Toplum, Etik ve Ahlak
deddodeddo
Üye
Öncelikle bu başlığın sıradan Konu Dışı başlıklarından farklı, ayrı bir ciddiyet gerektiren bir tartışma mekanı olacağını şimdiden uyarayım. Açma sebebim bu tartışmayı yapabilecek olgunluğa sahip olduğumuzu düşünmem; çıkış noktam ise Romanya'da son zamanlarda alınan bir karar ve yasa değişikliği çalışması.

Romanya yapılan çalışmalar sonucu kardeşler ve akrabalar arası (yani ensest) cinsel ilişki ve evliliğin eskiden olduğu gibi kanunlarla yasaklanmadığı bir düzene geçmeye çabalıyor. An itibariyle de geçmiş olması gerekiyor bildiğim kadarıyla. Geçip geçmemesi önemli değil ancak bu fikrin ortaya atılmış olması bile bu olayın yasak olup olmaması gerektiğinin bir tartışılmayı, fikir belirtilebilecek rahat bir ortamda konuşulmayı hakkettiğinin güzel bir kanıtı. Bu meseleyi sadece tek bir yasa değişikliği ve konu başlığı ile kısıtlamak doğru olmaz, zira olay tamamen "Genel Etik ve Ahlak" dediğimiz, yazılı olmayan toplumsal kurallar ile ciddi bir ilişki içerisinde. Doğal olarak da bu Etik dediğimiz kurallarla ilişkili diğer bütün konular da aynı şekilde üzerinde konuşmamız gereken birer olgular. Bu olgular arasında kürtaj, uyuşturucu ve benzeri bağımlılık yapan maddeler, ötenazi (kişinin umutsuz bir durumda tıbbi intahar etme hakkı), ensest ilişki ve evlilik, tüp bebek, sperm bankası, insan klonlanması, eşcinsel ilişki ve evlilik gibi alt başlıklar var.

Bildiğim ve biraz da araştırdığım kadarıyla -konunun da açılmasına sebep olan Romanya'daki kararla ilgili- edindiğim birkaç bilgiyi paylaşmak istiyorum. Avrupa bu duruma olumlu yaklaşmak isteyen, insanın kişisel kararına saygı duyan bir tutum içerisinde genellikle. Amerika'da ise bu konu hem yasalar hem de kamuoyu tarafından farklı eyaletlerde farklı yöntemlerle tartışılmakta, yaptırım uygulanmakta ya da umursanmamakta. Japonya gibi uzak doğu ülkelerinde genellikle yasa duruma karışmasa da toplum akraba arası ilişkiyi ahlaksızlık ya da ayıp olarak görüyor. Türkiye'de kardeşler evlenemiyor ancak cinsel hayata hiçbir birey arasında müdahale yok.

Diğer bir konu da yine yukarıdaki gibi kişinin tercih ve kararlarıyla doğrudan ilgili olan eşcinsellik. Kimi toplumlarda bu "hastalık" olarak görülürken, kimi toplumlar tamamen "kişisel tercih" olarak kabul ediliyor. Evliliğe ve hatta evlat edinmeye dahi izin verilen toplumlar yok değil.

Uyuşturucu, sigara ve alkol her halde ülkeden ülkeye göre en değişken yaptırımlara sahip öğeler. Hollanda gibi yerlerde tamamen serbest olurken, bazı ülkelerde hiçbirine izin yok. Türkiye'de ve benzer birçok toplumdaysa uyuşturucu yasak, sigara ve alkol ise reklam panoları, sinema salonları, internet ve yazılı basın organlarında reklamı yapılabilir konumda. Televizyon, kesinlikle tekel ürünün tanıtım aracı olarak kullanılmıyor.

Ötenazi, kürtaj, tüp bebek ve sperm bankası yine en çok tartışılan konular arasında. Kişinin umutsuz durumda olduğunda yaşam kontrol birimine bağlı kalmaktansa ölmeyi tercih etmesi hakkına ötenazi deniyor. Kürtaj hamile bir bayanı çocuğundan vazgeçip henüz doğurmadan bebeğini aldırması durumu. Tüp bebek, doktor müdahalesi ile belirli bir babadan edinilen (sorun yaşayan eşlerin de kullandığı bir yöntem) ya da evli olmayan ancak çocuk sahibi olmak isteyen bayanların sperm bankasından edindikleri döller aracılığı ile hamile bırakılması. Eşler bu yöntem ile vaka ne olursa olsun çocuk edinebilirken evli olmayan bayanlar da -işte tartışma yaratan ve kimi toplumlarca etik olmadığı düşünülen konu bu- evlat sahibi olabiliyor.

Klonlanma ise apayrı bir durum. Aynı insandan ikinci bir tane yaratmanın yaratacağı değer karışıklığı hala bulanıklığını korumakta.

Sizlerden bu konular hakkında düşüncelerinizi birbirinize (ve ben de fikirlerimi belirttikçe bana) her hangi bir hakaret, iğneleme, ima ve benzeri çirkin davranışta bulunmadan, "İÇERİĞİ NE OLURSA OLSUN" söylenen her bir kelimeye saygı göstererek, kişilerin inanış ve değerlerinin değişken olabileceğinin bilincinde olmak şartı ile dini de fikirlerinizi aktarırken bir araç olarak kullanma hakkına sahip olarak, görgü kuralları çerçevesinde belirtmenizi istiyorum.

Unutmamalıyız ki bütün bu kavramların ilişkili olduğu etik ve yine bu kavramlara bağlı belirlenen yasalar gökten zembille inmedi. Yasalar bireylerin fikirleri ve iradelerinin birer yansımasıdır ya da yansıması olmalıdır. Çoğunluk "bu etik değildir, yasak olmalıdır" dedi diye azınlık haksız olmak zorunda değildir. (ya da değil midir? Bu da bir tartışma konusu.) Kişi başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığı sürece özgürdür diyebiliyorsak kardeşiyle ya da hemcinsiyle evlenmek isteyen bir bireyin çevresine ne zararı vardır?

Bu ve bunun gibi türetilebilecek soruları, bunlara vereceğiniz cevapları da yine bu başlıkta görmek istediğim şeyler olarak bilmenizi isterim.

Giriş mesajımı kapatmadan önce bu "Tartışacağız da ne olacak?" sorusuna kendim cevap vermek istiyorum.

Bu bir "memleket kurtarma" başlığı değildir. Tartıştıktan sonra ortak bir karara varmamız için açılmamıştır. Etik, hak, özgürlük gibi değerlerin insandan insana nasıl farklı anlaşıldığı, kararlaştırıldığı ve benimsendiğini görerek öğreneceğimiz, bunun doğrultusunda da kendi fikir ve değerlerimizi duruma göre yeniden inşa edecek ya da geliştirecek aydınlığa kavuşacağımız bir platform olma amacı gütmektedir. Lütfen bu amacı birbirimize vereceğimiz heyecan dolu cevapları yazarken unutmayalım.

Son olarak, tartışma süresince ve bütün forum kullanımımız sırasında Türkçemize dikkat etmemiz en büyük dileğimdir. Bir iki satır karalamaya üşenmeyen her arkadaşa şimdiden teşekkür ederim.
DharkanDharkan
Üye
Yazıyı okudum Deddo, güzel bir düşünce ile açılmış başlık, yeter ki gitmemesini istediğin taraflara gitmesin.

Yazından değindiğin her konuyla ilgili görüş bildirmeyeceğim, Romanya ve ensest ilişkiye getirilmeye çalışılan özgürlük konusunda birkaç şey söylemek istedim, bu konu bana göre biraz bahsi geçen ülkedeki toplumun çoğunluğunun ne düşündüğüne bağlı, yani Romanya'da buna ortam oluşacak yönde fikirlere (fikir, tercih ne denirse artık) kişiler çoğunlukta iken A ülkesinde bunu gündeme getiren kişi/kişiler/zümre topa tutulabilir.

Ülkemizde de böyle birşey ortaya atılsa (atabilen çıkarsa) biraz önce dediğim şey olurdu muhtemelen, bir şekilde kabul edilse dahi (ki imkansız gibi) inanılmaz bir dışlama (mahalle baskısı da denebilir) olacağından kuşkum yok. Ve açıkcası, toplumumuzun kültürel yada geleneksel birtakım alışkanlıklarının/alışılmış durumlarının bu denli dışına çıkabilecek kadar özgür düşünebilen bir hale gelebileceğini sanmıyorum. Ha bu arada, ülkemizdeki ensest ilişkiye bakış ile yaptığım bu yorumlar tamamiyle birinci dereceden (kardeş) ilişki üzerinedir, ikinci dereceden olan kısım oldukça ilginçtir, o kısma geliyorum.

Türkiyede ikinci, üçüncü dereceden ensest evlilik oldukça denebilecek kadar yaygın. Bu durum büyük ihtimal ailenin varlığı(miras,mal yada soyad) bölünmesin, aile güçlensin, yabancıya kız verilmesin (bu önemsiz sayılabilir) vb. sebeplerden dolayı yapılan birşey. Benim iki dedem amcaçocuğuydu mesela, kuzenler yani. Yada halamla dayımın evli olması (aynı ailelerin iki evlilik yapması). Tabi bu durumlarda iki soyad oluyor ortada ama ailenin geçmişine gidildiğinde akrabalık var yinede, ki bu durumdan ötürü aileler ne kadar soyadlar farklı olursa olsun yakın oluyor. Bu durumun içindeki biri olarak fikrim ise, kötü bir yanını görmediğim.

2. dereceden evlilik yada diğer adıyla kuzenlerin evlenmesine gelirsek; açıkcası bu konuda ne düşünülmesi yada daha doğrusu düşünmem gerektiğini bilmiyorum. Duygusal bakınca en basitinden sevenler buluşsun diyorum fakat doğacak çocukların muhtemel sakatlıklarından onlar sorumlular, iki yetişkin bireyin aldığı bir kararın böylesine sonuçlar doğurabilecek olması bu kararın o kadarda mantıklı olmadığı sorusunu aklıma getiriyor. Ama bu dediğim yasaklansın yada serbest bırakılsın anlamında birşeye işaret değil (zaten yasak değil) , sadece vicdana kalmış birşey, bana adil gelmiyor çünkü doğacak bireylerin anne ve babalarını seçme şansı yoktu.



Eh, benden bu kadar, ilk konunun kısmen içinde olduğum hatta yazdıklarımdan fazlasını yaşadığım için birşeyler yazma gereği duydum. :) Umarım konun istediğin gibi devam eder Deddo.
SYSCLEANER
Mod
Kürtaj:Yaşam hakkını savunan gruplar var yurtdışında en çok onlar karşı bu kavrama kişisel fikrim bakamayacağın bir bebeği niye dünyaya getirirsin.

Uyuşturucu ve benzeri bağımlılık yapan maddeler:Deddo Hollandada serbest demişsin ama değil belirli bölgeler var sınırlı cafeler oda böyle esrar eroin tarzında çok ağır şeyler değil cake, weed gibi öyle bir kerede bağımlılık yapmayan maddeler genede uyuşturucu madde kullanımı hoş bir şey değil. Olmasada olur fikrindeyim.

Ötenazi:Bu kavram esasında akla yatkın bir şey ama ilk olarak doğamıza ters neticede her canlının ilk görevi hayatta kalmaktır. Tabi tıbbi durumlarda öyle yada böyle bir şekilde çıkmaza düşülüyor zaten bu tip durumlarda televizyondaki dram durumları olmuyor ya koma durumunda oluyorsunuz yada yükse derece morfinle son saniyeye kadar takılıyorsunuz.

ensest ilişki ve evlilik: Böyle bir şeyein kanunlarla bile sınırlandırılması saçma yani bu öyle bir şeyki bunun saçma olduğunu anlamak için kanunlara ihtiyacımızın olmaması lazım birincisi genetik olarak intihar demektir akraba evliliği ikincisi nasıl hastalıklı bir bilinç altıdır bir insanın kardeşini kızını arzulaması.

Tüp bebek:Şimdi Tüp bebek bilimsel olarak bir sıkıntı yaratıcak bir şey olarak görmüyorum ama döllenme illa ana rahminde olur tanrı sana bu gücü bahşetmediyse yapmamalısın diye geveliyen varsa ve bunu insanlara söylüyorsa ömrü hayatı boyunca bir kere bile hastaneye gidip gitmediğine bakmak lazım çünkü bunu diyen insan bilime tamamen kapalı olmalıdır.

Sperm bankası:Bana mantıklı gelmeyen bir şey ha olmasa ne olur olsa ne olur hiç fark etmez ama bayanların baba figür olmadan çocuk büyütmeye çalışması ne kadar doğrudur yapılabiliecek olsa bile böyle bir şey sağlıklı bir aile isteyen her bireylerin başvuracğaı bir şey olduğunu düşünmem. Diğer yandan erkeğin kısır olduğu ailelerde başkasının spermiyle çocuk sahip olamyı içine sindire biliyorlarsa yani çocuğuna kendi çocuğu gibi sahip olabilecek kadar iyi niyetli insanlarsa neden olmasın ama çocukları büyüdüğünde her sorunda "sen başkasının bişeyisin" şeklinde davranılıcaksa durum kötü olur tabi.

İnsan klonlanması: Niye karşılar anlamış değilim halen neresi etik değil neresi sakıncalı..

Eşcinsel ilişki:Eşcinselliği hastalık olarak görürüm ben.
Mad Dok
Üye
Ahlak,
Bir insan olarak,kendi sağlığımın toplumsal sağlığa bir ölçüde bağımlı olduğunu düşünüyorum.Toplumsal sağlığın ise ancak sosyal adalet ile "iyi" diyebileceğimiz bir değerde stabil kalabileceğine inanıyorum.Bahsettiğim iyilik hali,öznel olmaktan ziyade;koşulları az-çok anlaşılabilir bir eşit fayda,sağlık ve insancıl bir özgürlük düzenine dayanıyor.Dolayısıyla benim için ahlak,sınırları din gibi düşünceler tarafından değil de,bizzat insan hakları ve ihtiyaçları tarafından çizilen,adalet temelli gerekli bir olgu diyebilirim.Şimdi konulara geçelim,
@Ensest ilişki
İlişkiye girmek isteyen bireyler,kendi olgun iradelerine bütünüyle sahip olduğu sürece(diğer bir deyişle,erişkin olmaları bir ön-şart olmalı) engellenmesi için bir sebep göremiyorum.Fakat bu tarz bir ilişkiden doğacak bir çocuğun sakatlık riski yüksektir;kimsenin de başka bir bireye bunu yapma hakkı yoktur.Dolayısıyla ensest ilişki,bireyler doğal yoldan çocuk yapmadıkları,mümkün olan en sağlam şekilde korundukları sürece iradeye bağlı ve serbest olmalı.
@Kürtaj
Kürtaj'a sıcak bakmıyorum.O bebek gelişmeye başladığından itibaren bir insandır ve öldürülmesi de bir suçtur.Eğer ebeveynler çocuk istemiyorsa daha iyi korunmaları gerekir,meydana gelen bebeği sırf birkaç insan yaşamasını istemiyor diye öldürmek bir barbarlık.Ha bireyler fazlasıyla genç olabilir,ekonomik durumları yetersiz olabilir,ebeveynlik konusunda fazlasıyla isteksiz olabilir.Bu durumda bebeğin doğumundan sonra evlatlık verilmesi ya da bir devlet tesisinde yetişmek üzere bırakılması olası seçeneklerden bazıları.Bunlar gayet doğal seçimler.Elbette burada söz konusu devlet organlarına çok iş düşüyor,tesislerin bireyin gelişiminde her türlü ihtiyacını karşılayabilmesi gerekiyor.
@Uyuşturucu benzeri bağımlılık yapıcı maddeler,
Birey uyuşturucuya kendi isteğiyle başlar;fakat kendi isteğiyle bırakması fazlasıyla zordur.Bu sebepten,bu konuda bir riski göze alıp alamayacağına karar verebilecek olan ancak erişkin bireydir.Söz konusu maddelerin tehlikesi sebebiyle,reklamları yapılarak insanların küçük yaştan itibaren seçime yönlendirilmesi tehlikelidir.
Bu maddelerin kullanımı belli bir olgunluk sınırına sahip olduğu sürece,tedariği sadece yasal organlardanlardan sağlanabilecekse mümkün görülebilir;fakat burada güvenlik ve sağlık birimlerinin işlerini mükemmel yapar hale gelmesi gerekiyor;aksi takdirde bunların özgürlük olarak görülebileceği bir ortam söz konusu olamaz.
@Ötenazi
Eğer yaşamak istemediğine karar veren kişinin sağlıklı düşünebildiği tıbbi imkanlarla anlaşılabilir durumda ise,ötenazi bir haktır.Elbette durumun ayrıntıları ve mevcut olasılıklar bireye son derece net bir şekilde aktarıldığı ve bireyin anlayabildiğinden emin olunduğu sürece...Aksi takdirde devrede olanın tam anlamıyla özgür irade olduğundan emin olunamaz.
@Tüp bebek,sperm bankası,
Bunlar hakkında söyleyecek fazla bir şey yok aslında,engellenmesi için hiçbir sebep olmayan doğal seçimler.Bireyin bir ebeveyni eksik yaşaması her ne kadar zor da olsa,sağlığı fazlasıyla tehlikeye atacak sakatlık benzeri bir durum olmadığı sanırım aşikâr.
@İnsan klonlanması,
Üzerinde fazla düşünmedim,şimdilik etik dışı bir niteliğini göremiyorum.
@Eşcinsellik,
Eşcinsellik bir cinsel tercih olarak görülmeli,bir hastalık olarak değil.Zira bireyde bir hormonal anormallik olmasa dahi,kendi hemcinsiyle seks yapmak istemesinin kime ne zararı var ki?Hangi hakla bunu yasaklayabilirsiniz?Sağlıklı bir sosyal yaşantıya giden yol,özgür cinsellik ortamının oturmasından geçer.Cinsel rollerin bireyin kendi tarafından değil de,3.kişiler tarafından belirlenmesi haksızlıktır.

Son olarak,konu oldukça ilginç ve hoş bir konu olmuş,belirtmek istedim :)
Laçin
Üye
Fazla özgürlük iyi değildir. Ama özgür yaşamak istiyorsanız karayiplere gidin. Ben öyle yapacam ;D
Çağlayan
Üye
Enfes bir konu.

Öncelikle kürtaj. Yasaklanmamalı. Bir kadın eğer hamileyse annelik hormonları devreye geçiyor ve içinizdeki o canlıyla iletişim kurmaya başlıyorsunuz. O yüzden "birkaç haftalık bir hücre" olarak göremezsiniz gelişmekte olan bebeği. Bu açıdan bir cinayet olarak görülebilir, evet. Ancak kürtaj yaptırmış olan bir kadının yaşadığı travma öyle büyüktür ki (ekşi'de bunu yaşamış olanların anlattıkları okunabilir), ben insanın "aa korunmamışım, hamile kalmışım, dur bebeği aldırayım" diye zevkinden kürtaj olabileceğine inanmam. Bir insan kendi içindeki parçasından vazgeçiyorsa buna mecburdur ki vazgeçiyordur. Hamile kaldığı için gelenek göreneklerce öldürülme riski olan bir kadına "Aaa bebeğini aldırma, barbar şey!!1" diyemezsiniz. Ya da tecavüz sonucu hamile kalmış bir kadın evladına her baktığında acı mı çeksin kürtaj yerine? Kürtaj bir haktır.

Ensest. Bu noktada Mad Dok'a katılıyorum ama Sys'in "hastalıklı bir bilinçaltı" cümlesine hak verip de altını çizmek gerek.

Eşcinsellik. Enseste hastalıklı diyebilirim ama eşcinsellik öyle değil. Eşcinsel bir arkadaşım vardı ve onun sayesinde çok daha iyi görebildim onların bakış açılarını. Kendi içindeki bu yönelime anlam veremediği için sürekli eşcinsel ilişkiler hakkında yazılmış kitapları okurdu, sonra bunun doğal bir şey olduğunu anladığını ve kendisiyle barıştığını anlattı bana. Düşünsenize, toplum zaten size baskı yapıyor "sen hastasın" der gibi, üstelik siz de kendi içinizde sürekli kendinizi yargılıyorsunuz. Çok zor bir durum.

Eşcinsel ilişkiler, din ve toplum içerikli şu bloga bakmak istersiniz belki: http://gaykedi.blogspot.com/ Yalnız uyarayım, GayKedi her tür konuda yazı yazar ve resim kullanır. +16 diyebiliriz.

Eşcinsellerin şöyle bir lafı vardır ki kanımı dondurur. "Bizi böyle kabul edin, bizi heteroseksüel ilişkilere ve evliliğe zorlayıp yolumuzdan ayrılmamıza sebep olmayın. Sizi ömrü boyunca asla arzulamayacak bir eşle evlenmeyi ister miydiniz?" Bu yüzden ben eşcinsel ilişkileri normal karşılıyorum.

Ötenazi. Yaşam benimdir, sonlandırmayı da ben seçebilirim.

Sperm Bankası. Çoğu evli kadın aslında kocasız yetiştiriyor çocuğunu. Adam eve gelip yemek yiyip uyuyor ve evini otel gibi kullanıyor. Bu toplumun işine gelebilir, çocuğun nereden geldiği belli sonuçta. Ama bir erkeğin kendisine destek değil de köstek olacağına inanıyorsa bir kadın, doğurma hakkı onundur. Tek gecelik ilişkiler sonucunda hamile kalan kadınlar da var.

İnsan klonlanması. İşte buna yanıt veremem. Klonun ruhu olacak mı, bir insanı bir diğer insan için organ tarlası olarak mı kullanacağız? Bu sorulara yanıt veremediğimden, bunu kabul edemem.

Uyuşturucu. Bunu yasaklamak, toplumda bunun kullanılımını arttıracaktır. İyi bir eğitimle insanın bundan uzak duracağına inanıyorum ben. İyimserim evet.
SnakeSnake
Üye
Burada bahsedilen konular ne yazık ki hep bireysel açıdan ele alınmış. Dolayısıyla burada serbest bırakılmalı yada bırakılmamalı tarzında söylediğimiz şeyler de kişisel görüşlerimizden öteye geçemez diye düşünüyorum. Meseleleri toplumsal boyutta irdelemek için bu soruları önce kendimize yöneltip kendimizi sorgulamamız gerekmektedir. Eğer biz bu durumları kaldırabiliyorsak yine de toplumun kaldırmasını beklemeyebiliriz. Ayrıca burada ''Etik nedir?''i de tartışmalıyız. Bu konuların uygulanma biçimleri neye göre yada kime göre etik? Kaldı ki etik çoğunluğun görüşünü değil bireyin toplumda uyumlu bir şekilde varolabilmesini amaçlayan davranış şekilleridir. Bu durumda ne toplum ne de birey ön plandadır. Ön planda olan bireylerin toplumsal etkileşimleridir. Bireyler kemikleşmiş topluma aykırı davransalar da kendi tercihlerine saygı duyulması da etik bir davranış biçimidir.

Kürtaj: Doğmamış bir cana kıyılmasındansa daha fazla tedbir alınması gerekir. Fakat yine de yapılacaksa olabildiğince erken davranılmalıdır.

Eşcinsellik: Her ne kadar yanlış olduğunu düşünsem de bireylerin cinsel yaşam özgürlüğüne sahip olmaları gerektiğini düşündüğüm için toplumun bunun bir tercih olduğu yönünde bilinçlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Ensest: Bunu nasıl karşılayacağınız size kalmış. O yüzden önce kendinizi sorgulayın böyle bir durumu kaldırabilir misiniz diye. Ensest ilişki bireyin metaya dönüştürülmesinin son noktasıdır, bunun tercih meselesiyle ilgisi yok, diye düşünüyorum.

Ötenazi: Ötenazinin intihardan farkı yok. İnsanlar borçları yüzünden veya başka bir sebeple kurtuluşları olmadığını düşünüp de intihar ediyorlarsa ötenazi de aynı şeydir. Ben hastaların sonuna kadar yaşatılmaları gerektiğini düşünüyorum, etik olan da budur zaten.

Sperm Bankası: Evlat edinmekle arasında fark yok diye düşünüyorum. Evli bireylerin bu yola başvurmaları ise kendilerinin bunu kaldırıp kaldıramayacağına bağlıdır.

İnsan Klonlama: Burada önemli olan amaçtır. Eğer klonlama insan tarlası üretmek için yapılacaksa bu kabul edilemez bir şey olur. Kaldı ki klon demek kişiliğin hele ruhun klonlanması değil sadece fiziki yapının birebir kopyalanmasıdır. Klonlanan insan kendi kişiliğine, karakterine ve ruhuna sahip olacaktır elbette. Fakat klonlamanın ne gibi sonuçlar doğurabileceğini öngörebilmek imkansız gibi. ‘’Kimler klonlanacak?’’ sorusu en basit soru mesela.

Uyuşturucu: İsteyen kullanıyor zaten. Ama serbest bırakılması savunulabilir değil bence. Çünkü bağımlılık ihtiyaç değildir. Bağımlı olduğunuz şey uğruna ihtiyaçlarınızdan hatta hayatınızdan vazgeçtiğiniz düşünülürse etik olmaması ve yasak olması gayet doğal. Bireylerin bu yönde eğitilmeleri hususunda sana katılıyorum Çağlayan. Fakat yine de denemek isteyen deneyecektir, bunun önüne geçilemez. Fakat serbest bırakılması da kolay ulaşılabilir durumunda olmasından dolayı yaygınlaşmasını kolaylaştıracaktır.

@ Laçin

Bu arada ada fiyatları ne alemde? Şöyle ucuzundan almak lazım aslında bir tane?  ^^ :D

Evet kendi krallığımı kuracaım. :D Tebaa kabul edilmiyor. Şimdiden söyleyeyim :D
deddodeddo
Üye
İlk mesaj bir giriş niteliği taşıdığı için öncelikle objektif olarak belli başlı konuları ortaya attım. Konuşulmayı bunlar kadar hak eden başka alt başlıkları da ortaya atmaktan çekinmeyin lütfen. Kısaca ben de fikirlerimi şöyle bir belirteyim.

Öncelikle hastalık ya da hastalıksız olsun, "birey özgürdür" diyebiliyorsak bu konulardan tek bir tanesini bile yasayla kısıtlamaya kalkmak çelişkidir. Düzenlemeler ve tetkikler tabii ki yapılabilir ancak ben bunların hiçbirinin yasaklanmayı hak edecek şeyler olduğunu düşünmüyorum.

Ensest ve eşcinsel ilişki, evlilik ve çocuk sahibi olmak bireylerin kendi kararları (ve hormonları) doğrultusunda oluşan durumlardır. Bilinçli bir kardeş-sevgili çifti, çocuk yapmamaları gerektiğinin farkındadır, değilse devletin bu duruma karışabileceği tek yol olan bilinçlendirme eğitimi ile farkına varmalıdır. Bunun dışında ben kardeşine aşık oldu diye asla bir bireye "hastalıklı" diyecek cesareti kendimde bulamıyoum. Bu durum eşcinseller için de geçerli. Zira bu durumda olan kesim azınlık diye onlara hastalıklı demek, dünyanın büyük bir kısmı sağlak diye bütün solaklara hastalıklı demekle aynı şey.

Ötenazi ise yine bireyin kendi seçimi olmalıdır. Ben yıllarca yatalak umutsuz durumda çevremin bana bakmasındansa ölmeyi tercih ederim. Ne şimdiki vicdanım ne de o zamanki halim bu kararımı değiştiremez. Bunu yasalarla engellemek, acı çeken bir insanın yarasına eceli gelene kadar tuz basmaya benziyor.

Tüp bebek, erkek döl sperm bankasından ise biraz pürüzlü bir durum. Yasalarla korunması kesinlikle yanlış olsa da (bana göre), bir bayan babasız bir evlat yetiştirmeye karar vermeden önce çok düşünmeli. Bu öyle şapadanak alınabilecek bir karar değil, çocuğun sosyal, ekonomik, ahlaki ve kültürel gelişimi için 1 ebeveyni geçin, çoğu zaman iki ebeveyn bile yeterli olamayabiliyor. Yine bilinçlilik burada en önemli nokta, asla kaçırılmamalı. Bunun dışında eşler arası yapılan tüp bebek ve evlat etme işlemleri ise tamamen doğal. Bir insanın evladını sevebilmesi için arasında ne kan bağı, ne de benzeri bir biyolojik bağ olmasına gerek yok. Sevgi bu kadar basit bir şey değildir.

İnsan denilen varlığa bu kadar değer veriyorsak, klonlanma sonucu oluşacak canlının da insan olduğunu unutmamalıyız. Bebek doğduktan sonra bir deney aracı, organ kaynağı ya da bir cisim gibi görülecekse bunun imkansız ve yanlış olduğu da bir o kadar bariz.

Kürtaj, yasalarla engellenmekten ziyade desteklenmeli, çocuğu doğuramayacak kararı gerçekten mantıklı sebeplerle vermiş ebeveynlere devlet köstek değil, destek olmalı. Kürtaj yasaklansın, bebek olmadı bir tesiste büyür mantığı bana çok ters. Anneyi 9 ay hamile kalmaya zorlamak, doğan bebeği de bütün o güzel yıllarını bir aile yuvası yerine yatakhanede geçirmeye alıştırmak bence çok acımasızca. Hanginiz böyle bir şey isteyebilirsiniz ki?

Uyuşturucu, alkol ve sigara üretimi,satışı ve reklamlanması yasalarla denetlenmesi gereken ancak yasaklanamayacak ürünler. İnsan piskolojisi üzerinde "Basma!" yazan düğmeye basmaya fazlasıyla el verişli. Bu ürünler fazla kolay şekilde ele geçememesi şartı ile belirli kurallar ve miktarlar sonucu elde edilebilirler. Ciddi bir hastalık (kalp, şeker, anemi vb.) ya da yetişkin olmama durumlarında ise kesinlikle devletçe yasaklanmalılar. Bakkala gidip içki ve sigara almak bu kadar kolay olmamalı. İnsan sigarayı bünyesinin kaldırabileceğini bir kuruma kanıtlamadığı sürece o maddeye erişememeli.

Bütün bu anlattıklarım hep yasak yerine denetleme, anlayış ve bilinçlendirme yolunu önermiştir ama tabii ki kendi fikirlerim olmasına rağmen hiçbirinin kusursuz olmadığını çok iyi biliyorum. Yasağın doğurduğu gibi denetlemeler de her dalda yasa dışı yöntemlerin doğmasına sebep olacaktır. Bunların doğmaması için de %100 kusursuz bir devlet, milliyet, bilinç ve kamuoyu topluluğu şart. Böyle bir toplum henüz dünyada var olmadığı için anlattığım konular toplumdan topluma az buçuk değişikliği hak ederek sisteme konulmalı diye düşünüyorum. Ancak kesinlikle %50'den fazlası ne isterse o olur fikrini destekleyemem. Bu kadar basit bir demokrasi, demokrasiden ziyade karara varma üşengeçliğidir.
Aranel
Üye
Kişiselden gidelim o zaman, bence özgürlüğe saygı duyan bir etik anlayış şudur: "bir başkasına rahatsızlık vermedikçe dilediğini yapabilmek"

Bu durumda, kürtaj,eşcinsellik,ensest,ötenazi,intihar,sperm bankası ve uyuşturucu kişiyi bağlayan şeylerdir, herkesin etik anlayışı kendinedir bu durumda. eşcinselliği hoş bulmuyor olabilirim ama bunu hoş bulan 2 çift bir araya geldiyse bana susmak düşer ancak. Uyuşturucu mevzusunda, bireye değil ama üreticiye bu konuda baskı uygulanması yanlış olmaz, sonuçta bunu sevdiren de bundan kar elde eden de üreticisi.

Klonlamayı bunun biraz dışında tuttum farkettiyseniz, Snake şuanki klonlama mantığıyla düşünüp fiziksel yapının klonlanması olarak düşünmüş fakat aynı fikirde değilim, aynı bilimin bu sıralar uğraştığı şeylerden biri nanobotları kullanarak beynin bir kopyasını yaratabilmek. Bu durumda 50 tane Aranel yaratılabilir ve bunlar düşünce,duygu,eylem açısından aynı olacaklardır, bilimde ruh yoktur çünkü :) Ruh derken kastettiğimiz beyin ise, onun da kopyalanmasına çalışılıyor.

Eğer klonlama tamamen anlamsız dokular ve organların üretilmesiyse buna hak verebilirim, ama kişinin olduğu gibi kopyalanması hoş olmayacağı gibi karışıklığa sebep verecektir, hem de "ölümsüzlük" gibi şimdilik bize uzak kalan bir fanteziniz yoksa neden bir bireyi tamamen kopyalayasınız ki?
Misafir
Laçin dedi:


Fazla özgürlük iyi değildir. Ama özgür yaşamak istiyorsanız karayiplere gidin. Ben öyle yapacam ;D


Konulara daha katkıda bulunacak şekilde yaklaşsak iyi olacak Laçin'im.
artha
Üye



Sperm Bankası. Çoğu evli kadın aslında kocasız yetiştiriyor çocuğunu. Adam eve gelip yemek yiyip uyuyor ve evini otel gibi kullanıyor. Bu toplumun işine gelebilir, çocuğun nereden geldiği belli sonuçta. Ama bir erkeğin kendisine destek değil de köstek olacağına inanıyorsa bir kadın, doğurma hakkı onundur. Tek gecelik ilişkiler sonucunda hamile kalan kadınlar da var.

Uyuşturucu. Bunu yasaklamak, toplumda bunun kullanılımını arttıracaktır. İyi bir eğitimle insanın bundan uzak duracağına inanıyorum ben. İyimserim evet.



Sperm bankası konusunda söylemek istediğim özel bir şey yok. Ama çocuk doğurmakla ilgili kararlar anne/baba'nın ya da sadece müstakbel annenin değil, doğmamış çocuğun da ilerde sahip olabileceği fikirlere göre düşünülüp karar verilmesi gereken birşey. Hadi babası olan bebekler neyse, genetik bir benzerlik olmasa da olur aile olmak için ama bir çocuğu babasızlığa mahkum ederken bir kadının ileride yaşaması muhtemel olan sorunları iyi irdelemesi gerekir.

Uyuşturucu konusunda ise, bu konuda aslında bir şey söylemek bence garip. Sigara gibi maddeler yasalken uyuşturucu kullanmak illegal ise, burada kararsız bir tutum var demektir. Ya tam olarak yasaklarsın, insanları eğitmek uzun bir yol dersin, ya da halka bunu açarsın. Ha dersiniz ki bu meret insanı esir eder, yok eder, çocuklarımızı zehirliyor ben de derim ki, bir; sen çocuğunun hayatından bir haber olma iki; madem insan hayatını istediği gibi yaşayabiliyor, istediği gibi de sonlandırabiliyor, uyuşturucu neden yasak? pahalı olduğu için hırsızlık yapan var, kafası iyiyken adam öldüren var bilmem ne. Alkollüyken farklı bir durum mu oluyor? 75'lik rakıyı da yasaklamak gerek o durumda. Çünkü onu da deli gibi içersen aynı sonucu verecektir, alkolizm seni esir alacaktır. İlla ki hepimiz dibine vuralım demiyorum. Ama bir kişi kendine Jim Morrison'un hayatı gibi bir hayat kurmak istiyorsa, ve daha otuz yaşını göremeden küvetinde ölü bulunma riski olduğu ona söylenmişse, bunu kullanan adamın ne hale geldiği ona gösterilmişse gerisi kişinin kendi kararı değil midir? belki de değildir. Bence uyuşturucunun karşısında bu kadar sert bir tutum geliştirmemizin tek sebebi bu işi yapan insanların mafyalar veya derin  bağlantılar kuran karanlık insanlar olmaları. Ama ben 21 senedir hiç sigara, alkol içmedim. Keşim gibi algılamayın :)
discussioncontroller