Dark Ages Vampire - İskandinavya Grubu
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
Tam zamanı. 3. Jenerasyon bir vampir uyandı. Lucita, keşke bizi ne tür bir belaya soktuğunu bilseydin.

Hafifçe gülümsedim.

-Eğer saldırırsa hepimiz öldük demektir.  Oyun sırası sende Malkav'ın oğlu
CoraxCorax
Üye
-Enee Malkav!
-Kes sesini velet! Bir şekilde bu durumdan kurtulmalıyız. Düşün! Düşün!
-O lanet olası kadın budalası yüzünden hepimiz geberecez! Lucita'ya hayır deseydi şimdi bir şehirde günümüzü gün ediyor olacaktık!
[tt]-Hadi ordan! O da beni seviyor, biliyorum.[/tt]

Tahta yavaşça yaklaşır. Yeterince yaklaştıktan sonra parmağıyla bir-iki defa dürter Malkav'ı.
AdramelechAdramelech
Üye
[center] [/center]

Sanki üstünde örtü varmış gibi oyulmuş taş tahtında hafifçe gerindi ve inanılmaz güzel bir gülümseme attı. Hepinize teker teker bakıp, inanılmaz bir sakinlikle ayağa kalktı.

"Merhabalar dostlarım" "Merhabalar mı?" "Ne deseydim?" "Saçmalıyorsunuz ikinizde." "Sen sussana." "Manyak herif. Delisin sen biliyorsun değil mi?" "Durun bir dakika burada konuklarımız var." "Hakikaten bu tipler kim?" "Sorsak mı?" "Hey Arikel, ne yapıyorsun orda?" "Orda Arikel filan yok. Ölmüştür o." "Ben dışarıya çıkıyorum, güneşi özledim." "Sen bir salaksın." "Bana küfretmeyi kessen?"

Malkav hafifçe durdu, etrafına bakındı. Size baktığında korku ile yerinden zıpladı.

"Sizde kimsiniz?" "Ben orda birileri olduğunu söylemiştim." "Sussana biraz?" "Öff."

Sonra yüzüne inanılmaz bir sakinlik çöktü. Sanki sizi hiç görmemiş gibiydi. Malkav gerindi ve Tahtına oturdu. Etrafına bakındı ve sonra tekrar size baktı. Yine yerinden sıçradı. Sonra kahkaha atmaya başladı. "Ahaha sizi görmemiştim, gelsenize?" Sonra birden bire yüzü ciddileşti. "Burda ne işiniz var sıçanlar?". Ardından palyaçomsu bir ifadeyle kahkaha attı.

"İğrenç iğrenç gülmeyi kes." "Kapa çeneni."

Bütün bunları söylerken dudaklarını hiç oynatmamıştı. Bütün bu cümleleri ağzıyla değil, zihniyle söylediğini farkettiniz. Yüzlerce kişiliğinden hangisi kimdi, anlamaya fırsat bulamadınız bile.

"Geleceğinizi biliyordum." "Biliyorduk."
Oldboy
Üye
[red]Emin adımlarla birkaç adım öne çıktım. Pek birşey düşünemiyordum. Böylesine bir varlık ile karşı karşıya iken düşünmek pek akıllıca birşey sayılmazdı zaten. Olabildiğince kendimden emin bir hava takınmaya çalışarak;

- Erm.. Öhöm. Saygıdeğer Malkav, seni... Daha doğrusu "sizi" uyandırdıysak özür dileriz. Yalnız buruda bulunmamız tamamen kötü talihin bir eseri. Sizin burada oluğunuzu bile bilmiyorduk. Eğer çoktan bilmiyorsanız söylemekte fayda var. Kuzeyde bulunan bir köye gidiyorduk. Garip ölümlerin olduğu bir köy. Sanırım biraz yardım işimize yarar.

Haddimi fazla aşmadığımı umarak gelecek tepkiyi bekledim.[/red]
CoraxCorax
Üye
Birde ileri çıkıp ventrue'yi bir kenara iter.

[tt]-Çekil soylu bozuntusu! Sen Lord Malkav ile konuşacak kapasitede değilsin![/tt]

[center]-----[/center]

-Peki sen o kapasitede misin, yarımakıllı?
[tt]-Kes sesini ucube![/tt]

[center]-----[/center]

[tt]-Eöö... Lordum... Şey... HEP ŞU LUCİTA'NIN YÜZÜNDEN! O BİZDEN BU YOLCUĞUA ÇIKMAMIZI İSTEDİ! YOK KİTAP MI NE HALT VARSA ONU MU NE ALACAKMIŞIZ AMA NERDEN BİLELİM SİZİN BURDA OLDUĞUNUZU OMG WTF![/tt]

AdramelechAdramelech
Üye
Malkav bir an durakladı.

"Tamam be ne bağırıyosun?!" dedi ağlayarak. Ardından birden bire ciddileşti.

"Siz niye gelmiştiniz?"
Laughing Madcap
Üye
Michael ile tanımadığı başka bir vampirin - ki neredeyse ölecek gibiydi - duvarın içinden öylesine çıkmaları oldukça şaşırtıcıydı. Ama sorularacak sorular arasında bu durumun yeri neredeyse yoktu,çünkü az önce, 3. nesil bir vampiri, Malkav'ı uyandırmışlardı. Ya da yanlış zamanda yanlış yerdeydiler. İşin daha garibi- belki de korkuncu- Malkav'ın da onlar kadar şaşkın olmasıydı.

"Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz binbir zihnin efendisi." diye söze girdi Brujah, tamamen spontane konuşuyordu.
"Ancak kendi rızamızla burada değiliz. İhtiyacımız olan sadece bir kitap. Tam olarak nasıl birşey bilmiyorum.. Ama elbette siz biliyorsunuzdur."

Eric yüzlerce yıllık hayatında hiç bu kadar kibar olduğunu hatırlamıyordu. Hiç böyle konuşabileceğini tahmin bile edemezdi. Ama korku vampire sürüngen kanı bile içirtiyordu işte.
AdramelechAdramelech
Üye
"Ahahah bir kitap mı?" "Kitap dedi ya."
"Tamamda ben o yüzden sormadım. Beni sizler uyandırmadınız, hatta arkadaşınız," Bu sırada Gangrel'e yan gözle baktı, "beni biraz engellemiş olsa da-"

"Öldürelim aslında onu biz ya?"

"-Sus-"

"Yinede uyanmış bulunmaktayım. Kim ne için uyandırdı bilmiyorum." "Yalan söyleme, yoksa diline biber sürerim."

Malkav bir an sustu ve size baktı. Görünüşü artık değişmiş, çok farklı biri gibiydi. Odadaki meşaleler bir anda söndü, Malkav'ın transa geçtiğini gördünüz. Bir koku, baharat ve kan kokusunu bastırdı. Sanki yıllar önce kaybolmuş bir kokuydu bu, çok eskilerden kalma bir anı gözlerinizde canlanıyordu. Caine'in ghoul'u Jammal'a saldırması, akan kan ve deliliği...

Bir an gözlerinizin önünde pek çok anı canlanıyor. Enoch şehri... O lanetli şehir...

Sesi artık çok daha düzgün, yüceydi. Kahin Malkav ile karşı karşıyaydınız artık.

"Şimdi ne istediğinizi belirtin, çünkü eninde sonunda tekrar karşılacağız."

"Şimdi isteğinizi belirtin, çünkü beni uyanmaktan sakınan büyücüleri öldürdünüz"

"Şimdi isteklerinizi belirtin, çünkü yaptığınızın karşılığını almalısınız."
CoraxCorax
Üye
[tt]-Kindred ile Kine'ın barış içinde yaşayabileceği bir şehir daha istiyorum. İkinci bir Kartaca istiyorum, büyükbaba - Kartaca'nın içi Lucitalar ile dolu olursa hayır demem.[/tt]
KurtulanSamaKurtulanSama
Üye
-Ben önümüzdeki birkaç yüzyıl daha öldürülmemeyi dileyeceğim sanırım... Aslında sanırım buradaki diğer 4 kişi için de aynı şeyi dileyeceğim
discussioncontroller