Cthulhu Mitosu ve H.P Lovecraft
Arutha Arannox
Üye
Mitosları severim...Özellikle de Cthulhu.

Bu forumda gezenler en azından bir kez Cthulhu ve Lovecraft adını duymuştur. Bence burası mitos ve yazar hakkında tartışmak için uygun bir yer...
LunodLunod
Üye
Galiba avatarımdan da anlaşılıyodur ne kadar çok sevdiğim.
Cthulhu Fun
Arutha Arannox
Üye
Evet;) Cthulhu mitosu güzeldir özet geçmiyorum arkadaşlar ama isteyen olursa birşeyler anlatabilirim

Ben derleme 2 kitabıyla Deliliğin Dağlarında ile Dagon'u okudum güzel kitaplardı(Dagon mitosla pek alakalı değildi ama...)
LunodLunod
Üye
Uyku duvarının ötesinde, Cthulhunun Çağrısı derleme 1 kitap, bide Deliliğin Dağlarında varda daha okuyamadım.
Arutha Arannox
Üye
Deliliğin Dağlarında ben ilk okuduğumda bana ağır gelmişti ama siz nasıl bulursunuz bilemem...
Misafir
Deliliğin Dağlarında; hazımsızlık yapan, karın ağrıtan bir eserdir. Bütün Lovecraft külliyatında benim için yeri ayrıdır. Kimi Dagon'dan, kimi direk Cthulhu'nun Çağrısı'ndan ilk okuyuşta etkilenir ama yaşattığı sindirim sorunlarından dolayı 3 kez arka arkaya okuduğum bu kitap kesinlikle Howard Phillips kardeşimizin başyapıtıdır bana göre.
Vampir
Üye
"Deliliğin Dağlarında" özel bir öykü elbette, ama sanıyorum en beğendiğim metni, yazarıyla otobiyografik bir denklik kurulabilecek "Yabancı" adlı kısa öyküsü olmalı.

Lovecraft'ın yaşamı, zorlu bir çocukluk döneminden sonra, maddi olarak sıkıntılı bir olgunluk dönemi geçirmiş, sosyal ilişkilerini büyük oranda mektuplarla kurmuş, yani dışarıdaki dünya ile nahoş bir ilişkisi olan, güvensiz ve yalnız bir adamın portresini çizer. Ama her şeye rağmen nadir bir imgelem gücüne sahipti. Böylece o, kendi ifadesiyle söylersek "sınırsız alacakaranlıklar boyunca düş kurabilmiştir."

H.P. Lovecraft'ın yazını, dekadan ve müphem tarzıyla Amerikan edebiyatında gotiğin ve kara fantazyanın Poe'dan sonra gördüğü en yüksek zirve olmalı. İşin ilginç yanı, Lovecraft'ın görünürde sıkı bir materyalist ve koyu bir Amerikan milliyetçisini barındıran kişiliği ile, onun özellikle gotiğin ve genel olarak fantastik edebiyatın en başarılı yazarlarından biri olduğu gerçeğinin tuhaf çakışmasıdır. Lovecraft'ın öykülerini motive edenin doğaüstü imgeler olması nasıl açıklanabilir diye düşünüyor insan.

Elbette o bir Poe değildi. Çoğu zaman Amerikan edebiyatında Poe'nun halefi kabul edilmesine rağmen, -ki her ne kadar Poe eşi menendi olamayan bir noktada duruyor olsa da, bu haksız bir kabul değildir, örneğin Cthulhu mitosunun köklerinde diğer bir kaç yazarla birlikte Poe'yu da bulmak mümkündür- Poe'nun öykülerinde korku ve dehşet atmosferine gebe olan olgular çoğu zaman denilebilir ki, ruhsal ve psikopatolojik olgulardır. Lovecraft'ın esini ise yine çoğunlukla daha nesnel, dışarlıklı korku imgeleridir. Bunu dikkate aldığımızda Lovecraft'ın hem materyalist bir gerçeklik algılamasına sahip hem de fantastik bir öykücü olmasını aynı bünyede daha yerli yerine oturtmak mümkün olabilir.

Cthulhu'nun Çağrısı adlı öyküsünün başında yer alan bölümde bahsettiği "bilimin ayrık bilgilerinin birleştirilmesine" dönük meşum ifadeleri de Lovecraft'ın kendisini açığa çıkaran korkularının, olağanüstü olmasına rağmen fazlasıyla dünyevî, hatta bizatihî bilimin keşiflerden türeyen fenomenler olduğunun göstergesidir. Bu açıdan Cthulhu öyküleri, insanoğlunun evriminin öncesi dönemlere dair yapay bir kozmoloji üzerine kuruludur örneğin. Fakat yine de öyle görünüyor ki, bu gerçekler de Lovecraft'ta görülen karşıtlığı anlaşılır kılmakta tam olarak yetkin değiller. Son tahlilde Lovecraft'ın materyalizmi kendinden memnun bir materyalizm olmamalı gibi görünüyor. Rahatsız olunan, hatta belki kendisinden kaçıp kurtulunmaya çalışılan, zorunlu bir algı belki. Yaşamında da böyle bir tespite yorabileceğimiz taraflar mevcut sanıyorum.

H.P.Lovecraft'ın kesinlikle en itici yanı, onun ırkçı ve cinsiyet ayrımcısı bakış açısıdır. Afro-Amerikalılar ve kadınlar hakkında aşağılayıcı pek çok ifade öykülerine sızmıştır ne yazık ki. Bu durumdan, öykücülüğüne büyük bir hayranlık besleyen bir okuru olarak, onun adına utanç duyduğumu söylemeliyim
CoraxCorax
Üye
Ah ah. geçen okulun kütüphanesinden bikaç tane Edgar Allan Poe kitabı ödünç aldım onları bitirdikten sonra toplu eserlerine yeniden başlayacağım...
Harry Mason
Üye
Öhm tüm hikayelerini okumuş bir insan olarak (Şekil olsun biraz)
Mükemmel bir yazar olarak nitelendirebilirim, hikayelerin birbirine bağlanmasından tutun da karakterlere kadar hepsi harikadır.
Deliliğin Dağlarında ise ansiklopedi gibi birşey. Bambaşka birşey...Innsmouth'un Üzerindeki Gölge ise ayrı bir şey...
Edebi?
Üye
Çok önceden birkaç kötü hikayesini okumuştum fakat, Level 'daki Call of Cthulhu incelemesinden beri kendimi Yüce Eski Cthulhu ve saz arkadaşlarına (Nyarlathotep, Yog-Sothot, Shub-Niggurath..vs) adamış bulunmaktayım..yani tüm hikayelerini okudum..Özellikle yazarın en üstün eseri Innsmouth Üzerindeki Gölge diyebilirim..
Aslında ben her hikayesini seviyorum, hepsinin birbiriyle (bir şekilde) bağlantılı olması hoşuma gidiyor ne diyeyim?Deliliğin Dağlarında ' da dev bir Antartika haritası açıp önüme öyle okumuştum..Düş diyarlarında geçen hikayelerindede ayrı bir zevk alıyor insan..
Biri gelip de anlatım bakayım şunu derse hemen dalarım valla..

yazımı özlü bir sözle bitirmek istiyorum :
IA IA CTHULHU FHTAGN!
CoraxCorax
Üye
Wikipeida'dan hikayelerinin ve mektuplarının çoğunu bulabiirsiniz...
discussioncontroller