Klasik müzik
magician
Üye
Son dönem bestecilerinden olan Antonin Dvorak'ın kesinlikle fanıyımdır. John Williams gibi günümüzün altın çocuklarından bazılarını da (adamın çocukluğu mu kaldı, dede oldu) etkileyen önemli isimlerden biridir.
Lucifer
Üye
Paganini rocks! diye katılayım ben de konuya... =)
ClaptonisgodClaptonisgod
Üye
magician dedi:


Son dönem bestecilerinden olan Antonin Dvorak'ın kesinlikle fanıyımdır. John Williams gibi günümüzün altın çocuklarından bazılarını da (adamın çocukluğu mu kaldı, dede oldu) etkileyen önemli isimlerden biridir.

önerdiğin besteleri var mı ya da albüm? mümkünse toplama olmasın, konçerto tarzında olursa iyi olur. toplama albüm sevmiyorum ben.

alta edit: sağolun. kısa zamanda dinleyeceğim.
magician
Üye
Slav Dansları ve 9. Senfoni From the New World en ünlüleri. Muhtemelen 9. senfonisini dinlerken tanıyacağın şeyler duyacaksın.
Masterworks
Üye
Ne güzel bir başlık olmuş, ilk defa bir forumda rastladım, böyle bir başlığa, teşekkürler... :)

Ben de naçizane önerilerimi yazmak isterim; özellikle modern/çağdaş da denilen, günümüz bestecilerini dinliyorum. En sevdiklerim arasında hiç kuşkusuz, müthiş filmlere yaptığı müthiş müziklerle de tanınan Philip Glass başta gelir. Glass' ın ana belirleyici özelliği atonal ile minimalist yaklaşımları tek başına kendi müziğinde barındırmasıdır. Genel olarak cümleleri iç içe geçmiş 3' lemeler olarak fark edilir. Çok katmanlı olan bir yapısı olsa da Bach' ın kontrpuan anlayışından oldukça farklıdır. Çünkü Bach armoniyi, kanonlar aracılığıyla tüm besteye yayarken, Glass daha çok ölçüsel olarak katmanlar yaratır.

Besteleri, eskinin alışılagelmiş uzun senfoni anlayışından uzaktır; bazı besteleri ise oldukça kısadır. Aynı zamanda değişik seslerle de çalışma serbestliğini kendine kazandırmış bir bestecidir. Suzanne Vega, David Bowie gibi bir çok ünlü kişi ile çalışmıştır.

Özelikle önereceğim eserlerinin başında "Itaipu", gelir. Itaipu, Güney Amerika yerlilerinin dilinde "şarkı söyleyen kaya" anlamına gelmektedir. Bestenin hikayesi inanılmazdır:

Philip Glass, bir arkadaşını ziyarete gider G. Amerika' ya. değişik yerlere geziler düzenlerler; bir gün adı Itaipu olan bir şelalenin başına gelirler. Manzara çok etkileyicidir. Philip Glass, mekanın hikayesini de öğrenir ve orada bu bestenin ilk kıvılcımları ortaya çıkar. Daha sonra İngiltere' ye döner ve de yanlış hatırlamıyorsam Kraliyet Senfoni orkestrası ve de bilmem kaç tane tır dolusu ekipman ile, tekrar Itaipu' nun başına gelir. Beste, ilk kez orkestra ile bu şelalenin başında çalınmıştır. Enfestir, lirizm akar her notasından...

Bunu haricinde 3'lemelerini en belirgin olarak dinleyebileceğiniz keman konçertoları da bir bu kadar güzeldir... Aklıma geldikçe daha da yazarım. Teşekkürler...
ClaptonisgodClaptonisgod
Üye


Ne güzel bir başlık olmuş, ilk defa bir forumda rastladım, böyle bir başlığa, teşekkürler... :)

di mi ne klas bi forumuz  :aşk2: .

Philip Glass'ın Etudes for Piano Vol.1 albümü var. hoş ve dinlenilesi bir albüm ama sanırım piano'yu tek başına dinlemeyi pek sevmiyorum. yine de çok hoşuma gider Glass'ın o albümü. öte yandan başka eserleri hakkında bir bilgim yoktu. öneriler için teşekkür ederim. bir kenara not ettim bile.

bu arada modern klasik müzikten öneriler gelmesi hoşuam gitti çünkü pek bir bilgim yok hakkında. elimde sadece Zbigniew Preisner'in Trois Couleurs; Blue filmi için yaptığı soundtrack ve bahsettiğim Glass piyano etüdü albümü var. öneriler artarsa yeme de yanında yat.
Masterworks
Üye
Açıkçası bende hemen hemen tüm külliyatı mevcut, Philip Glass' ın... Özellikle önereceğim albümleri vardır. Özellikle prodüktörlüğünü Francis Ford Coppola' nın yaptığı ve de modern çağın sorunlarının ve de tüketici/sömürücü yanının vurgulandığı Koyaanisqatsi, Powaqqatsi, Naqoyqatsi üçlemesinin müzikleri... Kanımca, kimi zaman bu üçlemenin önüne bile geçmiştir diyebilirim.

Songs from Liquid Days albümü de bir rockopera kıvamındadir. Suzanne Vega, David Byrne, kutsal dörtlü Kronos Quartet ve de Paul Simon ila yaptığı bir ortak çalışmadır. Changing Opinion ve de Open the Kingdom, Philip Glass' ın en karateristik yapıtlarıdır.

Sevdiğim bir diğer yapıtı, Symphony No. 3: Music From: The Voyage/The Civil Wars/The Light' dır. Diğer albümlerinde de çok beğendiğim eserleri mevcutsa da, baştan sona beğendiğim albümleri bunlardır.

Ayrıca, sadece film müziklerini dinlemiş de olsam, takip etmeye çalıştığım bir diğer besteci de, Le Peuple Migrateur; Chorus; Vidoq; Himalay ve de tabi unutulmaz Microcosmos filmlerinin bestecisi Bruno Coulais var. Özellikle Le Peuple Migrateur(Kuşlar Kanatlı Uygarlık) filmi için yaptığı müzikler ve de o müzikleri yapma serüveni gerçekten inanılmaz... Hiç bir zaman eskimeyecek müzikler benim için...

Eğer daha avant-garde ve kuramsal yaklaşırsak, o zaman Edgar Varese' in Ionisation adlı yapıtını, ne zaman dinlesem yeni bir şeyler keşfederim. Deneysel olduğu kadar, çok ilginç ses tekniklerinin de kullanıldğı bu eser, döneminde çığır açmıştır. Bir çok besteci onun yolundan gitmiştir...

Başlığa katılım arttıkça, daha da güzelleşecektir sohbetler... :)
ClaptonisgodClaptonisgod
Üye
oh yesh! özellikle avant-garde önerilere daha açığım modern müzik deyince ;)
SwooshSwoosh
Üye
avant-garde diyince arcturus, antestor, diabolical masquerade falan diyesim geldi bi, ama sonra klasik müzik başlığı olduğunu idrak ettim xD.
pangea
Üye
Ben de Richard Wagner'in eserlerini çok büyük bir keyifle dinliyorum arkadaşlar.
Kendinizi bir kaptırmayagörün! Hayal alemlerine dalıveriyorsunuz. ;)
discussioncontroller