Warhammer 40k artifacts FRP (Durduruldu.Yeterli oyuncu toplanınca başlayacak.)
oyunsever94
Üye
                            -----------CHAPTER 1------------
         
                                       BAŞLANGIÇ


BROTHER CAPTAİN Grey Knight lorum Verminard kendi komuta gemisinden dışarıya bakıyordu.Geminin adı Judgementtı.Sektör Arwinaya geleli 1 hafta olmuştu.Sektör Tsel adındaki yıldızdan ve Teom,Hakur,Wolus ve Solthas gezegenlerinden oluşuyordu.Teom büyük şehirleriye sektörün nufusunun yüzde yetmişini elinde tutan çok önemli bir gezegendi.Bu gezegen ultramarine ve engizisyon üslerine ev sahipliği yapan ultramarinelere ait bir asker toplama dünyasıydıki aynı zamanda burdan bazı acemiler Titana gitmek üzere seçiliyorlardı.Solthas Tsele en yakın gezegendi ve üstünde hayat bulunmuyordu.Hakur ise fazla büyük bir nüfusa sahip olmayan bir çöl dünyasıydı ve Ultramarine chapteri için ikinci bir asker kaynagıydı.Wolus ise üstünde sadece minik bir imperium üssü bulunana karla kaplı bir buz gezegeniydi.Judgement şu anda Wolusun yörüngesinde duruyordu.Judgementa eşlik eden 2 tanede Arwina 8th regimenta ait imperial guard gemisi vardı.Arwina 8th regiment aslında önceleri daha çok milis güçlerinden oluşuyordu ama sonraları kolonilerin gelişmesiyle güçlenmişdi ve ordunun çekirdeğinide güçlü zırhlı birlikler ve tecrübeli askerler oluşturuyordu.lorum buraya özel bir görev için İnquisitor Mael Derockla gelmişti.Yöürngeye girmelerinden kısa bir süre sonra İnquisitor yanına birkaç servitor birliği ve kişisel korumarlarını alarak Woluıs gezegenindeki imperial guard ve ultramarinesin ortak kullandıgı üsse inmişti.Lorum endişeliydi çünkü uzun zamandır haber gelmiyordu.Bütün iletişim çabaları sonuçsuz kalıyordu.Birden lorumun düşünceleri başka bir Grey Knightın sesiyle bölündü.

-Lordum.Gönderdiğimiz izci takımlarından 3 tanesiyle olan bağlantımız kesildi.Tahminen yok edildiler.Geriya kalan sergeant Trevorun yönettiği takım ise üssün dışarıdan terkedilmiş olduğunu rapor etti.Şu anda beklemedeler.

-Ultramarines filosundan bir haber varmı?

-Yörüngeye yeni girdiler.Emrettiğiniz gibi.

-Captain Helrock'a durum raporunun bir kopyasını gönder ve iki space marine takımını bu görev için seçmesini söyle bu arada Captain Mervick'in yönettiği Blood Angels strike cruisere da bir mesaj yolla herhalde 5 saat içinde burda olurlar.Gidebilirsin.

-Evet.Lordum.

oyunsever94
Üye
Captain Mervick koridorda hızla ilerliyordu.Yanında 2.bölük aynı zamanda company chaplain olan Corvus Black eşilik ediyordu.Tüm squad sergeantlarının toplanmasını emretmişti ve hızlı adımlarla segeantların onları beklediği odaya girdi.

-Blood Angels!Şu anda Arwina sektöründen Wolus gezegenin yörüngesinde olan engizisyon gemisinden bir mesaj aldık.Mesajda yazılanların dogrultusunda en hızlı şekilde derhal Wolus gezegenine gitmeliyiz.Görevimiz bir kurtarma operasyonu.Wolus gezgenindeki önemli bir üssün dışarıyla olan iletişimi 3 gün önce kesildi ve ondan sonra o üstten hiçbir şekilde haber alamadık.o üsde çok önemli bir proje yürütülüyor ve aynı zamanda engizisyonun en güçlü inquisitorlarından biride şu an üsde bulunmakta.Görevimiz inquisitoru ve sağ kalanları bulmak kurtarmak ardındansa üstünde çalışılan projeleri sağlama almak.Bu görev için bizden 3 squad seçmemiz ve gezegenin yüzeyine göndermemiz istenildi ayrıca diğer squadlarıda acil müdahale için hazır bulundurmamızı.Finrod sen ve squadın üssün batısına bırakılacaksınız.Yanınıza sizi yardımcı olması için codicier Cyrus ve Chaplain Corvusu veriyorum.Sergeant Roland ve Kel siz ise dogu tarafına bırakılacaksınız.Kısa bir süre sonra yörüngeye giriceğiz o zmn görev sahasına drop podlarla indiriliceksiniz.Düsmanın tam olarak kimliğini belirlediğinizde bize bildirin aynı zamanda üssün iletişi sistemlerinden birin açarsanız direk teleportla birimleri yakınınızdaki pozisyonlara nakledebiliriz.Geri kaalnlar drop podlarda acil iniş için hazır bekliyecekler.Emirleriniz aldınız.Aranızda sorusu olan veya çaıklamaya ihtiyacı olan varmı?

Kimse parmak kaldırmadı.Captain Mervick kafasını onaylar bir biçimde salladı ve ordan ayrıldı.Seçilen 3 squadın liderleri hemen takımlarını toplayarak drop podların bulundugu yükleme yerlerinde dogru gittiler.Chaplain Corvus,Codicier Cyrus ve Sergeant Finrod aynı podun içine girdiler.Finrodun 6. takımında 5 tane assault marine vardı.Drop podda çoğu kişi chaplaine saygıyla bakıyordu,codicieri ise biraz garipsemişlerdi.
oyunsever94
Üye
Karlı bi arazide siyah bir figür bir tepenin üzerinde bekliyordu.Tek başına elini yukarıya kaldırmış bir halde bekliyordu.Zırhından ve silahlarından herkes onun bir eldar dahada iyisi bir seer concul üyesi odlugunu anlardı.Büyük bir sabırla bekliyordu ve birkaç dakka sonra beklemesi ödüllendirildi.3 tane warlocklu guardian takımı onun yanında 3 falcon ve bir fire prism gelmişti.Warlock maskesinin derinliklerinden gelen sesiyle diğer warlocklara seslendi aynı zamanda aralarında psionik bir bağ kuruldu.

-Kardeşlerim.Zaman geldi.Farseerımızın görüsü yavaş yavaş gerçekleşiyor.Düşman körlemesine önüne attığımız yemlere dogru geliyor.Kardeşlerimizin bağzıları şu anda görüyü gerçekleştirmek için hayatlarını veriyor ama sizin bu görüdeki göreviniz daha özel.Farseera ve diğer 2 seer concul üyesine eşlik edeceksiniz.Phemius ve tyrael siz Farseera eşlik ederken sen Menovuis diğer iki seer concul üyesine eşlik edeceksin.Falconlar sizi görev yerlerinize götürecek.Unutmayın Farseerin görüsü binlerce insanın veya canlının hayatından daha önemli.
AgnusDei
Üye
Magistra Kulesi'inde toplanma emri verildiğinde, büyük zamanın geldiğini hissetmiştim. Sonunda küstah insanlara hadlerini bildirecek ve ırkımın gücünü onlarak gösterebilecek bir fırsat geçmişti elimize. Her fırsatta ırkımı aşağılamalarına büyük bir cevap olacaktı bu operasyon, bu ölüm tuzağı, bu büyük felaket. Evet anlamıştım o anda, Farseer'ımın beynimdeki sesi, bana herşeyi açıklamıştı, üstelik bu görevde yanlız olmadığımı ama aynı zamanda yapayalnız olduğumu söylediğinde ve ırkımı yüzeltmek için beni seçtiğini söylediğinde, evet herşeyi o anda anlamıştım.

Magistra Kulesi Konseyi bittiğinde, hepimiz göreve hazırlanmaya başladık. Görev bittiğinde, insanlar olmayan İmparatorlarının olmayan desteğini daha iyi görebilecekler ve engizisyon kafirlerinin yalanlarını belki anlayıp, bir ihtimal gözlerini açabileceklerdi.

O gece, Tyrael kardeşim ile meditasyon yaptık ve söz verdik birbirmize ve Farseer'ımıza. Ölecek de olsa, insanlara hadlerini bildirecektik.

Emirler uyarınca yola çıktık, Craftworldümüzün hediyeleri, Farseer'ımızın görüleri ve zekası bizim yolumuzu aydınlatıyordu, görev çok kesin ve açıktı. Kafir ve yalancı Inquisitor'u bul ve hak ettiğini ver. ÖLÜMÜ VER..... Ama grubumuzun görevi de olsa, aslında büyük bir tuzağın parçası idi. İnsanlar bu tuzağa düşecek ve kafirini korumak için elinden geleni yaparken, biz asıl amacımıza ulaşacak, artifakları bulup, Ulthwé'ye dönecektik.

Biz evrenin en zeki ırkıyız dedi Tyrael bana. Ona dönüp baktığımda, gözlerindeki parıltıyı görmemek imkansızdı, çok ama çok heyecanlıydı, ben de. Onlara çabul kanacakları tuzaklar kurduk dedi ve hepsinin bu tuzaklara düşeceğini biliyorum. Ve emirler geldi, benim ve Tyrael'in görevi, ana görevi gerçekleştirme de Farseer'a eşlik etmekti. Bu yolda ölsem de, O'nun yanında ölmek bir şerefti. Ve bu gerçeklik içinde gezegene indik....
mephiston
Üye
cyrus drop pod içindeki marinelerin zihinlerini araştırdı varlığından huzursuz olduklarını biliyordu yeni tanımıştı onları ama chaplain black i 300 yıldan fazladır tanıyordu herdaim onun yanında savaşmıştı büyük bir saygıyla ona döndü ve bu önemli görev öncesinde tabiki dua edelim kardeşim dedi
finrod_carnesir
Üye
görevlerinde bir librarian varlığına alışkın değildi ama asıl garip olan chaplainle birbirlerini tanıyor gibi görünmeleriydi ama şuanda yapması gereken merakı bırakıp görevine odaklanmaktı dikkatini toparladıktan sonra dua etmeye başladı
tigurius
Üye
bizler evrenin en zeki ırkıyız demiştim evet öyleyiz insancıklara bunu öğretme vakti geldi
bir söz verdim bu görevi canım pahasına olsa tamamlayacağım benim görevim ki en onurlu görev benim.Ben ve kardeşim phemius farseerımıza eşlik edeceğiz ve o zavallı inquisitor layığını bulacak.ben warlock tyrael bu da benim yeminim olsun
oyunsever94
Üye
Drop poddaki tüm marineler chaplainle birlikte dualarını etmek için hazırlanıyorlardıki podun kapısı açıldı ve içeriyebir kişi daha girdi.Bir apothceary.

-Umarım duanıza katılabilirim chaplain.

Sonra pod yavaş yavaş sarsılmaya başladı.Sarlsılmalar gitgide artıyordu.Chaplain dua okumaya başladı ve diğerleride onu takip etti.Sonunda pod yere çarptı ve büyük bir sarsıntının ardından podu zırhlı altı yüzeyide açıldı ve grup dışarıya çıktı.Üssü görüş mesafelerindeydi ama scouların verdikleri bilgiye göre ön kapıdan girmek yerine yandan bir giriş kullanacaklardı.Grup temkinli bir şekilde ilerliyorlardı ama kar fırtanası görüşlerini bazı yerlerde çok azaltıyordu.Bu fırtınanın içinde sadece imperium üssü görnüyordu.Girişe ilk ulaşan 2 marine diğerlerini çağırdı ve 2 marine jetpackleriyle önden yukarıya zıpladılar.tavanı ve durvarlarının bir kısmı yok edilmiş olan bir odaydı burası ve sonra karşılarında duran kemerli geçide baktılar.Temiz görünüyordu aşağıya işaret verdiler ve diğerleride yanlarına geldi.
mephiston
Üye
cyrus en geriden geliyordu.Görüş mesafesi kısa olmasına rağmen dert etmedi bir librarian olarak birisi olsa hissedeceğini biliyordu.Görevini düşündü "inquisitoru kurtar ve projeleri sağlama al"
düşmanın kimliği bilinmiyor sağ kalan olup olmadığı bilinmiyordu Chaplain Black'e döndü ve sordu
-bu görev hakkında siz ne düşünüyorsunuz sizce bu gezegendeki düşmanlarımız kimler?
finrod_carnesir
Üye
-önce chaplain ardından bir librarian buda yetmez gibi birde apothecary bu iş gittikçe garipleşiyor
görevimiz hakkında yeterli bilgim yok bu nedenle tetikte olmalıyım

bu sırada librarianla chaplainin konuşması dikkatini çekti ve dinlemeye başladı.
oyunsever94
Üye
2 falcon tank hızlıca imperium üssünün bulundugu vadiye bakan bir çıkıntının üstüne geldiler.İçlerinden çıkan guardianlar ve warlock liderleri tyrael ve diger warlock hemen çıkıntının kenarında duran eldar dişisinin arkasında tek dizlerinin önüne çöktüler.Üzerindeki rünler ve işaretlerden vede yaydıgı ezici pşisik enerjiden bunun bir farseer oldugunu galaksideki en aptal bir ork bile anlayabilirdi.Oysa seer concul üyesi biliyorduki bu yaydıgı ezici enerji sadece farseerın kendi enerejisinin bastırlımış haliydi.Warlocklar Farseerdan gelen bir emirle gözlerine yukarı kaldırıp baktılar.Yağan karın altında Farseer bir kar meleğine benzemişti.Güzelliği anlatılamazdı zaten warlocklar şu anda konuşmaya çalışsalar herhalde agızlarından bir kelime çıkamazdı.Sonra berrek bir ses duyuldu.

-Vakit geldi.Hazırlanın.

Ve hemen hızlıca yaptığı bir kaç hareketle karşılarında bir geçit açtı ve guardian takımları ve takımları yönetenlerle beraber 3 warlockla geçitten geçti.Geçidiğin diğer ucu büyük bir odaya açılıyordu ve odanın karşısında ise tonlarca agırlıktaki titanyum ve çelikten yapılma ekstra güçlendirilmiş koruma kapıları duruyordu.Sonra o berrak ses bir kez daha duyuldu.Ve kpaının yanına giderek kapıyı incelemeye başladı bu sırada warlocklar çoktan kapının karşısındaki geçide nişan almışlardı.

-Kimsenin bu odayı geçmesine izin vermeyin.
discussioncontroller