Warhammer 40k The Mischief
talonmaster
Üye
"ahh sonunda süvariler gelmiş"dedi şero sırıtarak."ve eklemem gerekirki bu lanet gezegene geldiğimizden beri gördüğüm en medeni taulardan birisiniz.tamam geliyoruz ayrıyeten komutanınızın duymak isteyeceği bazı şeyler var."sonra kalixis'e dönerek "arkadaşımız donmak üzere onun için yanınızda sıhhiye varmı"diye sordu
Kalixis
Üye
Kalixis uzanırken kaçmayı düşünmüştü ancak donuyordu ve bacakları konusunda bir şey yapmalıydı.Tau'ları farkettikten sonra içini anlamsız bir hüzün ve endişe hissi doldurmuştu.Sanki ihanet ediyormuş gibi hissetti.Bacaklarının durumu iyi olmadığı için uzandığı yerden bacaklarına yumruğuyla sertçe vurdu.Terminator armoru geçemezdi vuruşu belki ancak kan dolaşımını hızlandırmaya çalıştı. Kısmen başarılı olmuştu ancak bu yavaş yavaş donduğu gerçeğini değiştirmiyordu.Hammerfall'u umutsuzca beklemeye başladı... 
Lord Inquisitor
Üye
--------------------DM--------------------------
Yıkık Imperium üssünün orta yerine beklendiğinden çok daha kısa sürede T'au Arması taşıyan bir Hammerhead Battle Cruise geldi. İhtişamlı ve her tarafındaki Ion Topları tam donanımlı bir savaş gemisiydi. Kısa sürede posziyonunu alan Hammerhead daha sonra her tarafından buharlar çıkardı ve ana çıkış kapısı yavaşça açıldı.

T'au subayı kendilerine ait bir işaret dilinde gelenleri selamladı. Bu sırada T'au dilinde telsiz konuşmaları gerçekleşiyordu. Kısa süren konuşmaların ardından Beyaz savaş zırhı giymiş iki tane T'au Hammerhead'den çıktı ve hızla yerde uzanan Kalixis'in yanına gitti. Zırhlarının bir taraflarından çıkardıkları bir çift çubuk ince  bir güç alanı oluşturarak sedye gibi bir düzlem oluşturmuştu. Kolaylıkla Terminator Zırhı içersindeki Kalixis'i kaldırıp bu düzlemin üzerine koyarak tekrardan Hammerhead'e taşımaya başladılar.

T'au subayı bu işlemi izledikten sonra Sero ile Raven'a dönerek sakin bir ses tonunda konuşmasına devam etti:
"İmparator'un askeri iyi olacak. Sıhhıye Uzmanlarımız Onu aldılar. Acil Tıbbi Üniteye bağlayacaklar. Kısa sürede kendisini toparlayacaktır."

T'au Subayı daha sonra arkasını dönerek boşluğa birkaç el işaretinde bulundu. Bunun üzerine kısa ıslık gibi sesler duyuldu ve sekiz tane T'au savaş komandosu görünür hale geldiler. T'au subayı arkasını dönmeden konuştu:
"Bizimle savaş gemisine teşrif edin Chaos. Savaş Kampında Shas'O ile görüşecek ve sonra duruma göre hareket edeceğiz. Sizi dinleyecektir."

T'au askerleri ve Subayı yavaş adımlarla Hammerhead'ın açık kapısına doğru hareket etmeye başladılar.
oyunsever94
Üye
Lorumu'n içindede aynı şekilde bir duygu fırtınası toplanmıştı.Bladein ihanetinin lekesini lorum taşıyordu.Engizisyonun yolundan sapıp yaptığı tüm kötü şeylerin.Tüm onursuzlukların.Ama lorum bu utanca boyun eğmiyordu.En azından o görevini yerine getirmek için çabalıyordu.Hiç bir zaman pes etmemişti ve etmeyecekti.İnsanlık korunmalıydı.Ne engizisiyonun yanlış işleri nede hereticlerin çabaları insanlığı yok edebilirdi.Lorum insanlığın koruyucusu olan imparatoru gerçekten hiç bir zaman tanrı olarak görmemişti.O insanlığın koruyucusuydu.Kendisi şu an derin bir uykuda olsa bile hala çocuklarını ve yardımcılarını gözetlemeye devam ediyordu.Başardıkları ve kurtardıkları her insan ruhuyle göğsünü kabartıyor ve ve çocuklarını övüyordu.Kaybedilen her ruhla üzülse bile asla çocuklarını desteklemekten vazgeçmiyordu.Lorum imparatoru yarı yolda bırakmayacaktı.Diğer grey knightlar ve space marinelerden faklı olarak lorum her zaman görevlerinde insanları korumuş asla onları küçümsememişti.Ve onların teşekkür çığlıkları övgüleri engizisyonun altın nişanlarından bile yukardaydı.İnsalık var oldukça onun koruyucularıda var olacaktı.İsterse tüm eldar kalesi buraya toplansın lorum artık umursamıyordu.Ama önce karşısındaki kayıp ruhu temizlemeliydi.

-Ben engizisyonun tüm sapık işlerinin utançlarını taşıyorum Gabriel.Onların açtıkları yaraları tamir etmeye çalışıyorum.Peki ya sen kendi tuançlarını taşıyabilecek kadar insanca davranabilecek misin?

Hamle 1=Holy sign of the hero
Hamle 2=Fury of the heart
Hamle 3=Hand of righteous


talonmaster
Üye
"güzel"dedi yüzbaşı şero."yalnız öğrenmem gereken birşey var."diyerek sormaya başladı"
"yukardaki kaos armadasına ne oldu"
Kalixis
Üye
Kalixis uzanırken içinde hala bir huzursuzluk vardı, ne olduğunu çözememişti ancak beklemesi gerektiğini hissediyordu, o yüzden tau'lar onu taşırken tavşan uykusuna yatmaya karar verdi.
Lord Inquisitor
Üye
-----------------------------DM------------------------

T'au askerleri Hammerhead'e binmeyi tamamladıklarında Kalixis de sıhhiye birliği tarafından geminin sağlık ünitesine götürülmüştü. Raven ve Sero ise az önceki T'au subayı ile beraberdi. T'au subayı kendisine verilen görevi tamamlamıştı. Geriye kalan tek şey bu üç esrarengiz kişiyi Shas'O'nun karşısına çıkarmaktı.

T'au subayı bu sırada Sero'nun kendisine yönelttiği soruyu duydu. Cevap vermek konusunda biraz şüpheliydi. Zaten bir Chaos Askeri değil miydi? O halde zaten bu sorunun cevabını da biliyor olmalıydı. T'au subayı içine girdiği olayın ilginç yerlere gideceğine emindi.

İhtişamlı Hammerhead itici motorlarının gürültüsü ile yerden fırlamış ve havalanmıştı. Oldukça hızlı bir şekilde yıkık Imperium üssünde uzaklaşıyordu. Bu sırada inanılmaz teknolojik T'au gemisinin içinde anlaşılmaz T'au dilinde emirler peşi sıra yağıyordu.

T'au subayı düşünmeyi bir kenara bırakarak olayı geçiştirmeyi tercih etti:
"Bu soruyu siz daha iyi bilmelisiniz sayın Chaos."

T'au subayı daha sonra yürüyüp gitti.
----------------------------------------------------
Birkaç dakika geçmişti ki devasa Hammerhead oldukça gürültülü bir şekilde yere inişini gerçekleştirdi. Ardından hidrolik kapılar kızlı bir şekilde açıldı. Daha önce yanlarından ayrılan T'au subayı peşinde iki tane Elit T'au Komandosu ile beraber yeniden gözüktü. Raven ile Sero'ya bakıyordu. Hafif bir sesle konuştu:

"T'au savaş kampına geldiniz Chaos. Sizin için tedbir almadık. Bunu bir küçümseme olarak değil dost yaklaşımımız olarak kabul edin. Shas'O sizi kabul edecek. Onun emirlerine göre hareket edeceğiz. İnsan arkadaşınızı ise merkez hastahaneye götüreceğiz. Orada tedavisi gerçekleşecek. Esirimiz değilsiniz. Lütfen bizi takip edin."

T'au subayı ve komandolar yavaş adımlarla yürüdüler. Raven ve Sero da yapacak daha mantıklı başka bir seçenek olmadığı için takibe geçtiler. Oldukça kısa bir mesafe yürüdükten sonra T'au Komutanı Shas'O'nun devasa beyaz savaş zırhı içersinde üssü kontrol ediyor olduğunu gördüler. Gerçekten de T'au görev adamlarıydı. Savaş hali yokken bile savaş kampı tetikte bekliyordu.

T'au subayı eliyle işaret vererek Komandoları durdurdu. Komandolar hızla pozisyon aldılar. Yerleşitkleri konum akıllıcaydı. Raven ve Sero kaçabilecek bir açıklık bulamazdı. Ancak komandolar sadece pozisyon aldılar silahlarını çekmediler. Beklemeye başladılar. Bu sırada T'au subayı Shas'O ile konuşmasını bitirmiş ve Onunla beraber geri geliyordu.

Shas'O konuşma mesafesine gelince maskesinin arkasından robotik bir ses Ortak Lisanda konuşmaya başladı:

"Subayım bana gerekli bilgileri verdi Chaos. Sıradışı bir durum. Imperium Marine ile beraber iki Chaos haftalar önce yok olmuş Imperium üssünün orta yerinde bulunuyorsunuz. Bölgeyi defalarca taradık, hiçbir canlı yoktu. Şimdi ise sizler varsınız. Bize bildiklerinizi anlatın. Size yardımcı olmaya çalışacağız."
talonmaster
Üye
"pekala başlıyorum"diyerek konuşmasına başladı şero.
"burda ne kadar kaldığımız konusunda bir fikrim yok.tek bildiğimiz dark eldar cadısının bizi bir warp kapısından soktuğu zaten sonrasında yanan bir kapının başında donmamaya çalışırken buldunuz bizi.sizin burda olduğunuzu biliyorduk.ama bu kadar saldırgan davranacağınız konusunda bir fikrimiz yoktu.herneyse necronlar burda ve bir tür uyanışa başladılar.bir tür c'tan avatarı da onları yönlendiriyor.bildiğimiz kadarıyla avatar bir engizisyon üyesinin içinde.ayrıyeten dark eldarlar da burada.liderleriyle karşılaştık ve bize xer'tawii klanından olduğunu söyledi.sizi bilmem ama bana yalan söylüyorlar gibi geldi.eğer ilgileniyorsanız emperor's children hapishansinde daha doğrusu ondan geriye ne kaldıylsa çünkü ordaydık ve katliamdan üçümüzde zor kurtulduk.orda bir warp kapısı var.ilgileniyosanız bir bakın derim ama dediğim gibi bölge şu an necron kaynıyor.
artı çölde bir yerde bir tür c'tan tapınağı var.şu an size anlatıcaklarım bu kadar."diyerek konuşmasını btirecekti ama birkaç şey daha eklemsi gerektiğini düşünerek devam etti.
"artı imparatorluk üssünün ne ara o hale geldiğini bizde bilmiyoruz.bizim tek bildiğimiz süpriz saldırınız sırasında kaçmaya çalıştığımız ama yakalandığımız. sonrasında ise üsteki hapishaneye yapılan eldar saldırısında kaçmayı başardığımız. dinleyin o üsse geri gitmemiz lazım birşey bana bu eldarlar hakkında bazı şeylerin doğru olmadığını söylüyor."
Kalixis
Üye
kalixis ise tau sağlık görevlileri tarafıdan tedavisi bitene kadar bayıltılmıştı,en son hatırladığı şey bir taunun ona dikkatlice bakıp, ``sakin ol´´ dediğiydi...
discussioncontroller