Game of Thrones 7. Sezon 4. Bölüm - Spoils of War İncelemesi

YAZAN Baran Köse

Highgarden'ın dağlarında ejderhalar uçar

Game of Thrones izleyenler genelde ikiye ayrılır. Aralarında benim de olduğum bir güruh bol diyaloglu, tarafların birbirini masa başında alt ettiği bölümleri bekler. Kimileri de ejderhaları, Ak Yürüyenleri, bol bol savaş sahnesi görmek ister. Bu bölüm iki tarafa da oynayan ve sezonun nispeten en iyi bölümüydü. 

Game of Thrones'un en kısa bölümü olan Spoils of War aslında kısa olmasının faydasını oldukça gördü. Dolu dolu geçti sonuçta bölüm ve hiç boş sahne yoktu. Herkes Jamie Lannister ve Daenerys Targaryen arasındaki savaştan bahsetse de bence asıl olay kuzeydeydi. Arya'nın eve dönüşü harika bir şekilde işlendi. Sansa ile arasındaki diyaloglar, Brienne ile yaptığı düello gerçekten geçen sezon izlediğimiz sıkıcı Arya hikayesini affettirdi. Aslında Brienne ile dövüşü "ne alaka" dedirtse de bana göre ilerisi için güzel bir alt zemin hazırlığıydı. Arya inanılmaz hızlı dövüşüyor. Boyunu, hafifliğini ve çevikliğini çok iyi kullanıyor. Rahmetli Syrio Forel görebilseydi kendisini eminim gurur duyardı. Brienne ise Ser Loras ve Hound da dahil olmak üzere bir çok güçlü rakibini yenen iyi bir dövüşçü. Kendisi çok hızlı değil, harika bir kılıç stili yok. Fakat vurduğu zaman ses getiren biri. Hızlı rakiplere karşı zayıf fakat vurduğunda yeri göğü inleten kimi tanıyoruz. Evet, bildiniz. Dizi bana göre Arya'nın listesindeki herkes ölmeden bitmeyecek ve Arya'nın listesinde yer alan Mountain en güçlü rakibi. Bakın bunu not alın ileride Arya Mountain ile karşı karşıya geldiğinde dans ederek onu öldürecek. Gerçi zaten ölü bir dakika...

got1

Kuzeyde benim en ilgimi çeken kişi Bran zararlısı oldu. Kendisi için her şeyini feda eden Meera Reed ile yaptığı kısa diyalog aslında çoğu şeyi açıkladı. Bran boşuna ben Winterfell'in lordu değilim demiyor. Kendisi Bran bile değil aslında. Bu olay bir çok teoriye yol açıyor elbette okumuşunuzdur, fakat ben Bran'in aslında gerçekten Bran olduğunu ve tıpkı Dr. Manhattan gibi zamanın her yerinde, her anında olanı biteni izlediğini düşünüyorum. Zaten Littlefinger'ı kendi lafı ile vurması, Arya ile yaşadığı diyaloglar bunu anlatıyor. Fakat uyuz olduğum bir şey var bahsetmeden edemeyeceğim. 3 kardeş yıllar sonra bir araya gelmişsiniz, neden başınızdan geçenleri "uzun hikaye" diye sallıyorsunuz? Tamam gerçekten uzun hikaye ama en azından anlatın biz sizin anlattığınızı, neler yaşadığınızı öğrendiğinizi görelim. Şu an bir tek Bran biliyor herkesin başından geçenleri. Onun da güçlerini bu kadar iyi kontrol etmeyi ne zaman öğrendiğini görmedik de neyse, takılmayacağım artık. 

Highgarden savaşını kaybeden Daenerys'in yeter diye ipleri kendi eline alması güzeldi. Fakat ne yazık ki hala Dragonstone'da olan bitenler heyecan uyandırmaktan oldukça uzak. Özellikle Jon ve Danny arasındaki muhabbetler ilkokul piyesi kıvamında. Vakit az, bölüm sayısı az biliyorum ama her şeyi bu kadar hızlı vermek zorunda değil senaristler. Ne büyük tesadüf ki Jon'un girdiği mağarada duvarda yazılar çizgiler var ve Danny bir anda "ha duvarda varsa tamam ya ikna oldum" diyor. O kadar boş bir sahneydi ki yemin ederim Jon çizdi zannettim duvara o resimleri. Dikkat edilmesi gereken spiral çizimler haricinde gerçekten bomboş bir sahneydi. O spiraller bir şey olacak ama bakalım, şahane teoriler var onlar hakkında.

Robert Baratheon'un ilk sezonda söylediği "sadece aptallar Dothrakiler ile açık alanda dövüşür" sözüne gönderme yaparcasına bir savaş izledik. Drogon üstten ateş kusarken Dothrakiler de resmen biçti King's Landing ordusunu. Burada dikkat çeken iki şey vardı. Birincisi Bronn'un kullandığı balistanın işe yaraması. Tabii verdiği hasar oldukça düşük ve Drogon meh dedi yere indikten sonra fakat eğer o okun ucu zehirli ise işler değişir. Ama yine de daha önce dediğim gibi o balistanın kurulması, nişan alması çok zor. Üstelik artık Danny de biliyor düşmanlarının ona zarar verebilecek bir silaha sahip olduğunu. Rickon gibi dümdüz o balistaya uçmaz artık.

got2

Savaşın en güzel kısmı ise bana göre Jamie'nin Danny'nin üzerine koşturmasıydı. Babane Tyrell'den hayatının ayarını yedikten sonra savaşı bitirebilecek, binlerce insanın ölümünü engelleyebilecek tek şey Danny'nin ölmesi. Ve Jamie bunu gözünü kırpmadan yapmaya çalıştı. Başarılı olamadı ve ne hikmetse su birikintisinden bir anda 10 metre derinliğe dönüşen gölün dibini boyladı. Tahminim bir sonraki bölümde Jamie kurtarılacak ve esir olarak alınacak. Jamie bu noktadan sonra karakter olarak değişirse hiç şaşırmam. Belki de beklenen, vaad edilen prens kendisidir! Hala benim oyum Jamie'den yana olduğu için buraya sıkıştırmak istedim, kusuruma bakmayın

Savaş konusunda takıldığım noktalar var. Randyll Tarly altın taşıyan vagonların King's Landing'e vardığını söylemişti. Fakat daha sonra Drogon'un bir sürü vagon yaktığını gördük. Paranın tamamı mı gitti, hiç mi gitmedi ne oldu çok net bir şekilde verilmedi. Eğer vagonlar King's Landing'e gittiyse Danny'nin ordusunu görmemiş ya da en azından duymamış olmaları imkansız çünkü gerçekten moleküler transportasyon yoksa aynı rota üzerinden gidiyorlar. Biliyorum böyle şeylere çok takılıyorum ama yapabileceğim bir şey yok.

Önümüzdeki bölümde altınlara ne olduğunu net bir şekilde öğrenmemiz ile bütün kartlar yeniden karılacak. Cersei'nin Iron Bank müşavirine ettiği müthiş laflar boşa mı çıkacak yoksa gerçekten bankanın desteğini mi alacaklar belli olacak. Bu da savaşın gidişatını değiştiren en önemli etmen olacak.