Steam'de 10,000'in Üzerinde Oyunu Olanlar Var - Bu Zevk Mi, Hastalık Mı?

YAZAN Eser Güven

Aslında bizler de çok farklı değiliz

Steam'in yaz indirimlerine yine sayılı günler kaldı. Bir kez daha "a şu da indirimdeymiş, dur şunu da kaçırmayayım" diye bir çok oyun atacağız sepetimize, ucuza aldığımız oyunlarla mutlu olacağız ve Steam kütüphanemizi belki de hiçbir zaman oynamayacağımız oyunlarla dolduracağız. Sırf büyük dönem indirimleri için geçerli değil tabi ki bu durum, haftasonu indirimlerinde de aynı şeyi yaşıyoruz, ya da yeni Humble Bundle paketine dayanamıyoruz. Alıyoruz, alıyoruz, kütüphanemizi büyütüyoruz. Çünkü sahip olmayı seviyoruz.

PCGamer bu konuda son derece şık bir makale hazırlamış ve Steam üzerinde 10,000'in üzerinde oyun sahibi olanlarla görüşüp bunun arkasında yatan sebepleri anlamaya çalışmış. Tabi ki bizim kütüphanelerimiz bu sayının yanına yaklaşmıyordur (yaklaşmıyor değil mi? bakın korkutmayın beni) ama yine de bizim de kendimizce çok sayıda oyuna sahip olmamızın ardında yatan sebeplerin benzer olduğunu düşünüyorum.

Örneğin Hyptronic isimli Steam kullanıcısına bakalım. İlk Steam oyunu satın aldığı ekran kartıyla birlikte gelen Half-Life 2'ymiş. Bu oyun ile birlikte Steam kuralı tam 13 yıl olmuş ve şu anda kütüphanesindeki 10,908 oyunla dünyanın en çok oyuna sahip olan isimlerinden biri. Hesabının şu anki değeri 83,000 doların, yani neredeyse 300,000 liranın üzerinde! Tabi ki o da çoğumuz gibi Humble Bundle, Indie Gala gibi ucuza paket halinde oyun satan servislerden de faydalandığı için bu kadar para harcamamıştır ama yine de ortada dijital bir ürün için harcanan çok ciddi miktarda bir para var. Daha da kötüsü, bu para aslında çoğu oynanmayacak oyunlara gitmiş. "Bir aralar kendime bunu neden yaptığımı sorup duruyordum, ama zaman geçtikçe durumu kabullenmeye ve keyif almaya başladım. Sonuçta tam bir özgürlüğe sahibim, canım hangi oyunu oynamak isterse oynayabilirim ve bundan pişman değilim" demiş Hyptronic. Sebeplerden biri işte bu, "ne istersem oynarım" düşüncesi.

Peki gerçekten ne isterse oynuyor mudur, ya da zamanının ne kadarını oyun oynayarak geçiriyordur? Merak edip SteamDB profiline baktım. Oynanmayan oyun sayısı 8,549 diyordu, yani sahip olduğu oyunların %78'ini oynamamış. O zaman bu sahip olma yarışına zevk gözüyle mi bakmalıyız, yoksa önü kesilemeyen bir hastalık, bir takıntı mı?

Daha fazlasına sahip olma hırsı

Tabi herkesin sebebi Hyptronic'le aynı değil, hatta bazıları bu kadar çok oyuna sahip olmalarının nedenini tam olarak bilmediklerini itiraf etmekten de çekinmiyorlar. Örneğin seph.au şu an 9600 oyuna sahip ve 10,000'e ulaşmasına da çok az kalmış. "Daha oyunların paket halinde indirimli olarak sunulmaya başlamasından önce bile 2000 oyuna ulaşmıştım. Her 1000 oyunu geçtiğimde kendime bu kadarı yeterli diyordum" diyor seph.au. SteamDB profiline göre oyunlarının %40'ına dokunmamış ki bu bakımdan Hyptronic'e göre daha iyi durumda. 10,000 oyuna ulaştığında artık bu sevdayı bırakacağını söylüyor ama aynı şeyi 4,000 oyuna ulaşırken de söylemiş, 8,000'e ulaşırken de. Son zamanlarda yalnızca gerçekten ilgisini çeken oyunları almak için kendisine söz vermiş ama bu sözü de tutamamış. "Bu oyunları neden almaya devam ettiğimden gerçekten emin değilim. Arkadaşlarıma keşke Steam mağazasının kapısına kilit koysalar da yeni çıkan oyunları göremesem diyorum" diyor seph. "Bu oyunlara harcadığım parayı görmek beni rahatsız etmiyor. Belki bu oyunları ben oynamıyorum ama eninde sonunda birileri oynayacak, belki çocuklarım, belki de torunlarım."

Hesabında 10,516 oyun bulunan ReaperMadness ise olaya Hyptronic'e benzer şekilde yaklaşıyor gibi görünse de asıl amacı pek de mantıksız değil. "Bu kadar büyük bir Steam kütüphanesine sahip olmanın heyecanlı yanlarından birisi de sürekli olarak ciddi indirime girmiş oyunları tespit etmeye çalışmakta yatıyor. Yani bunun evinde içindeki tüm kitapları okumanın mümkün olmayacağı kadar kocaman bir kütüphaneye sahip olmaktan bir farkı yok ki. Sonuçta hiçbir zaman oynayacak oyun sıkıntısı çekmeyeceğim ve kütüphanemi nereye gidersem yanımda götürebileceğim". Oyunlarının %70'ini oynamadığını düşünürsek gerçekten de oyun sıkıntısı çekmeyeceği bir gerçek ama ReaperMadness aslında oyunları korumayı seven isimlerden biri. "Atari ve Coleco sistemlerinin popüler olduğu zamanlardan başlayarak hayatım boyunca kendimi bir oyuncu olarak nitelendirdim. Video oyunları tarihinin en büyük dönüm noktalarına şahit olma şansına eriştim ve şimdi de aldığım oyunlar sayesinde 'bu tarihi' korumuş oluyorum. Sahip olduğum oyunların büyük bir kısmını asla oynamayacağımı biliyorum".

Belki aranızda TOSEC oluşumunu bilenleriniz vardır. Açılımı "The Old School Emulation Center" olsa da TOSEC projesinin asıl amacını günümüzde artık aktif olarak mevcut olmayan sistemlerin yazılımlarını "korumak" ve ileriki nesillere aktarabilmek olarak özetleyebilirim. Örneğin Amiga için yayınlanmış herhangi bir oyunun, herhangi bir sürümünü TOSEC arşivi içinde bulabilirsiniz. Bu sayede o oyunun tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolması engellemiş oluyor diyebilirim. Tabi eskiden şimdi olduğu gibi dev dijital kütüphaneler yoktu ve dolayısıyla fiziksel formda var olan oyunların korunması daha büyük önem taşıyordu. Ama daha geçen günkü Alan Wake haberimizde de gördünüz, bazı oyunlar Steam'de kalıcı olarak kaldırılabiliyorlar. Mesela Godfather da benzer biçimde Steam'e veda etmişti, dolayısıyla bu tür şeyler bu oyunların gelecek nesillerce de oynanabilmesinin önünde bir engel yaratıyor.

Hesabında 10,647 oyun olan PhrostB'nin derdi de bu. Kütüphanesinin oyun tarihinin kaydedilmesine katkıda bulunduğunu ve bu sayede bazı nadir oyunların ortadan kalkmasına karşı bir sigorta görevi gördüğünü düşünüyor. Belki de gelecekte bazı oyunları hatırlamanın tek yolu bu dev kütüphanelere sahip olan oyuncular olacak. "Steam'le 3 - 4 yıl önce tanıştım. Başlarda hep korsan oyun oynardım ama sonra Humble Origin Bundle'ı satın aldım ve Steam'i kurdum. Maceram işte böyle başladı. Aslında başlarda toplamak istediklerim Steam'den kaldırılmak üzere olan oyunlardı. Henüz imkanım varken PC oyunları tarihinin bir parçasına sahip olmak, bu oyunların tüm kopyaları yok olmadan önce onları korumak istedim". Steam gibi servisler ortaya çıkmadan önce yalnızca disket ve CD üzerinde var olan oyunların önemli bir kısmı Abandonia, The Underdogs gibi "dijital arşivciler" sayesinde kurtarılmış olsa da arada çok sayıda kayıp da verildi elbette. Bu yüzden PhrostB gibi koleksiyoncular olduğu sürece en azından çok sayıda oyunun asla yok olmayacağını bilmek aslında güzel bir şey.

Peki nereden geliyor bu değirmenin suyu

Ben bile SteamDB profilime bakıp da hesabımın naçizane değerini görünce "bu paraya neler yapılırdı" diye düşünüyorsam, hesabındaki binlerce oyuna deli gibi para dökmüş olanlar kimbilir neler hissediyorlardır. ReaperMadness "bu yüzden satın aldığım ve okuduğum kitap sayısında ciddi ölçüde azalma oldu, bu yüzden pişmanım. Hayatımı idame ettirmek için gerekli olan harcamaların dışında tüm önceliği oyun toplamak alıyor" demiş. Hyptronic de aynı şekilde diğer zevklerinden kısıp koleksiyonuna yatırıyormuş paralarını: "Birkaç kez harcamam gerekenden çok daha fazlasını harcadım. Sonra fark ettim ki eğer amacınız sadece oyun sayınızı yükseltmekse Steam'de paranızı akıllıca harcamalısınız". Seph.au ise bu konuda nispeten daha rahatmış, çünkü tek başına yaşadığı ve bakması gereken bir ailesi olmadığı için böyle devasa bir koleksiyonu içi nispeten daha rahat biçimde oluşturabilmiş. Tüm bu isimlerin ortak yanları ise aslında para içinde yüzmüyor oluşları. Yani aşırı zengin olup da oyunlara aktarabilecek sonsuz paraları olsa belki de koleksiyon işinden bu kadar keyif almayabilirlerdi. İşin cazibelerinden biri de bir şeylere sahip olmak için çaba göstermekten geçiyor.

Seph'in bu konudaki sözleri aslında özet niteliğinde: "Pişmanlık duymuyorum desem doğru olmazdı. Ama bu kadar çok sayıda oyunum olmasaydı bu sefer de kazandıklarımı başka yerlere harcayacaktım. Sonuçta bu sadece para. Mezara götürmeyeceğiz ya."

Peki bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Kütüphanenizi oyunlarla doldururken düşündüğünüz şey ne oluyor? Oynamayacağınız oyunlara para verdiğinizi düşünüp pişman olduğunuz anlar yaşıyor musunuz?

İLGİLİ BÖLÜMLER