Russell'ın Çaydanlığı
cocoldplay3
Üye
oropher dedi:


burayı düzeltmek gerekli..
islam dinine inanlar zaten yeni bir peygamber gelmeyeceğini biliyorlar çünkü inandıkları kitapta böyle yazıyor..
Hz. Muhammed son peygamberdir diye belirtiyor..
adamlar buna inanırken kendilerine ceza verildiğini düşünmeleri saçma olur..



Doğru ordaki saçmalığa sebep olan halife yerine peygamber kelimesini kullammam olmuş. Sabahın köründe yazınca sanırım hata yapmışım. Ama benim vurgulamak istediğim; Hz.Ali'nin soyu 12.kuşakta tükenince peygamberin halefi olacak kişinin böyle kokuşmuş ve bozulmuş bir dünyaya tekrar gelmeyeceği olarak yorumlanmasıdır. Ve bununla birlikte mezheplerin birçok alt bölüme ayrılması olayı gelmiştir. (Şii-Sünni)
DeathlyDD
Üye
Mad Dok dedi:


"Düşünce" üzerine tartışmak neden sürekli misyonerlik olarak algılanıyor? Ben, bir insanın üzerine tartışmayı sevdiği bir konuda kendi düşüncelerini paylaşmasını, tartışmasını, savunmasını, yeni şeyler öğrenmeye çalışmasını gayet doğal ve gerekli görüyorum.



Ben bunun cevabını alttaki karikatürün açıkladığını düşünüyorum.

[img width=469 height=307]http://img42.imageshack.us/img42/6629/yigitozgurhoca.jpg[/img]

Bu tıpkı bi ailenin çocuklarının odalarını örn: sigara bulmak için karıştırırkenki amaçlarının sigara bulmak değilde 'karıştıriyim şu çocuğun odasını inşallah sigara çıkmaz' düşüncesindeki gibi sigara bulmamak olmasıyla aynı tutuyorum. İnsanlara çok küçük yaşlardan itibaren din ile ilgili bilgiler aşılanıyor, örneğin dinsiz olanların sonsuza dek acı çekicekleri gibi. Bi insan ateist bile olsa bu çocukluk korkularından kurtulamıyor, tıpkı uçağın en güvenli ulaşım aracını olduğunu bilselerde çocukluklarından gelen bazı şeyler yüzünden uçmaktan korkan insanlar gibi. Bu tarz ateistlerde din üzerine tartışıp tanrı diye bir kavramın olmadığına kendilerine kanıtlamak istiyorlar gibi geliyor bana.

Çünkü tanrıya inanan bir insanı ateisme çekmeye çalışmak çok saçma bir harekettir. Çünkü tanrıya inanmak insanın suç işlememesi, kötülük yapmaması ve insanlara yardım etmesi gibi şeylere yol açabilir. Tanrıya inanırken bunları yapan her insan inançsız olunca bunları yapmaktan vazgeçer demiyorum ama, büyük çoğunluğu vazgeçer. Şu an birçok müslümanın aklından hırsızlık geçiyorsa ve eğer bunu yapmıyorlarsa 10 kişinin 7-8 i tanrı korkusundan dolayı yapmıyordur. 2-3 üde insanlara olan saygısından, humanist düşüncelerinden dolayı. Fakat her ateist aynı zamanda humanist olmak zorunda değil diymi?:D
DeathlyDD
Üye
Gullo dedi:


Bu sadece "hoşuma gidiyor,medite oluyorum" değil.Öyle olsaydı günümüze kadar hiç kan akıtılmazdı.İnananlarla inanmayanlar hep savaş halinde.Tanrıya inanmayı geçtim,inanma şekilleri farklı diye insanlar birbirlerini öldürdü.(Bknz:Haçlı Savaşları)

Dikkatli bakarsanız dinlerin tabanlarında korku vardır.İnsanlar aslında korktukları şeye taparlar,sevdikleri şeye değil.Çünkü tanrı materyalleştirilmiştir.Önce ay,ateş vs gibi şeylere tapılmıştır.(Ateşten örnek vereyim.İlk çakıl taşıyla ateş yakan insanları düşünün.Ateş ısınma,pişirme ve aydınlatma için mükemmel bir araç.Değerli olan bu aracı pazarlamak için ona bir "etiket" yüklenmesi gerekli."Ateş bizi yarattı,bakın canınızı yakıyor ondan korkun." denebilir ve artık ateşi elinde bulunduran kişi güçlüdür.Sadece o yemek pişirir sadece o ısınır sadece o rahat uyur.Empati kurmanızı istiyorum.İlk çakıl taşını bulan insan böyle yapmamış olabilir.Ama çakıl taşının nadir olduğu yerlerde bu durum ortaya çıkmış olabilir.Aynı şekilde ay,güneş,yıldırım vs içinde sizlere basit senaryolar üretebilirim.) İnandırıcılıklarını kaybettikleri zaman(ki ondan önce mutlaka ateşi almak için kan akmıştır) tanrı-krallar ortaya çıkmıştır.Çünkü popülasyon artmış,halkı yönetmek ve kullanmak için güçlü bir irade ihtiyacı doğmuştur.Kral tanrı olduğu için ona tapılır ve çıt çıkarılmaz.Ne zaman ki başka tanrı-krallar ortaya çıkar yine kan akar ve feodalizm gelişmeye devam eder.Onlarda eskidiği zaman tanrı maddesellikten çıkarılmış,manevileştirilmiştir.Kırılması zor,bilinç altına yerleştirilmiş,hayal edilemez,ulaşılamaz.Artık o bizi her an cehenneme atma çabası içerisinde,en ufak bir hatamızda bize günah yazan,görünmez bir gizli kamera olmuştur.Artık her yerdedir.Dediklerini yapmazsan cezasını çekersin.Yani din kavramı doğmuştur.(Bknz:İbrahimoğlulları,Musevilik,Hristiyanlık,İslamiyet vs)Papazlar,İmamlar vs ne söylerse odur.Onlar fetva vermedi mi hareket dahi edemezsin.Güçlüdürler yani.Paranın gözüne vurmuşlardır.Her yeni din çıkışı-bitişi de kanlı olmuştur.Çünkü x dininin mensupları,yeni gelen y dininin mensuplarının kendi halklarını ele geçirmesine müsade etmek istememiştir.(Zeitgeist adlı filmi izlerseniz en azından Hristiyanlığın nasıl uydurulduğunu rahatça görebilirsiniz.) Demokrasi ve siyasetçilerde hiç bir zaman seslerini çıkarmamışlardır çünkü işlerine gelmektedir.

Öncelikle şu soruyu soralım kendimize:DNAları,hücreleri,organları,insan gibi müthiş komplike bir canlıyı,ağaçları,gök yüzünü,güneşi,samanyolunu,galaksiyi ve uçsuz bucaksız bu evreni yaratan yaratıcı;neden bir tane komple,garantili,mükemmel,kesin ve kendi aracılığıyla değil;yüzlerce peygamberle birlikte farklı farklı kuralları olan dinler,kitaplar vs göndersin ki?Neden kullarının birbirlerini öldürmesini seyretsin ki?

Benim mantığım almıyor.Ama vicdanımın söylediği ; bir yaratıcının olduğu ve benim onu hissedebildiğim.Aramıza ne bir kitap ne bir kural ne de korku koyuyorum.Sadece sevgi var aramızda.Akıl ve duygunun doğru şekilde birleştiği zaman da bunun kolayca fark edilebilineceğini görebiliyorum.Unutulmamalıdır ki sınavlar,testler herkesin eşit olduğu yerde yapılır ve dünya bir sınama yeri değildir.Kaçıncı durakta olduğumuzu bilmediğimiz bir duraktır.

Lafın kısası:Eğer insanoğlu yaratıcısını hiç bir zaman bir şeylere malzeme etmeye çalışmasaydı dediğin kesinlikle doğru olurdu Çağlayan...



Katılmıyorum Nedenmi?
Çünkü ben tanrıdan korktuğumdan çok daha fazla ona sevgi ve onunla olma isteği duyuyorum. Ne zaman televizyonda izlediğim bir program cehennemden bahsetse, eğer tanrıya inanmazsak çekiceğimiz acılardan bahsetse, ertesi gün kendimi tanrıyı HER ZAMAN sorguladığımdan çok daha fazla sorgularken buluyorum.
Ne zaman bir program tanrının kudretinden ve bize karşı sevgisinden bahsetse, içimde onun sıcaklığını hissediyorum.

Gelelim yazındaki birkaç farklı şeye. Müslümanlar (Şu son yüzyılı saymıyorum, çünkü bu yüzyılda müslümanları büyüten hrıstiyanlar, bu son yüzyılda müslümanların yaptığı her garip şeyin arkasında hristiyanlar var, artık küçüklükten beri beyinlerinizi yıkadığını söylediğiniz kişiler hocalar, hacılar değil hocaların hacıların arkasındaki hristiyanlar) hiçbir zaman başka bir dinden olduğu için insan öldürmemiştir. (1-2 tane istisna olabilir gece uyumadım beynim pekde iyi çalışmıyor) Ki kurandada bu yasaktır. Bir insanın kanının başka dinden olduğu için kanının alınabiliceği tek durum, ki bu durumda Mekruh olarak adlandırılır. Yani bunu yaptığınızda günaha girmezsiniz, ama yapmasanız daha iyi olur gibi bir durumdur. Bu durumda Allah'a yada Muhammed'e küfür etmesidir. Yani hristiyan yada ateist diye birini öldürmek herhangi bir insanı öldürmektir kuran için. Fakat ne zaman o hristiyan yada ateist gelip Muhammed sen yalancı bi bilmemnesin, senin ben bla bla bla derse, ancak o zaman yapılmaması söylensede günah olmaktan çıkar insan öldürmek.

Yazından başka bir şeye değinmek gerekirse, insanları tanrıya bağlamak için onların korkutulduğunu söylemişsin. En ufak hatamızda bizi izliyen Yaratıcı tarafından cezalandırılıcağımızın söylendiğini söylemişsin. Allah aracılarıyla derki ben yarattıklarımı her zaman affederim. Allah Rahman ve Rahimdir. Yani sadece iyi değil, kötü kullarına bile merhamet etmeye her zaman, her daim açıktır. Bir insan ne kadar dine küfretmiş olsada, dinden çıkmış kötülükler yapmış olsada tek bir cümle onu affettirir. ''Eşşedüenla ilahe illallah ve eşhedüenla muhammeden abduhu ve resuluh''. Ve eğer bir mümin ne kadar kötü şeyler yapmış olsada içten gelen tek bir tövbesi onu bağışlatır. Allah yüz bin kere de tövbe etseniz yine sizi bağışlamaya hazırım der.

Başka bir konuya gelelim, insanlarını neden korumuyor demişsin. İnsanların birbirini öldürmesine neden izin veriyor demişsin. Neden korumasına gerek varki? Bi insanın ölmesi hiç bir anlama gelmezki. Gözünün önüne şöyle bir sahne getir; Bir adam kılıçla başka bir adamın kellesine kesiyor, ve bu kesilen kafanın olduğu yerden, kafasız ceset daha yere düşmeden bir ruh çıkıyor. Ölmek böyle birşeyse neden korusunki? Anında yaşama tekrar dönücek, korumasının anlamı ne? Korusa ne çıkarımız olucakki, değişen ne olucak :D Hem iyi insanları korursa, ölmelerine izin vermezse dünyanın acılarını dahada yaşıyıcaklar. Ama eğer kelleleri kesilirse anında yeniden yaşama başlıyıcak ve hep mutlu olucaklar.

Başka bir konu dahaa. Sınavlar testler herkesin eşit olduğu şartlarda yapılır. Öss göz önüne alalım, öss de doğudaki biriyle batıdaki biri farklıdır. Zengin ile fakirde farklıdır. Ve bu birşeyi etkilemez. Bir zengin batılı 400 puan alıyorsa, fakir doğulu 399 puan alıyorsa zengin olan fakir olan 400 puanlık fakir olan 399 puanlık yerlere girebilir. Ama dinde bu farklı. Eğer öss yi din olarak düşünürsek fakir doğulu 399 puanla girerse, zengin batılı 400 puanla girerse, fakir doğulu 450 puanlık yerlere girebilicek zengin batılıysa 400 puanlık yerlere.

Gelelim başka konuyaa: Allah neden kendini göstermiyor, bu kadar komplike bir evren için uğraşmış, neden kendisi gelmiyor diyorsun. Allah için komplike bir evren yaratmak diye birşey yokki. ''OL'' Buyuruyor ve oluyor. Öyle bir anlatmışsınki sanki yıllarca uğraşmış ama kendini göstermiyor gibi. Ve neden kendini göstermiyora gelirsek bu dünyanın bir test olduğunu söylemesi bu konuya cevap değilmi?

Başka bir konuya gelelim. Neden farklı farklı kitaplar göndermiş, farklı farklı kurallar koymuş diyorsun. Farklı farklı kurallar koymadı. Hepsi aynıydı fakat değiştirildi. İncil dışında bütün kutsal kitap dediğimiz kitapların birbirine benzediği çok açık. Bu neden aynı değil benzer? Çünkü öncekiler değiştirilmiş, oynanmış. Peki İncil niye iyice farklı, çünkü değiştirilmiş, oynanmış değil. Baştan yazılmış.

Uzundu ama senin söylediğin hiçbir kelimede cevap verilmeden durulucak kelimelerden değildi.
Illdan
Üye


Doğru ordaki saçmalığa sebep olan halife yerine peygamber kelimesini kullammam olmuş. Sabahın köründe yazınca sanırım hata yapmışım. Ama benim vurgulamak istediğim; Hz.Ali'nin soyu 12.kuşakta tükenince peygamberin halefi olacak kişinin böyle kokuşmuş ve bozulmuş bir dünyaya tekrar gelmeyeceği olarak yorumlanmasıdır. Ve bununla birlikte mezheplerin birçok alt bölüme ayrılması olayı gelmiştir. (Şii-Sünni)



Felsefeyi bilemem ama Tarih konusunda bir sıkıntın olduğu belli.

Gerileme dönemi ne zaman? Mezheplerin ayrışması ne zaman? 12 İmam meselesinden Sünnilere ne?  Hz. Ali'nin soyunun tükenmediğinden mi girmek istersin?(Hayır Şiiler Mehdi diye hâlâ bekliyorlar 13.yü bi de)
Uykunu al bence...

-----------------------------------------------------------------

Felsefe konusundaki tartışmanızsa beni pek alakadar etmiyor açıkçası, o açıdan bir yorum yapmaya niyetim yok.
DeathlyDD
Üye
Mad Dok dedi:


(Dinlerden bahsediyor)  Değiştirilmesine gerek olmadan, mevcut halleriyle zaten birilerinin çıkarları ve gelenekleri doğrultusunda yaratılmış, doğal olarak yüzyıllar boyunca benzer çıkar sahiplerinin eline koz veren inançlar; ya da gönderdiği dinlerin yamultulup, ona bağlı insanların da bu "yamultulmuş" halin hüküm sürdüğü bölgelerde sürünmesine, acı çekmesine izin veren Tanrılar da hiç var olmasaydı keşke...



Ne geleneklerinden bahsediyosun ya? Şu ana kadar (Sayfa 4 teyim:D) Saygıyla okudum tüm mesajları ama bu bilgisiz birinin hiç bilmediği bir konuda atıp tutmasından başka birşey değil. Eğer bir konuda konuşucaksan önce o konuyu öğren. Nefret ediceksende, seviceksende öğren. Önce git, Hz. Muhammed(sav) Hayatını nasıl geçirdiğine bak. Diğer peygamberlerin hayatlarını nasıl geçirdiklerine bak. Hiç biri bir nebze çıkarını düşünmüşmü, kitaplardan öğren biraz. (Buraya kadarki yazım son derece hiddetle yazılmıştır. Fakat bunun nedeni din fanatikliği değil insanların bilmedikleri konularda konuşmasından doğan rahatsızlıktır)

Yazının 2. bölümüne gelirsek, (Müslümanlık dışındaki ilahi dinlerden bahsediyorum, çünkü o yamultulmamıştır, en azından bölgesel ve geçici şekiller dışında) İnsanlar eğer sadece korku ve beyin yıkamadan dolayı bir dine bağlı değillerse zaten düşünüp daha mantıklı dinler bulabilirler. Ve sadece korktuğundan aramıyorsa, arayıcaktın kardeşim. Birçok dinde saçma yerler göz göre göre ortada. Yani hristiyanlığa inanmanın yunan mitolojisine inanmaktan ne farkı varki? 2 Side aynı derecede hikayelerle dolu ve çok belli.

Ve Tanrı dinini öğretmediği, peygamber yollamadığı yerlerdeki insanları ibadet etmedikleri için yargılamıyıcaktır elbette.
DeathlyDD
Üye


@TenaciousMidfielder: Metafizik bilimin alanına girmez dedin, iyi dedin hoş dedin fakat; bilimsel tavır zaten metafiziğin olmadığı önkabulüne sahiptir. Eğer metafiziksel varlıkların fiziksel evreni etkilemesi gibi bir sav varsa ortada, bunun doğruluğunu araştırmak bilimin alanına girer. Dolayısıyla ben, "beni koruyan ve denetleyen bi varlığa inanıyorum ve buna tanrı diyorum" dediğim zaman bilimin yapabileceği bir şey yoktur ama ben "her şeyi tanrı yaratmıştır, mucizeler falan göndermiştir" falan dersem inandığım şeyin doğruluğu veya yanlışlığı bilimin alanına girer.

Bu nedenle bilim "tanrı yoktur" diyemez tabi ki fakat "tanrı evreni, insanları vs yaratmamıştır. üzerimizde bir kontrolü yoktur ve asla olamayacaktır" der. E benim de evrene hiç karışmamış ve karışamayacak olan -ve bu nedenle asla tespit edemeyeceğim- bir şeyi de var kabul etmek için bir nedenim olamaz.



Bi saniye, bilim insanların yaratılışına bir açıklama getirdimi? Eğer bilimden 50 yıl geride yaşamıyorsam böyle birşey olmadı. Peki böyle birşey olmuyum, insanların yaratılışını bilmediğimiz halde bilim nasıl insanları tanrı yaratmamıştır derki?
DeathlyDD
Üye


Bilim tanrı insanı yaratmamıştır diyebilir; diyor da zaten "bakın böyle böyle oluşmuş ve böyle bu günlerine gelmiş insanoğlu, tanrı falan yaratmamış" diye. Bu da doğal olarak genel dini inanışla çelişir. Bu gibi bilimsel veriler sayesinde bilim, günümüzdeki dinlerin gerçek olmadığına hükmedebilir.

Yani bilim hayaletlerin olmadığını ne kadar biliyorsa tanrının olmadığını da o kadar bilebilir. Bundan fazlası da ilgi alanına girmediği için yok kabul edilebilir zaten.



Bu senin dediğin bilimin teorileri ve bildiğin gibi bilimde teorilerin önemi yoktur :D

Ne tanrı, ne felsefe nede bilimle ilgili pek bi bilgin olmadığını söylersem sanırım yanılmış olmam ha? :p: :aşk2:
anger rabbit
Üye
DeathlyDD dedi:


Bu senin dediğin bilimin teorileri ve bildiğin gibi bilimde teorilerin önemi yoktur :D

Ne tanrı, ne felsefe nede bilimle ilgili pek bi bilgin olmadığını söylersem sanırım yanılmış olmam ha?



Hayır, sadece saçmalamış olursun.

Bu ve benzeri konularda defalarca anlatıldığı üzere, teori denen şeyler birbirini açıklayan organize doğrular bütünüdür. Bugün yapılan bilimsel çalışmaların çoğu pek önemsemediğin "teorilere" dayanmaktadır. Örneğin görelilik kuramı ve kuantum kuramı da teoridir. Bilimin bunları "önemsemediğini" iddia etmek de cahilliğin dik alasıdır. Kaldı ki evrimin teori olması, insanların "yaratıldığını" göstermez.

Ayrıca bilimsel yöntemde değil teori, hipotezler bile son derece önemlidir. Bir hipotez hazırlamak büyük bir uğraştır ve çok fazla çaba gereklidir. Bir hipotez, teori olana kadar çeşitli kanıtlarla defalarca desteklenir ve defalarca doğrulanır. Yani lisede anlatıldığı gibi; "bi hipotez ortaya attım, bunu deneylerde doğruladım teori oldu. uu beybi bilim dünyası da onayladı kanun oldu heyo." şeklinde ilerlemez bilimsel süreç.

Edit: Ha tabi olayı böyle kestirip atmak koskoca bilim felsefesine ayıp oldu biraz. Fakat kabaca budur.
DeathlyDD
Üye
:D Birazcık araştırma öneririm. Bilim evrim teorisini kabul etmişmi etmemişmi?

Zaten bilimin öne sürdüğü ''ŞÖYLE OLABİLİR MESELA'' dediği yaratılış şekillerinden hiçbiri tanrıdan daha iyi değil.
Hipotez çok uğraşılmışsa, uğraşılmıştır. Ne yani çok uğraştın tamam kesin doğrudur mu dememizi bekliyolar :) Bilim zaten uğraşlı birşeydir.

Teori organize doğrular bütünü değildir. Organize doğrular bütünü olmadığı kanıtlanmamış fikirlerdir.
anger rabbit
Üye
DeathlyDD dedi:


:D Birazcık araştırma öneririm. Bilim evrim teorisini kabul etmişmi etmemişmi?

Zaten bilimin öne sürdüğü ''ŞÖYLE OLABİLİR MESELA'' dediği yaratılış şekillerinden hiçbiri tanrıdan daha iyi değil.
Hipotez çok uğraşılmışsa, uğraşılmıştır. Ne yani çok uğraştın tamam kesin doğrudur mu dememizi bekliyolar :) Bilim zaten uğraşlı birşeydir.

Teori organize doğrular bütünü değildir. Organize doğrular bütünü olmadığı kanıtlanmamış fikirlerdir.



A fact is a pragmatic truth, a statement that can, at least in theory, be checked and confirmed. Facts are often contrasted with opinions and beliefs, statements which are held to be true, but are not amenable to pragmatic confirmation.

http://en.wikipedia.org/wiki/Scientific_theory
http://en.wikipedia.org/wiki/Hypothesis
http://en.wikipedia.org/wiki/Scientific_method
http://en.wikipedia.org/wiki/Testability
http://en.wikipedia.org/wiki/Scientific_fact#Fact_in_science

Edit: Hatta ve hatta;

http://en.wikipedia.org/wiki/Evolution
http://en.wikipedia.org/wiki/Evolution_as_theory_and_fact
discussioncontroller