. Gotei 13 ile ilişkisi olmayan ve direk Royal King'e bağlı bu ekipler aslında kendilerine ait özel  ve çok gizli bir eğitimle shinigami yetiştiriyor olsalar da bu olağanüstü şartlarda fazladan yardıma ihtiyaç duyar hale geldiler."

Konuşmaya tekrar kadın dahil oldu.

"İşte bu noktada siz devreye giriyorsunuz. Eğitim kayıtlarınızı inceleyen Yojimbo 5 kaptanları sizlerde kendi ekiplerine katılacak potansiyeli gördüler. Yalnız bu ekiplerin varlığı günümüzde sır olmaktan çıktıysa da yerleri ve üyeleri hala Royalty dışında yalnız birkaç Chamber 46 üyesi tarafından biliniyor. Bu yüzden sizleri dünyaya gönderdiğimiz de öncelikle bu ekiplerin Vice-captain'ları tarafından ayrı bir teste tabi tutulacak, güvenilirliğinize inanılırsa bu ekiplerden birine katılmaya hak kazancaksınız."

Yaşlı adam az önceki yumuşak ses tonundan çok daha net bir şekilde devam etti.

" Unutmamanız gereken bu ekiplerden birine dahil olduğunuz an dönülmez bir yola girdiğinizin bilincine varmanızın gerekliliği... Seireitei'de bir Shinigami olarak tanınmayacaksınız, geride bıraktıklarınızla ilişkiniz çok sınırlı olacak... Bu kurallardan birini ihlal etmeniz durumunda dahi Sokyoku ile infaz edileceksiniz."
Yaşlı adamın son sözü ile büyük salon bir anda buz kesmişti. Shinigamilerinin bir kısmının yüzlerinin bembeyaz kesilmesi için Sokyoku'u duymaları yeterli olmuştu bile... Daha birkaç gün önce eğitim sahasında bez bebekler üzerinde Kidou tekniklerini çalışan bu yeni shinigamiler için duydukları şok edici olmalıydı.
Kadın kalabalıktaki bu soğuk havayı kırmak için olsa gerek anaç bir tavırla sürdürdü konuşmayı:
"İşte tam da bu yüzden sizlere son bir seçme hakkı tanınıyor. Şu anda buradan çıkıp sizlere daha önce bildirilen Gotei 13 ekiplerinize dönebilirsiniz. Ya da siz de görülen potansiyeli haklı çıkarır ve bu onurlu görevi yerine getirmek, dünyanın kaderinde rol oynamak için hazırlanmaya başlarsınız... Seçim sizin"
Odanın kapısı yavaşça açıldı ve kapının önündeki korumalar kenara çekildi.
Başta Shinigamilerin hiçbiri dışarı çıkmaya yeltenmediyse de birbirlerine bakışlarından içlerindeki tereddütü anlamak mümkündü. Yaklaşık birkaç dakika sonra bir grup shinigami karar alarak ürkek adımlarla odayı terk etti. Kapıdaki korumaların suratlarındaki alaycı bakışlar suratlarının kıpkırmızı olmasına sebep olmuştu. Bu önce gruptan cesaret alanlar ise peşi sıra odayı terk etmeye başladılar... Yine de kalabalık büyük oranda yerini korudu...
"Tebrikler... Sağınızdaki duvara asılı olan listelerde 5-6 kişilik gruplara ayrıldığınızı göreceksiniz. Grubunuzun farklı ekiplere atanmış shinigamilerden oluştuğunu fark edeceksiniz. Bunun sebebi gruplar arası dengeyi sağlayabilmek. Kısacası dünyadaki görevleriniz esnasında çoğu zaman birlikte hareket etmeniz gerekecek. Bugün Central 46'nın size ayırdığı odalarda kalacaksınız, grubunuz üyeleriyle tanışmanız için bu iyi bir fırsat. Yarın ise Senkai geçitinden geçerek soul society'deki günlerinize elveda diyeceksiniz..."
Kalabalık odanın sağında büyük bir panoda yazılı olan listelere doğru hareket eder ve sırayla kendi gruplarındaki üyelerle birlikte odayı terk ederler...
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Yusei yavaş adımlarla 5.Yojimbo birliğine ayrılan odaya yürürken hala yaşlı adamın sözlerini düşünmektedir. "kurallardan birini ihlal etmeniz durumunda dahi Sokyoku ile infaz edileceksiniz." bu söz kafasının içinde durmadan yankılanmaktadır... "Kurallar, kurallar.... her zaman karşıma çıkmak zorundalar, değil mi. Soukyoku demek... Aptal kafam. Fırsatım varken çıkmalıydım. Ama olan oldu bir kere, bakalım bu yol bizi nerye       
götürecek"
odaya vardığında Yusei sessiz bir köşeye çekilir. Boynundaki kolyeyi sıkıca tutar "peki intikamım ne olacak? Onu aramak zorundayım. Hala buralarda bir yerde, eminim. Neden o lanet kapıdan çıkmadım. Neden gururumun intikamımı engellemesine izin verdim? Hinako üzgünüm, seni ikinci kez hayal kırıklığına uğratacağım." Odaya girdiğinden beri ilk defa etrafına bakar. Listedekilerin hepsi buradadır. Yusei dahil 7 kişi... İçlerinden sadece birini daha önce görmüştür ancak onunla bile daha önce hiç konuşmamıştır. Daha önce onu nerde gördüğünü hatırlamaya çalışır. Evet onu daha önce yakın dövüş eğitiminde görmüştür ancak ismini hatırlamamaktadır. Tanımadığı diğer shinigamileri inceler... Herkes birbirlerinden ne kadar farklı olsalar da gözlerindeki ifade aynı duyguyu temsil etmektedir. Bu duyguyu iyi bilmektedir çünkü o da şu anda aynı şeyi hissetmektedir. Belirsizliğin getirdiği endişe..." Ne takım ama.." diye içinden geçirir ve ve kendini odadaki koltuklardan birine bırakır...
[WT]Elessar
Üye
"Hey Daisuke.."
"Selam Lily."
"Seni hiç böyle dalgın görmemiştim. Ne oldu? Mezun olduğuna sevinmedin mi yoksa?"
"Yoo sevindim de... Ne bileyim, içimde bir burukluk var gibi."
"Daha da ders görmek istiyorsun sanırım?"
"Nas..."
"Hiç boşuna konuşma; bölüğün en iyisi olarak hiç konuşma hakkın yok. Ayrıca.."
"Ayrıca, ne Lily?"
"Sana söylemem gereken bir şey var ama..."
"Evet, dinli..."
"Sen; al şunu."
"Ha ne?"

Elime bir mektup tutuşturuldu. Ne olduğunu anlayamadan adamın uzaklaşmasını izledim. Bizden daha ileri bir teknik kullandığı kesindi; onun hareketlerini takip etmek, çok ama çok zordu.

"Daisuke... bu ne?"

Lily, merak içinde elindeki mektuba bakıyordu. Bana verilen mektuptan, Lily'e de gelmişti. Üzerinde Central 46 amblemi vardı. Krallığın, yeni mezun olmuş öğrencilerden nasıl bir isteği olabilirdi ki? Bunları düşünürken mektubu açıp okudum.

"Daisuke.."
"Baksana Lily; sanırım görmek istediğim derslerden biri ayağımıza kadar geldi. Birlikte gidelim mi?"
"E..evet.. olur."

Central 46'nın kapılarına geldiğimizde, etrafta onlarca kişinin beklediğini gördüm. Hepsinin ellerinde, bize de verilen mektuptan vardı. Girişe doğru baktığımda birkaç adamın orada durduğunu ve gelenlerden birşey aldıklarını farkettim. Sanırım biz, bir çeşit toplantıya gelmiştik; ve ellerimizdekiler de birer davetiyeydi.

"Gidelim Lily..."

Lily bütün gücüyle elimi sıkıyordu. Açıkçası Central 46 lafı onun kanını dondurmaya yetmişti. Şimdiyse kalbine gidiyorduk; herşeye dikkatli bir şekilde bakmaya gayret ediyor, olası bir tehlikeyi farketmek istercesine etrafına bakıyordu. Durdum, ona baktım. En ufak bir olayda kaçmak için hazırdı. Ona sarıldım...

"Merak etme, sana birşey olmasına izin vermem"
"Daisuke.. seni seviyorum..."
"Ben de seni seviyorum Lily..."

O an tüm dertlerimi unuttum. Ne Central 46, ne de mezuniyetim aklımdaydı. Sadece ve sadece Lily'yi düşünüyordum...

...

Etrafıma baktığımda kimsenin kalmadığını gördüm. Kapıdaki görevliler "Çabuk olun gençler..." diyordu... yüzünde hafif bir gülümsemeyle.

Kapıdan içeri girdik. Lily koluma sarılmış, etrafı kolaçan ediyordu. İlerde birkaç kişinin olduğunu farkedebiliyordum; ancak tehlike unsuru olabilecek hiçbir şey yoktu görünürde.

"Tüm eğitiminiz süresince hayalini kurduğunuz günde sizi bu şekilde buraya toplamamızdan dolayı üzgünüm. Fakat endişe etmenize gerek yok, sizi buraya getiren de eğitiminizdeki başarınızdan başka birşey değil..."

"Gelişiminizi takip eden yalnızca Gotei 13 değil Central 46 ve doğal olarak Royalty'di de... Ve bizler sizlerin "farklı" ve "özel" bir görev için uygun adaylar olduğunuza kanaat getirdik."

"Binlerce yıl boyunca Kral tarafından çıkarılan bir kararla varlığı bir sır olarak saklanan Amatsu'nun ve Gakido Beşlisinin..."

"İşte bu noktada siz devreye giriyorsunuz. Eğitim kayıtlarınızı inceleyen Yojimbo 5 kaptanları..."

"Unutmamanız gereken bu ekiplerden birine dahil olduğunuz an dönülmez bir yola girdiğinizin bilincine varmanızın gerekliliği... Seireitei'de bir Shinigami olarak tanınmayacaksınız, geride bıraktıklarınızla ilişkiniz çok sınırlı olacak... Bu kurallardan birini ihlal etmeniz durumunda dahi Sokyoku ile infaz edileceksiniz."

Herkes donakalmıştı bir anda.

"İşte tam da bu yüzden sizlere son bir seçme hakkı tanınıyor. Şu anda buradan çıkıp sizlere daha önce bildirilen Gotei 13 ekiplerinize dönebilirsiniz. Ya da siz de görülen potansiyeli haklı çıkarır ve bu onurlu görevi yerine getirmek, dünyanın kaderinde rol oynamak için hazırlanmaya başlarsınız... Seçim sizin"

Arkamızdaki kapı yavaşça açıldı. Herkes açılan kapıya bakıyordu; geleceği için iyi bir karar vermeye çalışıyordu. Lily ile gözgöze geldik.

"Ne düşünüyorsun Lily?"

Lily, üzerindeki korkuyu bir an için attı...

"Seninle olduğum sürece herşeyi yapabileceğimi düşünüyorum Daisuke."

Kapı yavaşça kapanırken dudaklarımız buluştu...

"Tebrikler... Sağınızdaki duvara asılı olan listelerde 5-6 kişilik gruplara ayrıldığınızı göreceksiniz..."

Panoya doğru yavaş adımlarla yürüdük.

"Daisuke... senle aynı grupta değilim..."

Karanlıklar içindeki kişilere döndüm ve sordum: "Grubumu değiştirmek istiyorum!!"

Başından beri yanımızda duran Central 46 korumalarından biri karşımda bitiverdi.  Kalın kaşlarını çattı, sert ve ikaz edici bir ses tonuyla yanıt verdi.

"Bu odalar senin sesini çıkaramayacağın kadar kadim kişilere aittir... Haddini bil genç Shinigami ve sana söyleneni yap!"

Lily kolumdan çekti; her zamanki nazik ve güzel sesiyle korumayla benim arama girdi: "İkimizden birinin grubunu değiştirmesi mümkün mü acaba?"

"Gruplarınız rastgele mi seçildi sanıyorsunuz? Central 46'nın üst rütbelileri her birinizin özelliklerini dikkatle inceleyerek bu grupları oluşturdular; yani hayır böyle bir durum söz konusu bile olamaz. Şimdi size söyleneni yapın ve usulca odalarınıza çekilin... " dedi üzerindeki üniforma ile diğer korumalardan üst rütbeye sahip olduğu belli olan shinigami. Cevabı beklemeden sırtını döndü ve uzaklaştı.

"Merak etme Daisuke..."
"Lily..."

Lily, içindeki endişeyi bastırmakta pek de başarılı olamıyordu. Ona sıkıca sarıldım.

"Seni seviyorum Lily. Her zaman da seveceğim."

Korumalardan biri kolumu tuttu: "Ayrılma zamanı genç aşık."

"Daisuke!!"

...

Beni bir odaya götürdüler. "Senin yeni bölüğün burası evlat." dedi korumalardan biri. Kapıyı açıp içeri girdim. İçerideki yüzlerin hiçbirini tanımıyordum. Herkes endişeli görünüyordu. Gelecekleri üzerindeki perdenin kalkmasını istiyorlardı belli ki. Bense sadece Lily'i düşünüyordum...


Dipnot: Korumalarla konuşma, Yojimbo'nun yardımı ile yapılmıştır. Kendi kendime sallamadım. (:
SüleymanAbi
Üye
Yoshino ne yaptığını bilmeden, neden burada olduğunu bilmeden dayamıştır sırtını bir köşeye. Odadakileri gözleriyle yavaşça süzer, buradakiler de ona sıradan gözükür. Endişelidir çünkü hala bir amacı yoktur. Neredeyse 1000 yıldır görmediği dünyaya inecektir, heyecanlıdır, ne göreceğini bilemediğinden korkuludur da. Rukongai'de gördüğü ailelerden büyük derecede etkilenmiştir zamanında, onun da sevgiyi hissetme zamanı gelmiştir belki de. Bunca senedir sevgisiz yaşamış, dünyada yaptığı savaşlarda yıktığı ailelerden bile etkilenmemiştir ama artık içinde duygular vardır, aile duyguları. Ailenin ne olduğunu bile tam olarak kestiremezken, bir grup shinigamiyle bu havasız odaya alınmıştır. Hayatı boyunca sert görünmüştür ve içine ilk defa giren bu duyguları da soğukkanlılığını koruyarak itmeye çalışır.
"Peh, bir kaç sert çocukla beraberim ha?" diye söyler kendine. Odadakilerin de, kendinin de niye bu odada olduğunu bilmemektedir.

Yaslandığı duvardan kendini ittirir ve sessizliği bozarak,
"Benim adım Yoshino, nasıl savaştığımı görenler bana "Yabanjin" de derler. Bu 5.Yojimbo saçmalığının ne olduğunu bilmiyorum ama hepimiz kendimize güvendiğimiz için buraya geldik ve kendine güvenen birisi böyle endişeli gözükmemeli. Dünyada bizi ne beklediğini mi yoksa Soukyoku'yu mu düşünüyorsunuz bilmiyorum ama kendinize güveniniz yoksa burada ne işiniz var? Her ne kadar insanların kararlarıma karışmasından hoşnut olmasam da, biz bundan sonra bir takımız." diye konuşur ortaya yüksek sesle. Neden böyle birşey dediğini kendisi de tam olarak kestiremez. Odadakilerden her ne kadar tiksinse de onlara gaz vermek istemiştir.
Odadakilerin ona baktığını farkedince, "Sizden hoşlandığımı düşünmeyin." diye düşünür içinden.

Yeniden yavaşça duvara yaslanır ve odadakilerin ne diyeceğini merak eder.



KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Yoshino'nun sözleri üzerine Yusei kafasını kaldırır

- Yaşarken bir çok savaşa katılmış olabilirsin Yabanjin, ancak gideceğimiz savaş muhtemelen çok tehlikeli olacaktır. Uğuruna Central 46'nın gizli örgüt kurduğu bir tehlike bu... Ayrıca bizler kendimizden ziyade geride bırakacaklarımız için endişeliyiz(nedendir bilinmez bu konuda yalan söylemişti. Diğerlerini bilmiyordu ama o intikamı gecikeceği için endişeliydi)... İntihar ediyor olabiliriz bu yüzden kapa çeneni ve görevimiz belli olana kadar sessizce otur.

ve tekrar düşüncelere daldı
Ulquiorra
Üye
Kaine, eline tutuşturulan mektuptan sonra bir odaya getirilmişti. Çevresine baktığında yalnız olmadığını gördü. Çevresine şöyle bir göz attı. Buradakiler.., büyük ihtimalle yeni takım arkadaşları olmalıydı. Yüzüne masum bir ifade takınarak

Merhaba, ben Kaine. Sanırım sizler de yeni takım arkadaşlarım olmalısınız. Görevimiz her neyse ilginç olmalı değil mi? Daha sonra odanın solundaki kanepeye uzanarak çantasından resim defterini ve kalemini çıkardı. Bir yandan göz ucuyla etrafını izlerken, diğer yandan da odada bulunanların resimlerini çiziyordu.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Bütün bu bekleyişten canı sıkılan Yusei tekrar insanları incelemeye koyuldu. Özellikle de diğerlerinden daha endişeli ve dalgın görünen shinigamiyi. 2. bölük üyesine benziyordu. İnce, çevik bir yapısı vardı... Bu çocuğu daha önce de gördüğünü biliyordu ancak hala adını hatırlamıyordu... En sonunda dayanamayıp yanına gitti. insanlarla sohbet etmeyi pek sevmezdi ancak bu çocukta farklı bir şeyler vardı... (Daisukenin yanına gider)

-Selam, ben Yusei. Baksana, dalgın görünüyorsun. Bir derdin mi var?
SüleymanAbi
Üye
Ona cevap veren shinigaminin sözlerini dinledi Yoshino. Yüzüne bir gülümseme geldi, kafasını kaldırmadan,
"Sen ne diyorsan öyle olsun, patron." diyerek sırıttı.
Kafasını biraz yukarı kaldırarak,
"Görünüşünden aldanmışım, ölümden bu kadar korktuğunu bilmiyordum, pardon." dedi. Bir an için sustu. Yüzüne baktı, onu sinirlendiğini düşündü ve sırıttı. Bu yersiz gülümsemeyle saçma konuşmayı bitirmek istemişti.

Kendini tanıtan Kaine'ye de pek aldırış etmedi ve gözlerini kapadı...
[WT]Elessar
Üye
Yusei ha... Demek beşinci bölüğün sayılı adamlarından birisi olan Yusei sensin. Benim adım da Daisuke. Memnun oldum. Bu arada...

Yoshino! Bu 5. Yojimbo "saçmalığının" Central 46'dan geldiğini unutma bence. Ayrıca ölümden korkmamak için arkanda kimseyi bırakmayacak olman gerekir. Bunu da aklının bir köşesine yerleştir.
Gabriel Archangel
Üye
Bir eli çenesinde dalgınca yürüyordu, ihtiyar sert konuşmuştu... 5nci Yojimbo Birliği'ne ilerlerken neler olabileceği geliyordu aklına... Endişelenmedi, çarpık bir sırıtma peydahlandı yüzünde ve adımları hızlandı...

Odaya ulaştığında etraf kalabalıktı, bazılarını gördüğünü anımsıyordu, çok dert etmeden bir köşeye kuruldu. Odadakileri izlemeye başladı. Bazıları birbirini tanıyor gibi görünüyordu, tanımayanlar bile çabuk kaynaşmıştı. İhtiyarın sözlerinden sırtını onlar kollayacaktı ve o da onların sırtını kollayacaktı... Fikir yeni bir çarpık gülümsemeyi getirdi ardından; fısıldadı kendisine... Göreceğiz Gabriel... Birilerine sırtını dayamayı öğrenebilecek misin bakalım? Göreceğiz...
SüleymanAbi
Üye
Daisuke'nin bu yersizce çıkışını tepkisizce dinledi. "Ölümden korkmamak.." 11. bölüğün kaptanını hatırlatan sihirli sözler bunlardı. Belki 5 dakika bile üyesi kalamamıştı fakat kaptanını iyi hatırlıyordu. Ona göre korku bir shinigaminin hissetmeye hakkı olmadığı birşeydi.
"Ölümden korkuyorsan niye kapıdan dışarı çıkmadın?" dedi. Bunu daha önceki gibi dalga geçercesine değil, ciddi bir şekilde söylemişti.
"Arkanda kimi bıraktın bilmiyorum ama yaptığın şey haksızlık. Madem bu işi kabul ettin arkanda bıraktığın kişiye güvenmelisin. Onun sensiz yapamacayağına inanman, onun güçsüz bir kişiliğe sahip olduğunu kabul etmekten başka birşey değil." diyerek devam etti. Bu sefer daha ciddiydi ve "arkada kimseyi bırakmamak" sözleri onu biraz etkilemiş gibiydi. İnsanlarla ilgilenmeyen kişiliği bir an için ciddileşmişti, merak duymuştu.
Bir süreliğine çok düşündüğünü farkederek yine başını aşağı eğdi ve bir yandan da Yusei'ye gülümsedi.
discussioncontroller