Mısır Mitolojisi
O_r_a_k
Üye
Mısır Mitolojisi

Diğer mitolojilere göre daha az bilinsede ve daha az hikaye barındırsada mısır mitolojiside tartışmaya değer.Varsa mısır mitolojisi ile ilgili bildiğiniz hikayeler bu başlıkta paylaşalım.Diğer mitolojilerle ilgili birçok hikayeye rastlasamda mısır mitinde sadece tanrılar ve isimlerini ve belli bazı hikayeleri biliyorum.Ya gerçekten mısır miti ile ilgili çok az hikaye var yada ben fazla raslamadım.Sanırım bunda hikayeleri anlatıcak ünlü bir ozanlarının olmamasınında payı var.Özellikle mısır mitolosinin oldukça kullanıldığı Mumya ve Mumya 2 filmleri oldukça güzeldi.Fakat nedense mısır miti diğerlerine göre popüler kültürde daha az yer alıyor.Sanırım bunun sebebi daha az bilinmesinden kaynaklı.

Wikipediadan alıntı ile mısır mitolojisindeki dünyanın yaratılışı ile belli başlı tanrılar hakkında bilgi vericek olursam;

Yaratılış, Var Oluş ve Başlangıç

Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun kara sularıyla dolu olduğuna inanırlardı. İlk tanrı, Re-Atum, aynı Mısır karasının Nil'in taşan sularından her sene ortaya çıkışı gibi sudan (yükseldi ve) ortaya çıktı. Re-Atum'dan Şu (hava)ve Tefnut (nem) ortaya çıktı. Şu ve Tefnut'un iki çocuğu olduğu zaman dünya yaratıldı: Nut (gök) ve Geb (yer). Şu ve Tefnut karanlıklarda gezerken kaybolunca insanlar yaratıldı. Zira Re-Atum gözünü onları aramaya gönderdi ve onlara kavuştuğunda döktüğü sevinç gözyaşları insanlara dönüştü. Osiris Re-Atum'un oğlu ve Mısır'ın kralıydı. Erkek kardeşi Seth ise evrendeki kötülüğü temsil etmekteydi. Osiris'i öldürdü ve kendisi kral oldu. Osiris'i öldürdükten sonra vücudunu parçalara ayırdı, fakat İsis bu parçalardan çoğunu kurtardı. Seth kendisini kral yapmış olsa da Osiris'in oğlu Horus tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Yenilen Set çöle sürülür ve fırtınaların tanrısı olur. Osiris Anubis tarafından mumyalanmış ve ölülerin tanrısı olmuştur. Horus kral ve firavunların atası oldu.




Tanrılar



Osiris




Geb ve Nut'un oğlu yeraltı dünyasının hakimi, ölümsüz yaşam için diriliş tanrısı, kural koyucu, koruyucu; ölülerin yargıcı lahitinin bulunduğu yer Abidos’ta kültünün oluştuğu yerdir. Osiris, Nut ve Geb’in ilk çocuğuydu. Set, Nephthys ve İsis’in kardeşiydi, aynı zamanda İsis’in kocasıydı. Horus, İsis'ten oğluydu. Bir hikâyeye göre Nephthys, İsis gibi davranarak ve Osiris’i baştan çıkarmış ve Anubis’i doğurmuştur. Osiris adı bu tanrıya eski Yunanlılar'ın verdiği bir addır.Osiris’in eski Mısırca’daki asıl adı “gözün yeri” anlamındaki “As-âr”dır ( ya da Usire). Bu ad, hiyeroglif yazısı ile yazılırken iki ideogram kullanılarak yazılır; kullanılan iki ideogramdan biri taht, diğeri gözdür.
Osiris başta erkeklerin dünyasının kural koyucusu olmuş ve Ra gökyüzüne kural koymak için dünyayı bıraktığında kardeşi Set, Osiris’i öldürdü. İsis’in sihri sayesinde tekrar yaşama döndü. İlk ölen yaşayan canlı olduğu için sonraları ölülerin lordu oldu. Oğlu Horus, onun ölümünün öcünü aldı. Set’i yendi ve onu batı Mısır’ın çölüne (Sahra) gönderdi.
Tüm Mısır tarihi boyunca dualar ve büyüler Osiris’e yöneltilmişti, onu kutsayarak kendisinin kural koyduğu öbür dünyaya girmesi umulmuştu, özellikle Orta krallık döneminde popularitesi arttı. 18. sülale döneminde Mısır’da en çok tapılan tanrı olmuştu. Osiris’in popularitesi, Mısır tarihinin en son evrelerine kadar sürdü.
Mısır, tarihinin ilk dönemlerinde farklı kabilelerden, daha sonra da farklı nomoslardan oluştuğu için, Mısır panteonu çok sayıda tanrı ile doludur.Osiris ise Geb ve Nutun ilk oğlu yer altı dünyasının hakimidir. Geb ve nutun dört çocuğu olmuştur osiris isis seth ve nepht dir. Efsaneye göre osiris isise aşıktır. Yani isis hem osirisin eşi hem kardeşidir. Osiris tahta geçtikten sonra ilk yaptığı işlerden biri, ilkel bir hayat süren Mısır’lıları uygarlaştırmak olmuştur. Osiris onlara ilk tarım araçlarını yapmayı, toprağı kullanmayı buğdayı ve üzümü yetiştirmeyi, ekmek, şarap ve bira yapmayı öğretmiştir. Ayrıca ilkel Mısır’lılara ilk defa tapınak inşa etmeyi ve tanrılara tapmayı öğreten ve dini törenleri düzenleyen de Osiris’tir.. Osiris, şu an Louvre Müzesi’nde bulunan Amenmos Steli’ne göre, bolluk ve bereket getiren bir doğa tanrısı özellikleri de taşımaktadır. Osiris, doğal kaynaklara hükmetmekte, onunla birlikte rüzgarlar esmekte, ekinler yeşermekte ve hayvanlar yetişmektedir.
Osiris Mısır’ın uygarlaştırılmasını tamamladıktan sonra, bütün dünyanın uygarlaştırılması işine girişir. Tahtı kardeşi ve aynı zamanda da karısı olan İsis’e bırakır. Osiris döndüğünde ülkesini, İsis’in başarılı yönetimi sayesinde çok iyi durumda bulur. Ancak bu dönem uzun sürmez. Tahta geçmeyi arzulayan, fakat Osiris’in yokluğunda dahi hüküm süremeyen Seth, Osiris’i yok etmek için bir plan hazırlamıştır. Bu plana göre Seth, Osiris’in ölçülerine göre bir sandık hazırlatır ve sandığı en değerli taşlarla süsletir. Seth, bundan sonra kendisine yardım eden yetmiş iki kişiyle birlikte planını uygulamaya koyulur. Seth büyük bir yemek verir ve Osiris’i de çağırır. Osiris hiçbir şeyden şüphelenmeyerek yemeğe gider. Yemek sonunda Seth, sandık kimin ölçülerine uyarsa, sandığın sahibinin o olduğunu söyler. Denemek için herkes sırayla sandığın içine yatar. Sıra Osiris’e gelmiştir. Osiris yatar yatmaz Seth sandığı çiviler, eritilmiş kurşunla lehimler ve Nil nehrine atar. Böylece Seth planını uygulamıştır. İsis buna çok üzülür. Osirisi armaya çıkar. Osiris’in kapatıldığı sandık, Fenike’ye, Byblos kentine kadar sürüklenmiş ve burada karaya vurmuştur. Karaya çıktığı yerde ise süratle büyüyen bir ağaç sandığı gövdesinin içine almıştır. Byblos Kralı Malkandros bu ağacı gördüğünde hayran kalır ve ağacı kestirerek sarayına sütun olarak diktirmeye karar verir. Ağaç kesildiğinde çok güzel bir koku çıkarmıştır. Bu olay Isis’in kulağına kadar gelmiştir. İsis durumu anlar ve Malkandros’un sarayına gider. Burada önce Astarte’nin çocuğunun dadısı olur. İsis bir gün çocuğu ölümsüz yapmak ister ve bu amaçla çocuğu ölümsüzlük ateşine batırır. Bunu gören kraliçe çığlıklar atarak İsis’i engeller. İsis kendini tanıtmak zorunda kalır. Daha sonra Kral Malkandros’dan izin alarak ağacın gövdesini açar ve içinden sandığı alır. İsis sandığı vatanına götürdükten sonra, Buto şehrine, oğlu Horus’un ziyaretine giderken sandığı, güvenli zannettiği bir yere saklayarak bırakır. Gece dolunayda avlanan Seth sandığı bulur ve Osiris’in bedenini tanır. Bunun üzerine, Seth Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır. Bunu duyan İsis papirüs ağacından yapılma bir tekneye biner ve bütün Mısır’ı dolaşarak Osiris’in bedeninin parçalarını toplar ve parçaları her bulduğu yere bir tapınak diker. Bu yüzden Mısır’ın birçok yerinde, içinde Osiris’in cesedinin bulunduğu söylenen birçok tapınak vardır. Efsanenin sonunda ise Osiris’in oğlu Horus Seth’i yener. Yeniden canlanan Osiris artık bu dünyada yaşamak istemez ve hükmetmek için ölüler ülkesine gitmeyi tercih eder. Burada yine Anubis ile birlikte olacaktır. Anubis ölüleri yargılanması için Osiris’e getirecektir.
Osiris, öte âlemin, ölüm-ötesinin, yargılamanın ve yeniden doğuşun tanrısıdır. Ölüler aleminin hükümranlığı Osiris’in ellerindedir. O, ölüm olayı ile bedenlerini terk edenleri karşılar ve onların ölüm-ötesindeki mukadder yaşamlarına başkanlık eder. İnsanlara çok şey veren ve öğreten Osiris, yaratılışla ilgili olarak tohumla da ilişkilendirilir ki, atribülerinden biri başaktır. O bir tohumu andırır, buğday tohumu gibidir. Ama o, evrendeki her şeyin tohumlarını içerir.




İsis





İsis, Osiris'in (aynı zamanda kocasıdır), Nephthys ve Set'in kardeşidir, Nut ve Geb'in kızları ve çocuk Horus'un annesidir. Bazı kaynaklara göre Anubis de İsis ile Osiris'in oğludur.Bir çift boynuzun arasında güneş diski bulunan akbaba şeklinde bir şapka giymiş kadın olarak gösterilir. Çok seyrek olarak, bir çift koç boynuzu ya da Ma'at tüyü ile beraber Güney ve Kuzey çift tacını giyer. İsis bir tanrıça olarak değil ama kadın olarak ise sıradan saç biçimiyle gösterilir, ancak her zaman alnında bir yılan figürü bulunurdu.
Osiris'in karısı olarak ise, İsis, yeryüzü krallığı boyunca kocasına yardımcı olmuştur. Piramit yazıtlarında, İsis'in kocasını ölümünü önceden gördüğünü göstermektedir. Onun ölümünün arkasından, İsis, kocasının yeraltı dünyasında huzur içinde yatması ve uygun şekilde gömülmesi için gövdesini yorulmaksızın aramıştır. Büyüleri sayesinde, Osiris'i hayata geri döndürmüş, kendini ondan erkek çocukları Horus'a hamile bıraktırmıştır.
İsis, tanrılar ile insanoğlu arasında hayati bir bağlantıdır. Firavun yaşayan Horus olarak onun oğlu olarak kabul edilirdi. Piramit yazıtlarında, İsis'in kutsal memelerinden emzirilen olarak gösterilmiştir. İsis'i genç Horus'u kucağında gösteren çok sayıda heykel ve resim vardır. Sıklıkla, ana kraliçenin resmi ve o anki firavun aynı yerde resmedilmiştir. İsis, Horus'u çocukluğu boyunca onu öldürmek isteyen amcası Seth'ten korumuştur. Onun bir gün büyüyüp babasının intikamı alması onun hayatındaki boşluğu doldurmuştur.
Ölüler kitabında, hayat verici ve ölümün gıdası olarak gösterilmiştir. Ölümün yargıçlarından biri olarakta düşünülebilir. Ona atfedilen bir başka rol ise Horus'un dört oğlundan biri olan İmsety'nin koruyuculuğudur.
İsis, büyük bir büyücü ve büyü yeteneklerinin kullanması ile meşhurdur. Örneğin, ilk kobrayı, onun zehirli ısırığını kullanarak Ra'ya gizli ismini itiraf ettirmek için yaratmıştır.
Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir.
Ona tapınma Mısır'ın sınırlarının çok ötesinde İngiltere'ye bile yayılmıştır. Klasik yazarların eserleri, O'nu Persephone, Tethys, Athene, Osiris'i ise Hades, Dionysos ve diğer yabancı tanrılar ile eşleştirmiştir.




Horus



Horus gök tanrısıdır. Isis ile Osiris'in oğludur. Horus, Mısır mitolojisinde şahin başlı tanrı, Firavunların bazı tasvirlerinde onları İsis'in kucağında görülebilir. Bu da firavunların dünya üzerindeki Horus olduğuna inanılmasındandır. Firavunlar kendilerini Horus'un yeryüzündeki cisimleşmiş halleri olarak gördükleri için Mısır'ın en önemli tanrılarından biridir. Firavunlar, Horus'un ismini kendi isimlerinden biri olarak alırlardı. Aynı zamanda Firavunlar Ra'nın takipçisiydiler, bu yüzden Horus aynı zamanda güneş ilede ilişkilendirilirdi. Güneş tanrısı olarak gösterimesi yanında Osiris'in oğluydu. Mısır'ın farklı bölgelerinde farklı tanrılar arasındaki ihtilafı çözmek için en az onbeş farlı Horus formu kullanılmıştır. Bu formlar ait oldukları soy ağacına bağlı olarak güneş ve Osiris tipi olmak üzere iki kategoriye ayrılabilir. Eğer Isis'in oğlu olduğu söyleniyorsa, Osiris tipi; yoksa güneş tipi kabul edilmektedir. Güneş tipi Horus, Atum, Ra, Geb ya da Nut çeşitli tanrıların oğlu olarak adlandırılırdı.
Harsiesis; 'Isis'in oğlu': Horus'a, Isis'in büyüleri ile babası Osiris'in öldürülmesinden sonra gebe kalınmıştır. Annesi tarafından Buto'ya yakın yüzen ada Chemmis'te büyütülmüştür. O, şeytani amcası Set'in daimi düşmanıydı, fakat annesi onu korudu ve yaşattı.
Çocukluğu, Harpokrates olarak bilinir, bu kelime bebek Horus anlamına gelir ve Isis tarafından emzirilen bir bebek olarak betimlenir. Daha sonraki zamanlarda yenidoğan güneş ile ilişkilendirilmiştir. Harpokrates, saçları yandan lüleli ve baş parmağını emerken de resmedilmiştir. Mısır sanatında, Harpokrates bir timsahın üzerinde ayakta duran, bir elinde akrep, diğerinde yılan tutan bir çocuk olarakta betimlenmiştir.
Harmakhis; 'Ufuktaki Horus': Doğan güneş olarak kişileştirilmiştir ve dirilişin ve sonsuz hayatın sembolü Khepera ile simgelenmiştir. Giza platosundaki Büyük Sfenks Horus'un görünümlerinden biridir.
Haroeris; 'Yetişkin Horus': Horus'un erken formlarında Yukarı (Güney) Mısır'ın lider tanrısıydı. Hathor'un oğlu ya da bazende kocası olarak metinlerde geçer. Aynı zamanda Osiris ve Set'in erkek kardeşiydi. Set'in ülkesi Aşağı Mısır'ı yaklaşık İ.Ö. 3000 yıllarında feth etmiş ve her iki krallığı birleştirmiştir.
Yetişkin Horus'un çok sayıda karısı ve çocuğu vardır. Dört erkek evladı bir gruplandırılır, Isis'ten olma olduklarına inanılır. Bunların isimleri; Duamutef, Imsety, Hapi ve Qebehsenuef'tir. Lotus çiçeğinden doğmuşlar ve yaratılış ile ilişkilendirilen güneş tanrılarıydılar. Nun'ın suyunu, Ra'nın emri ile yeniden getirmişlerdir. Anubis, onlara cenaze törenlerinde mumyalama, 'Ağız açma', Osisris'i ve tüm erkeklerin gömülmesi ödevlerini verdiğine inanılır. Horus onları daha sonra dört ana yönün koruyucusu yaptı. Ma'at'ın ölüleri yargılaması sırasında lotus çiçeğinin üzerinde Osiris'in önünde otururlar. Diğer taraftan, çok yaygın olarak ölünün iç organlarını koruyucusu olarak hatırlanırlar.
Behdetli Horus, yetişkin Horus'un bir başka formu olup, Behdet'in batı deltasında tapınılırdı.



Anubis



Anubis, Eski Mısır mitolojisine göre, Nephthys ve oğlu olarakbilinir.Fakat aslında osirisin oğludur. Çakalların mezarlar etrafında dolaşması nedeniyle çakal başlı Anubis ölümle beraber anılır. Ölen Osiris'i mumyaladığı için mumyalama tanrısı olmuştur. Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir. Bu yüzden mumyalamayla görevli kişiler Anubis maskesi takarlar. Ölen kişi diğer dünyada yargılanırken Anubis ona yardım eder. Anubis diğer dünyada ölülerin koruyucusu ve ölüler kentinin efendisidir. Anubis tanrılar arasında en korkutucu olanıdır Ölüleri tekrar hayata döndürme gibi bir özelliği de olduğu sanılmaktadır. Yüzünde bir çakal ısırığı vardır.Kutsal mumyalayıcı olarak da bilinir.
Anubis'in çakal başlı olma sebebi mezarların etrafında çakallar dolaştığı için ve mezarlar da Anubis'i ilgilendirdiğinden çakal başlı olarak tasvir edilmiştir. Anubis'in izi neredeyse tüm mezarlarda görülür.
Eski Mısır inancına göre Anubis'in mezarları koruma güçüne sahip olduğu bilinmektedir.Bu yüzden mezarların girişine Anubis mezarları korusun diye Anubis heykelleri konulmuştur.



Seth



Aşağı (kuzey) Mısır kralı kabul edilir. Bir eşeği anımsatan kırmızı saçlı ve büyük kulaklı bir hayali hayvan olarak temsil edilir. Çöl ve fırtınalar ile beraber düşünülür. Yunanlılar, bu tanrıyı Typhon olarak görürler.

Uzun yıllar, Set, aşağı Mısır'ın; Horus da yukarı Mısır'ın hamisiydi. İki ülke birleştikten sonra, Set ve Horus beraber taç giymiş firavunlar olarak gösterildiler. Fakat yukarı Mısır, aşağı Mısırı feth ettikten sonra; güneyin firavunları sıklıkla Horus'un (yukarı Mısır'ın tanrısı) şeytani düşmanı Set olarak portrelendiler.

Set, Osiris'in erkek kardeşidir. İsis, Osiris'in karısıdır, oğulları, Anubis ve Horus'tur. Set'in hiç çocuğu yoktur, çorak çöller onun için onunla anılır, aynı zamanda bereketli Osiris'in anti-tezidir. Horus ile savaşları boyunca, tanrıça Neith Horus'a taht, Set'e ise Astarte ve Asat tanrıçalarını veren bir anlaşma önerdi.

Set, erkek kardeşi Osiris'i öldürmesi ile ünlüdür, aynı zamanda onun oğlu Horus'u da öldürmeye teşebbüs etmiştir. Horus, yaşamış, babasının ölümünün intikamını almış ve Set'i sonsuza kadar çöle sürgüne yollamıştır. Set'in sürgüne gönderilme kararı Ra tarafından yönetilen tanrılar konseyinde alınmıştır. Tanrıların çoğu Horus ve onun annesi İsis'in Osiris'ten gelen Mısır tacının mirasçısının Horus olduğu iddiasını desteklerken, Ra bu fikre katılmamıştır. O, Horus'un böyle güçlü bir pozisyon için çok genç olduğuna inanıyordu. Böylece, duruşma kimse yenişemeden uzun yıllar sürdü. İsis'in bir kurnazlığı davanın kapanmasına neden oldu.

Büyü kullanarak, İsis kendini çok güzel bir genç kadına çevirdi. Set, O'nu gözlerinden yaş akarken gördü ve sorunun ne olduğunu sordu. İsis, kendi ve Horus'un durumuna benzetmeden bir hikâye anlattı. Buna göre şeytani bir adam onun kocasını öldürmüş, ailesini sürülerini çalmayı denemişti. Set, bu kötü duruma çok kızar, bu şeytani adamı yok ederek aile mülkerinin genç kadının oğluna geçmesi için ısrar eder. Kendi kelimeleri ile kendi yaptıklarını ayıplar ve Mısır tacını kaybeder.

Set, her zaman tamamıyla şeytani bir figür olmamıştır. Onun yer altına yaptığı karanlık yolculuk boyunca, Horus ile kavgasında O'nu hamisi olan Ra'nın mavnasında olan güneşi korumuştur. Yılan şeklindeki canavar Apep ile kavga etmiştir. Ayrıca, 19. hanedan döneminde kısa bir süre çölün güçlerini sakinleştiren tanrı olarak Set'e duyulan saygı büyümüştür. Bir çok firavun, o dönemde Set'in isminden türeme örneğin Seti gibi isimleri kendilerine isim olarak seçmişlerdir. Set ölümsüzlerin ve tanrı yiçilerin babası olarak anılır, tek amacı Dünya'yı ele geçirmektir bu sebeble firavun olmaya çalışır.



Ra



Ra, Mısır mitolojisinde güneş tanrısıdır. Kutsal merkezi Heliopolis'dir. Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. Eski tanrı Atum'la bir tutularak; IV. sülale döneminde devlet tanrısı olmuştur.
Kefren'den başlayarak firavunlar, onun soyundan geldiklerini ilan etmişlerdir.
Ra daha sonra Horus'u da kapsamış ve Ra-Horakhty (ya da Ra-Horus) ismini almıştır.
Güneş Ra'nın sembolüdür; tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Ra'nın sembolleri güneş sembolleridir, Phoenix'e benzer bir özelliği vardır; her sabah ateşlerin içinden tekrar doğar. E.A. Wallis Budge'a göre; Ra Mısır'ın tek tanrısı (monoteizm) idi. Diğer tüm tanrılar ve tanrıçalar; Ra'nın parçalarını oluşturuyordu.
Belkide mısır tanrılarının en popüleri bu.




Daha fazla bilgi için
http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1r_mitolojisi
http://tr.wikipedia.org/wiki/Anubis
http://tr.wikipedia.org/wiki/Osiris
http://tr.wikipedia.org/wiki/Horus
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0sis
http://tr.wikipedia.org/wiki/Seth_%28mitoloji%29
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ra

Eğer mısır miti ile ilgili bildiğiniz hikayeler farklı versiyonları varsa burda paylaşalım ,mitolojilerde herzaman değişik hikayeler alternatif sonlar farklı yorumlar duymak hoşuma gitmiştir.Çünkü beğenmediğim bir tanesi olduğunda anternatif bir hikayenin daha hoş olabilme ihtimali mutlaka vardır.
Çağlayan
Üye
[img width=169 height=384]http://img12.imageshack.us/img12/931/zisiswaterfall.jpg[/img]
Eski avatarıma küçük bir saygı duruşu. Karşınızda ISIS.
Electronation
Üye
Ben mısır mitolojisi hakkında pek bilgi sahibi değilim ama Sekhmet diye aslan tanrıça vardı o aklıma geldi wikiden buldum yapıştırıyorum buraya.

Bir efsaneye göre Sekhmet Ra'nın emri üzerine Ra'ya eskiden inanıp şimdi inanmayanları tek tek yok edeceğine tüm insan neslini yok etmeye çalışmıştır. Ama Sekhmet insan kanının tadını öyle sevmiştir ki önüne geleni öldürmüştür. Ra'nın rahipleri ve müritlerini bile. Ra çok geç kalmadan Nil Nehri'ni kırmızı bir tozla Nil'e kırmızı rengini verir, ancak bu bir büyüdür. Sekhmet onu kan zannedip içtiğinde büyü onu eski haline çevirir ve insan neslinin tükenmesine Ra engel olur.

Sekhmet bu:
[img width=420 height=749]http://img17.imageshack.us/img17/9199/sekhmetsandrastanton.jpg[/img]
Secret_Assassin
Üye


[img width=169 height=384]http://img12.imageshack.us/img12/931/zisiswaterfall.jpg[/img]
Eski avatarıma küçük bir saygı duruşu. Karşınızda ISIS.



AoM'den değil mi bu?Uzun süre olmuş...
xleonxnkxxleonxnkx
Üye
En çok merak ettiğim mitoloji, mısır mitolojisidir. Bu başlıkta güzel oldu :D Bulmaca çözerken hep bu mısır tanrıları karşıma çıkar :D
Judas
Üye
Mitoloji değil miydi? Mitholoji de nereden çıktı?
FireMcFireMc
Üye


[img width=169 height=384]http://img12.imageshack.us/img12/931/zisiswaterfall.jpg[/img]
Eski avatarıma küçük bir saygı duruşu. Karşınızda ISIS.

Biz seni bu şekilde görmeye alışmıştık Çağlayan. Level Forum kullanıcıları görünen mısır tanrısını Isıs olarak değil de, Çağlayan olarak tanıdılar. =P

Ayrıca, resim AoM artwork'ü. =)
Ulari
Üye
Ayrıca İsis en bilgedir, ondan bilgesinin olmadığı söylenir. Osiris'in dirltilmesi de çok zahmetli olmuş, Set kardeşini bıçakladıktan sonra onu parçalara ayırmıştır. bir parça ağaç kovuğuna saklanmış, bir parçayı balık yemiş vs vs. bu parçalar bir araya getirildikten ve çeşitli ayinler düzenlendikten sonra Osiris diriltilebilmiş. Bu konuyu AoM çok güzel anlatır, Yunan Mitolojisi'ni biraz karıştırıyor ama Mısır Mitolojisi hakkında baya iyidir AoM :)
O_r_a_k
Üye
Judas dedi:


Mitoloji değil miydi? Mitholoji de nereden çıktı?


Öhm pardon doğrusu mitoloji,mitholoji bi yerden çıkmadı yanlış yazmışım hemde bikaç yerde.Birinte mitoloji yazdıysam diğerinde mitholoji yazmışım :D Editleyip düzelttim gereken yerleri.


Edit:Bi çizgi film vardı ismini hatırlamıyorum ama sanırım starda yayınlanıyordu.Mısır mitholojisi ilgiliydi oda Horus isimli bir çocuğun -çizgi filmde tanrı Horus değildi sanırım Seth'e karşı olan mücadelesini anlatıyordu.

Edit 2:İlk post karakter sınırını doldurunca tanrılara burdan devam ediyim dedim.

Nut



Gökyüzü Tanrıçası. Osiris ve Isis’in annesi ve gökyüzü Tanrıçası. Gökyüzü olarak dünyanın üzerinde kemer gibi uzanmıştır.Mısır mitolojisinde tanrıça Nuit (veya Nut), Shu ve Tefnut'un kızları, Geb'in karısı, yeryüzünün tanrısıdır. Gündüz gökyüzünün ve bulutların yaratıldığı yerin tanrıçasıdır. Daha sonraki dönemlerde, yalnızca gündüz değil genel olark gökyüzünün tanrıçası oldu. Güneş ve Ay onun vücudu etrafında dolaşarak, gündüz ve geceyi meydana getirirlerdi. Nut'u gökyüzünde Hava Tanrısı olan Shu tutuyordu. Nut'un kocası olan Tanrı Geb ise dünyaya hükmediyordu. Nut'un piramitlerde ki kazı çalışmalarında çıkartılmış oln heykeli Louvre Müzesi'ndedir.



Geb

Geb Mısırlılar'ın inancına göre; Shu ve Tefnut'un oğlu, Nut'un eşi olan Dünya tanrısı. Kutsal hayvanı ve sembolü kazdı. Yeşil ve siyah derili bir adam olarak çizilirdi.Ayrıca Set,İsis,Osiris ve Neftis'in de babalarıydı.Gökyüzünün ve yeryüzünün tanrısıydı.



Thoth



Thoth, Mısırlıların inancına göre: Ay, zaman, bilgelik ve yazı tanrısı. İbiş kuşu başıyla tasvir edilir. Hiyerogliflerin ve simyanın onun insanlığa armağanı olduğu söylenir. Eşi Maat'tır. Thoth'un sekiz çocuğundan en önemlisi Amun'dur. Hiyeroglifi icat ettiğine inanılır. Thoth eski Mısır'ın kâtibi idi ve aynı zamanda mumyalama törenlerinde kalbin teraziye koyuluşu sırasında olan biteni yazıya geçirirdi.
Kutsal hayvanı babun ve ibis kuşudur.Bu hayvanların birçok mumyası bulunmuştur.



Tefenet(Tefnut)



Güneş tanrısı  Re’Harahiti(Re’Atum)un salgısından kardeşi Şu ile birlikte yaratılmıştır.Hikayenin farklı versiyonlarında Atum'un hapşırması(!) ile Şu öksürmesi(!) ilede Tefenet yaratılmış olur. Şu ve Tefenet de Geb ve Nut’u yani yeryüzünü ve gökyüzünü yarattılar.Suyun ve bereketin tanrıçasıdır.



Hathor

Mısır mitolojisinde en önemli tanrıçadır. Hathor (Mısır dilinde Horus’un evi anlamında) samanyolu galaksisinin kişileştirilmesini temsil eder. Galaksimiz dünyadan ışıklı bir spiral şeklinde göründüğü için eski Yunan ve Latin dillerinde olduğu gibi İngilizce’de de “Süt gibi Yol” anlamına gelen Milky Way olarak adlandırılmıştır. Hathor bazı figurlerinde memelerinden süt akan ilahi bir inek olarak çizilir. Hathor en eski tanrıçalardandır. En azından M.Ö. 2700’lere kadar inek/boğa kutsallığı çerçevesinde, 2. krallık döneminde, hatta Akrep Kral döneminde bile(King Scorpion) (King Scorpion M.Ö. 5000’lere kadar gidebilir) Hathor’a tapıldığı tahmin ediliyor. Hathor, aynı zamanda Ogdoad kozmolojisi denilen antik Mısır yaratılış mitolojisindeki yaratıcı tanrı Ra’nın kızıdır. Hator aşk tanrıçası olarak da bilinir.,Ayrıca müzik tanrısı olarak düşünürler. Hathor’un çok sayıda ismi vardır. Ancak 3000 yıldan beri en çok kullanılan isimlerinden biri Mehturt’dur (aynı zamanda Mehurt, Mehet-Weret, and Mehet-uret biçiminde de söylenir) ve “büyük tufan” ya da “büyük sel baskını” anlamına gelir ki bu da “süt gibi yol”a direk bir referans içermektedir. Samanyolu (Milky Way) gökyüzündeki bir suyolu gibi görülürdü, bu “göklerdeki Nil nehri”nde güneş tanrısı ve Mısır’a önderlik eden kral yelken açıp giderlerdi. Bundan dolayı , mehturt adı Hathor’un her yıl Nil’in taşıp sel baskınlarına yol açmasından sorumlu olduğu anlamına gelir. Bu adın gösterdiği başka bir şey de Hathor’un çok yakında olacak doğumun bir müjdecisi olarak görüldüğüdür. Amniyo kesesi yırtılıp da doğum suyu akar akmaz, bu çocuğun çok yakında doğacağını gösteren bir belirtidir.

Hathor aynı zamanda çöl bölgelerinin koruyucusu olarak da gösterilmiştir. (Serabet el-Kadim)




Çağlayan
Üye
Tutenstein da var mesela :P
O_r_a_k
Üye


Tutenstein da var mesela :P



Jetix nasıl olduysa bi ara uyduda şifresiz olarak yayınlanmıştı.Bir hafta kadardı sanırım o sıralar raslayıp izlemiştim güzel çizgi filmdi ama jetix tekrar şifrelenince çizgi film yarım kaldı:D
Sonra internet ve anime kavramı ile tanıştım çok üzülmedim o yüzden jetixin kapanmasına.Neden mısır mitolojisi temalı anime yapmazlar anlamıyorum gayet güzel olabilicek bir konsept ,potansiyelde var.Yoksa varmıdır böyle bi anime ? Ne güzel Fate/stay night ucundan kıyısından yunan mitolojisine,gılgamış destanına değinmiş beni mest etmiştir.Bu japonlar sıkılmadılarmı artık kendi mitolojileri işlemekten birazda diğer mitolojileri işleseler ya.
discussioncontroller