Evrenden Torpilim Var
Domino
Üye

[img width=310 height=480]http://www.resimbank.org/image-F509_49E38F4C.jpg[/img]


Edit: İlk konu dışına açarak konuyu yanlış yere açtığımı söylediler. Kusura bakmayın. Okur incelemeleri doğru olur diye düşündüm =)



Mutlaka baştan sona okuyun.. Bu yazıyı hayatınızda karşınıza çıkmış bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.



Şu sıralar 25. baskıda olan bu kitap çoğu kişinin hayatını olumlu anlamda değiştirdi. Bu kitabı okumamış olanlar hakkında kitaptan ve anlattıklarından bahsetmek istiyorum. Öncelikle belirteyim  "Evrenden Torpilim Var" dışında hiç bir kişisel eğitim kitabı niteliğindeki kitaba ilgi duymadım. Hatta "Secret" ve bu tarz pozitif düşünce kitaplarına hep ön yargıyla yaklaştım. Peki bu kitapda beni çeken ne oldu?


  Bu yaz bir kız arkadaşımın çantasında bu kitabı görünce sordum. Bu nedir diye. Kız bana uzun uzun anlattı anlattıkça ben onunla dalga geçtim. "Egomla konuşuyorum", "Hepimiz tanrının bir parçasıyız", "ne istersem olur, istemediğim şeyler oluyorsa bunlar istemeyi bilmediğimden oluyor" falan gibi saçma sapan şeyler söyledikçe dalga geçmeye devam etmiştim. Hatta tam sandalyeye oturacakken, "dur oturma! orda egom oturuyor!" demişliğim bile vardır Smiley

  Neyse bunun üzerinden daha bir ay geçmeden ben depresyona girmiştim ve bu sıralarda bir arkadaşıma rastladım. Hep üzgün ve asosyal takılan bu arkdaşımı acayip neşeli görmek beni şaşırttı. Telefonu susmuyordu, çocuk 100 kilo vardı ama çok güzel bir kızla çıktığını ve okulda çok başarılı olduğunu öğrendim. Bunlara şaşkınlığımı gizleyemeden, "Taylan ne oldu lan sana?" diye sormuş bulundum. "Abi seni severim, git hiç bir yorum yapma benim hatrım için Evrenden Torpilim Var kitabını oku" dedi. O gün cidden meraklanarak gittim ve kitabı aldım. Kitabın ilk arkasını okudum:



Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?

Benim oldu.

Peki ya sonra o yabancı ülkenin dilinde şakır şakır konuşup hatta seslendirme yönetmenliği bile yaptığınız, o ülkedeki filmlerde başrol oynadığınız, 70 kilo verip filinta gibi olduğunuz, yeni ve mutlu bir hayat kurduğunuz, elinizi attığınız her işi altın yumurtlayan tavuğa çevirdiğiniz, her saniyenizi gülümseyerek geçirdiğiniz, hayatta istediğiniz her şeyi elde etmeye başladığınız oldu mu?

Benim oldu.
Nasıl mı?
Gelin anlatayım...


Kitabı 1 günde okudum ve ön yargılarımın hepsi silindi. Çünkü anlattıkları bana çok mantıklı gelmişti. Şimdi alın o kitabı okuyun ama olurda almazsanız diye yine de size yardımcı olacak bir iki şey paylaşmak istiyorum.


Öncelikle istemeyi bir mekanizma olarak düşünürsek bu mekanizama şöyle çalışıyormuş. Örneğin bir internet sitesinden gömlek sipariş ettiniz. Önce gömleği beğenirsiniz. Sonra sepete eklersiniz. Sepeti onaylarsınız. Ve gömlek evinize teslim edilir. Normal hayatınızdaki her hangi birşeyi istemenizde bu süreçle aynı gelişiyormuş. Önce düşünceler beliriyor kafanızda (gömleği beğenirsiniz), sonra düşünceler netleşiyor (gömleği sepete eklersiniz), ne istediğinizin tam olarak farkına varıyorsunuz (sepetin onaylanması) ve en son bu isteğinizin gerçekleşmesini bekliyorsunuz. Peki neden gerçekleşmiyor? Kitabın buna yorumu şöyle:  O sepetteki gömleği onayladıktan sonra gömlek artık sizindir. Onun geleceğini bilirsiniz, hatta dışarı çıkıp arkadaşlarınıza "yeni bir gömlek aldım" dersiniz. Sepeti onayladığınız an o sizin olmuştur. İşte normal isteklerimizde de sepeti onayladığımız kısımda hissetmemiz gerekenler bunlar. Yani içimizdeki o sesi kandırıcaz ya da susturucaz. "Ya gömleğimi yolda yırtarlarsa, yok canım o gömleği bana getirmezler, ben kim gömlek giymek kim!" gibi sürekli konuşan şey egonuzmuş. O bu şekilde konuştukça gömleğin gelmesi de zorlaşıyormuş. Yani anlayacağınız, iç sesiniz istediğiniz birşeyin olma olasılığına ne kadar olasılık veriyorsa o şey okadar olasılıkla olur diyor kitap.


Peki en kısa yoldan yapmanız gerekenler şunlarmış. İstediğiniz birşeyi aklınıza getirin ve ona sahipmiş gibi davranın. Fakat kendinizi ve iç sesinizi de kandırın. Kandırmak için yapılacaklar ise şunlar. Atıyorum Egonuz size mızmızlanıyor, "seni kimse aramaz, başarırsızın napıcam ben böyle" falan diye bişeyler söylüyor. Onu ufak bir çocukmuş gibi hayal edip karşınıza alın. O saniyeden sonra tüm sorunlarınız onun sorunu olsun ve onu avutmaya çalışın. Nazik olun. Hep pozitif cümleler kurun ve onun içini rahatlatmadan geri Egonuzu içinize sokmayın.. Bunu her egonuz mızmızlandığında yapın. İstediklerinize sahipmiş gibi hissedin.  (anlattıklarıma karşı ön yargılı davranmayın bunlar cidden işe yarıyor)


2. olarakta. Şükredin. Önce elinizde olan şeyleri düşünüp onlara şükredin. Sonra istediğiniz ama olmayan birşeyi olduğunu farzederek şükredin. Misal asosyellikten şikayetçisiniz.. İnsanlar bana ilgi duyduğu için arkadaş olmaya can attığı için çok mutluyum deyin seslice. Hala mı insanlar benle arkadaş olmaz diyorsunuz. İşte onu diyen egonuzu alın bir karşınıza oturtun. Ona güzelce anlatın.


Olay- Mutluluk - Olay - Mutluluk sırasıyla gider hepimizin hayatı. Bir olay olur mutlu ya da mutsuz oluruz. Kitap diyorki. Mutlu olursanız olaylarda ona göre değişir. Sizin belli bir mutluluk frekansınız var. 100 üzerinden değerlendirirsek 50ile gezinen birisi çevresinde hep 50 ve civarı olayları gözlemler. Fakat her konudaki frekansımız ayrıdır. Aile, ilişki, okul. Bir frekansınız yükselmesi ve o konuda yaşadığınız güzel bir olay öbür frekansınıza da etki edebilir diyor.

  Ben bu kitabın dediklerini uyguladığımda hayatım inanılmaz şekilde yoluna girdi. Ne istediysem oldu gerçekten. Fakat ne istediysem olmaya başladıktan sonra kitabı ve anlattıklarını hayatımdan çıkardım. Rahat kavuşunca uğraşmayı bıraktım. Fakat şimdi yine kötüyüm. Ve bu sefer kitabı hayatımın merkezi haline getirmeyi düşünüyorum.

Benim anlattıklarımla yetinmeyin lütfen kitabı edinin. Her hangi bir sorunuz varsa sabırla cevaplarım.
a_smurfa_smurf
Üye
Burası da değil.
Bu tartışma kapatıldı.
Aktif Başlıklar
discussioncontroller