The Last Of Us'un Yaratıklarına Bilimin Mikroskobundan Bir Bakış

Güzel grafiklerin arkasında yatanlar hiç de basit değil aslında.
YAZAN Sarp Kürkcü

Güzel grafiklerin arkasında yatanlar hiç de basit değil aslında.

Video oyunlarını oynarken, çoğu zaman arkada dönen emeğin miktarına dikkat etmeyiz. Benzer kavramlar pop kültürün her köşesinde var aslında. İşte bu noktada, popülerliğini hiç yitirmeyen zombiler akla geliyor ki, nadiren kendileri hakkında zahmetli açıklamalar görürüz. (The Walking Dead, seviyoruz seni)

Ama gönlümüze taht kurmayı başaran, bu neslin en başarılı oyunlarından sayılan The Last of Us bize bu sefer körü körüne kabulden fazlasını sunuyor. Hatta, Scientific American'da çıkan bir blog yazısının tabiriyle "zombilere dair bugüne kadarki en gerçekçi açıklamayı" yapıyor.

Yazının geri kalanı için korkmayın, oyunun hikayesine dair herhangi bir spoiler karşınıza çıkmayacak.

GAZ TOZ VE MANTAR BULUTLARI

İşin bilimsel kısmına geçmeden önce (ben de ne bilim adamıyımdır ya) oyunun bize sunduğu temelden bakalım: The Last of Us, bize dünya nüfusunun yüzde 60'ının Cordyceps adlı parazit bir mantar cinsiyle yok olduğunu söylüyor.

Evet, gerçekten böyle bir cins var. Bu cinse ait olan 400 farklı tür mantarın hepsi de başka canlılar içinde parazit olarak yaşıyor. Genelde böcekler olmakla birlikte, başka mantarların bile içine yerleşebiliyorlar.

Ama farklı olan şey, bütün Cordycreps'lerin canavar yapıcı mantarlar olmaması. Tıpta kullanılan bazı çeşitleri de var, örneğin Cordyceps subsessil organ naklinde bağışıklık sistemini baskılamayı tetiklemek için kullanılıyor. Gördüğünüz gibi o kadar da kötü değiller....yani hepsi değil. Çünkü bazı türleri zaten uzun zamandır zombi yapma işindeler. Anlayacağınız, aile geleneği gibi.

OPHIOCORDYCEPS UNILATERALIS

Daha önceleri adı Cordyceps unilateralis olan bu mantar türü, belki de ailenin en haylaz çocuğu. Yaşamının bir evresinde özel bir karınca türüne ihtiyaç duyan bu mantar, yaşamak için karıncayı "zombileştirmek" zorunda. Eh, hayal ettiğiniz kadar havalı bir canlı olmasa da, zombileşme zombileşmedir demişler.

Ele geçirdiği karıncayı alıp, bedeni kontrol ederek yukarılara doğru çıkartan bu mantar başka bir çeşidin, Camponotus leonardi, bünyeye alınmasını sağlıyor. İşte bu nedenle, zombileştirme olarak nitelendiriliyor eylem. Ardından olanlarsa biraz tatsız. İçten yenen karıncanın geriye kalan dış iskeleti, içerideki mantarların büyüyüp gelişmesine ev sahipliği yapıyor ve.....mantar karıncanın kafasından dışarıya doğru büyümeye başlıyor.

Aşağıda bu sürece dair BBC'nin bir videosunu bulabilirsiniz. Ama uyarmadı demeyin. Pek de zevkli bir seyir değil.

CORDYCEPS IGNOTA

Bu seferki örneğimiz kişiyi zombileştirmektense, The Last of Us'taki görüntüye temel oluşturması açısından. Bildiğiniz üzere oyunda, "clicker" adlı mantardan etkilenmiş insanların vücutlarında çeşitli değişimler oluyordu. İşte Cordyceps ignota da, tarantulaları etkileyen bir mantar olarak aynen bunu yapıyor. Etkilediği canlının vücudunda tutam tutam uzantılar yaratıyor. Bu uzantılarla örümceğin hayatı ters orantılı maalesef. Birisi büyürken, diğeri işten kemiriliyor yine. Sonu.? Karınca ile aynı maalesef.

THE LAST OF US'IN ETKİSİ

Oyun, bu noktada aslında çok farklı bir şey yapmıyor. Mantarın etkilediği bünyeler listesine insanı ekliyor sadece. Aynı gerçek dünyadaki türlerde olduğu gibi, The Last of Us'ın Cordyceps türü mantarı da canlıları adım adım tüketiyor.

Süreç, hava yoluyla etkilenen insanların önce sinirli vahşilere dönüşmesine sebep olurken, adım adım Cordyceps ignota'nın tarantulaya yaptığı gibi insanlarda da değişime, yeni uzantı ve deformasyona sebep oluyor. Oyunun öyküsü, bilimden daha da fazla destek alıyor üstelik. Gerçekte canlıdan uzayıp yararak yeni bedenler arayan mantarlar gibi The Last Of Us'ta da "clicker"lar döngülerinin sonunda karanlık bir köşeye gidip, orada kanayarak ölüyor. Kanındaki mantarlar ise, yeni bedenler bulmak adına yola koyuluyorlar.

DOSTUM BU HİKAYE HARİKA

Ne kadar mide bulandırıcı kısımları olursa olsun, Naughty Dog'un oyununda"yahu işte insanlara bir şey bulaştı"dan fazlasını yapmak için gösterdikleri çabayı takdir etmek lazım. İşte zaten bir kurguyu, bir eseri daha anlamlı kılan şey onun kendi içinde yarattığı tutarlılığa gösterilen özendir. Gerçek dünyada ayakları yere bu kadar basacak olan bir temele oturtmasaydı bile, The Last of Us aynı puanları alırdı muhtemelen. Ama bu tür detaylar, bir firmanın ne kadar özenli ve hitap ettiği kitleye ne kadar saygılı olduğunu gösteriyor benim gözümde.

Teşekkürler Naughty Dog, bu zahmetin için. Ayrıca teşekkürler Kyle Hill, bize bu güzel blogla bilgi verdiğin için.