Bleach FRP - Chaos Arc
YojimboYojimbo
Mod
Kara delik yok olurken, şimdi karşı karşıya duran iki ekip birbirini tedirginlikle süzmektedir. Rahatsız edici sessizliği bozan -her zamanki gibi- Dosojin olmuştur.

Yardımcı kaptan Gotei 13 ekibinin en önünde bulunan yüzü yaralı, sert bakışlı adamın üzerine koşarken shinigamiler neredeyse bir refleks halinde savunma durumuna geçmiştir.

"Hisagi-saan!" Dosojin adama sıkıca sarılırken Shuuhei Hisagi başta olmak üzere tüm gotei 13 ekibinin suratlarnına şaşkın bir ifade yayılır. "Uzun zaman oldu!"

Yusei'nin yanında her zamanki resmiyetiyle, ellerini arkasında bağdaştırmış şekilde duran Chojiro, Yojimbo 5 ekibi yardımcı kaptanına bakarken omuz silker. "Ahh...Fuku-taicho..."


"Dosojin?" Hisagi fuku-taicho sonunda adamın kollarından kurtlur ve deri ceketini düzeltir. Suratındaki şaşkınlık ifadesi silinmiştir.

"Senin Yojimbo 5'e gittiğin hakkında söylentiler duymuştum ama-"

Dosojin'in suratına yayılan şeytani gülüş fark edilmeyecek cinsten değildir.

"Hey, artık karşında bir fuku-taicho var Hisagi-"

Yardımcı kaptan bir an duraksar. Eliyle sakalını okşarken, gözlerini kısarak Hisagi'nin arkasındaki shinigamiyi süzmeye başlar.

"Sen?"

Birkaç saniye içinde yardımcı kaptanın göz bebekleri aniden büyür ve eliyle Daisuke'i işaret ederek heyecanla haykırır.

"Hey seni hatırladım!" Dosojin'in bakışları tekrar Hisagi'e odaklanır. "Ne o Hisagi kapı artıklarımızı mı topluyorsunuz!" Yardımcı kaptanın suratındaki alaycı, heyecanlı ifadeye taban tabana zıt sert ve soğuk bakışlarla karşılık verir Hisagi:

"Belki de ihtiycı olan iyi bir liderdir, öyle değil mi Dosojin..fuku-taicho?"

Dosojin ellerinin kafasının arkasında bağdaştırarak bir çocuk gibi burun kıvırmakla yetinir.

"Herneyse, içeri geçip şu işi halledelim bir an evvel."


 
[WT]Elessar
Üye
Londra... Moon'un bahçesi... Dosojin ve onun o gereksiz çenesi...

Neden buraya geri geldiğim hakkında hiçbir fikrim olmasa da Hisagi fuku-taicho'nun Dosojin'e laf sokması günümü neşelendirmeye yetti. Belki de ilk testi geçememem daha iyi oldu; artık Dosojin'den emir almıyorum, öyle değil mi? O manyağın neler yapabileceğini Malysthar, Noroi ve Seigen'e anlatmalıyım sanırım. Böyle bir yardımcı kaptanın olabileceğini tahmin bile edemezler sanırım.

Bu arada... Noroi 11. bölüktendi... Karşımda duran koca adam da öyle... Birbirilerini tanır gibi gözükmüyorlar ama...

Neyse, bu sefer... ben neler diyorum? Geçen sefer gönderilmem benim suçum değildi ki?! Hepsi o Quincy ve yayı gibi kocaman ağzı yüzündendi... Etrafta o görünmüyor, belki de Quincy'ler bizimkinden daha katı kurallara sahiptir. Bunun nasıl olacağını düşünemiyorum ama belki öyledir...


"Herneyse, içeri geçip şu işi halledelim bir an evvel."

İş?
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Gelenler arasında Daisuke'nin de olması beni şaşırtmamıştı. Quincynin kurbanı olan tek kişiydi.

"Her neyse, içeri girip şu işi halledelim bir an evvel"

Ah Bakemonoya gitmemizin vakti geldi sanırım.

-Hey Daisuke, tekrar hoşgeldin.


YojimboYojimbo
Mod
Moon'un arka bahçesinde yarattığı suni cenneti geride bırakarak, karanlık dar koridorlardan bara geçen shinigamiler, henüz dakikalar önce ciğerlerinin bayram etmesini sağlayan aromatik kokuların yerini keskin bir yanık kokusu aldığında, güzel bir düşten cehenneme uyandıklarını hissetmişlerdi.

Pubın tüm camları sararmış perdelerle sıkıca örtülmüş, yalnızca bar tarafında açık olan birkaç lambaysa -ki birisi yanmakla yanmamak arasında gidip gelmektedir- odayı ancak loş bir şekilde aydınlatabilmektedir.

Moon kalabalık misafirleri için birkaç geniş masayı mekanın ortasındaki boş alanda bitişik bir şekilde sıralamıştır.

Dosojin hızla çıkış kapısına en yakında olan sandalyeye rahatça kurulmuş, az önce çamura bulanmış olan postallarını masanın üzerine uzatarak deri ceketinin iç cebindeki sigarasına uzanmıştı ki, Moon hararetle yardımcı kaptanın yanında bitmiş, dev elleriyle koca masayı kavrayarak hızla Dosojin'in ayağının altından çekmişti.

"Seni kaç kere uyarmam lazım be adam!"

  Dosojin bir an duraksamış, ardından hiçbirşey olmamış gibi sigarasını yakıp derin bir nefes çekmişti.

"Pfff... Son dönemler çok sinirli oldun be Moon... Senin neye ihtiyacın olduğunu biliyorum. Söyle hadi kaç sene oldu?"

Dosojin'in suratına muzur bir sırıtış yayılırken, Moon'un geniş suratı kıpkırmızı olmuştu. Hala tek elinde tuttuğu geniş masayı bir anda tekrar yardımcı kaptanın önüne bırakmış, mırıldanarak barın arkasındaki yerine yürümeye başlamıştı.

"Bir gün o dilini koparıcam ama..."

Hisagi olanları umursamaz bir ifadeyle izledikten sonra Dosojin'in karşısındaki sandalyeye oturur.

Dosojin güneş gözlüğünü masanın üzerine koyup, sigarasından bir nefes daha çekerken bakışlarını Hisagi'ye odaklar.

"Eee... Hala müzikle ilgili misin bakalım Hisagi-san?"

"Dosojin..." Hisagi kaşlarını hafifçe çatarak imalı bir şekilde Dosojin'i süzer.

"Pfff... Peki peki... Anlaşılan bu aralar herkesin heyheyleri üzerinde!"

Henüz birkaç nefes çektiği sigarasını küllüğe basarken masaya doğru eğilerek, hala şaşkın bir şekilde ayakta dikilip kendisine bakan shinigamilere gözleriyle oturmalarını işaret eder. Ardından donuk bakışlarını tekrar Hisagi'e odaklar, sesi hiç olmadığı kadar soğuktur;

  “Gakido Beşlisi’nin mühürlenmesinden ve Zanamius’un Adalet Ordusu’ndan kalanlarla birlikte Isora, şimdiki adıyla Ika-Zuchi-No-Kami’ye hapsolmasından sonra Amatsu yüzlerce yıl sürecek bir uykuya yatmıştı. Kimileri tamamen yok olduğunu söylerken, karamsar olanlar yalnızca kalesi Yomi-no-Kuni’de doğru zamanın gelmesini beklediğini iddia ettiler. Daha önce yaptığı gibi…”

   
   Arkasına yaslanırken suratına küçük bir tebessüm yayılır.   

   “Hangi tarafın haklı olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Herneyse buraya kadarını akademinizdeki masal kitaplarında da okumuştunuz zaten öyle değil mi?”

   Eliyle barı temizlemekte olan Moon’a masayı işaret eder.

   “Kasedi ileri sararsak pek güzide insanlık dünyalarının pisliğe bulanmasını sağlarken farkında olmadan Amatsu’nun dönüş biletini de kesmiş oldu. Gakido Beşlisinin kutsal mühürleri, üzerlerine zift gibi yapışan bu karanlıkla zayıflarken Amatsu’nun varlığı gün geçtikçe hissedilir oldu, Ika-Zuchi-No-Kami'nin bariyerlerinin arkasında birşeylerin harekete geçtiğinden emindik. Bakemono da tam olarak böyle bir zamanda doğdu….”

  Moon’un getirdiği 70’lik birayı neredeyse tek dikişte yarılayan Dosojin sakalını eliyle sildikten sonra devam eder.

  “Amatsu bir şekilde bazı insanlarla iletişime geçmeyi başardı. Bunda Zanamius’un parmağı olduğunu düşünsek de Ika-Zuchi-No-Kami’i çevreleyen bariyerin hala yerinde olduğunu gördük, kaldı ki bu bariyerin ortadan kalkması halinde dahi fiziki varlıklarını dünya üzerinde korumalarının mümkün olmadığını düşünüyorduk. Sonuçta Ryujin'le dünyaya geldiklerinde çürümüş bedenlerini bir arada tutan tek şey Amatsu'nun iradesiydi.“

Cebinden yeni bir sigara çıkarıp yakan Dosojin derin bir nefes çektikten sonra daire halinde üflediği dumanların kayboluşunu izler.

  “Herneyse, Bakemono ilk başlarda Amatsu’nun harekete geçtiğinin önemli bir işareti olması dışında büyük bir tehdit olarak görülmezken, her taşın altında karşımıza çıkmaya başlaması uzun sürmedi. Büyük şehir merkezlerinin yönetim kadrolarında bile bu “yeni akım”ın izlerine rastlar olduk. Amatsu’nun yalnızca namı dahi insanlığı etkisi altına almaya başlamıştı. Fakat hiç kimse bu tehditin  Rukongai’e kadar uzanacağını tahmin edemezdi…”

   Hisagi oturduğu yerde doğrulur;

  “Rukongai'de olanlar...Hollowfication… Bunu bir grup basit ölümlünün başarması sence de garip değil mi?”

  “Kesinlikle öyle” 

   Ses Dosojin’in ceketinden gelmektedir. Suratı bir şeyi hatırlamış gibi şaşkın bir ifade alan Dosojin cebinden çıkardığı küçük mekanik aygıtı masanın üstüne bırakır.

“ Sağol Dosojin! (Kadının ses tonundan suratındaki imalı ifadeyi canlandırmak mümkündür. Dosojin umursamaz bir şekilde birasını yudumlamaya devam eder.) 

Ben Yojimbo 5 ekibi teknoloji geliştirme departmanından 3rd Seat Uba Tenjin. Hisagi fuku-taicho, Rukongai’de yaşananlar Bakemono’nun basit ölümlülerden ibaret olmadığının en açık göstergesi zaten. Geçtiğimiz haftalarda; Borehamwood'daki mağaralarda yaşayan yüzlerce insanı hollowfication safhasını istedikleri şekilde mükemmelleştirene kadar denek olarak kullanmaktan çekinmediler. Temel olarak yaptıkları, bir mühür yardımıyla normalde ölüm anından sonra gerçekleşen hollowfication safhasını henüz kişi yaşarken tetiklemek. Bu durumda dünyevi beden kısa bir süre içinde yok olurken, shinigamiler standart "soul burial" prosedürlerini tamamlayamadan kişi hollow formuna geçmiş olur. En azından ilk denemelerinde bu böyleydi. Reiatsu seviyelerinin normal ölümlülerden bir hayli yüksek olduğunu düşündüğümüz Bakemono’lar, bu mühür sayesinde hollow formlarını tetikleyecekleri zamanı belli bir süre için kontrol edebilmiş olmalılar. Ayrıca basit bir hollowficationın aksine; en azından aralarından birkaçının iradelerini kaybetmeyerek diğerlerine önderlik etmiş olmaları da muhtemel. Seireitei’den gelen bilgiler de bunu doğruluyor.”


Hisagi düşünceli bir şekilde küçük mekanik cihaza bakmaktadır;

“ Peki amaçları nedir? Tüm bunlara yalnızca Rukongai’de küçük bir gövde gösterisi yapmak için katlanmaları pek mantıklı gelmiyor.”

“Bu konuda da haklısınız Hisagi fuku-taicho. Amaçlarının Rukongai’den ziyade Hueco Mundo’ya gitmek olduğunu düşünebiliriz. “

“Ve..”

“ Bundan sonrasını araştırmak da görevinizin bir parçası esasen. Bahsettiğim deneylerin ardındaki kişiye ulaşabilirseniz belki de bu konudaki sır perdesini de kaldırabilirsiniz. Zanamius’un bulunduğu Ika-Zuchi-No-Kami’nin Hueco Mundo ve Dünya arasında yer alması düşündürücü bir durum bu konuda. Şayet her iki gerçekliğe açılan bariyerleri yok ederlerse Hueco Mundo ile Dünya arasında herhangi bir köprü kalmamış olur. Sanırım sonuçlarının ne olacağını hesaplamak zor olmazdı. Hollowlar, hatta arrancarlar "Garganta" geçidini dahi kullanmaya ihtiyaç duymadan dünyaya akın edebilirlerdi böyle bir durumda. Zira Ryujin Amatsu tarafından yok edildiğinde Isora Nehiri'de tamamen kurumuş, bir çöl halini almıştı. Gakido Beşlisinin mühürlerinin dağacak böyle bir kaos ortamda korunması mümkün olmayacaktır. Bu da Amatsu’nun fiziksel formunu alması için yeterli iradeye sahip olabileceği anlamına gelir”

Dosojin küllüğe bir başka izmarit daha eklerken mırıldanır. “Zincirleme reaksiyon dedikleri bu olsa gerek. Önce Zanamius, sonra Gakido Beşlisi ve son olarak Amatsu… Piuuuvvv… “

“Evet Dosojin-fuku taicho, tam olarak öyle… Görev yerlerinizle ilgili diğer ayrıntılar sen de bulunuyor zaten. Ben bu cihaz sayesinde ana üsten takip etmeyi sürdüreceğim sizleri gerekli teknik bilgiyi sağlamak adına.”


Dosojin mekanik cihazı tekrar ceketinin cebine koyarken,  yerinden doğrulur.


düzenleme ve imla*
YojimboYojimbo
Mod
-
  Yardımcı kaptan masanın üzerine iki elini dayayarak shinigamilere doğru eğilir.

“Borehamwood’da yaşananlar hakkında elimizdeki tek bilgi Davis isimli ajanımızın anlattıklarıydı. Kimliği ortaya çıkınca kasabalılar gibi onun üzerinde de deneyler yapıldı. Reiatsu seviyesinin diğer ölümlülere göre bir hayli yüksek oluşu hollowfication safhasına girmeden ona ulaşmamız için bize gerekli zamanı kazandırdı. Fakat yalnızca birkaç gün dayanabildi; tüm yapılanlara rağmen..."

  Söylediğine göre kasabaya -yaşananlardan birkaç hafta önce- garip bir topluluk musallat olmuş. Davis heriflerden kıllandığı için bu tipleri göz önünde tutmaya karar vermiş. Üzerlerinde bulunan dövmelerden, kullandıkları araçlardan Bane Barony’deki çete üyelerinden olduklarını tahmin etmek güç değilmiş.”


  “Bane Barony?”

Dosojin’in suratında küçük şeytanı bir gülümseme belirir. Ellerini aniden iki yana açarak keyifle masanın etrafında dolaşmaya başlar.

  “Evet Hisagi fuku-taicho… Tüccarların ve korsanların cenneti, kaosun ana vatanı… Arayıp da bulamayacağın hiç birşey yoktur. Bir avuç cevizden, sizin için patronunuzu öldürecek bir dolu azılı suçluya kadar her şey. Eliniz cebinizde ne kadar derine ulaşıyorsa, bu sihirli şapkadan çıkaracaklarınız da o kadar çeşitlidir.”

Yardımcı kaptan, Hisagi’nin yanına geldiğinde aniden durur.

“Davis, bedenine mühür işlenirken aralarından birine -ki ona göre liderleriymiş bu herif- Meadows şeklinde seslendiklerini duymuş.”

  Hisagi kafasını iki yana sallarken hafifçe mırıldanır.

“Bu adamların geçen gün Rukongai’e saldıranlar olmadığına nasıl emin olacağız?”


“Olamayız… Fakat elimizdeki tüm bilgi bu. Kaldı ki bu adamlar muhtemelen Bane Barony’den kiralanmış, ne yaptıkları hakkında bilgileri sınırlı bir grup serseri. Bakemono için harcanabilir tipler kısaca. Rukongai’deki olayın arkasında olanlar, Tenjin-chan’ın anlattıklarına göre reiatsu seviyeleri yüksek, Bakemono’da daha üst seviye kimseler olmalı. Beni asıl kuşkulandıran bu kişileri geride tanık bırakmamak adına temizleyip, temizlemedikleri. Ama bir yerden başlamak gerek öyle değil mi”
 
  Dosojin  mekanın kapısına doğru yönelir;

  “Birkaç gruba ayrılmamız hem işimizi kolaylaştırır, hem daha az ilgi çekmemizi sağlar.”

  Hisagi yerinden doğrulurken kafasıyla Dosojin’i  kafasıyla onaylar.

“Chojiro!

  Dosojin’in aniden seslenişi ile sarışın uzun boylu shinigami aniden yerinden fırlayarak yardımcı kaptanı selamlar.

“Hisagi fuku-taicho’nun ekibine eşlik etmeni istiyorum.”

  Yardımcı kaptan bakışlarını tekrar Hisagi’e odaklar.

  “Kendisi Bane Barony’de birden fazla kez bulunmuş, 5th Seat rütbeli bir shinigamidir.”

   Hisagi, kendisine soğuk bir selam veren uzun boylu shinigamiyi benzer soğuklukta bakışlarıyla süzdükten sonra tekrar Dosojin’ e döner.

  “Pekala... Benim ekibimden birkaç shinigaminin de senin liderliğinde ilerlemesinde bir sakınca olmaz sanırım, öyle değil mi?”

   Hisagi’nin imalı bakışına küçük umursamaz bir sırıtışla karşılık veren Dosojin haykırır.

"Elbette!"

------------------------------------------------------------------------------------------------

  Birkaç dakika sonra; Moon'un geniş ellerini sert bir şekilde birbirine vurdurarak mırıldandığı bir kaç söz, barın etrafını kaplayan gizli bariyerin ortadan kalkmasını sağlamış, shinigamiler dışarı çıkarak kendilerini çamura bulanmış gökyüzünün altında, asfaltının çatlaklarından uzun sararmış otlar fırlamış kasvetli bir sokakta, yıkımın ortasında bulmuşlardır.

Dosojin, zipposuyla ağzındaki sigarayı -diğer eliyle rüzgarı bloke ederek- yakmaya çalışırken, caddenin karşısına park etmiş, sarı renkli,  90’lardan kalma bir Jeep Wagoneer’a doğru hızlı adımlarla ilerlemektedir. Aracı çalıştırdıktan sonra,  hala yolun karşısında bekleyen Yusei, Daisuke, Malysthar, She-do, Judas ve Noroi’i bir eliyle kornaya basarken, diğer eliyle gelmelerini işaret ederek uyarır.

“Hadisenize be! ”

Bu esnada Hisagi ve peşi sıra gelen diğer shinigamiler de Wagoneer’ın arkasındaki nispeten daha küçük kırmızı renkli Chrysler Off-Road Jeep’ine yönelirler. Chojiro sürücü koltuğuna geçer. 

Diğer iki ekip de yolun karşısına park etmiş iki araca doluşmaya başlar.


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Judas
Üye
Judas çabuk davranarak Dosojin'in yanındaki koltuğa geçip diğerlerinin, özellikle de Daisuke'nin jipe binişini izler.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Dosojin'in seslenmesi ile Jipe yöneldim. Durumumuz rahatsız ediciydi; yeni mezun olmuş birkaç shinigami olarak Seireitei'ye hiç çekinmeden saldırı düzenleyebilen bir tarikat'ın içine sızmamız bekleniyordu.

-Korkuyor musun, Shinigami?

-Doğruyu söylemem gerekirse, dehşete düşmüş durumdayım...

-Ahahaha

-Bunu söylediğim için benimle bütün gün uğraşacaksın değil mi?

-Hadi ama ben o kadar kalpsiz miyim?

-Öyle gösteriyorsun

-Haklısın. Çocuk, bu kullandığın kabuk benim olacak o yüzden güçlenmeye bak ve küçük bir kız gibi davranmaktan vazgeç.

-Sanki kabuğumu sana bırakırmışım gibi...

Jipe binerken arkama baktım. She-do ve Daisuke ile birlikte tanımadığım iki kişi daha vardı. Yeni yüzler görmek güzeldi...
Jipe bindim ancak nedense dünyaya inerkenki kadar rahat değildim artık. Karşımızdakiler bu kadar güçlüyse neden daha deneyimli shinigamiler yerine daha yeni mezun olan bizler gidiyorduk?
Elegie
Üye
Lanet olası Gigailer... Kaşınıyordu, hem de deli gibi. Kontrol etmeyi bir türlü öğrenemediği reiatsusu daracık bir gigainin içine sıkışmıştı ve bu da beraberinde muhteşem bir rahatsızlık hissi ve kaşıntı getiriyordu. En azından üzerindeki kıyafetler güzeldi; biraz kısa ve askılı siyah bir blüz, deri bir pantolon, alt bacağının yarısına kadar gelen bir çizme, kurukafası olan bir yüzük, üstelik güneş  gözlükleri de unutulmamıştı. Gözlükleri başında olduğu için mutluydu. Bir yere kadar.

Arabalardan hoşlanmazdı. Hiçbir zaman hoşlanmamıştı zaten. Hiç arabaya binme fırsatı olmamıştı ama takımıyla dünyaya inen birkaç shinigamiden mide bulandırıcı bir şey olduğunu duymuştu. Tahmin ettiği şey, bu iri araba kadar büyük değildi aslında, bu haliyle karnı duruldayan metal bir yaratığa benziyordu aslında.  Tedirgin bir şekilde etrafındaki shinigamilere baktı, o kutunun içine girmek pek akıllıca gelmiyordu ama görünüşe bakılırsa başka şansı da yoktu, zira shinigamiler tek tek oraya yönelmişti. En arkalarından gitti Noroi, pek istekli olmadığı belli oluyordu. Hisagi-san'ın yanında kalmayı tercih ediyordu daha çok, ama anlaşılan o da başka bir "arabaya" gidiyordu. Derin bir nefes alarak iç çekti, onlara önderlik eden adamın tam bir manyak olduğuna dair bir his vardı içinde.

Bu metal kutuya sığabilecekleri başta pek aklına gelmemişti, ama belli ki ona da yer vardı. Tanımadığı shinigamilere şöyle bir göz atarak Daisuke ve Malysthar'ın yanına yöneldi. Diğer shinigamilerin de tedirgin oldukları görülüyordu. Ama görevden kaçamazlardı, değil mi? Durumun konuşulanlar kadar vahim olmasına rağmen neden kendilerinin gönderildiğine anlam veremiyordu. Bir bakıma kurbanlık gibi hissediyordu kendini, bilgi edinebilmek için gözden çıkarılabilecek küçük shinigami grupları... hıh. Kimin kimi gözden çıkaracağını görürlerdi. Artık kaşımaktan acımaya başlamış sağ kolunu bırakarak kendi kendine batan sol omzunu dürtmeye geçti bu sefer, kaşlarını sinirli bir şekilde çatarak gidecekleri yere çabucak ulaşmalarını umdu. Gigainin içinde uzun süre kalmak istemiyordu.
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Yüzümde hafif bir gülümseme ile yeni shinigamilerden sürekli kaşınana
-Rahatsız olmuş gibisin, sorun araba mı yoksa gigai'n mi? Ah bu arada o kadar kaşırsan gigai'n işlevini kaybedebilir...
[WT]Elessar
Üye
- Ah Noroi-san; seni diğerleriyle tanıştırmadım... Bu adamlar ile önceden tanıştığımı söy... Aaa, onu da söylemeyi unuttum...

- Her neyse; bu She-do, onun yanındaki Judas. Senle izin almadan konuşan da Yusei.


Yojimbo 5 üyelerine döndüm: "Bu da Malysthar. Gerçek isminin birisini hemen öldürebileceği söylenir."

Hafifçe kıkırdadım. Çevremdeki endişe bana fazla gelmişti bile...
discussioncontroller