İdam Cezası
Illdan
Üye
@Fairon, bunun "dine inanmamak" ile alakası yok. Dine göre her günah aynı zamanda dünyada cezalandırılması gereken birer suç değildir zaten, yani bizzat "Allaha karşı" olan "suçlar" ve "diğer canlılara karşı olan suçlar" farklı yaptırımlara sahiptir. Eğer işlenen suç "kul hakkı" gaspını içeriyorsa (hırsızlık, cinayet gibi) bu suçun cezası hem bu dünyada hem de ahirette ödenmeli şeklinde düşünülüyor ama diyelim ki evinde kendi kendine sarhoş oldun, hiç kimseye bir zararın olmadı ve bu durum uzun bir zaman sonra ortaya çıktıysa burada çoğu zaman dünyevi bir cezalandırma söz konusu değil. Bunun çeşitli sebepleri var tabii ki; suçun taraflarından birisi gayri muslim olabilir ya da suçlu "nasıl olsa öteki tarafta ceza çekeceğim bari burada keyfime bakayım" diye düşünebilir kaldı ki bir insan ne kadar dindar olursa olsun içindeki kinden kurtulması kolay değildir ve din de insanları böyle bir zorlamayla yüz yüze bırakmak istemez. Tabii tarih boyunca önde gelen dini sahsiyetlerin hayatlarında kendilerine karşı suç işleyen insanları afettiklerine dair hikayeler mevcut ancak bu durum bir mecburiyetten öte sadece varlığı arzulanan bir durum. Islamiyet zaten Budizm gibi tamamen dünyevi bağlardan kopmayı hedeleyen bir din değil, bir insanın inancına göre yaratıcı tanrı cezaların hem ölümden önce hem de ölümden sonra görülmesini istiyorsa ona "Ya ama niye ki, zaten ölünce ceza çekmeyecek mi?" demek pek mantıklı kaçmıyor.
nesly
Üye
Aslında dünyada çok yaygın ve yanlış bir bilgi var Budizm e karşı...Mevlana nasıl ki bir din adamı değil bir filozof olduğu gibi, Budizm de bir din değil , felsefedir.
Illdan
Üye
Şimdi bunu biraz açmak gerekiyor, Mevlana zaten Müslüman olduğunu belirten ve bu geleneğin içinde yetişmiş bir isim. Kendisinin hiç bir dini iddiası olmadığı gibi takipçilerinin de onu peygamber seviyesinde görmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak Budizm kendi ibadet şekli, kutsal metinleri ve tapınakları olan bir gelenek. Buradan bakınca kim ne derse desin Budizm bir "din" gibi gözüküyor.
FaironFairon
Üye
Illdan dedi:


@Fairon, bunun "dine inanmamak" ile alakası yok. Dine göre her günah aynı zamanda dünyada cezalandırılması gereken birer suç değildir zaten, yani bizzat "Allaha karşı" olan "suçlar" ve "diğer canlılara karşı olan suçlar" farklı yaptırımlara sahiptir. Eğer işlenen suç "kul hakkı" gaspını içeriyorsa (hırsızlık, cinayet gibi) bu suçun cezası hem bu dünyada hem de ahirette ödenmeli şeklinde düşünülüyor ama diyelim ki evinde kendi kendine sarhoş oldun, hiç kimseye bir zararın olmadı ve bu durum uzun bir zaman sonra ortaya çıktıysa burada çoğu zaman dünyevi bir cezalandırma söz konusu değil. Bunun çeşitli sebepleri var tabii ki; suçun taraflarından birisi gayri muslim olabilir ya da suçlu "nasıl olsa öteki tarafta ceza çekeceğim bari burada keyfime bakayım" diye düşünebilir kaldı ki bir insan ne kadar dindar olursa olsun içindeki kinden kurtulması kolay değildir ve din de insanları böyle bir zorlamayla yüz yüze bırakmak istemez. Tabii tarih boyunca önde gelen dini sahsiyetlerin hayatlarında kendilerine karşı suç işleyen insanları afettiklerine dair hikayeler mevcut ancak bu durum bir mecburiyetten öte sadece varlığı arzulanan bir durum. Islamiyet zaten Budizm gibi tamamen dünyevi bağlardan kopmayı hedeleyen bir din değil, bir insanın inancına göre yaratıcı tanrı cezaların hem ölümden önce hem de ölümden sonra görülmesini istiyorsa ona "Ya ama niye ki, zaten ölünce ceza çekmeyecek mi?" demek pek mantıklı kaçmıyor.



Aldığım cevaplar içinde en tatmin olduğum bu oldu. Burada da konu tahmin ettiğim gibi dinin kendi içine döndü. Hani benim aklıma din seçip ona uyma diyince daha çok Budizm tarzı bir şey geldiği için diğer türlü doğru gelmiyor bana ve bu konununda din konularının tartışıldığı bir başlıkta tartışılması daha doğru olur sanırım çünkü konu buradan sonra dini sorgulamaya giricek.

Teşekkür ediyorum cevaplar için.
Creator
Üye
Budistler Buda'nın felsefeci olduğunu kutsal bir varlık olmadığını düşünüyorlardı sanırım. Zaten hikayeleri falanda var. "Buda tapınağında üşüdüğü için Buda heykelini yakan bir bir rahip bulunur. Sonra tapınak bilginleri toplanıp adamın doğru olan şeyi yaptığına karar verirler." falan gibi bir hikayeleri var. Buda putlaştırılan bir öge değil sanırsam.

İdam cezası içinde tecavüzcülerle, katillere uygulanması taraftarı olduğum bir ceza sistemi diyebilirim.
kurtkapankurtkapan
Üye
Creator dedi:


İdam cezası içinde tecavüzcülerle, katillere uygulanması taraftarı olduğum bir ceza sistemi diyebilirim.


Terör suçluları ??? :weirdface:
Creator
Üye
O kadar ayrıntıya girince işin içine politika falanda giriyor, insanlar haksız yere öldürülüyor.

Böyle ağır bir cezanın sebepleri basit tutulmalı. Cinayet ve tecavüz bana göre uygun.
Illdan
Üye
Bu biraz da "Budizm" denen şeyi büyük tek tanrılı dinler gibi belirgin sınırlara sahip bir öğreti olmamasından kaynaklanıyor. Yani yanlış hatırlamıyorsam iki ana kolun altında pek çok farklı ogretiden oluşan bir bütün Budizm. Bugün bir "Tibet Budizmi" ile "Zen Öğretisi"ni bir tutmak doğru olmaz ve Buda'yi "putlastıran" pek çok takipçisi de mevcut.
nesly
Üye
İşte, budizm aslında felsefe, ama dünyadaki yanlış ve yaygın bilgi Budizmin din oldugu konusu.Budistlerin dini yoktur, budizm felsefesini uygularlar kendi hayatlarında.Ama dışarıdan bakıldıgında din olarak gözüktüğü dogru fakat içlerine girince gerçek budistler din kavramını kabul etmez.
Şimdilerde özellikle Amerika'da Budizm modası olduğundan, her kendini dağlara vuran "Budizm dinine inanıyorum" havasına giriyor, sadece saçma.

İdam konusunda da, sanırım sizin kadar vicdanlı değilim kötü ruhlu insanlara karşı.Çünkü ölüm, bir kötü ruh için kurtuluştur.Oysa onun Dünyada kalıp, ömrünün sonuna kadar cezasını en ağır şekilde çekmesi, ruhunu geliştirmesi lazım.Yani idam yerine ömür boyu hücre hapsi , bence çok daha mantıklı ve acı vericidir.
YojimboYojimbo
Mod
Creator dedi:


Budistler Buda'nın felsefeci olduğunu kutsal bir varlık olmadığını düşünüyorlardı sanırım. Zaten hikayeleri falanda var. "Buda tapınağında üşüdüğü için Buda heykelini yakan bir bir rahip bulunur. Sonra tapınak bilginleri toplanıp adamın doğru olan şeyi yaptığına karar verirler." falan gibi bir hikayeleri var. Buda putlaştırılan bir öge değil sanırsam.



Bu noktada sözü Buddha'nın kendine bırakmak daha açıklayıcı olabilir :)

"Bir şeye sadece duyduğunuz için inanmayın. Bir şeye sadece konuşulduğu ve birsürü insan tarafından anlatıldığı için inanmayın. Bir şeye dini kitabınızda yazılı olduğu için inanmayın. Bir şeye öğretmenleriniz ve büyükleriniz söyledi diye inanmayın. Geleneklere ve törelere inanmayın; çünkü onlar yüzlerce yıldır uygulanır. Fakat gözlemlerden ve analizlerden sonra, birşeyin akla uygun olduğunu, hem bireye hem de topluma faydalı olduğunu bulursanız, ancak o zaman onu kabul edin ve onunla yaşayın."

Buddha
discussioncontroller