Claptonisgod ile Röportaj
Çağlayan
Üye
[center][img width=320 height=214]http://img694.imageshack.us/img694/5873/bura2.jpg[/img][/center]

Oyungezer diyor ki: Peki ^_^
Oyungezer diyor ki: Öncelikle, hey!
Buğra Çakır diyor ki: hey!
Oyungezer diyor ki: Sonralıkla, geleneksel soru. İsim "nick" soyisim ^^
Buğra Çakır diyor ki: Buğra "claptonisgod" Çakır
Oyungezer diyor ki: Neden clapton tanrı? diyorum ve önü durdurulamaz bir müzik sohbetine doğru yelken açıyoruz.
Buğra Çakır diyor ki: gerçek hayattaki hayranlarım sonunda beni sanal alemde de bulabilir : )
Oyungezer diyor ki: XD
Buğra Çakır diyor ki: Aslında o kadar üzerinde düşünmedim. Eric Clapton'a bayılırım, o zamanlarda çok dinliyordum, direk bu nicki kullandım. Clapton tanrı falan olsa fena olmaz yani aslında. Neyse, biliyor olabilirsin, okuyanlardan bilmeyenler için söyleyeyim; bu cümle bir grafitiden ibaret aslında, google'a arattın mı da bulabilirler. Sadece Eric Clapton'a olan hayranlığın bir ifadesi.
Buğra Çakır diyor ki: Bu arada soru nickimden ziyade Clapton'la ilgili sanırım : ) Clapton ne en iyi, ne de güzel müziği yapan bir eleman aslında. Tanrılığı nereden geliyor ben de bilmiyorum ama genelde en sevilenlerden biri olmuş eleman, ilham kaynağı.
Oyungezer diyor ki: Senin müzik zevkini taaa eski forumlardan beridir bilmekteyim, ksilofon ile seni müzik konusunda ilk danışılacaklardan görüyorum. ksilofon görünmüyor ortalıkta gerçi :ihi:
Oyungezer diyor ki: Önce ne tarz dinliyorsun diyeceğim ama direk prog diye bir başlığın var forumda. Bize best of'undan 10 parça söyleyebilir misin?
Buğra Çakır diyor ki: 10 parça zor ya. 10 albüm dersen sayabilirim. Çok düşüneceğim yoksa : )
Oyungezer diyor ki: Tamam 10 albüme çevirelim :D
Buğra Çakır diyor ki: Şimdi, ben pek en iyi şudur, en iyi budur demeyi pek sevmem. En azından eskiden denk geldiyseniz öyle bir mesajıma, artık demem diyelim. O yüzden en iyisi, en çok beğendiğim 10 albüm sayayım.
1 ) Marillion - Misplaced Childhood
2 ) David Gilmour - On an Island
3 ) Harmonium - Si on avait besoin d'une cinquieme saison
4 ) Yes - Fragile
5 ) Eric Clapton - Backless
6 ) Devin Townsend - Ziltoid the Omniscient
7 ) Gazpacho - Night
8 ) Anglagard - Hybris
9 ) Between The Buried and Me - Colors
10 ) Akira Yamaoka - Silent Hill 3
Buğra Çakır diyor ki: Genelde albüm olarak değerlendirmemin nedeni, şarkıları albümlerden söküp çıkaramamam. Mesela bu albümlerden parçalar söyle desen, en güzelleri hangileridir diye, zorlanırım seçmeye : )
Buğra Çakır diyor ki: Sıralama yapmadım albümler arasında bu arada, aklıma geldikçe yazdım : )
Oyungezer diyor ki: Biraz anketimsi olacak ama. Bu albümlerden 5 tanesini şu sahnelere yerleştirmeni rica ediyorum ^_^ 1 - Sahilde bir gün batımı ve martılar, 2- Bol yıldızlı ve yalnız geçirilen bir gece, 3 - Neşeyle uyanılıp enerji dolu başladığın bir gün. 4 - Yağmurlu havada çok hüzünlü düşünceler. 5 - Başının çok döndüğü ama çok fazla döndüğü, gözlerinin etrafı bulanık gördüğü bir düşüş anı.
Oyungezer diyor ki: Eğer bu 5 sahneye uyan albüm yoksa albüm ekleyip çıkarabilirsin ^^
Buğra Çakır diyor ki: Olsun ben anketlere bayılırım, sayfalarca anket olsun yaparım vallahi.
1) Sahilde Gün Batımı - David Gilmour - On an Island. eheh zaten bence albüm büyük çoğunlukla bu tarz bir betimleme üzerine kuruludur. Ayriyetten hemen bir şarkı ekleyeyim buraya. Pink Floyd'dan Fat Old Sun vardır, Gilmour bestesi. Solo kariyerindeki canlı kayıtlardan herhangi biri. o da tam gün batımı içindir.
2) Bol yıldızlı ve yanlız geçirilen bir gece - Gazpacho - Night. Çok melankolik ve depresif bir albümdür ama atmosfer böyleyse ben bunu dinlerim direk. Yanlız geçirilen bir gecede; "yok ben depresif takılmayacağım" dersen, Norah Jones olabilir, ya da Chris Botti. Norah Jones'un ilk iki albümünü dinlerim sadece, Botti içinde herhangi bir Best Of uygundur.
3) Neşeyle uyanılıp, enerji dolu bir gün - Hmm. Benim pek enerji dolu olduğum sabah olmaz ama Yavuz Çetin'in İlk albümüyle sabahları geçirdiğim çok olmuştur, okula giderken. Bir de daha daha egzantrik bir şeyler dinlenilmek istenirse Gong'un Radio Gnome üçlemesi dinlenebilir. özellikle ikinci albümü.
4) Yağmurlu havada çok hüzünlü düşünceler. İlla ki hüzünlü olacaksa Explosions In The Sky'dan How Strange, Innocence albümü olabilir. Ama albüm hüzünlü olmasa da ben Harmonium tercih ederim.
5) Bulanık bir düşüş anı. Hmm. Sanırım karman çorman bir şeyler, kafa şişerecek, ne olduğu belli olmayan bir albüm olabilir. krautrock'tan Amon Düül II Phallus Dei dinlenebilir o zaman.
Oyungezer diyor ki: Bu yanıt, gurmelerden yemek menüsü almaya benzedi. Müzikseverler bu kısmı kesip saklamalı ^_^
Buğra Çakır diyor ki: : D tatlar farklıdır, bir çok kişide; "ne saçma sapan öneriler bunlar" ifadesi uyandırabilir.
Oyungezer diyor ki: Gurmelik demişken, müzikten başka neler vardır hayatında? Müzik gurmesi diyorum sana rahatlıkla, başka hobilerin de var mı gurmesiyim diyebileceğin?
Buğra Çakır diyor ki: gurme olarak bilmiyorum ya. her insan gibi izlerim, okurum, dinlerim, ders çalışırım (işe giderim), yemek yerim. o yüzden çoğu zaman; "ne boş insansın oğlum" diyorum kendi kendime : D
Oyungezer diyor ki: Şimdi tuhaf bir soru soracağım. En sevdiğin kitabı al, bir sayfasını aç ve bize bir alıntı yap oradan :D
Buğra Çakır diyor ki: Hmm, en sevdiğim ve belki de beni en çok etkileyen kitap, hatta lise dönemimde okumam nedeniyle kişiliğime de şekil vermiş olabilir; Albert Camus'un Yabancı eseridir. Yanımda değil, alıntı yapamıyorum, ama okuyanlar bilir, kitabın son sayfasında ana karakterin bir iç monoloğu vardır. şahanedir o. Alıntı yapamıyorum, ama wikiquote'tan araklama yapabilirler merak edenler.
Buğra Çakır diyor ki: Ya da dur.
Buğra Çakır diyor ki: Yanımda sadece Dune'un bir iki kitabı var onlardan bir şeyler bulmaya çalışayım bir de.

Buğra Çakır diyor ki: [spoiler=Dune: Corrin Savaşı sy.557]
Spoiler Alert: Cümleleri söyleyen eleman, babasını öldürmek için yola çıkmıştır.
"Pek çok şey algıya bağlıdır, olayları çevremizin filtreleri ile görürüz, bu da doğru şeyi yapıp yapmadığımız konusunda karar vermemizi zorlaştırır. Üstlenmem gereken bu korkunç görevde - bütün tarafsız ölçülere göre günahkar bir eylem- sorun her zamankinden daha belirgin bir şekilde görünüyor" Dune: Corrin Savaşı sy.557.

Çağlayan
Üye
Oyungezer diyor ki: Kitaptan filme zıplıyorum, bir filmin bir kahramanı seç kendini. Neden seçtiğini anlat. Ne buldun ortak nokta olarak?
Buğra Çakır diyor ki: Hmm filmlere zıplamışız. bu aralar daha çok dizi izlerim ama sanırım şu aralar en çok aklımda olan film Man From Earth. Bir iki yıl oluyor izleyeli, hala etkilenirim. John Oldman diye bir adam insanlığın varoluşundan beri tüm tarihi yaşamış, ölümsüz bir adam. ve kasabadan ayrılırken entellektüel ve bilimsel birikimi yüksek olan 5 -6 arkadaşına mağara adamı olarak doğduğunu ve günümüze kadar yaşadığını kanıtlıyor. Senarist Jerome Bixby, genel tabir ile ölüm döşeğindeyken yazmış senaryoyu. Filmi izledikten sonra hep John Oldman'ın yanlızlığı aklıma geliyor. Milyon yıl yaşamışsın ve karşındaki insanlar bunun sadece 10 yılını kapsıyor. Sevdikleri ölüyor, o halen hayatta kalıyor. Bu yüzden bağlanmaya korkuyor, insanlara yakınlaşmaktan çekiniyor. Hedgehog Dilemma tarzı bir şey diyorlar buna sanırım. Neon Genesis Evangelion serisinde de anlatılır bu, ama daha tokatlar bir şekilde. Sanırım beni hep bu tarz karakterler ve yapımlar etkiler. Yabancı'da da bu tarzda olmasa da bir yalnızlık hissi oluşur bende.
Oyungezer diyor ki: (öyle bi yanıt vermek ki, röportaj yapanın anime mi, dizi mi soracağını şaşırması)
Oyungezer diyor ki: Anime konusuna değinmekle ileride bi anime sorusunu garantileyen Buğra'ya, önce dizi sorusunu yöneltiyoruz. Hangi tür diziler takip etmektesin ve neden o türler?
Buğra Çakır diyor ki: : ) Sanırım son bir yıldır devam eden raslantılardan ötürü, hayatımı artık bilim-kurguya adadım. Nerede bilim-kurgu varsa sömürmem lazım. Dizi deyince. Hmm şu an devam eden diziler içinde bilim kurgu olarak Stargate Universe, Fringe, Dollhouse, Flashforward, Sanctuary, V, Doctor Who, Lost izliyorum. Diğer türleri de sayarsam; komedi olarak The Office, The Big Bang Theory, How I Met Your Mother, The Simpsons, 30 Rock, Scrubs, Chuck, South Park, Bored To Death ve IT Crowd dizilerini takip ediyorum. Diğer türler bende biraz geri planda kalıyor malesef, Mad Men izlerken karnıma ağrılar giriyor mesela. Onların dışında Dexter, Californication, True Blood var izlediklerim. Ehuheh hepsini çok hızlı yazabiliyorum, çünkü liste tutuyorum izlediim diziler için, aksi halde takip etmesi imkansız hale geliyor hepsini birden.
Tamamını izlediğim bitmiş olan dizilerden de ekleme yapayım. Stargate SG-1 ve Atlantis, Battlestar Galactica, Farscape, Babylon 5, Firefly, Twin Peaks, Six Feet Under, Journeyman, Otostopçu'nun Galaksi Rehber'inin 80'lerde sanırım yayınlanmış kısa bir serisi vardır, o işte, Prison Break, Terminator: SCC. Eh bir de Star Trek ile X-Files'ı geriden takip ediyorum.
Ben bir de bu dizileri puanlarım kendi çapımda. Babylon 5'a 9.6 verdim ve henüz onu geçebilen bir dizi olmadı benim gözümde. Zaten Sinan Akkol sayesinde izlememişse de herkes duymuştur seriyi. Özel efeklere gözünüz takılan biri değilseniz, kesinlikle izleyebileceğiniz en iyi bilim kurgu dizisidir bu.
Sonuç olarak bilim kurgu'dur en iyisi benim açımdan; içinde dram da var, komedi de var, aksiyon da var, romantizm de var. En güzeli de hayal gücü ve kurgunun gidebileceği en uç noktalara götürür sizi.
Oyungezer diyor ki: Bilim Kurgu sevgisi animelere de yansımış anlaşılan, yanlış anımsamıyorsam Neon Genesis Evangelion da bilim kurgu/Mecha idi?
Buğra Çakır diyor ki: yani o şekilde tag'lenir genelde. Ama NGE'nin sadece bir boyutu bilim kurgu. Daha doğrusu gezindiği tür daha çok psikolojik bombastik epik mindfuck gibi bir şey oluyor : ) Evet deli bir anime izleyicisi değilim ama sanmıyorum ki daha iyi bir anime yapılmış ya da yapılıyor olsun.
Oyungezer diyor ki: Bana da Monthius deli gibi öneriyordu, bi gün oturup izliycem >_< Oyunlar bilim kurgu sevdandan etkilendi mi peki?
Buğra Çakır diyor ki: Hmm. Hmm. Gerçekten bilmiyorum bu sorunun cevabını. Evet benim için gelmiş ve gelecek oyunlar içinde en iyisi Fallout 2'dir ama deli gibi oyun oynayan birisi olmadığım için henüz belli bir türe yoğunlaşabilmiş değilim. Yani; "evet ben bilim kurgu oyuncuyusum" diyebilecek bir türsel olgunlukta olduğunu da düşünmüyorum oyun dünyasının. Ama doğrudur, Grim Fandango ya da Sanitarium hariç bana bir iki oyun söyle dersen herhalde ağzımdan Fallout 2 ve KOTOR falan çıkar.
Oyungezer diyor ki: Az oyuncu ama öz oyuncu diyelim sana ^_^ Ya buğra hobilerine vakit ayıramadığında nelere vakit ayırır? Sıradan bir günü nasıl geçer?
Buğra Çakır diyor ki: Hmm. kesinlikle spor yapmam; buradan beni gözünde canlandırmaya çalışan güzel ve yakışıklı üyelere el sallıyorum, evet zayıf ve kemiklerden oluşan biriyim. Hmm, hobilerime zaman ayırmıyorsam, zamanımı kız arkadaşıma ayırırım daha çok. işte gezeriz, tozarız lay lay lom. Hobi olarak saymaz isek seyahati seven biriyim. Ama; "Çantam sırtımda yol beni nereye götürürse" tarzında değil de planlı programlı olmasını tercih ederim.
Buğra Çakır diyor ki: Sıradan bir günüm aslında yolda, okulda ve kendi hayal dünyamda kendi kendime konuşarak geçer. Malesef kendi kendime çok konuşan birisiyim, bazen de insan içinde bunu sesli ve mimiklerimi kullanarak yaparım.
Oyungezer diyor ki: Madem seyahati seversin, nereye gitmek isterdin ve şimdiye gittiklerin arasında en güzeli neresiydi sorusunu soralım ^_^
Buğra Çakır diyor ki: Çoğunluğa uyarak en güzeli Prag'tır derim. Ama en çok hoşuma giden Estonya'nın başkenti Tallinn'dir; ufak, kendi halinde şeker mi şeker bir ortaçağdan kalma kasaba gibi bir yer. Şimdi aslında çok da dünyayı dolaşmış biri sayılmam Estonya'ya gittim deyince; "oha orada ne işin var gezsene bilindik yerleri" denebilir. Şöyle anlatayım; babam ve annem daha tee ben doğmadan önce 25 30 senedir seyahat eden bir çift. Kendileri yemezler, içmezler, para biriktirip her yıl izinlerini bu seyahatlere harcarlar. O yüzden gezmedikleri bir kaç yerden biri Baltık ülkeleri olmuştu, beni de götürdüler iki yaz önce. Onun dışında geçen yaz Prag'a gittik. Bir de iki sene kendi seyahatlerinden vazgeçip beni İngiltere'ye yaz okulumsu şeylere yollamışlardı ben lisedeyken. Şimdi Erasmus'la Lyon'dayım. Lyon da şahane bir yermiş, tam seyahatlik bir şehir.Sanırım bana da onlardan bulaştı seyahat etme takıntım.
Oyungezer diyor ki: Bu arada ben seni Galatasaraylı diye anımsıyorum, yanlış mı hatırlıyorum? (futbol muhabbeti açma çalışması)
Buğra Çakır diyor ki: Yok ben Cim bom'lu değilim. Küçükken babam bana; "sen cim bomlusun" demişti, ben de; "Tamam" demiştim. O yüzden ilkokulda falan Cim bom'luydum, geçmişini falan en çok bildiğim takım o. Forumda öyle bir izlenim oluşturmuş olabilirim. takım tutmam ben. Çok geriyor beni taraftar muhabettleri, futbolu objektif izleyemiyor geneli. bir de Çağlayan ablamıza ben özel olarak sordum; "'neden hangi takımı tutuyorsun?' diye sormuyorsun?" diye, sırf ters köşeye yatırmak içindi : D.
Oyungezer diyor ki: (ayrıca en rezil olduğun, en utandığın ya da en son ağladığın zamanlardan birini seçip anlat, onu sormayı unuttum :ihi: )
Buğra Çakır diyor ki: Bir keresinde benle alakası olmayan birine bürünüp, sokağın ortasında bağırmıştım kız arkadaşıma. o gün bugündür kendimi affetmem, o beni o an affetmiş olsa bile. Herhalde en rezil ve en çok utandığım anım odur. öyle kendi halinde yaşayan bir insanım, epik bir anım yoktur benim. en son da, bir yıl oluyordur, babamdan bana karşı kullanacağını düşünmediğim bir cümle ile karşılaşınca ağlamıştım, gizli gizli ama. Sonra özür dilemişti ama canım babam benim. El sallıyorum ona buradan.
Oyungezer diyor ki: Son sorulara girelim yavaştan, bi tane abidik soru, bi tane forum içerikli soru sorucam
Buğra Çakır diyor ki: Buyrunuz
Oyungezer diyor ki: Forum içerikli olan, foruma dair hoş bir anın varsa paylaşmanı isteyebilir miyiz? :D
Buğra Çakır diyor ki: Bilmem. Hayatta karnıma ağrılar girene kadar gülebildiğim tek yer bu forum olduğu için, buraya konuşlandım sanırım. Bir de insanlar samimi ve yüz yüze konuşmadıklarının bilincinde olarak muhabbete girdikleri için hoş bir yer burası. Ama spesifik bir anı aklıma gelmiyor pek. Ama EmrenGeneral'in (doğru yazdıysam) epic blog'undaki alıntıları bizzat yaşıyor olduğum için forumda orayı referans gösterebilirim.
Oyungezer diyor ki: Vüze olayı iyiydi ya xD İyi ki birinci oldu di mi? (Emren bak reklamını yaptııık)
Oyungezer diyor ki: Şimdi abidik soru; R.Waters mı, D.Gilmour mu?
Buğra Çakır diyor ki: Gilmour tabi ki. Waters adam mı : p Abidik soruya ciddi cevap vermem gerekirse, Gilmour müzik yaparken, Waters şiir yazıyor. Haliyle ben müzik dinlemek istediğim için Gilmour diyorum. Ama Waters'ın sadece The Wall'da hakkını yemem.
Oyungezer diyor ki: (benzer düşünüyoruz, ben de Gilmoristim. Acetaminophencim bu mesaj da sana idi :P)
Oyungezer diyor ki: Son soru, sormamı istediğin bir soru var mıydı?
Buğra Çakır diyor ki: Yok vallahi, aklıma da lank diye gelmez böyle şeyler. Bir kaç hafta sonra; "Bana şu sorulsaydı" deyip yorumlar kısmına cevaplarım kendi kendime belki. Buradan herkese öpücük yolluyorum, sevgi çiçeklerim benim (İlkokul öğretmenimiz böyle derdi bize : )). Bir de ben hevesimi alamadım, az önce müzikle ilgili bir şeyler yazıyordum, bir baktım seyahat ediyorum. Baştan alalım biz bu röpartajı : D
Oyungezer diyor ki: veee epik soru ile başbaşa bırakıyoruz seni: Fotoz!
Çağlayan
Üye
Bu neşeli sohbet için Claptonisgod'a çook teşekkür ediyoruz. Yorumlar şu linke: http://www.oyungezer.com.tr/option,com_smf/Itemid,26/topic,26941.0/
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller