Günlük Tartışma İhtiyacı
Misafir
Bir vakittir içimde bir tartışma ve fikir buhranına girme hevesim var. Bir ölçüde bunu dizginleyebiliyorum fakat burada da tartışılmasını istedim. Günlük, bir kaç günlük belirli bir konu üzerine tartışmak istediğim. Bunun engin edebi felsefi olmasından ziyade bilim çerçevesinde tezler ve tezlerin çürümesi olarak olarak işlemesi kurguladığım. Tartışmaktan kastım ise kavga etmek ya da ötekileştirmek değil. Sadece fikir alışverişi. Çünkü hepimizin okulu, işi, sınavı, vizesi, patronu, işvereniyle sorunları var. Amaç bir nebze hafifleterek farklı şeyler düşünmeye sevk etmek yazanları ve okuyanları. Hani ne tartışmak isterseniz ve konu açacak kadar kayda değer bulmuyorsanız buradan tartışalım istiyorum. Sadece soru işaretleri bulmak için. Tıpkı izlenilen bir filmden okunulan bir kitaptan yapılan bir aktiviteden alınan zevk gibi burada konuşmaktan da zevk alınsın istiyorum. İnsanların birbirini kırmasını ya da sen şöylesin sen böylesin diye karşılıklı sürtüşmesinin olmasını değil. Elimizden geldiğince sosyal bilimler altında bildiğimiz kadar düşünüp elimizin döndüğün kadar yazmamız. Yani bir nevi beyin fırtınası. Şunu da garanti etmek isterim ki burada kimse bir şeyi bilmediği ya da yanlış bildiği için ezilmesin ya da yaftalanmasın.

Hafif bir girişten sonra şu alıntıyla başlamak istiyorum;

(Ki bunu bir kalıp olarak algılamayın her şeyin tartışılmasını istiyorum.)

"...O  krallıkta haritacılık sanatı o denli mükemmelleşmişti ki, tek bir ilin haritası bütün şehrin kapladığı alan büyüklüğündeydi. Ve krallığın kendisinin haritası bütün bir ili kaplıyordu.Zaman içerisinde bu ayrıntılı haritalar biraz eksik bulundu ve Haritacılık Okulu krallıkla bire bir ölçekte bir krallık haritası geliştirdi. Öyle ki noktası noktasına gerçeğe uyuyordu.Haritacılık bilimine daha az önem veren sonraki kuşaklar bu boyuttaki bir haritanın kullanışsız olduğuna karar verdiler ve biraz da saygısızlık ederek onu Güneş ve yağmurun altında yıpratmaya terk ettiler. Batı çöllerinde haritanın yırtılmış parçaları bugün bile bir hayvana ya da dilenciye barınak olabiliyor. Coğrafya biliminden tüm ulusa kalan yalnızca budur."
[right]Borges, 1990, 143[/right]

Not: Daha iyi bir başlık ismi bulamadım. Bulursanız haber verin değiştireyim. :)
Çağlayan
Üye
Hiç yanıt yazılmamasının sebebi sanırım ortaya tartışılacak bir fikir atılmamış olması? :ihi:
DharkanDharkan
Üye
Yada forumun sakin günler geçiriyor olması? (umarım budur! :D)
Misafir
Vizelerden yeni başımı kaldıracak olmam ve ameleye dönen kafamı yeni toplamam? :P

Umut nedir?

İnsanı geleceğe ve yaşama bağlayan bir sebep mi yoksa sadece hayal kurup gerçeği görmesini engelleyen bir set mi? Yoksa boş bir uğraş mı?
Çağlayan
Üye
"Umut en büyük kötülüktür, işkenceyi uzatır" demiş Nietzsche, katılıyorum. Zira umutla beklenilen şeyin gerçekleşmemesi büyük hayal kırıklığı getiriyor.
oropheroropher
Üye


"Umut en büyük kötülüktür, işkenceyi uzatır" demiş Nietzsche, katılıyorum. Zira umutla beklenilen şeyin gerçekleşmemesi büyük hayal kırıklığı getiriyor.



peki en kötü anda, herşey kötü giderken, "demek buraya kadarmış" denilecek noktaya genildiğinde tutunacak bir dal değil midir umut?
sonunda hüsran olsa bile içinde bulunulan durumdan çıkmak için bir mücadele gücü değil midir?
ElladanElladan
Üye
Sonunda hüsran varsa mücadele ne içindi peki? Mücadelenin sonunda elimize ne geçti, pes etmemiş olmanın onuru mu? Bence mücadele her ne için idiyse, onu çoktan kaybetmiş olduğunu kabullenip çabalamayı bırakmalı insan. Daha az acıtacaktır.

Spoiler:
ya da şimdi bunlardan başka bir şey yazamayacak kadar karamsarımdır
oropheroropher
Üye
Elladan dedi:


Sonunda hüsran varsa mücadele ne içindi peki? Mücadelenin sonunda elimize ne geçti, pes etmemiş olmanın onuru mu? Bence mücadele her ne için idiyse, onu çoktan kaybetmiş olduğunu kabullenip çabalamayı bırakmalı insan. Daha az acıtacaktır.

Spoiler:
ya da şimdi bunlardan başka bir şey yazamayacak kadar karamsarımdır



sonunda hüsran olmayadabilir..
elinde hiçbir şey yokken, bir şey olma ihtimali için savaşabilmeli insan..
Misafir


"Umut en büyük kötülüktür, işkenceyi uzatır" demiş Nietzsche, katılıyorum. Zira umutla beklenilen şeyin gerçekleşmemesi büyük hayal kırıklığı getiriyor.



Sanırım hiç umudunu kestiğin olmadı, yalancıktan değil ama, kendini, yaşadığını unutana kadar. Umarım olmaz, insan umutla yaşar zira.
Çağlayan
Üye
Yaşama nedenim umut değil, insanoğlunun yaratıcılığına duyduğum hayranlık ^_^

End of green, sen deyince düşündüm de, cidden hiç umudumu kestiğim olmamış benim. En umutsuz olay için bile "ya olursa" filizi yeşermiş içimde. İyimser miyim neyim?
Misafir
Belki de teksas hold'em gibidir umut? Her şeyini kaybedebilirsin umut peşinden koşarken kendini hırpalayabilirsin ona ulaşmak için. Belki de ulaşırsın ve ulaştığında masayı silip süpürürsün. Belki de her şeyi bırakıp kalkarsın masadan.

Umut olmasaydı geleceğe dair planlarımız nasıl şekillenirdi?

Bir beklentimiz, planımız ve keşke diye başlayıp gelecek zaman kipiyle kurulan cümlelerimiz yoksa ulaşmak istediğimiz noktayı neye göre belirleyebiliriz?

@Elledan

Mücadele etmeye başladığımızda kaybedeceğimizi bilemeyiz ki. Ne kadar ekmek o kadar köfte kanunuyla ilerlediğimizde armut piş ağzıma düş kanunu çürüyor. Mücadele etmeden istediklerimizi elde edebilir miyiz?
discussioncontroller