Signal From Tölva - İnceleme

YAZAN Utku Çakır

"Robot ele geçirildi. Kimlik: A87435"

Uzak topoğraf sunucusuyla bağlantı sağlanıyor.
Ağ arayüzü aranıyor.
--++^^xx
Drone Bulundu AG_EDPNG

Signal From Tölva çoook ilginç bir oyun. Yanlış anlaşılmasın sakın; öyle çığır açan, şahsına münasır muhteşem falan değil. Bu oyunu normal şekilde tarif etmek oldukça zor aslında, incelemenin ilk hâlinde kekeleyip durdum. Şimdi de işin kolayına kaçıp, Signal From Tölva’yı diğer oyunlarla karşılaştırarak anlatmak istiyorum.

Aradığınız droidler bunlar galiba.

FarCry 2’yi düşünün. Crytek’in FarCry’ı ya da açık dünyayı ve kompakt hikâye anlatımıyla destekleyen üçüncü oyunu değil. Herkesin unuttuğu, Ubisoft’un, artık şaka hâline gelen, “Ubisoft açık dünya oyunu” konseptinin temelini atan oyunlardan olan FarCry 2’yi düşünün. Signal From Tölva’nın oynanış ve açık dünyasını kapsayan, %70’lik kısmı, FarCry 2’nin üs ele geçirme/boş açık dünyada gezme konseptinin izdüşümü. Geriye kalan %30’luk kısmıb benzetmesinde kullanabileceğim en uygun oyun, benim de favori serilerimden biri olan S.T.A.L.K.E.R. olur herhalde. Signal From Tölva’nın oyun dünyasında oyuncu olarak hissettiğim her şey, S.T.A.L.K.E.R. serisindekilerle paraleldi. Rahatsız edici atmosfer, tehlikeler dolu dünya ve korkutucu bölgeler.. Şimdi aklınızda Signal From Tölva ile ilgili bir fikir oluştu değil mi? Tölva'nın kutusunu açıp, içindekilere bakalım o halde.

Signal From Tölva hikâye olarak kıt bir oyun. Fakat bu kıtlık, bir yapımcı tercihi olarak oynanış ve hikâye anlatımının da içine yedirildiği için, oyunda geçirdiğim süre boyunca beni çok rahatsız etmedi. Oyun, Tölva (İzlandaca bilgisayar demek) adındaki bir gezegenden aldığımız sinyalle başlıyor. Surveyor denilen, topoğraf robotlarla dolu bu gezegen, aynı zamanda düşman robotlara da ev sahipliği yapmakta. Amacımız bu gezegendeki sinyalin nereden geldiğini bulmak. Fakat bir sıkıntı var: Gezegen, antik ve modern onlarca farklı cihazdan gelen sinyallerle dolu. Aradığımız sinyalin hangi cisimden geldiğini bilmediğimiz için gezegene inip bu sinyalleri teker teker tarayıp, yalancı pozitifleri elememiz gerekiyor. Fakat gezegene indiğimizde; radyasyonlu bölgeler, düşman robotlar, anlam verilemez cisimler, cansız olsalar da yine de ürkütücü olan kadim robot kalıntıları ve sizi her adımınızda takip eden siyah elbiseli “şey” (sormayın ne olduğunu, spoiler vermem!) buranın tahmin ettiğimizden çok daha problemli bir yer olduğunun farkına varmamızı sağlıyor.

Oyunun hikâyesi, direkt olarak oynanışla paralel ilerlemekte. Bütün oyun boyunca sadece tarama ve çatışma yapıyoruz. Haritadaki noktalar; ele geçirmemiz gereken üsler, taramamız gereken objeler ve öldürmemiz gereken düşmanlardan oluşmakta. Bu oyuna biraz tek düzelik katsa da, oyunun atmosferi beni içine çekmeye yetti.

Hayır, dubstep silahı değil! Sadece düzgün bir lazer otomatik silahı.

Atmosfer dedim, bu kategori Signal From Tölva’nın kesinlikle en başarılı olduğu konu. Tölva; robotların yaşadığı, modern teknoloji ve unutulmuş uygarlıkların kesiştiği, korkutucu ama aynı zamanda ilginç bir şekilde, “umut” dolu bir gezegen. Çoğu kez, robotumun toprağa attığı yer adımda çıkan metalik ses, oyunun huzur verici müzikleriyle birleştiğinde, kendimi ufukta yavaş yavaş kendini gösteren güneşi daha iyi görebilmek için çıkacak tepe ararken buldum. Yapımcı Big Robot, konsept çizeri Ian McQue’nin muhteşem tasarımlarından esinlenerek ortaya takdire şayan bir eser çıkarmış. Cansız robotlardan, güneşi kapatan büyüklükteki uzay gemilerine; topoğraflardan, ne olduğu belirsiz cisimlere kadar Tölva’nın her köşe başında muhteşem bir sanat tasarımı sizi beklemekte.

Her taradığınız özel cisim sonrası otomatik olarak seviye atlayıp, oyun dünyasına yayılmış kaynakları toplayarak, robotunuza yeni gövde, kalkan, silah ve dayanıklılık arttırıcı eşya alıyorsunuz. Ve esas şenlik, kirlenmiş bölge dayanıklılığınızı artırdığınızda başlıyor. Oyunun benden esas takdir aldığı nokta, kirlenmiş bölgelerin ele alınışı olsa gerek. Bu bölgelerin hepsinin kendine has muhteşem görsel tasarımları ve korkutucu atmosferleri var. Aşırı iyondan dolayı kirlenmiş bir bölgede, robotunuzun vizöründeki hatalar, seslerin ve ışıkların gidip gelmesi, ürkütücü atmosfer ve çok zevkli çatışmalar keşke bana bu bölgelerden daha fazla olsaydı dedirtti. Hani böyle bazen oyunları sıkarsanız ve yere atmosfer damlar ya, işte Signal From Tölva'nın kirlenmiş bölgeleri tam olarak buydu!

Aşırı iyondan kafayı yerken ben.

Tölva’nın acımasız dünyasında hayatta kalmak için silahlarınızı yenileyip, robotunuzun özelliklerini yükseltmeniz birinci odak noktanız olmalı. Ele geçirdiğiniz her üsde bulunan kiosklar aracılığıyla yeni silahlar ve yükseltmeler alabiliyorsunuz. Ki bu da yine oynanışın içine yedilirmiş bir dinamik. Her tarama yaptığınız cisim sonrası, kiosklarda alabileceğiniz yeni silahlar açılıyor. Her üç taramaysa, bir seviyeye denk geliyor. Silahlar ve eşyaların kullanımı, karakter seviyenize bağlı olduğu için, bir an önce tarayabildiğiniz kadar cismi tarayıp seviye atlamanız gerekmekte.

Silahlar ise bir FPS oyunundan bekleyeceğiniz gibi. Taaruz ve keskin nişancı tüfekleri, tabanca gibi silahları her ne kadar birbirlerinden ayıracak çok fazla özellik olmasa da, silahların ses tasarımları her tetiği çekişimde yüzümde bir gülümseme bıraktı. Evet, robotlar, uzay falan ondan dolayı lazer silahı kullanıyoruz ama beni uyuz olduğum tiz “piv piv” lazer sesinden ziyade, okkalı bir “BAVUM”, “TAPAPAPA” sesleri duymanın ne kadar tatmin ettiğini tahmin bile edemezsiniz. Bu silahlar her ne kadar kulakları doğursa da, gözleri pek tatmin edemiyor. Her silahta aynı esas modelin biraz değişik hâlini görmek canımı sıkmadı değil. Ama oyunun grafiksel olarak çığır açmayan görselleri, sanat tasarımının muhteşemliğiyle göz ardı edilebilir halde. Yalnız nedense oyun benim 980ti ve i76700K’lı makinemde biraz sıkıntılar yaşattı. Oynanamaz seviyede değildi ama çatışmalar hararetlendiğinde yavaşlamalar oluyordu. Ayrıca çok sık olmasa da, birkaç kez cisimler arasında sıkıştığım için en son kaydı yüklemem gerekti. Umarım bu sorunlar oyunun çıkışıyla çözülür.

Kuru kafa şeklinde robot mu olur ya? Mass Effect 2, sen misin?

Signal from Tölva derdi olan bir oyun değil. Toplumsal sorunlar, robotlu geleceğimiz, otomasyon, yapay zeka veya eski uygarlıklar gibi konulara değinmeye çalışmıyor. Aslında belki de böyle en iyisini yapıyor Her yapımcının, her senaristin diyeceği bir şeyinin olduğu oyun dünyasında, Tölva gibi sonu pek de bir yere bağlanmayan, üstü kapalı ve cevapları verilmeyen sorularla dolu oyunlar görmek beni çölde su bulmuş gibi sevindirdi. Aksiyon tamam, atmosfer hârika, gizemli bir hikâyesi de var. Bir de bunların üzerine, tarama ve çatışmadan ibaret oynanış döngüsü geliştirilip, çatışma dinamiklerine çeki düzen verilseydi, benim için yıl sonu en iyi oyun tartışmalarında öne süreceğim bir numaralı oyun olabilirdi.

Artılar:

  • S.T.A.L.K.E.R.'ı andıran, rahatsız edici atmosfer.
  • Meraklandırıcı hikâye.
  • Başarılı ses tasarımı.
  • Oyun dünyası inandırıcı ve kendini içine çeken cinsten.
  • Zevkli çatışma dinamikleri ve hârika silah kullanım hissi.

Eksiler:

  • Hikâyesi ilgi çekici olsa da, oyunun başı ve sonu arasındaki 4 saatlik bölümde hiçbir ekstra hikâye parçası verilmiyor.
  • Oynanış dinamikleri biraz tek düze.
  • Performans sorunları ve ufak hatalar.

 

NOT: 7.8

Son Karar: Signal From Tölva, küçük ama dolu bir oyun. Ne postunu serip uzun uzun kalıyor, ne de selam sabahsız gidiyor. Oyunun en başarılı olduğu kısım; muhteşem sanat tasarımını, kaliteli bir oynanışla desteklenmesi.

İLGİLİ BÖLÜMLER