YAZAN Sarp Kürkcü

60 Dolarlık Oyunun Anatomisi

Biliyorum, çok güzel bir giriş cümlesi. Kendime ne kadar mâl etmek istediğimi tahmin bile edemezsiniz. Ama “60 dolarlık oyunun anatomisi” sözü Steve Perlman’a ait. 2010’da, D.I.C.E. Summit’ te konuşan Perlman, bugüne kadar 60 dolarlık bir oyunun ücretinde ne kadarının kime gittiğine dair en başarılı açıklamayı yapan kişi. Bu arada Steve Perlman, bir zamanlar “streaming” üzerinden oyunculuğu götürmeyi amaçlayan OnLive platformunun kurucularından. Yani bu rakamların altını doldurabilecek bilgisi ve bağlantıları mevcut kendisinin.

Peki nereden geldik buraya? Bugün neden 60 dolarlık bir oyunun maliyetini tartışıyoruz? Çünkü bıçak kemiğe dayandı, ya da sözün bittiği yerdeyiz, ya da bilimum benzer klişe sözün yeri burası sevgili okur. Oyunların 250 TL’lere dayandığı, PC oyunculuğunun “ucuz” argümanının yılın başından beri GTA 5 ile, 2K’in oyunlarıyla, son olarak da 220TL’lik fiyat etiketiyle XCOM 2 sayesinde yıkılıp geçildiği bir zamandayız. Amerikan Doları’nı suçluyoruz, Türkiye ekonomisini suçluyoruz. Ama biz de Perlman gibi yapıp, bu suçlamalarımızın altını biraz bilgiyle dolduralım istedik.

PARANIN 1/8’İ İLE…

Başlangıca, yani Perlman’ın istatistiğine geri döneyim izninizle. Verilen 60 doların %45’i Ubisoft, EA gibi yayıncılara (ki geliştirme bedeli de bu yüzdenin içinde), %25’i perakendeciye, %11’i satılmayan oyunların depolama maliyetleri ve zararına, %12’si platforma ödenen ücrete (PlayStation, Xbox gibi) ve son olarak %7’de paketleme, taşıma gibi masraflara harcanıyor. Dikkatinizi çekerim, yıl 2010. Bu zamanlarda hâlâ ön planda olan dağıtım şekli perakende. Dijital ise emekleme seviyesinde.

oyun-para-1

Tabii bu değerler değişken. Nihayetinde koskoca Naughty Dog, başka bir bağımsız ekiple aynı ücreti ödemiyor Sony’ye konsolu için. Ya da her yayıncı, geliştiricilerine aynı miktarda pay vermiyor. Hele ki geliştiriciler yayıncının parçasıysa (Ubisoft’un kendi geliştirici ekipleri gibi) maaşlarda bir değişim olmuyor, onun yerine çalışanlara prim veriliyor. Bu primler ise kimi zaman satış rakamlarına, kimi zamansa inceleme ortalamalarına göre ayarlanıyor. Metacritic’i insanların bu kadar büyütmesinin bir sebebi de bu aslında.

PERAKENDE ÜCRETİ DE NESİ?

Steam’in kendisini hayatımıza sokuşu 2007 olsa da, AAA oyunlarda dijital ve perakendede aynı gün satışlar 2010’u buluyor aslında. Mass Effect 2’nin PlayStation platformunda (geç ama) iki dağıtımda da aynı günde çıkışını bir ilk sayabiliriz. Çünkü bundan sonra ivmelenen bir dijitale kayış söz konusu. Bugün Activision / Blizzard, EA ya da Ubisoft gibi büyük firmaların yıllık finans raporlarına bakarsanız kazançların %50 ilâ %70’inin dijitalden geldiğini görebilirsiniz. Tabii bu değerlere DLC’ler ya da ek paketler de dahil. Yani sadece oyun satışları dahil değil. Aynı zamanda dijitalde satılan her bir üründen, perakendeye göre iki kat daha fazla pay alabiliyor yayıncılar. Dijital ortam çok güzel, üstelik maliyetler sürüm dolayısıyla daha da düşük. Eldeki sunuculara koyabildiğiniz oyunun miktarı fazla, derdi tasası perakendeye göre daha az. Ama neden perakende ve dijitalde fiyatlar aynı?

oyun-para-2

Diğer birçok konu gibi bunu da kaynağa doğrudan bağlamak isterdim ama, biraz dedikodu ve biraz da fısıltıdan ibaret olacak bu kısım. Dijitalin emeklediği dönemde yurtdışındaki güçlü perakendeciler Gamestop, Walmart, Best Buy ve GAME gibi firmalar dijital tarafa bir ultimatom çektiler: Eğer bizim işimizi baltalarsanız, oyunlarınızın mağaza raflarında yeri olmaz. 

Şu anda anlamsız bir ultimatom gibi gelse de, dijital satışın tutup tutmayacağının belli olmadığı dönemlerde bu, cesur ve akıllıca bir hamleydi. O nedenle hem Sony, hem de Microsoft dijital satışlarda perakendeyi zor durumda bırakmayacak bir fiyat politikası izlediler. Bugün Origin (EA) ve UPlay (Ubisoft) için de aynı şey geçerli. Oralarda da oyunlar perkende ile aynı seviyede. Steam, GoG gibi platformlar ise bünyelerindeki bağımsız kontenjanından faydalanıyorlar. Ama Steam’de, indirim dönemleri artmış olsa da hâlâ yeni çıkan oyunlar perakende ile eş seviyede.

Tabii bir de “alınıyor, o nedenle neden düşürelim ki?” mantığı var. İşbu pazar perakende ile aynı fiyattan kurulunca, bu haliyle bile dijital güçlenmeye devam ettikçe Microsoft ve Sony’nin kendi mağazalarında bir politika değişikliğine gitmeleri zor. Konu PC tarafı olunca, özellikle Steam platformunda fiyatlar ise yayıncıya bağlı. Yayıncı ne derse, o fiyat geçerli oluyor. Bugün dijitalde ucuza oyun alamıyor olmamızın sorumlularını arıyorsanız, genel olarak hedefleriniz belli.

oyun-para-3

AMA BİZİM SUÇUMUZ NE?

30 Haziran 2015’te, PlayStation Türkiye ekibi forumlarda başlığı şöyle bir yazı paylaştı:

Kutulu ve Dijital oyunlarla ilgili açıklama.

Mesaja göre Türkiye’de satılan tüm dijital ve perakende oyunlardan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) alınmakta. Ama bu, yanlış bir bilgi. Türkiye’de dijital oyun satışından ÖTV alınmıyor. Bahsi geçen %6,7’lik vergi, kutulu oyunlarda bulunmakta ama. O konuda bir sıkıntı yok.

Bir diğer ismi tanıdık değer de KDV (Katma Değer Vergisi). KDV, kutulu oyunlar için geçerli. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın sitesinde doğrudan bu konu için hazırlanmış bir özelge var. 1 Ocak 2015’te Avrupa Birliği ülkelerinde tüm dijital oyun satışlarında KDV’nin geçerli olduğuna dair bir yasa da çıktı. Ama Türkiye, bu ülkeler içinde değil. Eğer yurtdışından kod alıp Türkiye’de bir işletme kuruyor ve satıyorsanız evet, o zaman KDV ödemeniz gerekli. Ama şirketiniz Avrupa’da ise (bknz. Playstation Network), o zaman KDV ödeme mecburiyetiniz yok.

Yani bugün bizim verdiğimiz paraların büyük çoğunluğu, dijitalde kâr marjı olarak sayılmakta. İnsanların gözlerinde büyüttüğü oranda bir vergi yok.

oyun-para-4

Gelelim kutulu oyunlara, ki burada kan çıkması muhtemel. Türkiye’de video oyunlarının perakende satışı yukarıda bahsettiğim özelgenin dahilinde aslında: Dışarıdan alınan oyunun gelir amaçlı satışı. Yani Türkiye’nin resmi oyun perakendecileri (Sony, Microsoft ve Aral İthalat), oyunu dışarıdan uygun bir fiyata alıyor ve arından Türkiye’de minimal vergi oranları üzerinden satıyor. Türkiye’nin bir sorunu, Avrupa bölgesine dahil olması. Bu da tüm alışverişi Amerika Doları değil de Euro üzerinden yapmayı mecburi kılıyor. Tahminlerimiz, 60€’luk bir oyunun perakendeciye 25 ilâ 35€ civarında yansıdığı yönünde. Çünkü toplu alınan bu oyunlar zaten dağıtımcıdan dağıtımcıya aktarılıyor. Üstüne gelen %18 KDV’yi, %6,7 ÖTV’yi, ürün başına 0,022TL’lik bandrol masrafını kattığınızda kalan bedel stoklama, ülke içi dağıtım, firma çalışanlarının maaşları ve kâr için kullanılıyor. Evet, arada gözünüzden kaçmadı. Video oyunlarında en çok abartılan o bedel, yani “bandrol masrafı” kutu başına 0,022TL. telifhaklari.gov.tr’den teyit edebilirsiniz istediğiniz zaman.

Bu noktada 250 TL’lik kutulu bir video oyununun neredeyse %100 fazlası bir fiyata satıldığını belirtmekte bir sakınca yok. O bedelin ne kadarı kâr, biz oyuncular için önemli olan kısım bu değil. Bizim için önemli olan, cebimizden çıkan meblağın boyutu. Ve bu meblağ gerek TL’nin değersiz bir para birimi olmasıyla, gerek aracı kurum açlığıyla, gerekse vergiler ve diğer masraflarla şişip büyüyor. Ama artık bilinçli bir tüketici olma konusunda bir adım daha ilerideyiz. Gerçi bu pis tarafları görünce insan daha mı mutlu oluyor, yoksa cehaletin mutluluğuyla daha mı iyi olurduk diye sorarsan, ben de bilmiyorum sevgili okur.

oyun-para-5

Spotçular

Spotçudan bir konsol oyunu aldığınızda, genelde göreceğiniz şey PEGI sınıflandırmasıdır. PEGI Avrupa’nın yas sınıflandırma sistemi. Kutuyı açtığınızda, disk üzerinde “Europe” ibaresini bir yerlerde okumanız da olası. Yani o mallar, Dubai’den yanda Brezilya’dan bavulla gelmiyor arkadaşlar. Apaçık, Avrupa’ya yollanılan bir seri ürünün malları. Bu ürünler İngiltere’deki bir depodan da gelebilir, İstanbul gümrüğünden resmi şekilde gelip de dağıtılıyor olabilir. Herhangi bir kanıt yok bu konuda, ama o malların nasıl bir “resmiyetle” ülkeye girdiğini Sağır Sultan bile duymuştur. O nedenle oradan aldığınız her ürün, aslında devlete ödenen payların olmadığı ve daha fazla miktarının kâra kaldığı bir ayıp olarak geri dönüyor. Yani spotçulardan oyun almak, Türkiye’deki oyun ücretlerine olumlu herhangi bir etki sağlamıyor.