Warhammer 40k: Raven's Call
CoraxCorax
Üye
[img width=250 height=247]http://wh40k.lexicanum.com/mediawiki/images/1/1c/Ravguardlogo.png[/img]

Deliverance...

Kiavahr gezegeninin yörüngesindeki bu ay nerdeyse 10.000 yıldır Raven Guard Birliğinin yuvası idi. Ancak şu anda birliğin Kale-Manastırı, devasa kule Ravenspire'da hummalı bir çalışma vardı. Tau İmparatorluğunun son zamanlardaki yayılma politikasına İnsan İmparatorluğu agresiflikle yanıt vermiş, ve "Erasmus Seferi" ilan edilmişti. Çeşitli İmparatorluk Muhafız birlikleri, Adeptus Astartes'in Space Marineleri ile birlikte Tauların yayılmaya çalıştığı Erasmus Sistemi'ne gönderilmişti. Raven Guard, gizli operasyonlardaki beceri ve tecrübesi dolayısıyla bu sefer için özel olarak seçilmişti.

Kalkışa hazır bekleyen Thunderhawkların kutsanma ayinleri yapılır yapılmaz gemiler yörüngeye doğru yükselmeye başladı. İmparatorluk Donanması onları bekliyordu.
CoraxCorax
Üye
Erasmus Sistemi - Ares gezegeni yörüngesi

Warptan ani bir biçimde çıkan İmparatorluk Donanması gezegenin yöründesindeki az miktarda Tau kuvvetini hemencecik yok etti. Ares gezegenini Tauların sistemdeki en askeri gezegeni idi, Ateş Sınıfı çok etkiliydi.

Yörüngedeki İmparatorluk Armadası bütün gezegeni ablukaya almış, gezegenden herhangi bir geminin kaçmasına müsade etmiyorlardı. Normalde çoktan yörüngesel bombardıman başlardı, ama İmparatorluk yetkililerinin değişik planları vardı. Seferin asıl amacı sistemdeki Tau üretim merkezlerini ele geçirmekti - sağlam şekilde. İşte bu yüzden topyekün saldırı veya bombardıman yapılacak en son şey idi.

-----

Gezegenin geniş bir ormanlık alan olan güney kıtasına iki  Raven Guard iniş podu büyük bir hızla çarpıyor(Bu podlar küçük ve oldukça hızlı olduğundan radarlara yakalanmazlardı). Siyah podlardan iki  manga Space Marine gezegene ayak basıyor.
oyunsever94
Üye
7 saat önce.....

Yer  güneydeki ormanalarda bir yer....

Scout Kevin Robert Blackhand

Kevin ormanda hızlıca ilerliyordu. Tüm grubu ve gezgene gönderilen diğer scoutlar katledilmişti. Kevin sonuncuydu. Görevleri drop podlar için iniş yerleri bulmak ve tau mevzileri hakkında istihbarat toplamaktı. Kevinın grubu diğer scoutlarınki gibi vespid ve kroot saldırıları sonucunda ölmüştü. Kevinın kurtulması ise biraz şans ve gelişmiş sezileri sayesinde gerçekleşmişti. Kevin hızlıca kendini uzun otların arasına saklayarak uzaktaki bir agaç grubunu taradı ve küçük bir tau devriyesini faketti. 1 kroot,1 firewarior,1 pathfinder. Kevin önceki çatışmalarından krootların koku alma duyularının keskinliğini hatırladı. Normalde atlatabilecegi bir gruptu ama bu grubun ekipmanları onu görevini çok daha kısa sürede ve kolay bir şekilde bitirmesini sağlayabilirdi. Hızlıca sniperıyla krootun kafasına nişan aldı. Nefesini tuttu ve tetiği çekti.Hedefini bulmuştu.Ama sniperin çıkardıgı ses firewarioru üzerine çekmişti ayrıca pathfinder telsizle kışlasına mesaj yollamıştı. Kevin hızlıca yerini değiştirip yerdne bir çakıl taşı aldı.Taşı hızlıca eski saklanma yönüne fırlattı. Firewariorun dikkatini çektikten sonra hızlıca geride kalan pathfindera dogru yürüdü.Sniperın çok fazla ses çıkaracagını düşündü. Susturuculu el tabancasını çekti. Hızlıca pathfinderin kafasına bir tane sıktı.Yakın mesafeden sıktığı için pathfinderi kafasından vurmak çocuk oyuncagıydı. Pathfinderın yere yıgıldıgını gören firwarior iyice tırsmış halde iyice dikkatli bir şekilde geri pathfinderın yanına dogru geri çekildi. Kevin hızlıca bir ağacın arkasına geçip sırtını yasladı ve bıçağını çekti. Firewariorun iyice durdugu agaca yaklaşmasını bekledi. Hızlıca durdugu yerden çıktı ve firewariora arkadan bıçakla saldırmayı denedi ama firewarior bunu farketti. Hızlıca silahını ona çevirdi ama Kevin hızlıca tüfeğin namlusunu bıçağıyla engelledi ve hızlı bir hamleyle silahı taunun elinden düşürdü. Hızlıca bıçağıyla taunun zırhının bogaz kısmındaki kabloları kesti. Tek bir hamleyle taunun migferini söküp bıçağını bogazına dayadı. Taunun gözleri korkudan fal taşı gibi açılmıştı.

Kevin=Eger iş birliği yaparsan bu işi barışçıl bir yolla bitirebiliriz.

Ve taunun kafasını çılgın gibi sallamasından Kevin taunun onu anlamadıgını kavradı. Sinirlendi ve sorusunu bir daha tekrarladı ve gene aynı cevabı alınca bıçağın arka kısmını taunun kafasına indirdi. Tauların zırhlarını navigasyon bilgisayarları için aradı. Ve buldugu bir tanesinden etrafındaki araziden drop podlar için uygun bir yer seçti. Ardından tau kışlalarını da işaretledi. Sonra kemerindeki çağrı cihazı yanıp sönmeye başladı. Hızlıca elde ettiği koordinatları filoya yolladı ve drop podlarla buluşmak için iniş yerine dogru koşmaya başladı.
Knightege
Üye
Deliverance...

Ravenspire hareketliydi,etrafta Thunderhawklar malzeme ve SM taşıyorlardı.

Trevalin Draconis kendisi ve takımdaki kardeşlerini taşıyacak Thunderhawk'ı bekliyorlardı,bu sırada bölüğün Chaplain'i onlara doğru yaklaştı
-Kardeşlerim!Yine bir sefere daha çıkıyoruz.Tau pisliklerini bu gezegenden sileceğiz,İmparatorluk donanması gezegenin üstünde,yakında bizde oraya varıp imparatorun adaletini getireceğiz!Şimdi diz çökünde sizi kutsayım.
Bunu dedikten sonra Trevalin ve grubundaki diğerleri diz çöktüler
Trevalin bu sırada imperium'u düşünüyordu;Biz imparatorun ölüm melekleriyiz,gittiğmiz yere haklı adaletini götürürüz,ama nereye kadar?Gittiğimiz heryerde ölüm bizi izliyor,diye düşündü sonra yere eğilirken parketaşlarına bıraktığı bolter'ına bakarak''Ama yinede imparatorun adaleti yerini bulacaktır''diye kendikendine söylendi

Bu sırada Chaplain
-Ey İmparator!Biz senin evladınız.Önümüzdeki seferde senin adaletini dağıtırken bize güç ver!Primarch'ımız Corax'ı hatırlayın o kölelerle kendinde çok daha güçlü orduları yenebilmişti!
Victor aut Mortis!
Ya zafer Ya ölüm!

Bunları dedikten sonrayanlarından ayrıldı
Trevalin tam ,eh seremonliler bitti artık demiştiki 2 tane apothecary takıma doğru yaklaştılar''Kendini nasıl hissediyorsun kardeşim?''.Trevalin selam verdikten sonra seslendi''İyi  iyi ama neden soruyorsunuz,yoksa bende kaos etkisi mi arıyorsunuz?''bundan önceki seferleri bir kaos büyücüsüne karşı olan ravenguardlar herzamanki gibi temkinliydiler.
Bunun üzerine yanlış anlaşılmalara mahal vermek istemeyen apothecary çavuşu hemen müdahale etti
''Yanlış anlama kardeşim biz sadece Adeptus Astartes'deki standart prosedürü uyguluyoruz,orda karşılaştığımız kaos büyücüsünün etkisi çok fazlaydı bunu herkesten çok sen bilirsin''
Bunun üzerine Trevalin''Merak etmeyin kalbim ve aklım herzamanki gibi net ve imparatora olan inancımla dopdolu''
Dedi ve Thunderhawktan içeri adımını attı.


Ares gezegeni yörüngesi...
Trevalin ve adamları Thunderhawk'la imparatorluk sancak gemisi''İmparator İzliyor''a varmışlardı.Gemiye vardıktan sonra geminin devasa şapelinde Raven Guard 5.bölüğü toplanmıştı.ForceCommander Marcus Black İmparatorluk Kilisesi rahiplerine ayrılmış kürsüye çıkıp bölüğe hitap ediyordu.
-Kardeşlerim İmparatorluk sefil tau pisliklerinin gezegenine sefer başlattı,İmparatorluk bu kafirlerin varlığına izin veremez!İşte bu yüzden buradayız.Adeptus Astartes arasında gizli operasyonlarda bizden daha tecrübeli daha yetenekli bir birlik daha yok,bizim genlerimizden gelenlerin dışında!Şimdiden Scoutlarımız gezegende istihbarat toplayıp muhtemel iniş yerlerini belirliyorlar!Onlardan haber gelir gelmez bizde onların yanına gidip görevimize başlayacağız.Güney kıtasındaki devasa enerji istasyonu önccelikli hedefimiz,eğer onu saf dışı bırakırsak gezegenin tüm anti-gemi sistemleri çöker''
FC sözünü tam bitirmeden geminin anons sisteminden duyuru yapıldı,Scoutlar görevlerini başarmışlardı,iniş yerleri belirlenmişti.
Trevalin şapelden çıktı ve takımdaki diğer kardeşlerine''Siz drop-pod'a yerleşin ben hemen geliyorum''dedi ve FC'ye yöneldi
-Kardeş komutan sizinle bir çift laf etmek istiyorum
Marcus Black Trevalin'e döner ve''Tabiiki kardeş draconiz aklından ne geçiyorsa sor''der,Trevalin Fc'ye iyice yaklaşır ve sorar''Kardeşim bu operasyonun asıl amacı ne?Koskoca imparatorluk filosu gücü tükenmekte olan bir Tau gezegenine bu kadar önem vermez!Engizisyoncuları saymıyorum bile!Kesinlikle bu işin ardında başka bir iş var,bwnimle paylaşabilirsin kardeşim dudaklarım sonsuza dek mühürlü kalacaktır. Trevalin doğası gereği hep aşırı kuşkucu biriydi,bu ona ailesinin  politikada önemli noktalarda olmasından ve neredeyse her ay yeni bir suikast teşebbüsü olmasından kaynaklanıyordu;ama o bu politik yalan dolandan iğrenmiş ve gerçekten imparator adına görev yapmak için Corax'ın Chapter'ına katılmıştı.Marcus çok kısık sesle cevap verdi
-Sevgili kardeşim,kısmen haklısın,bundan daha fazlası var,ama ne yazık ki sana bunları anlatamam,ben bile öğrendiğimde neredeyse yüzyıl yaşlandım,bu herkesin kaldırabileceği bir bilgi değil,ama şunu bilmen yeterli;bu gezegeni bir standart ay gibi kısa bir sürede ele geçirmeliyiz,şu ana kadar hiç görülmemiş büyüklükte  bir warp fırtınası sisteme yaklaşıyor.
Trevalin''Evet senin samimi sözlerine güveniyorum Ave İmperator!'' diye selam verdikten sonra drop pod'a doğru ilerlerken düşündü,evet geçekten 100 yıl yaşlanmış gibiydi ama acaba bu sır ne olabilirdi?Yine kaos piliklerimi?belki necron belki tyranidler!veya eski bir eldar tapınağı?''neyse'' diye içini çekti bunları düşünmekle bulamazdıya!En iyisi gelecek kötülüklere en iyi şekilde hazırlanmaktı.
Herkes Drop-podlara binerken Marcus Black bağırır''Kardeşlerim Victor aut Mortis!Ya zafer Ya ölüm!''Trevalin hemen drop podun içine girdi,herkes tek yürek tek ses bağırdı''İmparator için!''
mephiston
Üye
Thunderhawk gemileri sürekli harket halinde idi. Sürekli gezegen ve yörüngedeki donanma arasında asker ve mühimmat taşıması yapıyorlardı.Hawk Macil  takımından kardeşleriyle birlikte bekliyordu.Daha sonra gemideki engizitörün ilerideki tactical takımınıda doğru ilerlediğini fark etti. Son görevleri chaos büyücülerine karşı olduğu için engizisyon chapterla fazla ilgilenmeye başlamıştı. Kafasını çevirdiğinde takımın çavuşunun engizitöre açık bir nefretle baktığını fark etti. Açık bir şekilde zincir kılıcını kavramıştı saldırmaya hazır bir görünümü vardı.Hawk’a döndü ve konuştu;

- aşşağılık herifler, bunların hepsini yok etmek lazım!

Her nasıl olduysa engizitör bunları duymuştu yanlarına geldi ve çavuşa hitaben konuşmaya başladı;

- Çavuş, senin kim olduğun ve bana karşı ne hissettiğin umrumda değil. benim buradaki görevim sizleri gözetlemek. Tamam mı?

Bu arada Hawk’ın öfkesini hissetmişti.Ona döndü.

- Umarım sende anlamışsındır, nefretini gözlerinden okuyabiliyorum.

Nefreti bir kat daha artmasına rağmen Hawk duymamış gibi yaptı sanki engizitör orada yokmuş gibi sakin sakin ekipmanlarını son kez kontrol etti. Engizitör kaşlarını çattı, Hawktan bir cevap bekliyordu ama marine öfkesini içine atmayı seçmişti. omuzlarını silkip uzaklaştı
o sırada gece siyahı renkli son thunderhawk ta gezegene indi
bu Hawk ve takımını yörüngedeki donanmaya götürecek taşıttı.



Erasmus sisteminde ares gezegeni yörüngesindeki imparatorluk donanmasındası. Raven Guard 5.bölüğü şu anda sancak gemisinin şapelinde toplanmıştı toplantıya force commander Marcus Black liderlik ediyordu.Toplantının sonlarına doğru Hawk ve takımı acilen hangara çağırıldı drop podların iniş yerleri belirlenmişti.Hawk drop podlara doğru ilerlerken Marcus Black ile Trevalin’in konuştuğunu gördü. Duyabildiği tek sözcük warp fırtınasıydı o an Force Commander’ın aslında anlattığından çok daha fazla şey bildiğini fark etti ama Raven Guardstaki her marine birbirine aileden daha yakındı her biri diğeri için canını seve seve verebilirdi ve ailedeki her üye ailenin güvenliğini düşünürdü bu yüzden Force Commander’a güveni tamdı.Tam takımı drop poda binmişti çavuşla ikisi kalmıştı ki Force Commander onlara doğru geldi çavuşa bir işaret yaptı ve çavuş drop poda bindi Marcus Black ile Hawk yalnız kalmıştı

- Hawk, seninle konuşmamız lazım
- Emredersiniz efendim
    Force commander drop poddan uzaklaştı Hawkta onu takip etti      söyleyecekleri önemli olmalıydı.
- Hawk, bunu neden sana söylediğimi bende bilmiyorum ama bazı güçlerin hareket halinde olduğunu hissediyorum Bazı organizasyonlar bizim aramıza bile sızmış olabilir, çok dikkatli olmalıyız.

Hawk force commander’ın bu bilgileri ona vermesine şaşırmış ve haklı bir gurur duymuştu.
-Sizce engizitörmü efendim?
-Engizisyon, ya da daha kötüsü. henüz bilmiyorum, ama bu çok endişe verici. Neden sana bunları anlatıtğımı bilmiyorum, ama sende saflık seziyorum.
-O zaman efendim biz kime güvenebiliriz?
- Bilmiyorum Hawk, gerçekten bilmiyorum. sana söyleyeceğim son söz: bütün umutlar tükendiğinde, kardeşlerine güven. şimdi gel, drop pod'a binelim
-ben her zaman sadece kardeşlerime güvendim efendim
hawk commanderı izler ve drop poda binerler...
discussioncontroller