Vampire: The Masquerade - Winds of Gehenna
CoraxCorax
Üye
Yat demirlemiş başka bir yata doğru ilerliyor. Vay anasını. İşte yat diye ben buna derim!

-Buyrun, Lord Blackmoore.

-Lütfen, sadece Black.

İkinci yata geçiyoruz. Yuvarlak bir masa. Masada oturan kindredlar. Inconnu.

-Bay Black. Oturun lütfen.

Vlad Tepeş! Yok artık ebeninki Ali Sami!
CoraxCorax
Üye
Inconnu ile buluşmam ağzımda acı bir tat bıraktı. Bütün dünyayı yönettiklerini sanan, ki kısmen de doğru sayılır, bir avuç vampir. Nerdeyse hepsi 4. nesil. Çoğunu biliyordum ama, itiraf etmeliyim, Vlad Tepeş’i görmek beni kelimenin tam anlamıyla şaşırttı. Neyse, onları düşünmemeliyim artık, yapmam gereken işler var.

Haftada iki gece Los Angeles Downtown Hastanesinde gece doktoru olarak çalışmaya başladım. Benim gibi yüksek kademede birinin böyle bir işi yapmasını herkes şaşkınlıkla karşıladı tabi ama umurumda değil. Obeah disiplinimi kullanarak pek çok hastayı iyi ettim, ama her zaman daha fazlası var. Tek başıma bütün dünyayı iyileştiremem biliyorum, ama kurtardıklarımın yüzündeki o minnettarlık ifadesi çok hoşuma gidiyor.

Odamda otururken bir telefon geliyor.


-Profesör Black, bir bayan sizi soruyor.
-Kim?
-Jeannette Voerman adlı biri.

Hayat veren ve ölüm getiren güneş adına...

-Hemen geliyorum.

Jeanette girişte. Her zaman ki gibi bir fahişe gibi giyinmiş. Lanet olsun. Kapıdakiler işyerine bir orospu çağırdığımı zannedecek.

-Ne var Jeanette? Neden burdasın?

-Merhaba, baba. Seni bir ziyaret edeyim dedim. Umarım kötü bir zamanda gelmemişimdir.
-Kötü bir zaman değil de, neden buradasın? Bu gün kızını işine getir günü değil.
-Cık cık cık. İnsan babasını ziyaret edemez mi yahu?

Güvenlik görevlisi bizi şaşkınlık içerisinde izliyor. Arada bir Jeanette’i kesmekten de geri kalmıyor. Fırsat olsa şuracıkta becermeye çalışır. Bende onun yerinde olsam bende öyle yapardım gerçi.

-Öf. Gel, odama geçelim.
CoraxCorax
Üye
Odamdayız.

Karşımda oturup bacak bacak üstüne atıyor. Bu görüntü bir insanı anında erekte edebilecek bir şey. Ama beni değil.

-Ne istiyorsun Jeanette?

-Seni...
-Teşekkür ederim ama çok meşgulüm, belki başka bir sefer?
-Ama baba, hep iş, hep iş. Eğlenmeye ne zaman vakit ayıracaksın?

Jeanette'i becerirken onu tokatlıyorum, yumrukluyorum, ona küfrediyorum. Bu çok iyi geliyor, her ne kadar içimde biraz pişmanlık olsa da.

Ben giyinirken Jeanette hala çıplak. Onu burdan derhal yollamam gerekiyor, yoksa dayanamayıp bir posta daha becereceğim.

-Jeanette, gitmeni istiyorum. Hemen.

-Biliyordum böyle olacağını. Ben seni memnun etmek için herşeyi yaptım, herşeyi! Ama sen beni hiç sevmedin, hep Therese'i sevdin! Bende sevilmek istiyorum, benim ne farkım var Therese den? Beni de sevmen için daha neler yapmam gerekiyor artık yeter!

Bir damla gözyaşı süzülüyor gözlerinden

Donup kalıyorum.

Ne yazık ki haklı.

Evimdeki lanet kurtadam a küfrediyorum başıma bu işi açtığı için, ama bir yandan da minnettarım. Bu sorunla yüzleşmemi sağladı.

-Jeanette, dinle beni... Bunu söylemek için belki çok geç, ama... Özür dilerim. Özür dilerim, canım kızım, sevgilim. Beni affetmeyebilirsin, bunu anlarım, ama... Neyse...

Bu sefer ağlama sırası bende.
CoraxCorax
Üye
Inconnu ile görüşeli neredeyse 2 ay oldu. Bi bok yedik ama yapacak bişey yok artık.

Bu aralar hastaneye yeni başlayan bir doktor dikkatimi çekiyor. İri yarı biri. Ayıya benziyor. İsmi Samuel Capher. Nereli bilmiyorum. Bu adamda değişik bişey var, hissediyorum. Kafayı yemek üzereyim. Espiri yaptım umarım anlamışsınızdır dalyaraklar.

Gabriel'in de amına koyayım. Jeanette'in ortaya çıkması bir çuval incili berbat etti. Ama bir yandan çocuk gelip oo dayıcım alırım bir dal diyince içim bi hoş oluyor.

Değişik.

Yarın şu Samuel ile konuşağım. Neymiş bu adam öğreneyim.
discussioncontroller