Batman: Arkham Asylum (Yusuf Evrim Kılıç)
Misafir
[img width=268 height=320]http://img39.imageshack.us/img39/1470/bwatmwans.jpg[/img]

Uzun bir aradan sonra yeniden bir inceleme yazıyorum sevgili dostlar. Bu satırları yazmaya çalışırken aklıma siteye koyduğum Assassin’s Creed incelemesinin ne kadar hata dolu olduğu aklıma geliyor ve cevap gelmez diye aylar sonra baktığım başlıkta gördüğüm eleştirileri dikkate aldığımı belirtme ihtiyacı hissediyorum.

Konumuza gelecek olursak, öncelikle Batman dendiği zaman benim için akan suların her daim durduğunu söylemem mümkün. Çünkü çocukluğumdan beri takip ettiğim ve en sevdiğim kahramandır kendisi. ‘Süper’ diyemiyorum, çünkü diğer birçoğunun aksine ‘süper’ güçlere sahip değildir. Tüm davaları üstün zekâsı ve fiziksel yeterliliğiyle beraber teknolojik üstünlüğüyle çözer.

Belki de bu yüzden, Batman’in bir gün gerçek olabilme ihtimaliyle, Batman hep en sevdiğim kahraman olmuştur ve adına yapılan her çalışmayı incelemek benim için zevkli bir uğraş haline gelmiştir.
 
Oyunumuza gelecek olursak, bildiğiniz üzere Batman: Arhkam Asylum, Avrupa için takvimler 18 Eylül’ü gösterirken piyasaya ‘bordaladı’. Bordaladı diyorum, çünkü oyunun yapımı duyurulduğunda şeceresi pek de parlak olmayan Rocksteady Games’in yapımcılığı üstleniyor oluşu ben dâhil pek çok kişiyi, oyunun potansiyelini zayıf olarak algılamaya yönlendirdi.

Fakat oyunun ilk videosuyla beraber, işini bilen sanatçıların elinde olunca zaten var olan kapasitesinin kat kat üzerine çıkabilen Unreal Engine’in 3.5 versiyonuyla Batman için son derece karanlık ve zorlu bir sınavın hazırlanmakta olduğunu gördük. Rocksteady Games zamanla tüm şüpheleri ortadan kaldırarak oyunu bekleyenler kervanına birçok kişiyi katmış oldu.

Şimdi oyunumuzun iç yüzünü inceleyelim, malum bu yazının haddinden fazla uzaması gayet kuvvetli bir olasılık. Oyunun senaryosundan kısaca bahsetmek gerekirse, Batman Joker’i –yine Joker’in Gotham’da yediği birkaç nane sonucu- yakalayarak ezeli rekabetin uğrak mekanı olan Arkham ‘Tımarhanesi’ne götürür ve bu tutuklamanın Batman’e kurulmuş bir tuzak olduğu ortaya çıkar.

Oyunun senaryosu kendi içinde o kadar tutarlı ve olaylar birbirine o kadar iyi bağlanarak kurgulanmış ki bu incelemede ne söylesem ‘Spoiler’ muamelesi görecekmiş gibi geliyor. Bu sebepten mütevelli oyunun iyi bir Batman oyunu olabilmek için sahip olduğu meziyetlerden birinin de kaliteli senaryo olduğunu belirtmekle yetineyim.

Peki, senaryoda açıklar ya da eksikler yok mu? Elbette göze çarpan bir takım sorunlar mevcut, ama bunlar oyunun işleyişini etkileyecek ya da oyundan alınan zevki yerle bir edecek türden korkunç hatalarla bezeli bir durumdan ziyade küçük kusurlar olarak adlandırılabilir. Sonuçta oyunun senaryosu sizi kendine bağlamasını iyi biliyor.

Bir oyunun sunuşunda en önemli etken olan grafikler konusunda ise Rocksteady Games’in iyi iş çıkarttığını söyleyebiliriz. Özellikle Arkham Tımarhanesi’nin canlandırılması Batman çizgi romanlarını takip eden ve bilhassa A Serious House on a Serious Earth gibi bir şaheseri okumuş olanlar için son derece tatmin edici.

Karakter modelleri oyunun büyük kozlarından… Her ne kadar ‘figüran’ sınıfından düşmanların tasarımları birkaç çeşitten olsa da Batman’in kendisi gibi sıra dışı düşmanlarının tasarımı gayet başarılı. Bane, Poison Ivy, Scarecrow gibi yüzleşmenizin mümkün olduğu karakterler oyuna aktarılırken bu yapıma güç katan etmenlerden olmuş.

Başrol kahramanı Batman ise oyunun bağımlılık yapmasının başlıca sebeplerinden biri olabilecek bir tasarıma sahip bence. Pelerininin mantıklı hareketleri ve yüksek yerlerden atlarken paraşüt gibi açılma animasyonlarının yanı sıra bu çetin mücadelede zamanla çıkan sakalları, kıyafetlerinde oluşan hasarlar gibi detayların düşünülmesi yaratıcı fikir olarak gözükebilir.

Yardımcı karakter diyebileceğimiz Gordon ve komutasında olan ya da Arkham’da sorumlu olan memurların tasarımları da oyunun bütünlüğünü bozmayacak nitelikte. Özellikle Harley Quinn ve Poison Ivy yorumunu beğeneceğinize eminim.

Oyunda grafiksel hatalar mevcut. Bazı yerlerde Batman’in kolu pelerininden içeri geçebiliyor ya da yere düşenler garip animasyonlara bürünebiliyor. Fakat Rocksteady sisteme çok yüklenmeyecek şekilde optimize etmesi yetmiyormuş gibi bir de herhangi bir bozulmaya mahal vermeyecek kadar iyi düzenlemiş grafik motorunu.

Grafikler konusunu kapatırken söyleyeceğim son şey kendinizi Arkham’da hissedeceğinizdir.

Oyunun seslendirmelerine gelince kusur bulmanın benim için mümkün olmadığını söylemeliyim. Batman’in seslendirilmesinden itibaren, diğer karakterlerin de seslendirilmesine büyük emek harcanmış ve oyundan soğumanın muhtemel olduğu bu riskli unsurun altından başarıyla kalkılmış. Batman’i Kevin Conroy seslendirirken, Joker’a Mark Hamill ve Harley Quinn’e Arleen Sorkin hayat vermiş.

Bu seslendiricilerin birçoğunun Batman: Animated Series gibi çalışmalarda görev aldığını da belirtmeden geçmeyelim. Ara sıra giren müzikler, kendini tekrar etse de sürekli orada olmadıkları için sıkıcı bir durum oluşturmuyor. Joker’in Arkham sistemlerini kullanarak yaptığı anonslar ise sinirinizi bozmaya birebir.

Batman’in diğer karakterlerle kurduğu diyalogların da başarılı olduğunu söylemek gerek. Klasik Batman karizması ve ketumluğunda seyreden cümleler gerçekten Batman’i kontrol ediyormuşsunuz hissini sağlamada vazgeçilmez bir parça haline gelmiş.

Oyunun kontrol sistemi kolay öğrenme, ama zor ustalaşma üzerine kurulmuş. Batman’in teknolojik malzemeleri yanındayken ve bunları kullanarak çözülmesi gereken ana senaryo ya da The Riddler’ın Arkham çevresine yerleştirdiği 200’ü aşkın “meydan okuma” bulmacalarının iyi kotarılmamış bir kontrol sisteminde nasıl bir çileye dönüşebileceğini varın siz düşünün.

Kamera açılarında büyük hatalar gerçekleşmiyor, bazen ihtiyacınız haricinde hareket ettiği oluyor; ama bu kesinlikle oyunu baltalayan bir şekilde gerçekleşmiyor. Özellikle bazı bölümlere yerleştirilmiş, bir odadaki “Henchman” tipi suçluları Batman’in gizlenme meziyetlerinden faydalanarak temizlediğiniz ve daha sonra ayrı bir oyun modu olarak da göze çarpan aşamalar felaket olabilecekken büyük bir beceriyle müthiş bir eğlence kaynağına dönüşmüş.

Batman’in dövüş sanatları ustası bir Ninja oluşunun yanı sıra içinden çıkılmaz durumlara zekice çözümler üreten ve olayların düğüm kısmında farkını ortaya koyan bir dedektif olduğunu da iyi idrak eden Rocksteady’deki aziz dostlar çeşitli verilere göre değişik şekillerde kalibre edilebilen bir dedektif modunu oyuna eklemeyi unutmamışlar.

Bu mod sayesinde; koku, parmak izi gibi verilerin izini sürebilirken çeşitli yapılar arkasındaki düşmanların sayısını, yerini ve durumunu da belirleyebiliyorsunuz. Bu da sizi, oyunun vurguladığı gibi, görünmez bir avcı haline getiriyor.

Sonuç paragrafına gelince, Batman Arkham Asylum en başarılı süper kahraman oyunu olma konusunda bir Guiness rekortmeni… Batman’i ciddiye alarak büyük bir iş başaran Rocksteady Games’in bu başyapıtından Batman seviyorsanız kendinizi zaten mahrum bırakmış olamazsınız; ama aklınızda herhangi bir şüphe varsa kendinizi bunlardan bir an önce arındırın! Çünkü son yıllarda yalnızca ‘kahraman’ konusunda değil ‘aksiyon’ konusunda da beklentilerinizi çok yükseltecek bir oyunla karşı karşıyasınız!

SONUÇ: 9.4/10
discussioncontroller