Motosiklet Kazası Yapmak
Leader
Üye
Tam bir ay oldu. Evet, bugün tam bir ay. Çabuk toparladım cidden kendimi. Çok kötüydü. Hayatımda daha önce ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştım, hatta yakınından bile geçmemiştim desem yanlış olmaz. İlerleyen zamanlarda, kötü de olsa bu olayı detaylarıyla hatırlamak adına bugün uzun zamandır planladığım bu yazıyı ve hatta belki de yazı dizisini yazmaya başlıyorum. Anlatacağım sadece neler olduğunu.

Arkadaşlarla uzun zaman sonra dışarıya çıkmıştım. Bara gidecektik. Çıktık dışarı, 35′lik bir vodka aldık 4 kişi içtik. Sonra bir bara girdik. Beğenmedik çıktık. “Kalkan Barlarını görün siz, bu saatlerde bar tezgahının üstünde kızlar dans ediyordur” dedim. Keşke bunu hiç söylemeseydim. O an itibariyle Kalkan’a gitme fikri ortaya atıldı. Ben gitmeye gönüllü değildim pek, zaten tavırlarımdan da anlamıştı ortamda bulunan bir şahıs. “Yol kesiktir Kalkan’da” dedim. Yalan söyledim aslında, daha önce sadece 1 kez görmüştü orada yolun kesik olduğunu. “Sende ehliyet var, önden gidersin; varsa polis döneriz” dediler. Tamam demek mecburiyetinde kaldım. Çıktık yola 2 motor. Diğer arkadaş, benzinim az dedi. Petrole gittik, kapalıydı petroller. Depodaki benzine güvenip, çıktık yola. 30 km yolumuz vardı.

İkamet ettiğim ilçenin, kendisinden daha küçük olan Kalkan beldesine gidiyorduk. Gece saat 1:30 civarı vardık oraya. Bara gittik. Eğlenmeye. Dans etmeye. Eğlendik. Dans ettik. İçtik. Sarhoş olduğumuzu düşünmüyorum ama güzeldi kafalar; çakır keyifti. Saat 3:40 sularında bardan çıktık ve eve döneceğiz.

Atladık motorlara dönüyoruz. Kaş’a yaklaşık 6 km kalmıştı. Yol üzerinde bir köy var, diğer motorlu arkadaş o yoldan girelim dedi. Nedense artık… Tamam dedim. Yokuş aşağı giderken, sola doğru 5 metre genişliğinde bir yol var; oradan giriyoruz o bahsettiğim yere. O yol, yokuş aşağı iniyor olmamızın aksine, biraz dik bir yol. Neyse. Alkolün de gazıyla, abandım gaza ben. 60-70 km civarı bir hızımız olması lazım. Sinyali verdim, giriyorum. Hızlıyız. Ne olduğunu anlamadım, pat küt bir şeyler oldu. Cidden kaza anını hiç hatırlamıyorum. Taş sesleri geldi, motorun bir yere çarptığını hissettim. Ve zaten sonra yerdeydim.

Ağzımda kan vardı. İlk farkettiğim şey o oldu zaten. 3-4 kez tükürdüm yattığım yerde yana doğru. Bu sırada bizim arkadaşlar beni kaldırmaya falan çabalıyorlardı. Ambulans çağıralım diyordu bir tanesi. Ben pek bir şeyimin olmadığını düşünüyodum, kazanın sıcaklığı ile. Dedim diğer motorlu arkadaşa, “beni sen götür”; onlar da ne yapacaklarını pek bilmiyorlardı zaten ve “itfaiye çağıralım” diyen bile oldu. Neyse bindik motora. Yüzüm kanlar içinde, arada bir gözümü açıyorum ama gücüm yok açık tutmaya. Kafamdan aşırı derece fazla kan geldiğini gören arkadaşım, motoru sürerken üzerindeki gömleği çıkarttı kafama doladı. 5 km kadar motorla gittikten sonra hastaneye vardık.

Ben hala pek bir şeyimin olmadığını düşünüyordum. Ta ki acil servisteki sedyeye yatana kadar. Gözümü açmıyordum. Tamamiyle bıraktım kendimi, artık ne yapacaklarsa yapsınlar diye. Zaten başka ne yapabilirdim ki. Üzerimde ışık tutan bir alet vardı yüzüme, Metallica – One’ın klibinde gibi hissettim kendimi niyeyse. Neyse, çok geçmeden doktorlar harekete geçti. Gerçi bir doktor vardı bir hemşire vardı.

Diyaloglarını dinlemek acayip keyifliydi. “Off çok kötü burası”, “buraya da dikiş lazım”, “kafa çok kötü” falan gibi şeyler söylüyolardı. İki yandan dikmeye başladılar. Öyle bir şey ki, iğneyi basıyorlar, dikiyolar. İğneleri hissediyorum sadece. Gözlerim zaten açık değil. Arada bir açtığımda da iğne veya dikiş görüyordum doktorun elinde.

Saçlarımı kesmemeleri için yalvardım. Ama dinlemediler. Kestiler. Şu an baktığımda aslında pek de fazla kesmesine gerek olmadığına karar verdim, biraz fazlaca kesmiş hemşire. Neyse. Dikişleri atarken konuşuyolardı yine. Doktor, hemşireye “aferin kızım güzel diktin” falan diyodu sürekli. Cidden de iyi dikmiş şu an bakıyorum da. Sadece burnuma attığı dikişte bir düzensizlik olmuş, onun hariciden başarılı dikişler.

Dikişleri bitirdikten sonra t-shirtümü kaldırdıklarında karnımda da kocaman bir yarık gördüler. Oraya da bastılar iğneyi ve diktiler. Dikişler nihayet tamamlanmıştı. Tek bir dikiş izi olmayan yüzüme 8, kafama 6, sağ koluma 5, karnıma 4 dikiş atıldı. Bu dikişlerin sayısını dikişler alınırken saydım, hastaneden çıkarken hemşireye sorduğumda saymadığını söylemişti. En son dikişler karnıma atılmıştı. Onların hemen akabinde, tetenoz aşısı yaptı yine karnımı hemşire. O biraz acıttı.

Kafama atılan dikişler acayip hissettirdi. Zaten dağılmış bir şekilde kafam, şu an bakınca bile garip oluyorum. İyileşmiş halini görünce bile yani. Bir de açıkken nasıldı acaba falan diyorum. Gerçi belli nasıl olduğu. Hemşire bir dikiş atıyordu, ardından bastıyodu ve vıcık vıcık kanın gelip gittiğini o bölgede hissediyordum. Ardından dikişinin yetersiz olduğunu anlıyordum çünkü kan çıkıyodu hala ordan. Ve ardından bir dikiş daha atıyolardı.

Kan kaybının titremeye yol açması durumu bana hep garip gelirdi. Ama bunu canlı canlı kendim yaşayınca cidden böyle bir durumun olduğuna tatmin oldum. Bu yaz sıcağında titremek. Üşüme hissini yaşamak. Üzerime bir şey örtün diyordum, örttükten sonra kaldırın diyordum. Yaralarım acıyordu çünkü. Öyle bir şey.

Dikişler atılırken ve tedavim sürerken bir yandan da konuşuyordu doktor benimle. Sorular soruyordu. Ne oldu falan diye. Anlatıyodum ben de her şeyi. İsmimi sorduğunda ehliyetimi ve kimliğimi içinde bulunduran cüzdanımı doktora verdim. Bu sırada alkol muayenesi için Jandarma Trafik geldi. Üfledim. Sınırı aşmışım. Ehliyeti aldılar götürdüler. Kimlik kaldı.

Giriş olarak bu kadar yeter sanırım. Acil servisten çıktıktan sonra neler yaşandığını, bundan sonraki yazıda anlatacağım.

Spoiler:
Aslen www.sekerliyogurt.com adresli bloguma yazdım bu yazıyı fakat orası pek okunan veya takip edilen bir yer olmadığı için buraya da koymak istedim. Eş zamanlı olarak iki tarafa da koymak istiyorum bu yazı dizisini.
Buğrahan
Üye
Bu tarz vakaları atlatmak zor oluyor gerçekten. Ben de yaptığım bir kazayı, akabinde de beni dövemeyeceğini anlayan bir serserinin rambo bıçağını boğazıma dayanamasını asla unutmadım. Ancak bunun beni bilge yaptığını düşünüyorum; beni öldüremeyen beni güçlendirir...

Çok geçmiş olsun, umarım bir daha başımıza gelmez; kimsenin gelmez. Ancak öyle kısacık bir an oluyor ki, gerçekten de hayatın anlamını sorgulatıyor insana.

Tekrardan geçmiş olsun. =)
Leader
Üye
Buğrahan dedi:


Çok geçmiş olsun, umarım bir daha başımıza gelmez; kimsenin gelmez. Ancak öyle kısacık bir an oluyor ki, gerçekten de hayatın anlamını sorgulatıyor insana.

Tekrardan geçmiş olsun. =)

Kesinlikle haklısın abi :)

Çok sağol.
Creator
Üye
Geçmiş olsun. Motor kazaları fenadır. Benim bir arkadaş birkaç sene önce tırın altına girdi motorsikletle. Tır şöförü farketmemiş bile motoru ezdiğini, az ilerde ışıkta durduğunda el hareketi yapmış çevredekiler. Öyle farketmiş. Bu şekilde anlatmışlardı olayı. Çocukta fena olmuştu bayağı. Kötü birşey cidden.
Buğrahan
Üye
Ne demek? =)

Bu arada motor kazaları hakkında bilge kabul ettiğim yegane kişi kesinlikle de Kaan abidir. Bana öyle şeyler anlattı ki, sene sonunda param olmasına rağmen harley almaktan vazgeçtim. Keşke gene olsa da dinlesem. =)
MustaTheUA
Üye
Geçmiş olsun. Kaza kazadır ama otomobilde kaza geçirmektense motosikletlerden çok çok korkmuşumdur. Zaten lise sonda össye 3 ay kala bir arkadaşımı kaybetmiştim ben de motosiklet kazasında. Büyük geçmiş olsun tekrardan.
FaironFairon
Üye
Çok çok geçmiş olsun. Sırf bu yüzden motosiklet almak konusunda emin olamıyorum.

Bu arada karnındaki yarayı sonradan fark etmiş olmaları iyiki kötü sonuçlara yol açmamış. Nasıl böyle bir hata yapıyorlar anlamak güç.(Gerçi yaranın boyutunu bilmiyorum ama dikiş atıldıysa çizikten ötedir durumu herhalde)
RelentlessRelentless
Üye
Öncelikle çok çok geçmiş olsun, bırak bu tarz bir şeye şahit olmayı okurken bile dehşete kapıldım burada.

Bir şey soracağım da, o gün olanlar yüzünden hiç arkadaşlarına kızdığın oluyor mu? Bütün olay için onları suçlamak doğru olmaz tabi de yani ne bileyim bir kızgınlık var mı içinde olanlar yüzünden?
Leader
Üye
Çok sağolun arkadaşlar.


Bir şey soracağım da, o gün olanlar yüzünden hiç arkadaşlarına kızdığın oluyor mu? Bütün olay için onları suçlamak doğru olmaz tabi de yani ne bileyim bir kızgınlık var mı içinde olanlar yüzünden?

Evet biraz var. O yola girmemiz fikrini ortaya atan arkadaşıma biraz kızıyorum ama akabinde beni hastaneye götüren de oydu.

Ama daha çok şeye kızgın ve kırgınım. Benim arkamda gelen arkadaş, kazadan sonra hastaneye gelmek yerine; eve gidip uyumayı seçmiş. Diğer arkadaş ise kazadan sonra ne aradı ne sordu, sadece 8 gün sonra facebook'ta "nasıl oldun" dedi o kadar. Dışarıda karşılaştım bir kez, beni gördü ve selam vermeden geçti gitti.

Onun haricinde motorla beni hastaneye götüren arkadaşın, ziyaretime ilk geldiği gün, içeri girer girmez "ifade de benim seni hastaneye getirdiğimi söyleme, ehliyet falan yok, hiç yoktan ele verme beni" demesine de bayağı bir gücendim.

Kaza yaptığım arkadaşlarımın kazayı saklamasına da anlam veremedim. Diğer bir çok yakın arkadaşıma bile söyleme gereği duymamışlar.

Yine bu kaza yaptığım insanlar, beni kazanın yanlış hatırlamıyorsam 3. günü telefonla arayarak durumumu sordular. Ve beni hastaneye götüren şahıs ile konuştum ilk; konuşması aynen şöyleydi "yaa abi nasıl kaza yaptık ya hahahahaha, hastaneden bir çık yine gitcez kalkan'a... ahahahah. vodka falan güzeldi, güzel eğlendik ahahahah". Evet aynen böyleydi.

Kaza ile ilgili pek suçlamıyorum insanları aslında ama akabinde olan şeyler cidden sinirlerimi acayip bozdu.
Buğrahan
Üye
Leader,

Söylediklerin kanımı dondurdu bilmem senin de donuyor mu. Gerçketen ama gerçekten şu anlattıkların işte hayatın birebir aynısı.

Ben gelmiş forumda "beni aramadınız" diye üç beş tane kendisine dost dediğim dingile veryansın ediyorum bir de... Senin şu yaşadıkların yemin ederim(kızma ama) bildiğin ibreti alemlik.

Biliyor musun şunu anladım: İnsan oğlu gerçekten çiğ süt emmiş, arkanı kimseye dönmeyecek, kendinden başka hiçbir insana güvenmeyeceksin.

Belki bir anlık okuduğum şeyin dehşeti ve gazıyla yazıyorum, ancak gerçekten benim için insanlık öldü şu dakikidan sonra.

Allah yar ve yardımcın olsun kardeşim.
gduman94gduman94
Üye
Geçmiş olsun ben de bir aralar motor almaya karar verdim ama sonra motorla yapılan kazaların gözümün önüne gelmesiyle vazgeçtim.
discussioncontroller