Bilge olmak ya da Zeki olmak
Çağlayan
Üye
Quendarth dedi:


Biliyorum. Ama onların yaptığı matematik değil.



Quendarth dedi:

"Ama (başta da dediğim gibi) demek istediğim şu: Sanat için kullanılan şeye, tam olarak zekâ demek yanlış. Zekâsı oldukça geri olan (Yani mantıklı düşünemeyen, günlük işleri tek başına yapmaktan aciz olan) birisi, herkesin beğeneceği eserler sunabilir. Ancak matematikte başarılı olamaz."

Herkesin beğeneceği eserler sunmak da sanat değil işte. Yoksa emekli ev kadınlarının sergilerini gezip "ne güzel sanat yapmış" derdik.
Çağlayan
Üye
neLTu dedi:


Wallach ve Kagan' ın zeka, yaratıcılık üzerine yaptığı bir araştırma var 60' lı yıllarda. Çocuklar üzerinde yapılan bu araştırma Wallach ve Kagan' ın ortaya çıkardığı zeka testi ve yaratıcılık testinden oluşuyor. Sonuçları karşılaştırdıklarında 4 farklı sonuç ortaya çıkmakta ve gayet somut.

Araştırmaya göre;

1- Zeka ve yaratıcılık düzeyi yüksek olanlar.
2- Zeka ve yaratıcılık düzeyi düşük olanlar.
3- Zeka düzeyi yüksek, yaratıcılık düzeyi düşük olanlar.
4- Yaratıcılık düzeyi yüksek, zeka düzeyi düşük olanlar.

Müzik, matematik vs. Bazıları yaratıcılık ile ilgili bazıları zeka. Bir insanın yüksek zekası olmadığı, ortaya dikkat çekici şeyler çıkaramayacağı anlamına gelmemeli.

Zeka = Beyin. O halde zekanın biyolojik olduğunu söyleyebiliriz. Erken yaşlarda zeka kullanılabilirliği yüksek birisi matematik konusunda diğerlerine göre üstündür, bu kişilerde beyin daha iyi çalışır, daha iyi algılar ve daha çabuk öğrenir, daha çabuk tepki verir sayısal ve sözel terimlere. Yaratıcılık dediğimiz zaman ise özel yetenek devreye girmekte; sözel veya sayısal olmayan zihin karakteristiklerinin işlenmesi, el becerisi, kulak, görme vb. Yani matematik ve müzik ayrı kategorilerde tartışılmalı.

Zeka olayı ondan sonra o kadar ilerledi ki... Zeka ve zeka eğitimi üzerine ortaya atılan kuramları şimdi saysam sayfalar sürer. Eğitim fakültesinde bize öğretilen şuydu: "Yaratıcılık da bir zekadır ve geliştirilebilir, diğer tüm zeka türleri gibi..."
SnakeSnake
Üye


Kör olanların kulakları hassaslaşmaz, sadece işitme duyularını daha çok kullanmaya başlarlar. Gözleri açık biri de bu duyusunu geliştirmek için çaba harcarsa, o da hassas kulaklara sahip olabilir.

Beethoven ise bu duyusunu geliştirmiş ve müziği seven biriydi. bir konuyu seviyorsak, kendimizi o konuda geliştirir ve o konuda çalışmaktan zevk alırız. Bu da o yeteneğin (aslında zekanın) level atlamasına sebep olur. Michael Jordan'ın okula giderken oyunu berbat diye takıma seçilememesini duymuş muydunuz?

Bir de şu hikaye vardır: Bir kadın tanıyorsunuz ve hamile. Sekiz özürlü çocuk sahibi: üçü sağır, ikisi kör, Biri geri zekalı. üstelik kadın da frengili. Bu kadın kürtaj olmalı mı? Evet derseniz, Beethoven'i öldürdünüz.



Tamam işte senin dediğin de aynı kapıya çıkıyor. Eğer bir insanın yeteneği varsa bu yetenek tıpkı zeka gibi geliştirilebilir. Fakat bence yetenekle zekayı aynı şey olarak kabul etmek doğru değil. Zeka sadece yeteneği kullanırken işini kolaylaştırır. Fakat zekanı farklı alanlara yönlendirebilirken aynı anda farklı pek çok alanda üstün bir yeteneğe sahip olamayabilirsin.
Çağlayan
Üye
Quendarth dedi:


Bence büyük bir sanatçı şu şekilde zeki olabilir: Toplumun neyi beğenip neyi beğenmeyeceğini çok iyi kavramıştır mesela. Eserlerini de ona göre oluşturur. Ve böylece çok beğenilir.

Zamanında toplumun beğenisine tamamen aykırı şeyler üreten, hiçbir eserini satamayan, fakir kalan Van Gogh ve eserlerini yakarak ısınmaya çalışan Picasso büyük sanatçılar değilmiş öyleyse?
Fool Arcana
Üye
Toplumsal sanat ve Bireysel sanat çok farklı şeylerdir.

Hala tartışmalar sürüyor bununla ilgili.

Dali sadece bireysel işler üretip kendisini kabul ettirebilmişken soğuk savaş döneminin rus Konstrüktivist anlayışı içindeki komünist sanatçılar ise kendilerini kabul ettirememişlerdir topluma.

QuendarthQuendarth
Mod


Zamanında toplumun beğenisine tamamen aykırı şeyler üreten, hiçbir eserini satamayan, fakir kalan Van Gogh ve eserlerini yakarak ısınmaya çalışan Picasso büyük sanatçılar değilmiş öyleyse?


Ben büyük sanatçı değildir demedim ki. Zeki olmayabilir dedim. Resim konusunda çok büyük yeteneğe sahip, el becerisi de çok iyi kişiler olabilirler.

Belki de gerçekten çok zekilerdi ve eserlerinin ileride beğenilebileceğini öngördüler.


Herkesin beğeneceği eserler sunmak da sanat değil işte. Yoksa emekli ev kadınlarının sergilerini gezip "ne güzel sanat yapmış" derdik.


O zaman şu soruyu sormak istiyorum: Sanat nedir?
Çağlayan
Üye
Snake dedi:


Tamam işte senin dediğin de aynı kapıya çıkıyor. Eğer bir insanın yeteneği varsa bu yetenek tıpkı zeka gibi geliştirilebilir. Fakat bence yetenekle zekayı aynı şey olarak kabul etmek doğru değil. Zeka sadece yeteneği kullanırken işini kolaylaştırır. Fakat zekanı farklı alanlara yönlendirebilirken aynı anda farklı pek çok alanda üstün bir yeteneğe sahip olamayabilirsin.

Yetenek uzuv gibidir, kullanmazsan o uzvun zamanla zayıflar. Kas yapmak gibi. Bedensel faliyetler ile kaslarını güçlendirirsin, bolca resim çizerek de resim yeteneğini geliştirebilir ve güçlendirebilirsin.

Yetenek nedir biliyor musun? Evet doğuştan gelen bir şey. İşitme yeteneği mesela. Hepimizde var ama bu? Görme yeteneği, işte bu yetenek.

Ya Eşref Armağan? Adam DOĞUŞTAN kör, nasıl resim yapabiliyor? Resim yaparken beyninin renk bölümlerini geliştirmiş kullana kullana, bu adamda doğuştan resim yeteneği var diyemezsiniz bana.
Fool Arcana
Üye
Quendarth dedi:


Ben büyük sanatçı değildir demedim ki. Zeki olmayabilir dedim. Resim konusunda çok büyük yeteneğe sahip, el becerisi de çok iyi kişiler.

Belki de gerçekten çok zekilerdi ve eserlerinin ileride beğenilebileceğini öngördüler.


Bir de şu soruyu sormak istiyorum: Sanat nedir?



Şimdi yandık işte, ben bir başlarsam susmam sadfasg.


Sanat önceleri , Rönesans dönemi ve öncesi göz önüne alınarak yani Enternasyonel Gotik falan, insanların estetik olarak güzel bulduğu işler üretmek Tİ

Günümüzde daha önceki akımları reddedilerek (sanatçılar ve sanat böyle var olur, daha önceki üretileni reddedip kendi gerçekliklerini elde ederek) gelinen sanat anlayışına güncel sanat diyoruz, pek çok kategoriye ayrılabiliyor, New York Okulu zamanı, Pop art, Superflat etc.

Terimleri geçersek iki türlü sanat çeşidi var, toplumsal ve bireysel.

Sanatın ise günümüzdeki anlamı şuna tekabül eder;

İnsan eğer 1000 kelime düşünebiliyorsa saniyede bunlardan sadece yarısını söyleyebilir, sanat arada açılan bu boşluğu doldurmak üzere yapılandır yani iletişimdir.

Günümüzde göze güzel gelen sanat değil bilgiyi aktarabilen nesnedir sanat.
ElladanElladan
Üye
"Sanat nedir?"e girersek çıkabileceğimizi sanmıyorum. Yetenek konusuna gelince, doğuştan geldiği konusuna katılıyorum ben de. Çalışarak şiir yazabilir, kendinize özgü bir şeyler yapabilirsiniz, hatta iyi şiirler de yazarsınız belki ama Goethe'nin de dediği gibi şair olmak için "deha" (yani yeteneği kast ediyor bence burada) gerekir.

Yani yetenek doğuştan gelir, sanatçı olmak için yetenek gerekir, her resim/müzik/heykel yapan sanatçı olamaz.
Misafir
"Yaratıcılık da bir zekadır." değil de, "Yaratıcılık da zeka gibidir, zeka nasıl geliştirilebiliyorsa yaratıcılık da gelişitirebilir." olsa sanki. Ben nedense bu iki kavramı ayrı kategorilerde tutmaya özen gösteriyorum.

Bir konu üzerinde doğuştan gelen bir hakimiyetin varsa ve ortaya güzel şeyler çıkartabiliyorsan, bu da zamanla değişiyorsa, bu senin yaratıcılığının geliştiğini gösterir. Değişim kısmı ise çevre ile etkileşim içinde olduğumuzdan kaynaklanır, tepki veririz etrafımızda olanlara, etkisi altına alır bizi yaşadığımız olaylar. Bu da ortaya çıkan sanatı değiştirir.

O değil de zeka seviyesi çok çok yüksek sanatsal kişiler yok değil. Bir heykel el becerisi ister, farklı bir çalışma ilgi çeker. Bu heykeli zeka seviyise yüksek birinin eli değerse ortaya inanılmaz şeyler çıkar. Honoré Daumier...


Günümüzde göze güzel gelen sanat değil bilgiyi aktarabilen nesnedir sanat.



Sanat' ı daha fazla açmaya gerek yok o zaman. =)
discussioncontroller