Günlük Tartışma İhtiyacı
ElladanElladan
Üye
Benim önce makaleyi okumam lazım ama o da bu saatte bu gözlerle olmaz. =) Yarın umarım.
Çağlayan
Üye
Makaleyi ben de yarın okuyayım ama şunu söylemek istiyorum önce. Ben medyadaki herhangi bir yayın organının "tarafsız mı olalım yoksa yanlı mı olalım da insanları doğruya ulaştıralım" diye düşündüğünü hiç sanmıyorum.

oropheroropher
Üye
burada tartışmak istediğim mevcut durumun nasıl olduğu değil (bunu da tartışalım tabii ayrılabilecek bir konu değil) nasıl olması gerektiği..
Amenquiver
Mod
"güç ve ekonomi odaklarının medyaya istediği gibi yön vermesi ve bu yön verme olayını objektiflik çatısı altında yapmaları ve medyanın bu yalanla kendi kendini bitirmesi"

bu arada yazı da feci uzundu çok net olarak algılayabildiğim söylenemez zaten.
Dark Templar
Üye

Haberlerin tarafsız olamayacağını düşünüyorum. Kar amacı güden kurumların tarafsız "haber" yapmasını bekleyemeyiz. Ki zaten makaledeki "Washington basın camiasının büyük bir kısmı ve ekonomi muhabirleri haber elde etme imkânlarını kaybetmemek için kraldan çok kralcı oldular. Basın toplantılarında, hükümet veya işadamlarıyla olan röportajlarda bulunabilmek ve resmi belgelerden bilgi sızdırmak veya onları en önce ele geçirmek arzusu basın bağımsızlığını yok etmiştir." kısmı bunu çok güzel örneklemektedir.

Mevcut dünya düzeninin, yani paranın düzeninin haberleri paraya endeksli olacağı gayet açıktır. Hangi haber ne kadar tiraj getirecek bu tiraj da ne kadar reklam getirecek? sorusuna cevap bulmak için yapıldığı söylenebilir. Güç odaklarının gücüne güç katacak haberler olmalıdır. Altsınıflar insan yerine konmayacağından onlar hakkında yapılan haberler önemli değildir.
"Altsınıf mensuplarının sayısı hızla artarken, “gerçeğe dayalı” basının empati kurmaktaki ve onlar adına öfkelenmekteki başarısızlığı, ''inanca dayalı” haberciliğin feci şekilde artmasına neden oluyor."

Peki haberci objektif olabilir mi? Hayır. Haberci dünyayı kendi gözünden görür, o dünyayı kendi gözünden anlatır. Bu durumda nesnellik imkansızdır.

"Muhabirler önce ellerine geçirdikleri olayları, konuşmaları, durumları ve anekdotları  düzenlerler, sonra da bunların içinden dönemin basın anlayışıyla uyumlu olanları, ''denge'' sağlayacak olanları kullanarak haberlerini yazarlar."
Bu kısımda da belirtildiği gibi elde edilen bilgiler olduğu gibi değil bir süzgeçten geçirildikten sonra aktarılır. Bu süzgeç de nesnelliği öldürür.

Objektif olmak, güç mekanizmalarını elinde tutan seçkinlerin belirlediği sınırlar içinde, ortaçağ din adamları gibi, politik ayrıntıları tartışan ve bu düzenden nemalanan uzmanların  ve akademisyenlerin sözlerinden alıntı yapmak  anlamına gelmektedir. Yani nesnellik sadece bir kamuflaj olmaktan ileri gidemiyor.

Bir haberci mevcut durumu her kesimin görüşlerine yer vererek "yansız" sıfatıyla okuyucuya aktarmalı mı yoksa haberci yorumlarıyla halkın dikkatini bir noktaya çeken ve görülmeyeni gösterip mümkün olduğunca "yanlı" olan kişi mi olmalı?

Habercini yansız olamayacağını belirtmiştim üstte. peki nasıl olabilir?
Bir yazı işleri müdürü, ‘eğer haberde bahsi geçen her iki taraf yazıya karşı taarruza geçmişse doğru iş çıkarmışızdır’ diyenlerin sayısının çok olduğunu söylemektedir. Buna karşı söylenecek ilk söz çoğu haberin sadece iki taraflı değil en az on yedi taraflı olduğudur.
Burada bahsi geçtiği gibi bir haberi iki karşıt görüş yerine 17sini birden ele alarak anlatmış olsa nesnelliğe en çok yaklaştığı durum olur bence. Ama gene de nesnel olamaz. çünkü dediğim gibi haberci haberi anlatır. kendi gözünden. Ama 17 bakış açısını da ele aldıktan sonra kim okur o haberi diye de düşünebiliriz. yani gene başa döndük.
ElladanElladan
Üye
17 bakış açısını verse ve birileri de bunu okusa bile ortaya çıkan şey yine bir bilgi bombardımanı ve kafası karışmış bir kitle olacaktır.

Soruya gelirsek, medya objektif olmalı mıdır yoksa belirli şeylere dikkat mi çekmelidir? Medya dediğimiz şey şu anda zaten bir şeylere dikkat çekiyor, o da hep zenginlerin çıkarları. Bunu bilerek yapmıyorlar belki bazen. Çünkü aldıkları eğitim ve kullandıkları filtreler -ki Chomsky ile Herman Manufacturing Consent kitabında çok güzel açıklar bunları- ortaya çıkan şeyi belirliyor.

Medya taraf olmalı. Halkın tarafında olmalı ve etrafta olan biten her şeyi insanlara tüm gerçekliği ile aktarmalı bence. Ama bu bugün için hem medyanın çalışma şekli yüzünden imkânsız hem de televiyonda gördüklerimizin, gazetede okuduklarımızın "doğru"luğundan emin olmamızın bir yolu yok, çünkü bize rivayet edilen şeylerin doğru olup olmadıklarını gidip yerinde, kendi gözlerimizle görme şansımız yok. Bu da bir yayın organı gerçekten gerçekleri verse bile hep bir şüphe bırakacaktır, bence tabii. Ama zaten okur da şüpheci olmalı.

Ana akım medyadan objektiflik bekleyemeyiz sanırım, bu durumda internet üzerinden yayın yapan daha serbest yayın organlarını akla getirebilir, ki bence medyanın geleceği orada, ama yine aynı güvenilirlik sorunu ortaya çıkıyor ki geleneksel medyadan daha fazla oradaki kuşku, bunun sebebi de internetin en büyük nimeti olan serbestliği.

Yani demem o ki, yok bir cevabım. =)
Lynx lynx
Üye
Sayın forum üyeleri,
İnsanları neden maske takar? Neden gizlenmek ister? Neden başkası gibi görünmek ister?
İyi akşamlar, saygılar.
CoraxCorax
Üye
Kendilerinden utandıkları için, bulundukları ortam öyle gerektirdiği için, kendilerinden korktukları için, vs.

uzunca yazmak isterdim ama çok yorgunum malesef.
Şarlot
Üye
Başkası gibi görünmek istemenin temel sebebi de güçlü görünmeyi istemektir herhalde.
sonâdorsonâdor
Üye
Sanırım bunun en yaygın olayı ortama uymak, ortamda çevreye karşı güçlü kalmak falan.

Ama ilginçtir, gerçek hayat içerisinde RYO oynamak da bazen zevkli hale geliyor, abartılmadıkça ve kötüye kullanmadıkça tabi.
discussioncontroller