Oyun Dünyasının Karanlık Yüzü: Ses Sanatçıları Grevi

YAZAN Utku Çakır

Hakkını arayan insanlar topluluğu.

 Oyun dünyasının her ikonik karakterinin arkasında, bir de ikonik ses vardır. David Hayter’ın Snake’i, Troy Baker’ın Joel’i, Cladiua Black’in Morrigan’ı ya da Billy Murray’nin Yüzbaşı Price’ı… Gözlerinizi kapatıp, sadece seslerini dinleyerek bile hangi karakter seslendirdiklerini anlayabileceğiniz bu aktör ve aktrisler, binlerce ufak çarkın bir araya gelip devasa bir çarkı beslediği oyun yapımının belki de oyuncuları ilgilendiren kısımında en önemli görevi üstlenmekteler. Gelişen teknolojiyle, yapımcıların seslendirmeden ziyade, komple performans yakalama tekniklerine geçişiyle birlikte, bu eski meslek çok farklı bir anlam kazanmış oldu.. Seslendirme sanatçıları artık karakterlere yalnızca seslerini değil, bütün performanslarını veriyorlardı. Giydikleri komik kostümler, kafalarındaki kameralar ve bir depodan çakma stüdyolarda; havuz makarnalarını kılıç, kolileri de araba olarak kullanan ses sanatçıları; yıllar süren emeklerinin sonunda bir eskizden başlayan karakterleri, monitörlerimize aktarmaktalar.

Fakat son zamanlarda yapımcılar ve ses sanatçılarının arası oldukça açıldı. Daha doğrusu, Amerika'daki ses sanatçıları sendikası SAG-AFTRA'yla yapımcıların diyelim. Hatta işler o bir duruma geldi ki, SAG-AFTRA, içinde Activision, Electronic Arts, Insomniac Games, Take 2 Interactive, ve WB Games'in de bulunduğu 11 farklı yapımcı ve dağıtımcının, kendi isteklerini gerçekleştirmediği gerekçesiyle 21 Ekim 2016 tarihinde greve başlama kararı aldı. Bu olayın ilk büyük etkisini, Life Is Strange: Before the Storm oyununda göreceğiz. İlk oyunda Chloe'ye ses veren Ashly Burch, SAG-AFTRA grevi nedeniyle Before the Storm'da yer alamayacak. Peki, ne oluyor? Sendika neden grevde? Neden yapımcılar SAG-AFTRA'yla anlaşamıyor?

Bu hafta çıkan Hellblade'în, Senua'sı Melina Juergens.

SAG-AFTRA, 2012 yılında bir araya gelmiş iki farklı sendikadan oluşmakta. SAG (Screen Actors Guild) yani Ekran Aktörleri Birliği ve AFTRA (American Federation of Television and Radio Artits) yani Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları Federasyonu, 1930'lu yıllardaki kuruluşlarından sonra Amerika ve bazı yurtdışı aktörlerin setlerdeki haklarını savunmaya kendini adadılar. SAG-AFTRA, 2000'li yıllarda oyun sektörü gelişmeye ve Hollywood yıldızlarını cezbetmeye başladığında, oyun sektöründeki ses sanatçılarının sendikaya katılımı da aynı oranda hızlandı. Toplam üye sayısı 160 binin üzerinde olan sendikada, şu anda 6 binin üzerinde oyun ses sanatçısı yer almakta.

Sendika ve bazı oyun yapımcılarıyla arasındaki müsübet, 90'lı yıllarda bu iki taraf arasında anlaşılan İnteraktif Medya Anlaşması'nın 2014 yılında sona ermesiyle başladı. Değişen sektör ve toplum şartlarını da göze alarak, önceki anlaşmadan daha modern ve sanatçı odaklı bir anlaşma yapmak isteyen SAG-AFTRA, bazı yapımcıların engellerine maruz kaldı. 2017 Temmuz ayı itibariyle, SAG-AFTRA'nın istekleri şunlar:

1) Performans bonusları:

Oyun dünyasında çok sıklıkla yaşanılan bir olay, ses sanatçılarının seslendirme esnasında hangi oyunda rol aldıklarını bilmemeleridir. Eğer kaşesi milyon dolarlık bir Hollwood aktörü değilseniz ya da Troy Baker (Last of Us, BioShock Infnite) ve Jennifer Hale (Mass Effect) gibi zaten sektörde kendinizi çoktan ispat etmemişseniz, genellikle hangi projede yer aldığınızı çok sonra öğrenmektesiniz. Bu durum inanılmaz derecede saçma olsa da, oyun sektörünün en çok sevdiği şeylerden biri gizlilktir. Oyunun duyurulmasından yıllar önce başlayan yapım sürecinde yaşanabilecek en ufak bir sızıntı, on milyonlarca dolarlık reklam bütçesi olan oyunların bütün planlarını alt üst edebilir. Bundan dolayı yapımcılar, orta ve düşük seviyedeki birçok seslendirme sanatçısına hangi oyunda çalıştıklarından bahsetmez. Tabii, bu durum aynı zamanda karşı tarafa ücretleri için sağlam bir müzakere şansı da doğurtmamakta. Sonuçta, üç kişilik bir bağımsız oyundaki karakteri seslendirmekle, yeni GTA oyunun başrolü olmak arasında dağlar kadar fark var. SAG-AFTRA'nın isteği gelişmiş ve evrilmiş yeni nesil oyun sektöründe çalışan üyelerinin hak ettikleri maaşı almaları. Performans bonusu adını verdikleri ve yapımcılara sundukları bu yeni öneri, sanatçılarının her 2 milyonu geçen oyun satışının ardından, o zamana kadar yaptıkları 4 saatlik ses kayıt seanslarına geriye dönük olarak ekstra 825 dolar eklenmesini içermekte. 

Batman serisinin Harley'i Tara Strong, SAG-AFTRA'nın grevinin en büyük destekçilerinden.

2) Sağlık endişeleri:

Sendikanın ikinci isteği, sağlık endişeleriyle alakalı. SAG-AFTRA'ya göre ses sanatçılığı gibi ses tellerini inanılmaz derecede yüklenen bir meslek grubu için, oyun sektöründe yeteri kadar güvenlik önmeli yer almamakta. Sette ve ses kayıt stüdyolarında sağlık elemanları ve ses koçlarının bulunmasını isteyen sendika, aynı zamanda, ses tellerini zora sokacak işleri, ses sanatçılarına kontrat imzalamadan önce belirtilmesi gerektiğini savunmakta.

3) Saydamlık:

Bu maddenin içeriğini aslında ilk maddede uzun uzun açıkladım. SAG-AFTRA'nın, oyun yapımcılarından en büyük taleplerinden biri, ses sanatçılarının hangi oyunlarda yer aldıklarını bilmesi hakkında. Yapımcı/dağıtımcı ve sanatçılar arasında yaratılacak bu saydam çalışma ortamıyla hem sanatçılar hak ettikleri maaşları kazanabilecek hem de 3-4 bazen 6 yıla kadar varan oyun yapım aşamasında özgeçmişlerinde çalıştıkları oyunları kullanıp, kolayca iş bulabilecekler. Herhangi bir sektörde olduğugibi , deneyimler, gelecek iş fırsatları için kapıyı açan en önemli unsurlardan bir tanesi. Deneyimin seviyesi ne kadar üst düzeyse, yeni iş olanaklarının seviyesi de aynı oranda üst düzeyde olacaktır. Çoğu zaman aynı anda birden fazla oyunda çalışan ses sanatçıları, yapımcılar/dağıtımcılarla saydam olmayan iletişimleri nedeniyle, projeleri özgemişlerine yazmak ve daha büyük işlere başvurmak için o projenin bitmesini (ya da en azından o oyunun resmi olarak duyurulması) beklemek zorundalar.

W. Earl Brown (solda) ve Troy Baker (sağda) Last of Us'ın setinde.

Peki bu yazının başlığını neden "Oyun dünyasının çirkin yüzü: Ses sanatçıları grevi" diye attım? Çünkü firmalar aslında çok anlamlı olan bu istekleri kabul etmemek için direnmekteler. Oyun sektörü, televizyon ya da sinema gibi köklü bir tarihe sahip değil. Bundan dolayı sektörün farklı kollarında çalışan insanların bir araya gelerek, ortak haklarını savunacakları sendikalar bir elin parmaklarını geçmez durumda. Bundan dolayı da neredeyse her ay dünyanın farklı bir yerindeki büyük bir yapımcıdan gelen korkunç çalışma koşulları hikâyeleri duyuyor, parası ödenmeyen çalışanların reddit ve diğer sosyal medya platformlarında yakarışlarını dinliyoruz. İş bu olunca, milyon dolarlık firmalar, bir kısım çalışanların isteklerini kabul ettiklerinde, geriye kalan diğer çalışanların da sendikalaşacağı korkusunu taşımakta. Bugün ses sanatçıları, yarın çevre sanatçıları, iki hafta sonra kodcular, sonra grafikerler... Tabii ki yapımcıların resmi açıklaması böyle değil, onlara göre ses sanatçılarına verilecek performans bonusları, sektörde çalışanlara "haksızlık" olabilir. 

Eylül 2015 ayında, SAG-AFTRA'nın bu istekleri, yapımcılar tarafından "delilik" olarak tabir edildi ve reddedildi. Bunun üzerine devam edilen müzakerelerde, sendika performans bonusu konusunda geri adım atmasa da, 250 bin dolardan az bütçesi olan oyunların "düşük bütçeli oyun" kategorisinde değerlendirilip, bu maddeden çıkarılmasına karar verdi. Akabinde yapımcılar performans bonusu maddesini reddedip, maaşlarda ve seans başına ücrette düzenleme yapılmasını teklif edince, %98'lik evet oranıyla SAG-AFTRA 21 Ekim 2016 tarihinde greve başlama kararı aldı. Oyunun satışlarına bakılmaksızın direkt olarak ödenecek ekstra ücretin, sanatçılar için daha güvenli bir sistem olduğunu savunan yapımcılar; ses tellerine zarar verme riski olan 4 saatlik seansları 2-2 olarak bölmeye de sıcak baksa da, seansların o hafta içinde tamamlanma zorunluluğu, bu teklifin de sendika tarafından reddedilmesine neden oldu.  

Bu grevin en büyük etkisini, yeni Life Is Strange oyununda göreceğiz. İlk oyunda Chloe'yi seslendiren Ashly Burch (Horizon Zero Dawn), SAG-AFTRA üyesi olduğu için yeni oyun Before the Storm'da eski rolünü oynayamayacak.

Ashly Burch, Life Is Strange'de oyuncu olarak yer alamasa da hikâye danışmanı olarak yapımcı ekibin içinde.

Sendika başkanı Gabrielle Carteris'in göre, oyun yapım süreci uzun bir süreç olduğu için, bu grevin etkisini yakın zamanda görmemiz pek mümkün değil. SAG-AFTRA ayrıca, bazı
yapımcılarla, oyun bazlı olarak tek kullanımlık anlaşmalar imzalıyor. Bu konuda benim fikrimi soracak olursanız, eğer yapımcılar SAG-AFTRA'nın isteklerini genel olarak kabul etmeyip, oyun bazlı anlaşmalara yöneliyorlarsa, bu demek oluyor ki bizim bilmediğimiz birçok yüksek profilli oyun bu grevden etkilenmiş olsa gerek.

Ne yazık ki kolaylıkla çözülmesi gereken bir sorun, bazı yapımcıların sektör genelinde sendikalaşma korkusu hem de belki de SAG-AFTRA'nın biraz aşırı agresif tutumu sayesinde gereksiz bir şekilde kilitlenmiş durumda. Oyuncular olarak, hepimizin isteği sevdiğimiz oyunların sorunsuz bir şekilde piyasaya sürülmesi olsa da, bu işe yıllarını adayan insanların hak ettikleri paraları kazanması çok daha önemli. Umarım hem ses sanatçıları istediklerini alır, hem de oyun sektöründe çalışan diğer işçiler de bir araya gelir.